Kuntz'un sözleri dikkat çekti Kuntz'un sözleri dikkat çekti <p>A Milli takımımızın teknik direktörü Stefan Kuntz, Lüksemburg karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulundu.</p> <p>"Bugün iyi şeyler de, kötü şeyler de oldu. Kötü şeyler daha fazlaydı. Skor tatmin edici değil. Öncelikli hedefimize ulaştık. Grubumuzu birinci bitirdik ve lig yükseldik."</p> <p>"Her zaman öğrenen, gelişen bir takım olduğumuzu söylüyorum. Bu tür durumlarda bazen ileri, bazen geri gidişler oldu. Beraberliği son anlarda aldığımıza seviniyorum. Kaybetseydik geriye gitmiş olurduk."</p> <p>"Her zaman öğrenen, gelişen bir takım olduğumuzu söylüyorum. Bu tür durumlarda bazen ileri, bazen geri gidişler oldu. Beraberliği son anlarda aldığımıza seviniyorum. Kaybetseydik geriye gitmiş olurduk"</p> <p>"Bugün defansif anlamda gerçekten iyi değildik. Büyük hatalar yaptık. Bu hatalar gole sebebiyet verdi. Bunlardan hızlıca dersler çıkarmamız lazım. Bu düzeydeki maçlarda bu tür hatalar olmamalı."</p> <p>"Bireysel hatalar yaptık. Aynı zamanda bu maç öncesinde de 3 savunmacımızı kaybettik. Olağandışı koşullarda oynanan bir maçtı. Bazen böyle olur. Üst düzeyde oynayan 6 oyuncumuz bizlerle beraber değildi. Herkes dersler çıkarmalı bu maçtan. Bu maçın ciddi anlamda bir özetinin yapılması gerekiyor."</p> <p>"3 savunma oyuncumuz sakattı. Ozan Kabak'ın maçtan 3 saat önce oynayamayacağı kesinleşti. Merih de 24 kişilik maç kadrosunda yoktu. Ayrıca, ilk golden sonra Çağlar sakatlandı. İkinci yarı oyundan almak zorunda kaldık. Bireysel hatalar yaptık defansta. Defansif oyunlar, hücumda başlar. Aynı şekilde takım halinde iyi olamadık. Bu konudaki hatalarımız, Lüksemburg'un çok pozisyon bulmasına sebebiyet verdi."</p> <p>"Maç sonrası hisleriniz nasıldı?"</p> <p>- Mutluyum. Lig çıktık. Aynı şekilde yine mutluyum. Çünkü, öğreneceğimiz çok şey olduğunu gördüm.</p> <p>"Yenilen gollerin 3 sebebi var. Ozan, Çağlar, Merih gibi ana savunma oyuncularımızın çok kısa süre içerisinde sakatlanmış olmaları. Bu şekilde yenen gollerin birinci sebebi. İkincisi, bireysel anlamda çok ağır hatalar yaptık. Bu sayede Lüksemburg kolay goller buldu. Üçüncüsü, defansif oyuna hazır olmak, bunu yapabilmek santrfordan başlar, arkaya doğru ilerler, 11 oyuncu savunma yapar. Biz bunu takım halinde iyi yapamadık."</p> <p>"4 tane stoper çağırdık zaten. İlk idmanda Ozan, Merih, Çağlar, Kaan sahadaydı. Hepsi oynadı. Geldiklerinde idman yaptılar. Maçtan 1 gün önce Merih 'Ağrılarım var' dedi. Ozan, maçtan 3 saat önce ağrısını bize söyledi. Çağlar, kale çizgisi önünde kaydı. Bu da şanssızlıktı. Ben 4 stoper çağırdım. Bu oyuncular bugün itibarıyla çıkamayacak değildi. Kısa süre kalana kadar oynayacaklar diye düşünüyordum. İlk başta 4 stoper yeter diye düşündüm. Ozan'ın sakatlığını öğrenince Valencia'dan Cenk Özkaçar'ı aradık. Yarın Kopenhag üzerinden Faroe Adaları'na gelip kampımıza katılacak."</p> <p>Almanya üzerinden bir örnek vereyim. Union Berlin şu anda Bundesliga'da ilk sırada. Neden? Çünkü, herkesten daha çok koşuyorlar. Fenerbahçe, en son maçta takım halinde 118 km'den daha fazla koştu. Bu her şeyin temeli. Santrfordan kaleciye herkesin bu doğrultuda mücadele etmesi ve acı hissetmesi lazım. Bu acının ötesine geçip başarılı olmak için mücadele etmesi lazım. Bazı oyuncularımız takımlarında düzenli oynamıyor. Bu da bir etken.</p> <p>"Söz veriyorum. Bundan sonra Türkiye'de hiç şaka yapmayacağım. Asla, asla. Sergen ile ilgili bir şaka yapmıştım ve başım ağrımıştı. Dün de 'belki burada olurum belki olmam' diye şaka yapmıştım. Kesinlikle bir daha şaka yapmayacağım, asla!"</p> <p>“Ferdi'yi Hollanda Ümit Milli Takımı döneminden beri tanıyorum. Orada da orta saha pozisyonda maçlar oynuyordu. Bu özelliğinden faydalanmak istedik. Sol bekte Eren ve Rıdvan gibi oyuncularımız var. Tabii ki Ferdi, Fenerbahçe'de de sağ bekte oynuyor ama Zeki ve Onur gibi oyuncularımız var. Ferdi gibi oyuncuları saha içerisinde hızlı bir şekilde pozisyonlara kaydırabilir, farklı görevler verebilirsiniz. Çok yönlü bir oyuncu. Ne istediğimizi çok iyi biliyor. Uluslar Ligi karşılaşmalarının başından beri bizimle. Orkun ile beraber yaratıcı özelliğinden faydalanmak istedik. Bence çok iyi bir iş çıkardı. İrfan Can ve İsmail gibi oyunculardan bahsettiniz. İlk kez bizimleydiler. Bizim tercihimiz, daha önce bizimle olan oyunculardan yana kullanmak oldu.”