Şehir hastaneleri aldatmacası

Şehir hastaneleri aldatmacası

23.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

İktidarın ülkenin milli gelirini kendi oligarşisine aktarma projeleri sadece yollar ve köprüler ve havaalanlarıyla sınırlı değil...

Ne yazık ki halkın sağlığıyla ilgili olan “Şehir Hastaneleri” projeleri de buna dahil.

Artık dünyada terk edilmiş olan büyük yatak kapasiteli “Şehir Hastaneleri”, ulaşımı uzak ve zor olan yerlere kuruldu ve onların uğruna, kentin içindeki, halkın alışık olduğu geleneksel hastaneler, ihtisas hastaneleri de dahil olmak kaydıyla kapatıldı.

Oysa bu şehir hastanelerinin hem yönetilmeleri ve işletmeleri zor ve masraflı hem de hastalara verilen hizmetlere ulaşım meşakkatli.

***

AKP iktidarı şehir hastanelerini kamudan yandaş şirketlerine para aktarmanın bir paravanı olarak kullanıyor.

Bu hastaneler aracılığıyla oligarşiye yapılan gelir ve servet aktarımı birçok farklı yolla gerçekleştiriliyor:

Devletin tahsis ettiği arsalar üzerindeki inşaat maliyetleri abartılı...

Hizmetler de özel şirketlere ihale ediliyor...

Dolayısıyla bu hastaneler, hastalara “müşteri” muamelesi yapılan bir sistemle işletiliyor.

Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin, bu Şehir Hastaneleri projesindeki haksızlık ve yolsuzluklarla yakından ilgileniyor.

Örneğin, 2020-2021 yıllarında resmi dokümanlar üzerinden yaptığı çalışmaya göre, o sırada enflasyon yüzde 14’ler düzeyinde gösterilmesine rağmen 10 hastanenin inşaat maliyeti yüzde 65.6 artırılarak müteahhitlerin kamudan alacağı pay olağanüstü yükseltilmiş.

2020 yılı yatırım programında Samsun, Antalya, Aydın, Trabzon, Denizli, Ordu, Sakarya, Diyarbakır, Rize ve İstanbul’a (Sancaktepe) toplamda 10 bin 300 yataklı 10 şehir hastanesi yapılacak ve devletin kasasından 10 milyar 95 milyon lira çıkacaktı.

Ancak 2021 yılı yatırım programının açıklanmasıyla hesapların altüst olduğu ortaya çıktı. Yeni programda bu hastanelerin maliyeti 16 milyar 718 milyon lira olarak revize edildi.

Özetle 2020-2021 yıllarında şehir hastanelerinde de birbiriyle örtüşmeyen ve enflasyon oranlarının en az 4 kat üzerine çıkan maliyet artışları yapıldı.

***

Fikret Şahin’in son çalışmalarına göre 13 şehir hastanesini işleten (sahibi olan) 4 şirket bulunuyor ve her bir şirkete 2022 yılında bir bakanlık bütçesinden fazla ödeme yapılıyor.

13 Şehir Hastanesinin sahibi olan 4 şirket şunlar:

1) Rönesans Sağlık Yatırımları. 5 hastane: 

Adana, Yozgat, Elazığ, Bursa, İstanbul Başakşehir Çam Sakura

Yatak sayısı: 7 bin 145

2) IC İçtaş. 2 hastane:

Mersin, Ankara Bilkent

Yatak sayısı: 5 bin 62

3) YDA. 3 hastane:

Kayseri, Manisa, Konya.

Yatak sayısı: 3 bin 415        

4) Akfen. 3 hastane:

Isparta, Eskişehir, Tekirdağ.

Yatak sayısı: 2 bin 636        

Toplam 13 hastane. 18 bin 258 yatak.

***

Şahin’in eriştiği belgelere göre, Şehir Hastaneleri için 2022 yılı Sağlık Bakanlığı Bütçesinden ayrılan Kira ve Hizmet bedeli 21.5 milyar TL.

Bu miktarın 14 milyarı dolara endeksli kira bedeli (Kasım 2021).

