Kadın Voleybol Milli Takımımız, Avrupa ikincisi oldu; hatta altın setin sonlarında eğer seri hatalar yapmasak, belki de Türkiye, voleybol tarihinin milli takımlar seviyesindeki ilk Avrupa Şampiyonluğunu da kazanabilirdi.
Gel gelelim, bu gümüş madalya gelecek yıllarda-bir aksilik olmazsa-altına dönüşecek değerde. Çünkü Türkiye, yan yana oynayan genç bir kadroyla çıktı kürsüye. Evet, iki kaptan Eda ve Naz’ı kenarda tutarsak Kadın Voleybol Milli Takımımızın yaş ortalaması 22-23 bandında. Bu da demektir ki, en az 8-10 yıl birlikte oynayacak bu ekip, yakın bir gelecekte o altın madalyayı ya olimpiyatta, ya dünya şampiyonasında, ama bir yerde mutlaka boynuna takacak...
Peki, Türk voleybolu, buralara nasıl geldi, bu seviyeler gerçek gücümüzü göstermekte midir? İsterseniz bu sorunun yanıtını Sırbistan’ın kadrosundan aramaya başlayalım. Örneğin, Sırbistan’ı gerçekten orkestra şefi gibi yöneten baş antrenörü Zoran Terzic Fenerbahçe’yi çalıştırmakta, keza ülkelerine altın madalya kazandıran Boskovic, Ogjenovic, Veljkovic, Mihajlovic gibi isimler formlarını formasını giydikleri Türk takımlarında tuttular geçen sezon. Üstelik, sadece dünyanın en iyi voleybolcuları olarak gösterilen Sırplar değil, Ankara’daki şampiyonada boy gösteren Polonyalı, Hollandalı, İtalyan sporcular da Türkiye Ligi’nde forma giydiler önceki yıllarda.
Sözün özü, Türkiye ‘kaliteli’ yabancı oyuncuların tercih ettiği bir ülke. Çünkü, hem gerçekten sert ve çekişmeli bir lig oynanıyor Türkiye’de, hem de Türk takımlar her yıl Avrupa kupalarında cirit atmaktadırlar!
Bizim kızlara gelirsek; hemen hepsi, yıllarca önce benimsenin bilimsel alt yapı projesinin ürünü. Ve bilinmeli ki, Eczacıbaşı Vitra’nın başını çektiği Vakıfbank’ın büyük yatırımlar yaptığı, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın da zarar etme pahasına para harcadığı spor okulları, Türk voleybolunun Ankara’da gösterdiği başarının yegâne sebebidir.
Eda’sından Nazı’na, Ebrar’ından, Meryem’ine, Hande’sinden Kübra’sına tüm kadro bu tedrisatın ürünüdür. Ve bu sisteme kısa sürede ayak uyduran İtalyan baş antrenörümüz Giovanni Guidetti ise pozisyonu için biçilmiş kaftandır. Her ne kadar, sanatçı Demet Akalın tarafından,’Antrenörümüz niye Türk değil’ diye eleştirilse de içimizden biridir Giovanni; o bizi, biz onu benimsemiş durumdayız. 10 yıldır Türkiye’yi mesken edindiğini, Türk voleybolunun ünlü ismi Bahar Toksoy’la yaşamını birleştirdiğini, tüm zamanını bu topraklarda geçirdiğini, Türk altyapısının daha iyi hale gelmesi için Bitlis senin, Diyarbakır benim dolaştığını biliyor mudur, Demet Hanım, kestiremedim, ama baltayı fena halde taşa vurduğu da kesindir!
