Bir umut: Eğitimde 'Yenişehir Modeli' - Süreyya Köle
Konuk Yazarlar
Son Köşe Yazıları

Bir umut: Eğitimde 'Yenişehir Modeli' - Süreyya Köle

31.10.2024 15:49
Güncellenme:
Takip Et:

Mersin Yenişehir Belediyesi’nin Marmara Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği beceri temelli eğitim çalışmaları hakkında bilgi alıp da heyecanlanmamak mümkün değil. Konuya dikkat kesildiğinizde, neredeyse, yarım kalmış bir hikâyenin, köy enstitülerinin devamı niteliğinde ortaya konulan bir çalışma biçimi. Elbette çağın koşullarına uygun hale getirilerek, eğitim alacak gruplar çok daha erken bir yaşa çekilerek. 

Gelecekte bizi neyin beklediği, sorusunun yanıtı, çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğimiz, hangi bilgiyle donattığımızla yakından ilgiliyken, ilerici, aydınlanmacı yapıların gündemin gerisine düştüğünü üzülerek tespit etmek gerekir. Milli Eğitim’in siyasi iktidarın güdümünde, yaygın biçimde iş görmesi ve gittikçe muhafazakârlaşan bir Türkiye’de, geleceğimizin güvencesi çocuklarımız için alternatif eğitim programları uygulamaktan başka çare olmadığı açık.

Tam da bu noktada Türkiye’deki pek çok kuruma, örnek niteliğinde bir çalışma sunuyor Yenişehir Belediyesi. Analitik düşünceye sahip, becerileriyle var olan, çağdaş bireyler yetiştirilmesi adına ilk adımı aileden başlatıyor. Bilinçli aile, bilinçli çocuklar, bilinçli toplum sıralamasını akademik destekle güçlendiriyor.

0-3 yaş grubu daha düne kadar zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması dışında hiçbir sorumluluk oluşturmazken, bugüne gelindiğinde çok başka ihtiyaçlarla çıkıyor karşımıza. Onunla sürekli iletişimde kalınması gibi; ona kitap okunulması, hikâyeler anlatılması gibi. Elbette sözünü ettiğimiz, dogmatik anlayıştan uzak bir hikâye anlayışı.

Peki, böyle olduğunda ne oluyor? Hayal güçleri geniş, kelime dağarcığı fazla, kendini ifade etme konusunda sıkıntı yaşamayan, kendinden emin bireylerden oluşan bir toplumun temelleri atılıyor.

Siyasi iktidarların kolay kolay işine gelmeyecek bir toplum modeli yani.

3-6 yaş grubuna gelindiğinde, çocukların akıl yürütme, yaratıcı düşünme, bilgi edinme ve çözümleme verilerini analiz etme, işbirliği içinde çalışabilme gibi becerilerini atölyeler aracılığıyla üst seviyeye çıkarmak gibi bir çabanın sahibi görüyoruz Yenişehir Belediyesi’ni. O atölyelerin ne olduğu mu?  Fen ve Doğa Bilim Atölyesi, Hayal ve Tasarım Atölyesi, Oyun ve Hareket Atölyesi, Algoritmik Düşünce ve Kodlama, Matematik Atölyesi, Sanat ve Estetik Atölyesi, Orff, Ritim ve Müzik Atölyesi, Felsefe Atölyesi, Yaratıcı Drama Atölyesi, Yabancı Dil Atölyesi, Bilgi Okuryazarlığı Atölyesi.

Bir de dijital çağın zorunlu kıldığı öğrenim alanları var elbette. Yapay zekâ meselesinden başlayıp medya okur yazarlığına kadar uzanan. Ve daha pek çok başlık...

Bu eğitim modelinin zamanla ilk ve ortaokul düzeyinde de yaşama geçirileceğini öğrenmek umudumuzu kamçılıyor açıkçası. Sosyal devlet anlayışının bir uzantısı olarak da görülebilecek “Çocuğunuz en az sizin kadar bizim de” yaklaşımının Mersin’den ışkın sürmesi insanın kafasında "kent enstitüsü" kavramını oluştururken, köy enstitülerine ciddi bir selam niteliği taşıyor. 

Çağdaş düşünceden beslenen bu eğitim modeliyle topluma kazandırılacak gençlerin -içi gittikçe boşaltılan eğitim sistemi dikkate alındığında- genelle uyumlanma süreci bu projenin tek aksayabilecek yanı gibi görünmekte. Yine de kuşku yok ki, niteliksizlikte eşitlenme kolaycılığından uzak, yeni bir mücadele alanını beraberinde getirecek olacak bu durum, nicedir üzerimize serpilmiş ölü toprağını ortadan kaldıracak, gençlerimize yeni Türkiye'nin inşasında rol alma fırsatı sağlayacaktır.

Başta Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit olmak üzere, projede emeği geçen herkese, aydınlık yarınların hasretini çeken herkesten sevgi ve teşekkürle…


Yazarın Son Yazıları

‘Tanıdık’ oyunlar - İdris Özyol

Antalya Müzesi “çürük” diye yıkılıyor.

Devamını Oku
17.09.2025
Pompeiopolis Müzik Festivali ve 1905 yılında yapılan piyanonun öyküsü: Kastamonu piyanosu -Ersin Antep

Yöresel ürün adlarına şenlik ya da festival yapma, pazarın büyüğünü kurup, eğlenceler düzenleyip ahaliyi birkaç gün eğlendirmekten ibaret oldu. Hatta oralının kültürel durumuna göre düşünülmeyince civar muhitlerden merak edenlerin meydanlara doluşup yerlisinin evden çıkmadığı günler halini aldı. Tek bir soru soralım tüm kamu ve belediye kültür müdürlüğü emekçilerine ve böylece çok daha yol alırız: “Kültür nedir?”

Devamını Oku
09.09.2025
Yanıyoruz (!)

Yangınlar, üç tarafı sularla kaplı güzel Türkiye’mizi, iklim değişikliğinden kaynaklı güneş insanlarımızı, pahalılık cebimizi yakıyor.

Devamını Oku
30.07.2025
Bir tiyatro devinin vedası... - ZEHRA İPŞİROĞLU

Tiyatronun dönüştürücü gücüne inanan Claus Peymann Viyana Burg Tiyatrosu ve Berlin Berliner Ensemble’de yıllarca süren yöneticiliği ve sahnelediği birbirinden etkileyici oyunlarla bir döneme damgasını vurdu.

Devamını Oku
22.07.2025
Sutopunda devrim! - Aybars Kuday

Yıl 2013. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Sutopu Takımımız farklı mağlup olmuş. Başlıklar acımasızdı...

Devamını Oku
09.07.2025
Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon, vatanı olarak gördüğü Türkiye’de toprağa verildi

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde 2010 yılından beri ders veren Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi. Türkiye’yi vatan belleyen Yongmoon vasiyeti üzerine Karşıyaka Yabancılar Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Devamını Oku
07.07.2025