Bütçe görüşmeleri döneminde dolar kurunun Orta Vadeli Programda 9.27 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda Kasım 2021 tarihinde şehir hastanelerinin kira bedelinin dolar karşılığı 1 milyar 520 milyon dolar.

İncelemenin yapıldığı gün itibarıyla ($=17.10 TL) Şehir Hastanelerinin kira bedeli 25 milyar 992 milyon TL yükselmiş.

Bu miktara 7 milyar 473 milyon TL hizmet bedeli de eklendiğinde 13 Şehir Hastanesinin Güncel Kira + Hizmet Bedeli 33 milyar 465 milyon TL olmuş.

***

Dr. Şahin, 4 Şehir Hastanesi sahibi yandaş şirkete sadece 2022 yılında 5 Bakanlığın Bütçesinden fazla para ödenirken, hekimlere ve sağlık çalışanlarına haklarının verilmediğine işaret ediyor.

(Ticaret, Dışişleri, Kültür ve Turizm, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının 2022 yılı Bütçe Toplamı: 33 Milyar 247 Milyon TL.)

Gerçekten de her an saldırıya maruz kalan ve hizmetlerini sürekli bir tehdit ve tehlike ortamında yerine getirmeye çalışan doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarına verilen sözlerin hemen hemen hiçbiri yerine getirilmiş değil.

Çünkü ülkenin kaynakları toplumun çıkarlarına uygun olarak harcanmıyor, oligarşiye aktarılıyor.

Yazarın Son Yazıları

‘Meşruiyet’in iç ve dış kaynakları (5)

Bugüne kadar “Meşruiyet” kavramının iç kaynakları üzerinde durdum.

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet kaynağı olarak Anayasa Mahkemesi ve bağımsız yargı (4)

İsrail’in, Gazze’ye giden Sumud (Direniş) Filosuna karşı giriştiği “Gayri Meşru” müdahale sürerken Trump, bizim Cumhurbaşkanımıza “Meşruiyet” desteği vereceğini belirtti.

Devamını Oku
03.10.2025
Meşruiyet Gazze’de mi seçimde mi (3)

Önce “Meşruiyet” kaynağı olarak Gazze: Trump 25 Eylül’de Erdoğan ile görüştü.

Devamını Oku
02.10.2025
Meşruiyet üzerine (2) Adil ve serbest seçim

Bir iktidarın meşruiyetinin iki kaynağı vardır: Anayasa ve seçim. Meşruiyet Üzerine (1) başlıklı yazımda, Anayasa üzerinde biraz durmuştum.

Devamını Oku
30.09.2025
Meşruiyet üzerine düşünceler (1) Ana Kavramlar

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 24 Eylül’de New York’ta bir panelde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve “Meşruiyet” ile ilgili olarak tartışmaya yol açan bir ifade kullanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Türkiye’nin itibarı

Bu iktidarın sadece Ortadoğulu ülkelere has olan gösterişçi harcamalarına gerekçe olarak kullandığı “İtibardan tasarruf olmaz” diye bir söylemi var.

Devamını Oku
26.09.2025
Bir şiir, iki tanı, bir uyarı

Sevgili okurlarım, gazeteniz Cumhuriyet 2007’den beri en azından beş yapısal saldırı ve sayısız eleştiri dalgası atlatarak bugünlere geldi.

Devamını Oku
25.09.2025
Ahlak hapsedilebilir mi?

Geçen Pazar günü, iki kıdemli Cumhuriyet köşe yazarı, Mine Kırıkkanat ile Zülâl Kalkandelen “Ahlak” üzerine yazmışlardı.

Devamını Oku
23.09.2025
Trump ne diyor

İyi ki eski adı Twitter olan X, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya kanalları var.

Devamını Oku
21.09.2025
Emperyalizm Türkiye’yi nasıl çökertiyor!

Birinci Haçlı Seferi (1095- 1102), Batı Avrupa kuvvetlerinin Kudüs şehrini ve Kutsal Toprakları Müslüman kontrolünden geri almak için yürüttüğü bir savaştı.

Devamını Oku
19.09.2025
Mitingler sonrası...

