Anılar yumağı
Adnan Binyazar
Son Köşe Yazıları

Anılar yumağı

06.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Okumayı öğrenmem, içinde bulunduğum o dar koşullara karşın altı yaşında olmuştu. 

Olayı anlatırsam, son yıllarda ellerinden telefon düşmeyen genç beyinler, belki o görüntü araçlarından yılgınlaşır, yeniyetmelerin düşünme, duyumsama, algılama yeteneklerini geliştiren kitaba yönelerek geleceğin birer aydını olurlar. 

İLK AŞAMA

Tam okula başlayacağım çağda, kardeşimle birlikte aile parçalanmasının kurbanı olmuştuk. 

Bir gün, akşam olmuş, annesini, iki çocuklu ablasını küçük maaşıyla barındırmaya çalışan dayım işinden dönmüştü. Onu kapıda karşılayarak Arap harfli bir kitapta hocanın kel kafalı resmini gördüğümü söyledim.  

Dayım kitabı elimden alıp gülümseyerek “Peki, o kadar mı, oradaki sözlerine güldüğün Nasrettin Hoca. Ama iyice bak, acaba bu hocanın kafası niye çıplak?” 

Hemen atılıp “Onda bilmeyecek ne var, oturduğu dal kopunca dalla birlikte o da düşmüş” diyorum. 

Övgüsü kıt dayım, hem de sesini yükselterek “Aferin!” diyerek beni kucaklıyor. “Aferin”i duyunca sevinçten göklere uçmuştum. 

Beğenilmiş olmanın yarattığı güvenle kitabın öbür sayfalarına geçtim. Dayımın beni ilgiyle dinlediğini görünce sayfadaki resimleri anlatmaya başladım. 

İş yorgunu dayım, başını sallayarak söylediğimi yavaşça onaylıyordu. 

OKUMA ÖĞRENİMİ

Dayım ertesi akşam, üzerinde “Alfabe” yazan bir kitapla girdi içeriye. Beni karşısına oturttu, bu A, bu B, bu C diye önce harfleri öğretti. Sonra harflerin her birinden sözcükler sıraladı: “Ana, baba, ceviz...” Bir iki gün içinde, sayfa üzerinde duruşları kara böceklere benzeyen harfleri tanımaya başlamıştım. 

Dayım işe gittikten sonra, alfabeyi sofra tahtasının üstüne koyuyor, gördüğüm harfleri yan yana getirerek onlardan sözcükler üretiyordum. Önce A’dan başlıyordum: “Arpa, avlu, aba...” B’ye geçiyordum: “Bacak, bebek, boynuz...” Sonra C’ye: “Ceket, cetvel, cüce...” 

Sözcükler, belleğimden önüme dökülünce başka bir dünyanın kapısından içeriye girmişçesine seviniyordum. 

ÇAĞRIŞIMLAR

Alfabedeki resimlerden birinde gökte uçaklar uçuyor, yoldan kamyonlar geçiyor, trenler ray döşeli köprünün üstünden düdüklerini öttürerek kayıyordu. Çocuk gönlüm, onlardan birinin içinde olmuşçasına sevindirmişti beni. 

Üç beş gün sonra resimlere bakıp onlarla ilgili tümceleri bulmaya başlamıştım. “Baba bana bal al” tümcesini çözdüğümde kırlar, bayırlar bal kokmuştu. “Ali bana top at” tümcesinde kendimi renkli topların arasında buluyordum. 

Top hiç durmadı, düşsel dünyamda günlerce kalbimin atışı gibi zıplayıp durdu. 

Topların arasında yıllarca çalışıp ter dökerek buluş yapan bir adam gibi mutluydum. 

Dayım akşamleyin işinden eve dönmüştü. Ayağından ayakkabısını çıkarmadan karşısına geçip önce o kara böceklerden ürettiğim sözcükleri sıraladım. Ardından cümleleri okudum. Beni susturmak için yine koca bir “Aferin!” çıktı ağzından. Ardından “Sen artık istediğini okuyabilirsin” dedi. “Ama okuyamadıklarım da var” dedim. “Olsun, yeter ki böyle çalış, bugün okumadığını yarın okursun” dedi. 

Öyle bir ortamda söktüm okumayı.  

Babası, annesini iki çocuğuyla ortalarda bırakıp giden altı yaşındaki bir yeniyetmenin kendi başına okumayı sökmesinden büyük sevinç olabilir miydi?

Yazarın Son Yazıları

Seçim yakındır

Son aylarda İstanbul’dan başlayıp en küçük yerlerin belediye çalışanlarının tutuklanıp hapse atılması, seçime gitmenin yakın olduğunu akla getiriyor. Şu ana dek günlerini hapishanelerde geçirenlerin hiçbirinde somut bir suç bulunamayışı da kamuoyunda şaşkınlık yaratıyor.

Devamını Oku
03.10.2025
Einstein’ın kızına mektubu

Albert Einstein, kızına, toplum onun söylediklerini anlayacak duruma gelene kadar yayımlamamasını istediği bir mektup yazar.

Devamını Oku
26.09.2025
Hak yerini bulur

13.06.25 günlü “Kızlar okusun diye” başlıklı yazımda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan şu alıntıyı yapmıştım...

Devamını Oku
19.09.2025
Mutlu Yaşam Köyü

Köyde, ilçede ya da mahallede, nerede olursa olsun yeter ki yönetenlerle yönetilenler arasında dayanışmayla etkinlikler yaratılsın.

