On yıl sonra...
Ayşe Emel Mesci
Son Köşe Yazıları

On yıl sonra...

18.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Devlet Tiyatroları’ndaki son oyunum 2014’te İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sahneye koyduğum, İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyer yapan, Heiner Müller’in “Hamlet Makinesi”ydi. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahneye koyup koreografisini yaptığım “Devlet Ana” ile tam on yıl sonra kurumumda yeniden çalışma olanağı bulmak bana iyi geldi. Öncelikle bunu ifade etmek ve akıp geçen zamana rağmen beni unutmayanlara teşekkür etmek istedim.

Devlet Ana

“Devlet Ana”, Kemal Tahir’in ilk kez 1967’de yayımlanan ve 1968’de Türk Dil Kurumu Ödülü’nü alan, edebiyat tarihimizde iz bırakmış bir romanı. 650 sayfalık bu romanı Devlet Tiyatroları’nın emekli başdramaturgu Osman Özkan oyunlaştırmış. Dekor tasarımını Murat Gülmez’in, kostüm tasarımını Gazal Erten’in, ışık tasarımını Yakup Çartık’ın yaptığı, Tuluyhan Uğurlu’nun “Senfoni Türk” adlı eserinin müziklerinin kullanıldığı oyunun prömiyeri 5 Mart tarihinde Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde yapıldı ve seyircisiyle buluşmaya devam ediyor.

Göç

“Ekme bağ bağlanırsın / Ekme ekin eğlenirsin / Çek deveyi güt koyunu / Bir gün olur beğlenirsin.”

Bu şiir, bir zamanlar Osman Bey’in aşiretinin dolaştığı Bitinya’daki Uludağ tepelerinde varlığını sürdüren yarı göçebeler arasında 20. yüzyıl başlarında bir etnograf tarafından kaydedilmiş.

Osmanlı beyliğine can veren Osman Bey’in aşireti ne kadar göçebe, ne kadar Kemal Tahir’in deyimiyle “oturak”, yani yerleşikti? Bu konuda ne söylenirse söylensin herhalde tartışılamayacak bir gerçek var: Anadolu dediğimiz coğrafyayı ve bu coğrafyada Türklerin tarihini şekillendiren en önemli olgulardan biri göç olgusudur.

Değerli tiyatro tarihçimiz, sevgili hocam Prof. Dr. Metin And’a göre, Anadolu Türklerinin kültürü ve bunun içinde yer alan dramatik sanatı beş önemli etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır: a) Anadolu’nun eski uygarlıklarının ve Türk göçünün doğrudan karşılaştığı Bizans’ın etkileri; b) Dilleri (Türkçe) ve Şamanist esinli gelenekleriyle gelen Türk boylarının etkisi; c) Zamanla bir imparatorluğa dönüşen Osmanlı devletinin çeşitli etnik ve dini bileşenleri arasındaki etkileşimler sonucu ortaya çıkan yeni sentezler; d) Bir Avrupa, özellikle de Akdeniz gücü olan Osmanlılar üzerindeki Batı etkisi ve Tanzimat sonrasındaki Batı etkisi; e) Hem resmi kabul gören hem de batıni kanallarıyla İslam uygarlığının etkisi.

Kuruluşlar önemlidir

Kemal Tahir “Devlet Ana”da Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna doğru uzanan on yıllık süreci deyim yerindeyse bir tek yıla sıkıştırmış. Yıl 1290... Bugünkü Marmara Bölgesi’nin güneydoğusunda, Söğüt merkezli küçük bir uç beyliği... Üç yanı batakla çevrili. O kaosun içinden önce bir devlet ve sonra bir cihan imparatorluğu doğacak. Ama oyunumuzun zamanında henüz hiçbir şey belli değil. “Uç töreleri”nin kendine özgü dünyasında Orta Asya’dan, Horasan’dan göçlerle taşınmış Türkmen gelenekleriyle yerel renkler iç içe geçip Anadolu’da yeni bir mozaik oluşturmaya başlamış. Biz de oyunda bu mozaiğe çeşitli renkleriyle birlikte bakmaya çalıştık.

Kuruluşlar önemlidir. Tarihimize yön vermiş kuruluşlar ise apayrı bir öneme sahiptir. Tarihe günün kutuplaşmaları içinden değil sanatın değer bilen birleştirici prizmasından bakmak, Anadolu’nun kültürel kökenlerini yeniden düşünmek ve yeni bir sahne plastiği arayışlarında kullanmak açısından da yararlı olabilir.

Bakalım bende özel bir yeri olan ve uzun yıllar sonra yeniden buluşmaktan büyük mutluluk duyduğum Ankara seyircisi bu oyundaki arayışlarımızı nasıl değerlendirecek? Artık söz onlarda... 

Yazarın Son Yazıları

Işık, biraz daha ışık

O yıl Doğan Hoca’dan bir gün önce, 21 Eylül 2021’de tiyatro alanından çok değerli bir hocamızı, sevgili Prof. Dr. Hülya Nutku’yu hem de çok vakitsiz yitirmiştik.

Devamını Oku
22.09.2025
Hayatımdaki iki Güney

Gerçekçilik, içtenlik, hayatın sihrini, gizini yakalayıp onu kendi kişisel büyüsünü katarak yeniden yaratmak... Yılmaz Güney’in sinemasının da edebiyatının da en önemli özellikleridir bunlar.

Devamını Oku
08.09.2025
Eğitim ve sanat

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin üzerinde yükselmesi gereken dört sütunu, “mektep, iktisat, sanat, imar” diye sıralamıştı. Bu dört sütundan ikisini oluşturan “mektep” ve “sanat” maddelerine yakın tarih içinde bir arada bakıldığında, yani sanatta eğitim ve eğitimde sanat alanlarında nereden nereye geldiğimize bakıldığında umut verici bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz söylenemez.

Devamını Oku
18.08.2025
Altmış yıl önce altmış yıl sonra

İzmir’de tam anlamıyla “ağır, koyu bir sıcak” vardı. “Kerbela” oyunu 2 Ağustos tarihinde bir zamanların fuar alanı, günümüzün Kültürpark’ı içindeki açık hava tiyatrosunda oynanacağı için İzmir’deydim.

Devamını Oku
04.08.2025
Hatırlamak bir eylemdir

Ergin Yıldızoğlu, 7 Temmuz tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Faşizm ve kültür” başlıklı önemli bir yazı kaleme aldı.

Devamını Oku
21.07.2025
‘Umutsuz çağın sesi’

'Medea-Material' Romanya'da köklü Sibiu Tiyatro festivalindeydi...

Devamını Oku
30.06.2025