Hiç kuşku yok ki Özgür Özel liderliğindeki CHP mitingleri çok etkili oldu: İktidarın CHP’ye saldırısı kamuoyunda ters tepti...

Devamını Oku
18.09.2025
Mahkeme niçin karar veremedi?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçildiği 38. olağan ve 21. olağanüstü kurultaylarını iptal davası, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dün görüldü:

Devamını Oku
16.09.2025
İsmet İnönü ile Adnan Menderes farkı

Diliyorum, CHP’nin, bu yazımın yayımlandığı günkü Ankara mitingi, Demokrasi, Barış ve Hukuk Devleti ilkelerine uygun bir biçimde, her türlü kışkırtmayı engelleyerek gerçekleştirilir.

Devamını Oku
14.09.2025
Otoriterliğin çıkmazı: Şiddet sarmalı

Bugün 12 Eylül 1980’in ve 12 Eylül 2010’un yıldönümleri.

Devamını Oku
12.09.2025
CHP’ye saldırı niçin ters tepiyor?

Bugün El Kaide’nin ABD’ye 11 Eylül 2001 saldırısının ve Küreselleşmenin yeni bir aşamaya geçişinin 24. yıldönümü.

Devamını Oku
11.09.2025
Kanla kurulan Cumhuriyet ve 9 umde

Bugün 9 Eylül, birinci olarak İstiklal Savaşı’nın kazanılmasının simgesi olan İzmir’in kurtuluşunun 103’üncü, ikinci olarak CHP’nin, Siyasal Parti kimliğiyle örgütlenişinin de 102’nci Yıldönümü.

Devamını Oku
09.09.2025
Silivri’den bir isyan daha!

Silivri’de tutuklu olan, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den bir mektup aldım.

Devamını Oku
07.09.2025
Sorun CHP değil, rejim sorunudur!

CHP, bütün eksikleri, yanlışları ve doğrularıyla, Anayasa’mızda “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olarak tanımlanan “Cumhuriyet Rejimi”ni savunan, en büyük Partidir.

Devamını Oku
05.09.2025
Teşhis ve strateji yanlış: Sonuç da yanlış olacak

Babamdan öğrendiğim bir kavram var...

Devamını Oku
04.09.2025
CHP üzerinde fırtına

23 yılın sonunda siyasal ömrü bitmiş olan İktidar, umudunu Ana Muhalefet Partisi olan CHP’nin güçsüzleştirilmesine, olanaklı ise yok edilmesine ve Kürt Vatandaşlarla, Arap sığınmacılara bağlamış “görünüyor”.

Devamını Oku
02.09.2025
Bir federasyonun akıbeti: Yugoslavya örneği

“Süreç” ve “Komisyon” bağlamında, kamuoyuna yansıyan...

Devamını Oku
31.08.2025
30 Ağustos Zaferi ve 31 Ağustos 2025 Türkiyesi

Mondros ve Sevr, tarihin bir anda oluşmuş beklenmedik bir sonucu değil, yüzyıllardır Batı’nın Osmanlı ile devam eden Haçlı Savaşları Süreci’nin, “Doğu Sorunu”, veya “Hasta Adam’ın paylaşılması sorunu” dediği sorunun, beklenen, doğal bir sonucuydu.

Devamını Oku
29.08.2025
Faşizmin şansı, cumhuriyetçilerin kavgasıdır!

İkinci Dünya Savaşı öncesinde, 1936- 1939 yılları arasında yaşanan İspanya İç Savaşı, Cumhuriyetçiler ile General Francisco Franco liderliğindeki Faşistler arasındaki bir çatışmaydı.

Devamını Oku
28.08.2025
Yalakalığın ve dönekliğin temel kaynakları

Doğuşta insanın sadece içgüdüleri ve refleksleri vardır. Bilinci, Ahlakı ve Vicdanı yoktur.

Devamını Oku
26.08.2025
AKP’nin ters tepen strateji ve taktikleri

Tamam, AKP’nin “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” dediği “Şahsım Devleti” Rejimi, yanlış, yetersiz, kötü ve bir ülkeyi yönetmeye uygun değil, anladık...