</p> <p>"Bir yolda yürürken önünüze çeşitli engeller çıkar, taşlara takılırsınız. Ben şunu söylüyorum. Mutluyum. Çünkü, bugünkü geri adım mağlubiyet olmadı, yalnızca beraberlikle oldu. İkinci yarıda ofansif anlamda iyi işler çıkardık, sonuna kadar denedik. Mantaliteden memnunum. Boks maçı gibi düşünürseniz, aldığımız yumrukla nakavt olmadık, sadece uyarı oldu."</p>
Spor yazarları maçı yorumladı Spor yazarları maçı yorumladı <p>Spor yazarları, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Lüksemburg ile 3-3 berabere kaldığı mücadeleyi değerlendirdi. Yazar görüşleri şu şeklide:</p> <p>UĞUR MELEKE: Brentford’dan 4 günlüğüne duran top hocası kiralayıp yüz kez çalıştıkları korner golünü bize attılar. Portekiz’e karşı yılın en kritik maçına üçlü savunmayla çıktık, Berkan’ı sol kanat bek kullandık. Sonra ne üçlü defans gördük bir daha, ne de Berkan’ı! Dün de orijinal stoperimiz olduğu halde Tolga Ciğerci’yi defansın göbeğinde kullandı Alman Hoca... Kuntz’la hiçbir kritik maçı kazanamadık. Dün de Lüksemburg’un elinden 87’de kurtarabildik 1 puanı. Neyse ki görevi layıkıyla tamamlıyoruz, buradan play-off biletiyle çıkıyoruz. Ancak Kuntz’un kırılma maçlarında daha sakin kararlar alması gerektiği de ortada. (HÜRRİYET)</p> <p>LEVENT TÜZEMEN: Milli Takım bir oyun sistemine bağlı değil, şuursuzca saldırıyor. Eğer bu maçı Türkiye kaybetseydi, Kuntz da evine gitmeliydi. Jesus'un sahneye çıkardığı İsmail, son anda oyuna girdi ve Milli Takımı sadece gruptan çıkarmadı Alman teknik adam Kuntz'u da resmen ipten aldı. (SABAH)</p> <p>İLKER YAĞCIOĞLU: Özellikle Rodrigues'i durdurmakta savunma oyuncularımız çok zorlandı ve başarılı olamadı. İkinci yarıya başlarken İrfan Can ve Tolga Ciğerci hamlesi geldi ve orta sahamız biraz daha kuvvetlendi. Oyunu rakip kaleyi yığıp, gol fırsatları yakaladığımız ve kaçırdığımız anlarda yine bir kontra atak sonucu mağlup duruma düştük. İlk milli maçında İsmail'in attığı gol bizi büyük bir utançtan kurtardı. Son olarak şunu söyleyebilirim ki Lüksemburg'tan 3 gol yemeyi rüyamda görsem inanmazdım. (TAKVİM)</p> <p>ENGİN VEREL: İlk yarıdaki dağınıklık ve kargaşa ikinci yarıda da devam etti. Lüksemburg'un futbol adına doğruları yapan bir ekip görüntüsünde olduğun teslim etmek lazım. Hem savunmada hem de hücumda daha organize bir görüntü sergilediler. Nitekim üçüncü kez öne geçmeyi de başardılar. Burada Uğurcan'ın geçen sezonki formundan çok uzak olduğunu da belirtmekte yarar var. Özetle dün hem hocanın hem de oyuncuların formsuz olduğunu gördük. Bu kadar yanlışın içinde tek doğruyu yapan ve harika bir şutla beraberliği sağlayan İsmail'i alnından öpüyorum. Zira herkesi büyük bir rezaletten kurtardı. (TAKVİM)</p> <p>REHA KAPSAL: Böyle zayıf takımlara karşı oyun prensiplerini oturtmamız gerekir. Bu kadar zayıf rakipten hücum geçişi yememiz, pozisyonlar vermemiz gayet doğal. Çünkü orta saha yerleşimi çok yanlış. Ön alan presi yok. Bu saha içi kötü organizasyonun ne kadar zayıf olan Lüksemburg takımına karşı oynasak da bize cezayı kesmeleri gayet doğaldı. İsmail ile İrfan'ın doğru pozisyonda orta sahada kendi mevkilerinde niye başlamadıkları da ilginçti. Ama en önemlisi Türk Milli Takımı'ndan uzak olan Kuntz'un felsefesi, oyun anlayışı ve disiplini olmayan Milli Takım'ın başarılı olması beklenemezdi. (FOTOMAÇ)</p> <p>BİLAL MEŞE: Stefan Kuntz’un bu yarıdaki oyuncu hamleleri üretime yansımalar yapmasına karşın, rakip savunmayı geçmekte bir hayli zorlandık. Gol için her yolu denedik, beceremedik. Ne var ki İsmail Yüksek forvetlerin durduğu maçta, 87’de müthiş bir gol attı, gruptan çıkmayı garantiye aldık, iş kazasına uğramadık. Sırada Faroe Adaları var, aman ha yine rakibi küçümsemeyin, savunma güvenliğini bu kez elden bırakmayın! (MİLLİYET)</p>