15 Temmuz raporundaki ‘erken doğum’ ayrıntısı
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

15 Temmuz raporundaki ‘erken doğum’ ayrıntısı

28.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her 15 Temmuz’da nerede olduğu ve neden yayımlanmadığı tartışılan TBMM Araştırma Komisyonu’nun 15 Temmuz raporu nihayet yayımlandı. Ancak şu farkla: Raporu komisyon başkanı Reşat Petek doğrudan kendi kişisel internet sitesinden yayımladı.

667 sayfalık raporu, “15 Temmuz darbe girişimi gelen ihbar üzerinden önlenebilir miydi, bastırabilmek için erken doğuma mı yöneltildi” gibi sorular ve tartışmalar üzerinden inceledim.

İşte rapordan bu tartışmaya ışık tutabilecek ayrıntılar:

‘KIŞLAYI TERK ETME’ EMRİYLE DARBE ÖNLENEBİLİRDİ

Rapora göre FETÖ’nün darbe için belirlediği tarih, 16 Temmuz 2016, saat 03.00’tü. Yine rapora göre 15 Temmuz 2016 günü saat 14.20’den itibaren devletin darbe girişiminden haberi oldu, yani yaklaşık 12 saat önce...

Peki bu 12 saatlik kazanç üzerinden darbe önlenebilir miydi?

Darbenin bastırılmasında öne çıkan isimlerden dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Korg. Zekai Aksakallı o kanaatteydi ve şöyle demişti: “TSK’de kriz ve olağanüstü durumlarda personel kışlayı terk etmesin emri verilir. Bu emir 15 Temmuz’da verilseydi darbe girişimi ortaya çıkardı” (Hürriyet, 20.3.2017).

Ancak o emir verilmedi. O emrin neden verilmediğini TBMM Araştırma Komisyonu üyeleri dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar’a doğrudan soramadılar. Zira Akar komisyona gelmedi, yazılı yanıt/görüş iletti.

DARBE ÖNE ÇEKİLDİ VE BAŞARISIZ OLMASI SAĞLANDI

Raporda Akar’ın çok önemli bir ifadesi var: “İhbar en başından itibaren çok ciddi bir şekilde ele alınmış ve gerekli tedbirlerin tereddütsüz alınması ve icra edilmesi sağlanmıştır. Kanaatimce, alınan bu tedbirlerden dolayıdır ki, hainler paniğe kapılarak, daha sonra sanık ifadelerinden öğrendiğimize göre geç saatlerde yapmayı (saat 03.00) planladıkları işi öne almak suretiyle erkenden ifşa olmuşlar ve böylelikle darbe girişiminin akamete uğramasındaki önemli bir faktör gerçekleşmiştir.” (TBMM Raporu, s.335).

Yani Genelkurmaybaşkanı, saat 14.20’den itibaren önce MİT’e, oradan Genelkurmay’a gelen ihbar üzerine aldıkları tedbirlerin, darbecilerin darbe girişimini erkene çekmesine, bunun da darbeciler açısından paniğe/organizasyon bozukluğuna, dolayısıyla da darbe girişiminin başarısızlığa uğratılmasına neden olduğunu söylüyor.

TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’nun AKP’li başkanı Reşat Petek de Hulusi Akar gibi düşünüyor. Darbe girişiminden yaklaşık bir yıl sonra Reşat Petek şu açıklamayı yapmıştı: “Havacı subayın MİT’e giderek verdiği istihbarat darbenin öne çekilmesini ve başarısız olmasını sağlamıştır” (Sözcü, 11.8.2017).

AKAR-FİDAN İKİLİSİNİN ÖNÜNDEKİ SORULAR

Eğer önleyecek bir mekanizma yoksa, bastırabilmek için, darbeyi “erken doğuma yöneltmek” elbette haklı ve doğru bir taktik olarak değerlendirilebilir. Ancak Özel Kuvvetler komutanı net bir şekilde “Personel kışlayı terk etmesin” emriyle darbenin önlenebileceğini belirtiyor.

Peki o emri vermek yerine neden “erken doğum” beklendi? Hükümet, Genelkurmay ve MİT, bu kararlarından/tercihlerinden haberdar mıydı? Erdoğan gerçekten de darbeyi eniştesinden mi duydu? Önlenebilmiş bir darbe girişimi, “erken doğuma yöneltilerek bastırılmış” bir darbe girişimi kadar “Allah’ın lütfu” olmaz mıydı?

Bunlar ve pek çok başka soruların bir gün mutlaka Akar-Fidan ikilisi tarafından yanıtlanması gerekiyor.

Belki de önümüzdeki seçimle yeniden oluşacak TBMM’nin ilk ve en önemli işlerinden biri, doğrudan kendisini hedef alan 15 Temmuz dosyasını yeniden açmak olmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025