Devamını Oku
24.08.2025
Bu rejim ve bu iktidarla çözüm neden olamıyor?

Ülkemizin hiçbir sorununun bu Rejim ve bu İktidar tarafından çözülememesinin yapısal nedenleri var...

Devamını Oku
22.08.2025
12 maddede, sürecin ve komisyonun dış politika çelişkisi

Bugün üzerinde durmak istediğim ve yine herkesin gördüğü ama kimsenin açıkça dile getirmeye cesaret edemediği “Sürecin” ve “Komisyonun” Dış Politika çelişkisi özetle şudur...

Devamını Oku
21.08.2025
Zulüm ve yağma arttığında?

Önce uzun olduğu için yazının başlığına sığmayan cümlemi tamamlayayım:

Devamını Oku
19.08.2025
3 başat sorun!

Türkiye’nin Başat Sorunu nedir?

Devamını Oku
17.08.2025
Siyasal ahlak mı dediniz?

Dün Türkiye, Siyasal Ahlak açısından çok önemli iki olayla sarsıldı...

Devamını Oku
15.08.2025
Siyaset ve hukuk ters düştüğünde devlet yıkılır!

Herkesin gördüğüne emin olduğum, ama kimsenin dile getirmediği korkunç bir gerçeği vurgulamak istiyorum...

Devamını Oku
14.08.2025
Erol Manisalı ve gergedanlaşamayanlar!

Pazar günkü yazımı Ionesco’nun “Gergedan” oyununun sonundaki bir “isyan haykırışı” ile bitirmemden sonra birçok okurum, bu oyunun özetini yazmamı istedi.

Devamını Oku
12.08.2025
Türkiye’de ne yapmalı (5): Ülke ve rejim için, topyekûn devrimci direniş!

Sevgili okurlarım, geçen Pazar günü başladığım, “Baskıcı, otoriter, totaliter, faşizan ve Faşist iktidarlara karşı ne yapmalı” sorusunun yanıtını aradığım yazı dizisinin sonuna gelmiş bulunuyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Türkiye somutunda Ne yapmalı (4)

Baskıcı, otoriter, Faşist iktidarlara karşı neler yapılabileceğini irdelemeye, geçen Pazar günü tarihten verdiğim üç değişik örnekle başladım:

Devamını Oku
08.08.2025
Türkiye somutunda ne yapmalı (3)

Bir ülkede, örneğin Türkiye’de bir baskıcı veya Faşizan ya da doğrudan Faşist bir iktidara karşı nasıl mücadele edileceği, bu iktidarın neler yaptığının, neler yapabileceğinin ve gelecekte neler olabileceğinin kestirilmesiyle olanaklı olur.

Devamını Oku
07.08.2025
Ne yapmalı (2): Bilim ne diyor

3 Ağustos 2025 tarihli Pazar günkü yazımda tarihten üç örnek vererek Faşizmin ve baskıcı iktidarların hangi iç ve dış koşullarda egemen olduğunu anlatmaya ve bu örneklerden alınan dersleri özetlemeye çalışmıştım.

Devamını Oku
05.08.2025
Ne yapmalı (1): Tarihten üç örnek

Cumhuriyeti ve Demokratik Rejimi tahrip eden Hitler, Franco ve onlardan farklı olmakla birlikte McCarthy hareketleri olarak...

Devamını Oku
03.08.2025
CHP’nin işi ‘komisyonda’ zor; çok zor!

Çarşamba akşamı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Komisyon”un nitelikli çoğunlukla karar alacağının kendisine iletildiğini belirttikten sonra...

Devamını Oku
01.08.2025
‘Komisyon’dan kim ne bekliyor

Herkes siyasetin geçmiş üzerine, siyasal partilerin ve liderlerin eskiden neler yapmış olduklarına göre kurulu olduğunu düşünür.

Devamını Oku
31.07.2025
‘Süreçten’ ‘komisyona’: Beş temel çelişki

Bu iktidarın en önemli özelliği ilkesizliği ve tutarsızlığıdır:

Devamını Oku
29.07.2025