Birlik olmak ama kiminle?
28 Eylül 1919’da Sivas’ta, Mustafa Kemal Paşa’nın kararlı iradesi Meclis’in yeniden açılmasının yolunu açtı. Damat Ferit’in oyunlarına karşı Anadolu’nun sesi yükseldi. Mustafa Kemal Paşa’nın iradesi, vatansever derneklerin desteğiyle birleşerek tarihin akışını değiştirdi.
Neden Cumhuriyet Halk Partisi’ndenim?
Mahmut Esat Bozkurt’un kaleminden, adaletin, emeğin ve halkın partisi: Cumhuriyet Halk partisi, her zaman olduğu gibi gericiliğin ve bağnazlığın ortaya koduğu tüm engellere karşın hâlâ aynı mirasla, Türk Devrimi’nin ışığını yaymak için yoluna devam ediyor. Peki bu miras nasıl biçimlendi? Mahmut Esat Bozkurt’tan öğrenelim.
Muharebe meydanda kazanılır!
Türk askeri, 103 yıl önce Dumlupınar’a, yurdunu işgal edenlerin üstüne yürürken emperyalist karagahlar hâlâ tatil havasındaydı. Mustafa Kemal’in ordusunun bittiğini, taaruza geçecek gücü olmadığını sanıyorlardı. Gelişmelerden haberdar olduklarında onlar ve içerideki işbirlikçileri için artık çok geçti.
Maden ocağı, tarihi şehitliği yok ediyor: Vatan, millet, Sakarya
Bundan 104 yıl önce vatanı korumak için kazma küreği kayalara vuran şehitleri yattığı yerde bir mermer ocağı açıldı. Söz konusu iletmenin faaliyetleri savaş koşullarında bulundukları yere gömülen şehitleri izlerini siliyor.
‘Mustafa Kemal’i tutuklayın’ dediler
106 yıl önce bugün İstanbul’un saraylıları Milli Mücadele’nin liderlerini susturmak isterken Anadolu’dan “halk ayaklanır” yanıtını aldılar. 3 Ağustos teslim olmayanların günüdür.
Bir fazilet adası
İşgale karşı matbaa, baskıya karşı kalem... Yeni Adana gazetesi, yoklukla, tehditlerle ve sürgünlerle dolu yıllarda halkı örgütleyen, bağımsızlık ateşini söndürmeyen bir basın kalesiydi.
Kürt milleti ve toplumsal evrimi
Önce Fransız mandasını savunan, sürgünde ise Kürtçülüğü sorgulayan Mesud Fânî Bilgili’nin sıra dışı yaşamı ve doktora tezi, tarihsel bir yüzleşme sunuyor.
Dolandırıcı molla
Bugün size Said Molla’yı daha yakından tanıtacağım. Böylece iktidarın bile onu neden sahiplenmek istemediği anlam kazanacak. Kimdi Molla? Amcası Şeyhülislam Cemalettin Efendi dolayısıyla dini çevrelerde saygı gören, Hürriyet İtilafçı, İngiliz Dostları Derneği kurucusu, İngiliz’den çok İngilizci...
12 mektup
Babası Mustafa Neşet Molla hukukçudur. Amcası Cemalettin Efendi’yi anımsarsınız: II. Abdülhamid’in ünlü şeyhülislamıdır. Aileden, dini çevrelerde nüfuzludur. Kadı yetiştiren okuldan mezun olur. Zekidir. Memuriyette hızla yükselir. Tüh. Meşrutiyeti yeniden ilan eden İttihatçılar onu kadro dışı bırakır. Galata Kadı Müşavirliği’ne atarlar ama maaşını düşürerek. İttihatçı karşıtıdır. İttihatçılar da onu sevmez. Hapis cezası alır, uygulanmaz, sürgün cezası verilir, kurtulur. Amcası sağ olsun.
Borcu nasıl ödeyeceğiz?
Biliyorum pek çoğunuzun yüreği ağrıdı. Nefes almakta zorlandınız belki benim gibi. Lozan yerine Sevr’i, 1924 Anayasası yerine 1921 Anayasası’nı düşleyenlerle dolu günler yaşıyoruz. İnsanlar hayal kurabilir. Sıkmayın canınızı. Aç tavukla buğday ilişkisidir çoğu hayal. Ben size bugün gerçeklerden söz edeceğim. Lozan’da kurulan masada konuşulan ama Türkün 100 yılını kuşatan tek bir sorunun öyküsünü anlatacağım. O öykü milletinin haklarını emperyalizme kurban etmeyenlerin öyküsü. Osmanlı borçları olacak konumuz. Çünkü bugün 25 Mayıs.
İdam kararı neden 11 Mayıs?
Mustafa Kemal ve arkadaşlarına idam kararı verilen gün aynı zamanda Sevr dayatmasının yansımasıdır. 11 Mayıs, sırf bir hüküm değil emperyalizmin zamanı iyi ayarlanmış bir iletisidir.
Her şey Amasya Genelgesi’yle...
Milli egemenlik haftasının son günü bugün. Yıllardır kutlarız. Çocuklarımız geleceğimiz diyerek ve TBMM’nin açılışını yâd ederek. Anlamını bilir miyiz milli egemenliğin?
