Bugünün Kubilaylarını laik ve bilimsel eğitimle yetiştirebiliriz! - Av. Sedat Durna
Konuk Yazarlar
Son Köşe Yazıları

Bugünün Kubilaylarını laik ve bilimsel eğitimle yetiştirebiliriz! - Av. Sedat Durna

22.12.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün, yeni kurulmuş 7 yaşında bir Cumhuriyeti korumak için hayatının baharında henüz 24 yaşında, askerlik görevini yedek subay olarak yapmakta iken şehit olan Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın ölüm yıldönümü Kubilay’ı hiç unutmadan anmamız ve anlamamız gerekiyor. 

94 yıl önce yaşanan bu gerici kalkışma ile yeni kurulmuş Cumhuriyet rehin alınmak, ortadan kaldırılmak ve Türkiye Cumhuriyeti devleti bir şeriat devleti yapılmak istendi. Menemen’de başlayan yıkıcı ve gerici kalkışmaya Mustafa Fehmi Kubilay, iki bekçi silah arkadaşı ile müdahale etti ve orada korkunç şekilde şehit edildiler. İsyancı yobazlar bölgede güçlenmeye ve ilerlemeye çalışırken genç Cumhuriyetin gerekli refleksi göstermesi ile yakalandılar, yargılandılar ve hak ettikleri cezalara çarptırıldılar. 

TEHLİKE DEVAM EDİYOR

Tarih, doğru okunması ve yorumlanması ile toplumsal geleceğimize rehberlik edebilen bir bilim dalıdır. 94 yıl önce yaşanan bu korkunç kalkışmadan çıkarmamız gereken önemli dersler var çünkü o gün 7 yaşında olan Cumhuriyet, bugün 101 yaşında olsa da benzer tehdit ve tehlikeleri yaşamaya devam ediyor. Bu derslerden biri insanlar gibi canlı bir kurumsal yapı olan devletin, böyle yıkıcı, bölücü, gerici iç-dış tehdit ve saldırılara karşı hazırlıklı olması, gerekli refleksi hızlı, etkin şekilde göstermesi gereğidir. Bunun için eğitim ve hukuk sistemi en başta ve temel olarak ele alınması gereken kritik alanlardır. Buradan hareketle çıkarmamız gereken ikinci ve daha önemli tarihi ders de okullarımızda ve ailelerimizde çocuklarımız ve gençlerimizin her birini Kubilay gibi yetiştirmemiz gereğidir çünkü karanlığa karşı Aydınlanmayı güçlendirmek için örgütlü gerici ve bölücü hareketlere karşı yapılacak en etkili, sağlam ve kalıcı çözüm budur. 

ATATÜRK’Ü ANLAMAK

Atatürk’ü doğru anlayan, Cumhuriyetin kazanımlarının farkında ve bilincinde olan bireyler yetiştirebilirsek onlar ileride alacakları her görevin hakkını verecek ve her alanda Kubilay olma görevini yerine getirecektir. Bugünün Kubilaylarını yetiştirebilmemiz için de laik, bilimsel ve kamucu eğitimi korumalı, savunmalı ve fırsat eşitliğini sağlayarak yurdun dört bir yanındaki çocuklarımız için ulaşılabilir kılmalıyız.   

Laik ve bilimsel eğitimle çocuklarımızı ve gençlerimizi düşünen, sorgulayan, üreten bireyler olarak yetiştirirken onlara yurttaşlık bilincini ve başta laiklik olmak üzere Cumhuriyetin kazanımlarını doğru şekilde öğretmeliyiz. Cumhuriyet, düşünen, sorgulayan, aklını kullanan bireylerle güçlenir ve türlü saldırılara karşı korunur. Büyük Atatürk bu nedenle Cumhuriyeti gençlere emanet etmiştir çünkü onun aklındaki Türk gençliği iyi eğitim almış, çağdaş değerlerini özümsemiş, yurdunu ve ulusunu seven gençlerden oluşur. Bunun için Cumhuriyetin kazanımlarını ve çocuklarımızın laik, bilimsel, karma ve kamucu eğitim hakkını sonuna kadar korumamız ve savunmamız gerekiyor çünkü Cumhuriyete karşı oluşumlar ve eylemler adları, yerleri ve zamanları farklı olsa da hep devam etti ve ne yazık ki bugün daha da örgütlü şekilde ilerliyor. 

İşte bu durum ve koşullar altında bize düşen görev, konu Cumhuriyet’i, yurdumuzu ve bağımsızlığımızı korumak ise Kubilay gibi düşünmek ve hareket etmektir; geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimizin “Kubilaylar” olarak yetişmesini sağlamak, bu yolda kararlılıkla, yorulmadan çalışmaktır.

AV. SEDAT DURNA
ÇYDD GENEL BAŞKAN YARDIMCISI

Yazarın Son Yazıları

‘Tanıdık’ oyunlar - İdris Özyol

Antalya Müzesi “çürük” diye yıkılıyor.

Devamını Oku
17.09.2025
Pompeiopolis Müzik Festivali ve 1905 yılında yapılan piyanonun öyküsü: Kastamonu piyanosu -Ersin Antep

Yöresel ürün adlarına şenlik ya da festival yapma, pazarın büyüğünü kurup, eğlenceler düzenleyip ahaliyi birkaç gün eğlendirmekten ibaret oldu. Hatta oralının kültürel durumuna göre düşünülmeyince civar muhitlerden merak edenlerin meydanlara doluşup yerlisinin evden çıkmadığı günler halini aldı. Tek bir soru soralım tüm kamu ve belediye kültür müdürlüğü emekçilerine ve böylece çok daha yol alırız: “Kültür nedir?”

Devamını Oku
09.09.2025
Yanıyoruz (!)

Yangınlar, üç tarafı sularla kaplı güzel Türkiye’mizi, iklim değişikliğinden kaynaklı güneş insanlarımızı, pahalılık cebimizi yakıyor.

Devamını Oku
30.07.2025
Bir tiyatro devinin vedası... - ZEHRA İPŞİROĞLU

Tiyatronun dönüştürücü gücüne inanan Claus Peymann Viyana Burg Tiyatrosu ve Berlin Berliner Ensemble’de yıllarca süren yöneticiliği ve sahnelediği birbirinden etkileyici oyunlarla bir döneme damgasını vurdu.

Devamını Oku
22.07.2025
Sutopunda devrim! - Aybars Kuday

Yıl 2013. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Sutopu Takımımız farklı mağlup olmuş. Başlıklar acımasızdı...

Devamını Oku
09.07.2025
Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon, vatanı olarak gördüğü Türkiye’de toprağa verildi

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde 2010 yılından beri ders veren Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi. Türkiye’yi vatan belleyen Yongmoon vasiyeti üzerine Karşıyaka Yabancılar Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Devamını Oku
07.07.2025