Görüldüğü üzere, neredeyse her gün, bir kadının erkek şiddetine uğradığı, haftada, 3-4 kadının yine ‘erkek eliyle’ öldürüldüğü coğrafyamızda kadın sporcuların voleyboldaki bu başarısı gerçekten takdire şayan bir durum. Öyle ki, erkek çocuklar nasıl babalarının zoru ile futbol okullarına gittilerse, artık kız evlatlarımız bu başarılardan sonra annelerinin ellerinden tutup, salonlara koşacaktır. Çünkü, artık hepsinin önünde birer rol model vardır, üstelik Faruk Eczacıbaşı gibi, Mehmet Emin Özcan gibi, Ali Koç gibi, Mustafa Cengiz gibi voleybol sevdalısı isimler kadın voleyboluna sosyal sorumluluk projesi gözü ile bakmaktadırlar. Ve elbette geriye doğru giderek Ahmet Gülüm, Erol Ünal Karabıyık’ın, Özkan Mutlugil’in ve şimdilerde de Akif Üstündağ’ın bu sistemi kesintisiz devam ettirme çabası çok önemlidir. Ve Cengiz Göllü; kadın voleyboluna adanan bir yaşam.
Her ne kadar medya için voleybol maç bittiği anda unutulsa da, emin olun ki, bundan sonra voleybol bu toprakların “olmazsa olmazı”dır.
Bizim coğrafyanın sporu oldu artık!
Yazarın Son Yazıları
Maç öncesi senaryolar vardı, “Galatasaray skorboardı kaldırdı, ağır yenilgi geliyor”.
Fransız edebiyatının önde gelen yazarı Victor Hugo, Les Miserables (Sefiller) adlı eserinde 19. yüzyıl Fransa’sının ceza uygulamaları ve adalet anlayışı konusu edilir.
Trabzonspor-Gaziantep maçının FIFA kokartlı hakemi Arda Kardeşler, bariz hata yaptı, Trabzonspor’un gollük atağını kesti.
MHP lideri ve Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, dönem dönem kritik mesajlar veriyor.
1970’lerdi, İstanbul’un en genç Emniyet müdürü unvanını taşıyan Ahmet Arif Kızılyalın (Sicil 7456) Cibali’de tonlarca kaçak sigarayı yakalatıp rütbe almış ve Plan Harekât Şube Müdürlüğü’ne getirilmişti.
“Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” demiş büyük Atatürk bundan 90 yıl önce; ardından da “CHP, halkın kendisidir” diyerek gelecek nesillere mesaj vermiş.
İspanya; anlatmaya gerek yok.
Geçen hafta 30 Ağustos’u kutladık; zafer, “Zafer benimdir” diyenlerin bayramıydı.
Bizim çocuklar Tiflis’te sahaya çıktı.
CHP, temelleri cephede atılan, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin yaratıcısı Atatürk’ün kurduğu bir baba ocağıdır Türk siyasi tarihinde.
Öncelikle belirtmekte yarar var ki Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, ulusal güvenliğimizle doğrudan ilintili.
Galatasaray’ın başı Barış Alper Yılmaz kriziyle ağrıyor. Oysa genç oyuncu, geçen ay kulübüyle sözleşmesini 2029’a kadar uzatmıştı. Fatih Terim döneminde Keçiörengücü’nden transfer edildikten sonra son 3 yılda inanılmaz bir çıkış yapan BAY, kulübün önerdiği artışı kabul etmiş, imzalar atılmıştı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın son üç cuma hutbesi, -kamuoyunun dikkatinden kaçsa da- laik Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş kimliği, anayasası ve medeni kanunlarıyla bir tür hesaplaşma niteliğinde.
Diploma rezaleti, ehliyet sınavlarında da sahte sağlık raporu ve sahte notlarla sürücü belgesi verildiğini ortaya koydu.
Ülke insanı, yaz sıcağında ekonomik darlıkla boğuşurken terörsüz Türkiye hedefiyle kurulan Meclis komisyonu gündemin ilk sırasına oturdu.
İstanbul’un Olimpiyat yolculuğundaki en önemli sınavı diye duyurulmuştu 2027 Avrupa Oyunları’nın ev sahipliği. 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na verdiği kota ve İstanbul’un organizasyon yeteneğinin duyurulması açısından önemli bir adımdı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Olimpik kent doğrultusunda en büyük adımımızı 2027 Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yaparak atıyoruz” demişti.
Cumhuriyet gazetesinin 2 Mart 1937 tarihli 1. sayfasında şu manşet var: “1937 bütçesi mütevazin (denk) olarak Meclis’e verildi.”