Işık gençliktir!
Yıllardır Türkün Milli Mücadele’sini içine sindiremeyenlere tanık oluruz. Neden? Nedeni aslında Kemalistlerin mücadelesinde gizlidir. Çünkü Kemalistler yalnız emperyalistleri değil onların işbirlikçilerini de darmadağın eder. O işbirlikçilerdir ki koltuk, makam, mevki, para ile sarhoş edilmiştir. Ele geçirdikleri makam ve mevkiden aldığı güçle Türk’e zindanı, kurşunu, sürgünü reva görmüştür.
Ah eski bayramlar
Çocukluğum küçük kasaba veya kentlerde geçti. Üç gün orda beş gün burada misali. İnsanların birlik beraberlik içinde olduğu ramazanlar yaşanırdı oralarda. Kaç-göç yoktu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt sıfatları değil insan olmak vardı özde.
İstanbul’da işgal günleri
“...Masum vatandaşlarımızın yolu üstünde sehpalar burada kuruldu. Gençlerimiz üstüne zindan kapıları burada kapandı. Gurbet ve sürgün yollarının ilk menzili burası oldu. Düşünen kafalar burada kırıldı. Yazan eller burada kesildi. Türk milleti en güzide evlatlarını burada kurban verdi...”
Şaşırmayalım öze bakalım
Kemalist Türkiye’yi yıkmak isteyenler sürgünde birçok faaliyet yürütmüşlerdi. En etkinlerinden biri ise Öç Derneği’ni kuran Süleyman Şefik Söylemezoğlu’ydu
Bir kongre iki zihniyet
Daha Cumhuriyet kurulmadan toplanan ve Türkiye’nin gideceği yönü belirlemekte büyük önem taşıyan İktisat Kongresi’nde Mustafa Kemal Paşa ve Kazım Karabekir’in düşünceleri karşı karşıya gelmişti.
Kötü miras: İntikam duygusu
Bugünkü siyasi kutuplaşmaların da kaynağı olan İttihatçı-İtilafçı çekişmesine işgal günlerinin belgeleri ışığında bakalım.
Cumhuriyet’in sağlık sergisi
Halkı hastalıklara karşı korumak ve salgınlar sonucu kırılan nüfusu artırmak. Genç Cumhuriyet sağlık alanında çok önemli bir görev edinmişti...
İşgal yıllarında yetim hakkının gaspı
Osmanlı’da yetimlerin mal ve parasının korunması için oluşturulan Eytam Sandıkları yurdun işgali sırasında taşradaki yöneticiler tarafından hortumlanır. Genç Cumhuriyet ise kısa sürede yetim haklarının gaspının önüne geçer.
Suriye’ye geçmişten bir bakış
Güney komşumuzda yıllardır süren siyasi belirsizlik son günlerde yaşanan gelişmelerle doruk noktaya ulaştı. Bu ortamda tarih bize yol gösterici olabilir. 1937’de Suriye’de kurulan ve kemalist hükümeti hedef alan bir örgüte ve bu örgütü kimlerin nasıl amaçlarla kurduğuna bir bakalım.
Başöğretmenin demokrasi temeli
96 yıl önce bugün millet mektepleri talimatnamesi yayımlandı. Böylece bakanlar kurulunun cumhurbaşkanına verdiği “millet mektepleri başöğretmeni” unvanı resmi nitelik kazanıdı.
Hesabı kime soralım?
Bugün Atatürk’ü ve Türk Devrimi’ni anlamaya çalışma, muhasebe yapma günüdür. Önce Cumhuriyetin Osmanlı’dan devraldığı mirasın muhasebesini yapalım.
İki anlaşma
Fransızların çil çil altın teklifine karşın işgalcilerin gönlünü hoş etmek için çalmamıştı Halil Ağa’nın davulu. Ancak Halil Ağa’nın tokmağının davuluyla buluşacağı gün de gelecekti.
Bugün günlerden İstanbul
Fatih Sultan Mehmet’in bir salı günü fethettiği İstanbul yine bir salı günü Halaskârgazi Mustafa Kemal Paşa tarafından işgalden kurtarıldı.
Zafer ve işbirlikçiler
Kemalist milliciler işgalcilerin üstüne yürüdükçe işbirlikçilerin paniği de artar. Damat Ferit o sırada İngilizlere bir akıl verir. Acaba İngilizler Damat Ferit’in dediğini yapmış mıdır?
Kutsal cemiyet
Cumhuriyet Halk Partisi kuruluşundan beri kişilerin değil hukukun üstünlüğünü esas alan ilkeler çerçevesinde programını oluşturmuştu.
On binlerin zafere yürüyüşü
Binlerce insanın gece vakti ışıksız, sessiz kilometrelerce yol yürüdüğünü düşünün. Mümkün mü? Sonunda istiklal varsa evet.
Cumhuriyetin ilk olimpiyatı
Bundan 100 yıl önce Türk sporcular yine olimpiyatlarda yarışmak üzere Paris’teydi. Bu yolculukta ve öncesinde neler yaşandı gelin bir bakalım.