Devamını Oku
12.09.2025
Göğüne Sığmayan Bulut

Her yıl eylülün ilk haftasında, Emin Özdemir’in son günlerinde, öğrencisi Hatice Aydoğdu’nun sorularına verdiği yanıtları içeren Göğüne Sığmayan Bulut (Arkadaş Yayınları, 2016) adlı kitabını okurum.

Devamını Oku
05.09.2025
Ağaç yazışmaları

Her fırsatta kurtuluşu kentlerden kaçıp canını yeşillikler arasına atan arkadaşım Yusuf Gezgör’ün yıllar önce gönderdiği ağaçlarla ilgili bir mektubu geçti elime.

Devamını Oku
01.08.2025
Aydınlanma-aydınlatma

Aydınlanan, yalnızca kendi adına değil, toplum adına da bilgi alanlarına yönelir.

Devamını Oku
25.07.2025
Bilginin gücü

Yaşamını bilgi kaynaklarını çoğaltmaya adayan Bozkurt Güvenç, kültürü “Doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı her şey” diye tanımlıyor.

Devamını Oku
18.07.2025
Gerçeğin dili

Yaşlılığın anlamını, Shakespeare’in Kral Macbeth adlı oyununda geçen bir söz öğretmişti bana...

Devamını Oku
11.07.2025
Anadolu kadını

Bilim insanları, kadın konusunda aylarca üzerinde çalıştıkları araştırma sonucunu, basına “7 bin 500 yıl önceki Anadolu kadını!” başlığıyla yansıttı...

Devamını Oku
04.07.2025
Köy Enstitülerini canlandırma

CHP’den sonra yönetime geçen Demokrat Parti’nin ilk eylemi Halkevlerini, Tercüme Bürosu’nu, eğitimimizin büyük atılımı olan Köy Enstitülerini kapatmak olmuştur.

Devamını Oku
27.06.2025
Dilsel aydınlık

Düşünürler, dili ulusların soyağacı, yaratıcılığın sihirbazı sayar...

Devamını Oku
20.06.2025
En başta kızlar okumalı

Ekim ayında Mersin’deki İleri Ortaokulu Müdürü Hüseyin Aygül, 62 öğretmenin kararıyla, 1090 öğrencili okulda kız-erkek öğrencilerin yan yana oturmasını yasaklamaya kalkıyor.

Devamını Oku
13.06.2025
Bir sihirli varlık!

Köşe yazarlarının bir görevi de okuru güncel konularda aydınlatmaktır. Aktardığım aşağıdaki yazıda olduğu gibi tiyatro oyuncusu, yönetmeni, eğitmeni Gürol Tonbul gibi bir okur da üstlenebiliyor aydınlatma görevini...

Devamını Oku
06.06.2025
Toplumsal özeleştiri

Özeleştiri, kişinin, kendi özünü özgürce değerlendirebildiği en kestirme anlatı yoludur.

Devamını Oku
30.05.2025
Ulusal bilinç

Atatürk, “Cumhuriyetin 10. Yılı” demecinde yalnızca önemli noktalara değinmiyor, bize gelişmenin ana kaynağını gösteriyor, geçen zaman bir yana bırakıp çağa uymayı öneriyor:

Devamını Oku
23.05.2025
Anadolu kadını

Söz konusu kadın olunca belleğimde Dede Korkut Kitabı’nda okuduklarım canlanır.

Devamını Oku
16.05.2025
Sonsuzluğa yolculuk

Sonsuzluğa yolculuk

Devamını Oku
09.05.2025
Kral Oidipus

Kral Oidipus

Devamını Oku
02.05.2025
Söz yerini bulmalı

Söz yerini bulmalı

Devamını Oku
25.04.2025
Berlin’de hâkimler var!

Berlin’de hâkimler var!

Devamını Oku
18.04.2025
Gerçek dost

Gerçek dost

Devamını Oku
11.04.2025
Ağaçlı çiçekli bir dünya

Ağaçlı çiçekli bir dünya

Devamını Oku
04.04.2025
Toplumsal dayanışma

Toplumsal dayanışma

Devamını Oku
28.03.2025
Gençlere emanet

Gençlere emanet

Devamını Oku
21.03.2025
Barış yolu bilimdir, sanattır

Barış yolu bilimdir, sanattır

Devamını Oku
14.03.2025
Anlamlı özlü sözler

Anlamlı özlü sözler

Devamını Oku
07.03.2025
Camileri ahıra çevirmek

Camileri ahıra çevirmek

Devamını Oku
28.02.2025
Kötülükle iyilik iç içe

Kötülükle iyilik iç içe

Devamını Oku
21.02.2025
Gerçeğin acılı yüzü

Gerçeğin acılı yüzü

Devamını Oku
14.02.2025
Anılarla Tıpta Öncüler-I

Anılarla Tıpta Öncüler-I

Devamını Oku
07.02.2025
Dilsel aydınlık

Dilsel aydınlık

Devamını Oku
31.01.2025
Mum Işıltıları

Mum Işıltıları

Devamını Oku
24.01.2025
Sözün düşünce gücü

Sözün düşünce gücü

Devamını Oku
17.01.2025
Kozmografya

Kozmografya

Devamını Oku
10.01.2025
Masal dinletisinden kitaba

Masal dinletisinden kitaba

Devamını Oku
03.01.2025
Çocukların eğitimi

Çocukların eğitimi

Devamını Oku
27.12.2024
Ailelerle sohbet

Ailelerle sohbet

Devamını Oku
20.12.2024
Ağıt toplumu

Ağıt toplumu

Devamını Oku
13.12.2024
Anılar yumağı

Anılar yumağı

Devamını Oku
06.12.2024