Galatasaray geçen hafta Bankalar Birliği’ne olan ve yıllık faizi milyonlarca doları bulan borcunu kapattı.
Bugünlerde çokça tartışılan ve hatta “Türkiyelilik” modasıyla sulandırılmak istenen Türklük tanımı...
Filenin Sultanları ya da Atatürk’ün kızları; nasıl adlandırırsanız adlandırın, müthiş bir takımımız var.
Türkiye, 40 yıldır PKK ile süren savaşta 40 bini aşkın evladını kaybetti. Üstelik 3 trilyon dolara yakın ekonomik kayıp yaşandı. Şimdi ise “terörsüz Türkiye” umuduyla bir süreç yeniden filizleniyor.
Türk futbolu yıllardır mali krizde; bu kafayla da kriz bitmez. Batılı ülkelerde olsak çoktan iflas bayrağını çekerdi büyük camialar, ama her zaman bir can simidi geliyor.
CHP’li belediyelere yönelik operasyon tavan yaptı geçen hafta sonu...
İstanbul ve özellikle İBB merkezli 19 Mart operasyonu sonrası ülkedeki her şey 2. plana kaldı. Spor da! Örneğin gelecek hafta İstanbul’da Avrupa Para Gençlik Oyunları var; tıs yok kimsede.
İzmir’deki dünkü şafak baskınları, yerel yönetimler üzerinden CHP ailesini yıpratmaya yönelik hamlelerden en yenisi.
İsrail ve ABD saldırılarına karşı İran beklenenin ötesinde bir direniş gösterdi.
2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın en şanslı aday kentiydi İstanbul. Resmi başvuruda bulunan Ahmedabad ve Nusantara karşısında öne geçmişti. Taa ki İBB’ye yönelik 19 Mart operasyonuna kadar.
Adı savunma olsa da hücum etti Ekrem İmamoğlu, başsavcı Akın Gürlek’e yönelik sözleri nedeniyle yargılandığı davada.
Süper Lig’de kulüp başkanlarının, hakem hataları başta olmak üzere PFDK ve Tahkim Kurulu ile ilgili açıklamalarının ne kadar yüzeysel, suni ve ajitasyon yüklü olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Çok değil 15, 20 yıl önce bu satırların yazarı “Sutopunda boğulduk” manşetlerini atardı, milli sutopu takımlarının aldığı ağır yenilgilerin ardından.
Belli ki CHP Genel Başkanı Özgür Özel için, kendi seçtiği kardeşmiş, elektrik çarpması sonucu yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek.
2024-2025 sezonunu çifte şampiyonlukla bitiren Galatasaray hem camiasını sevindirdi hem de sportif başarı anlamında 5. yıldızla tarihe geçti.
Geçen hafta İBB üzerindeki “yargı” ablukasını gündeme getirmiştik.19 Mart, 26 Nisan, 20 Mayıs, 22 Mayıs ve 23 Mayıs’taki şafak operasyonlarıyla 237 kişi gözaltına alınmış, 100’e yakın isim de ya tutukevine gönderilmiş ya da ev hapsi ile cezalandırılmıştı.
Lig sona erdi, Galatasaray şampiyon oldu. Fenerbahçe ise bir mucize aradı; ancak gerçekleşmedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik ilk operasyon 19 Mart’ta gerçekleşti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençler ve milli sporcularla yaptığı söyleşide, anayasa değişikliğiyle ilgili kısa ama net açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar hem zamanlama hem de içerik açısından dikkat çekiciydi.
Uzun yolun sonuna gelmişlerdi dün. İkisi de zorlu maç trafiğinden çıktı. Biri ezeli rakibi Fenerbahçe'yi hem de Kadıköy'de geçti, öteki Göztepe gibi hedefi olan bir takımı saf dışı bıraktı.
Ulu önder Atatürk, Batı Cephesi kumandanı, silah arkadaşı İsmet İnönü’ye emanet ettiği Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından hemen sonra, 24 Temmuz 1923’te şu sözleri söyledi:
Cumhuriyet tarafsız mı?
Herkes düşünsün