Usmanbaş'ı uğurladık - Ersin Antep
Konuk Yazarlar
Son Köşe Yazıları

Usmanbaş'ı uğurladık - Ersin Antep

01.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1921’de İstanbul’da doğan besteci İlhan Usmanbaş, aynı zamanda birçok ismin ufkunu açmış, ardında bıraktığı, teşvik ettiği, özenle davrandığı ve tevazuyla yetiştirdiği, destek olduğu öğrencileriyle harika bir eğitimciydi. Önceki gün yaşamını yitiren, dün sonsuzluğa ve sözsüzlüğe uğurlanan Usmanbaş, son yıllarını Maltepe Darüşşafaka’da geçirmişti.

REY’DEN DERS ALDI

Çocukluğu Ayvalık’ta geçen, ardından Galatasaray Lisesi öğrenimi sürecinde abisinden özenerek yöneldiği müzik alanında Sezai Asal’ın İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda çello öğrencisi olan ve Cemal Reşit Rey’den armoni dersleri alan sanatçı, kabul edildiği Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Ferid Alnar, Ahmed Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin ve David Zirkin’le çalıştı. 1948’de mezun oldu ve Soprano Atıfet Usmanbaş’la evlendi. 27 yaşında aynı okulun eğitimci kadrosuna girdi, 1952’de Amerika’ya gitti. Helikon Derneği kurucuları arasında yer alarak çağdaş müziğin gelişimine yönelik emek sarf etti. ABD dönüşünde Ankara Devlet Konservatuvarı’ndaki görevine devam etti ve bir süre müdürlük yaptı. 1971 yılında açılan İstanbul Devlet Konservatuarı’na geçti ve emekli olana kadar kompozisyon ile müzikoloji bölümlerine dersler verdi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı, bir süre Bilgi Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yetiştirdiği birbirinden değerli besteci, seslendirici ve müzikolog öğrencisiyle, çoksesli teknikle yazılan müzikte eşsiz bir yere sahip olan Usmanbaş’ın; üç balesi, şan ve orkestra için beş eseri, 16 orkestra yapıtı, dört konçertosu, 44 oda müziği, şan ve çalgı topluluğu için dört eseri, iki piyano eşlikli şan yapıtı, 19 solo çalgı eseri, iki koro yapıtı, 17 sahne müziği ve beş çeviri kitabı bulunuyor.

YENİLİKÇİ VE CESURDU

Öğrencilerine “siz” hitabı tercih etmesi, içeriği anlaşılamayacak beceride araştırmacılığı ve kaynaklara vakıf oluşu, akıl almaz şekilde ulaşmasıyla bulunmaz bilgiler sunan, tevazusu ve kendine özgü gülümsemesiyle hafızalara kazınan Usmanbaş, müziğinde yenilikçi ve cesur, sağlam bir kurguya sahipti. Gazetemizde, Faruk Güvenç’e 26 Şubat 1977’de verdiği demeçte “müzik alanında utangaç çocukluk evresini aşmış bir toplum olmadığımızı” ifade etmiş ve ömrünü topluma müzik alanında “farklı olanı” sunmaya da adamıştı. Bilgi taşıyıcılığında ise yetiştirdiklerinin önüne geçmemeye, onların kendi yollarını çizmesine yönelik dikkatli bir destekte bulunmaya özen göstermişti. Yararlılığından istifade etmiş öğrencilerinden olma şerefiyle, payımıza düşeni artırarak topluma sunma anlamında görevimiz var. Minnetle... Aziz ruhu şad olsun!

Yazarın Son Yazıları

‘Tanıdık’ oyunlar - İdris Özyol

Antalya Müzesi “çürük” diye yıkılıyor.

Devamını Oku
17.09.2025
Pompeiopolis Müzik Festivali ve 1905 yılında yapılan piyanonun öyküsü: Kastamonu piyanosu -Ersin Antep

Yöresel ürün adlarına şenlik ya da festival yapma, pazarın büyüğünü kurup, eğlenceler düzenleyip ahaliyi birkaç gün eğlendirmekten ibaret oldu. Hatta oralının kültürel durumuna göre düşünülmeyince civar muhitlerden merak edenlerin meydanlara doluşup yerlisinin evden çıkmadığı günler halini aldı. Tek bir soru soralım tüm kamu ve belediye kültür müdürlüğü emekçilerine ve böylece çok daha yol alırız: “Kültür nedir?”

Devamını Oku
09.09.2025
Yanıyoruz (!)

Yangınlar, üç tarafı sularla kaplı güzel Türkiye’mizi, iklim değişikliğinden kaynaklı güneş insanlarımızı, pahalılık cebimizi yakıyor.

Devamını Oku
30.07.2025
Bir tiyatro devinin vedası... - ZEHRA İPŞİROĞLU

Tiyatronun dönüştürücü gücüne inanan Claus Peymann Viyana Burg Tiyatrosu ve Berlin Berliner Ensemble’de yıllarca süren yöneticiliği ve sahnelediği birbirinden etkileyici oyunlarla bir döneme damgasını vurdu.

Devamını Oku
22.07.2025
Sutopunda devrim! - Aybars Kuday

Yıl 2013. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Sutopu Takımımız farklı mağlup olmuş. Başlıklar acımasızdı...

Devamını Oku
09.07.2025
Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon, vatanı olarak gördüğü Türkiye’de toprağa verildi

Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde 2010 yılından beri ders veren Güney Koreli seramikçi Kim Yongmoon bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi. Türkiye’yi vatan belleyen Yongmoon vasiyeti üzerine Karşıyaka Yabancılar Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Devamını Oku
07.07.2025