Müjdat Gezen kolay yorulmaz
Ayşe Emel Mesci
Son Köşe Yazıları

Müjdat Gezen kolay yorulmaz

30.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Müjdat Gezen benim çok eski arkadaşım, benim “17 yaşım”

Ankara’da yeni bir oyunun provalarında olduğum için arkadaşımın, tiyatromuzun duayenlerinden Müjdat Gezen’in 14 Ocak’ta Cemal Reşit Rey’de yapılan 70. Sanat Yılı Kutlaması’na katılamadım. Ama kalbim onunla birlikteydi.

‘DURURSAK DÜŞERİZ’

Benim tanıdığım Müjdat’ın her an koşmaya başlayacakmış gibi duran, verdiği kararı anında uygulamak isteyen ve çoğunlukla da uygulayan bir yapısı vardır. Fedakârlık, ileri görüşlülük ve tiyatro sevgisiyle kurulmuş, hem tiyatromuza hem de gençlerimize çok önemli hizmetler sunan bir eğitim kurumu olan Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin (MSM) kuruluş hikâyesi Müjdat’ın bu özelliğinin somut bir örneğidir.

Benim de bir dönem ders verdiğim MSM’de Müjdat’la sohbet ediyorduk bir gün. Sonra yukarı kata çıkmaya başladık. Ben teker teker çıkmaya çalışıyorum basamakları, Müjdat sanki arkasından kovalıyorlarmış gibi üçer beşer “zıplıyor”. “Müjdat ne yapıyorsun? Yavaş ol biraz, kalpten gideceğiz” diyecek oldum, cevabı hemen yapıştırdı: “Emelciğim durmayalım düşeriz!”

İşte bu Müjdat, “70 Yıl” kutlaması için basılan broşürdeki yazısında şöyle demiş: “Gelgelim ben biraz yoruldum. ‘Durursak düşeriz’ diye diye geldik 2023’e. Yetmiş yıl bir insan ömrü.”

‘DAHA ÇOK İŞİ VAR MÜJDAT’IN’

Müjdat’ı anladım tabii ki, ta içimden hissettim ne demek istediğini ama pek ikna olamadım. Zaten dünya güzeli eşi, sevgili Leyla Gezen de pek ikna olmamış ki yazısında buna adeta cevap vermiş: “Siz bakmayın onun ‘Yoruldum’ demesine. Daha çok işi var Müjdat’ın. Şiir kitapları var yazılacak. Resimleri var yapılacak. Kitapları var yazılacak. Oyunları var oynanacak. Öğrencileri var yetiştirilecek. Söyleyecek bir dolu sözü var. Arkasından da mahkemeleri var, gidilecek.”

Evet, Müjdat’ın daha söyleyecek çok sözü, yapacak çok işi var bu memlekette (ama umarım yakında mahkemeler devri kapanır). Müjdat Gezen gibi sanatçılar, sadece sanatsal başarılarıyla değil, duruşları ve aşıladıkları umut nedeniyle önemlidirler: “Umut yoksa sen de yoksun. Geminin gittiği istikamete bakacaksın. Daima, hep, her zaman biri seren direğine çıkar ve bağırır: ‘Kara göründüüü!’” (Müjdat Gezen, Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya, Kırmızı Kedi Yayınları, 2021).

“İlkelerin olacak, seni satın alamayacaklar” sözünü hayatıyla ispatlayan Müjdat, bence kolay yorulmaz... 70. sanat yılın kutlu olsun, iyi ki varsın.

Yazarın Son Yazıları

Işık, biraz daha ışık

O yıl Doğan Hoca’dan bir gün önce, 21 Eylül 2021’de tiyatro alanından çok değerli bir hocamızı, sevgili Prof. Dr. Hülya Nutku’yu hem de çok vakitsiz yitirmiştik.

Devamını Oku
22.09.2025
Hayatımdaki iki Güney

Gerçekçilik, içtenlik, hayatın sihrini, gizini yakalayıp onu kendi kişisel büyüsünü katarak yeniden yaratmak... Yılmaz Güney’in sinemasının da edebiyatının da en önemli özellikleridir bunlar.

Devamını Oku
08.09.2025
Eğitim ve sanat

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin üzerinde yükselmesi gereken dört sütunu, “mektep, iktisat, sanat, imar” diye sıralamıştı. Bu dört sütundan ikisini oluşturan “mektep” ve “sanat” maddelerine yakın tarih içinde bir arada bakıldığında, yani sanatta eğitim ve eğitimde sanat alanlarında nereden nereye geldiğimize bakıldığında umut verici bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz söylenemez.

Devamını Oku
18.08.2025
Altmış yıl önce altmış yıl sonra

İzmir’de tam anlamıyla “ağır, koyu bir sıcak” vardı. “Kerbela” oyunu 2 Ağustos tarihinde bir zamanların fuar alanı, günümüzün Kültürpark’ı içindeki açık hava tiyatrosunda oynanacağı için İzmir’deydim.

Devamını Oku
04.08.2025
Hatırlamak bir eylemdir

Ergin Yıldızoğlu, 7 Temmuz tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Faşizm ve kültür” başlıklı önemli bir yazı kaleme aldı.

Devamını Oku
21.07.2025
‘Umutsuz çağın sesi’

'Medea-Material' Romanya'da köklü Sibiu Tiyatro festivalindeydi...

Devamını Oku
30.06.2025