Beyaz yaka aldatmacası
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Beyaz yaka aldatmacası

22.12.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her asgari ücret tespit döneminde kamuoyunun önüne çıkıp sürekli “Asgari ücrete zam enflasyonu artırır” diye propaganda yapanlar konumuz değil. Çünkü o kişiler; danışmanı, sözcüsü, kalemi, yorumcusu olduğu büyük sermaye gruplarının çıkarlarını savunmakla görevlidirler.

Konumuz, bu görevlilerin argümanlarıyla emekçinin alacağı üç kuruşluk zamma itiraz eden beyaz yakalılar, orta sınıflar...

SORUN EMEKÇİNİN ZAMMI DEĞİL, PATRONUN ŞİŞKİN KÂRIDIR

Önce “Asgari ücret artışı enflasyonu alevlendirir” tezinin bir büyük sermaye yalanı olduğunu belirtelim. Enflasyonu etkileyen pek çok parametre vardır ve çalışana zam bu parametrelerden esas olanı değildir. Diğer parametreleri yok sayarak enflasyonla sadece emekçinin maaşı arasında bir ilişki kurmak, elbette sermaye sınıfının çıkarının gereğidir.

Para politikalarıyla ekonomiyi çevireceklerini iddia eden mali sermaye iktisatçıları, onlarca yıldır emekçi ücretlerine yapılan zammın parayı bollaştırdığını ve bunun enflasyon yarattığını savunup duruyor. Oysa pek çok ciddi ekonomistin son yıllarda yaptığı araştırmalarda ve çalışmalarda görüldüğü gibi, çalışanın ücretine yapılan zam, öne sürüldüğü gibi enflasyon artışında belirleyici değil. Çünkü bu zam çok likit ve birkaç haftada kaybolup gidiyor.

Öte yandan, sermaye sınıfı, bu gerçeği örtebilmek için aralık ayında tüm enstrümanlarını seferber eder: Kamuoyunda asgari ücrete yapılacak zammın maliyetlere yansıyacağı, bunun da enflasyonu artıracağı işlenir sürekli.

Oysa sorun emekçinin alacağı üç kuruşluk zam değildir, doğrudan finans kapital düzendir, her yıl sonunda yüzde 150’lerle-200’lerle açıklanan patronların şişkin kârlarıdır, büyük sermaye gruplarının vergilendirilmeyen servet artışlarıdır, sermaye sınıfının temsilcisi olan partilerin kurduğu hükümetlerin periyodik ilan ettiği vergi aflarıdır, ranttır vs.

“Çalışana zam, maliyete yansır” sözü, patronların şişkin kârlarından vazgeçmek istememesinin örtüsüdür. “Asgari ücrete zam enflasyonu alevlendirir” diyen ekonomist danışmanlar, patronlarının bu yüksek kazançlarını halkın gözünden saklama görevlisidirler. O nedenle hiçbiri ekonomist olarak patronun kâr oranının bir parça azaltılmasını savunmaz ama emekçinin üç kuruşluk zammına göz dikerler! Enflasyonun nedeni olarak asgari ücret zammını gösterirler ama emekçinin ödediği oranda vergi ödemezler!

BEYAZ YAKALAR MAVİLEŞİYOR

Başta belirttiğim gibi, büyük sermaye çıkarını savunuyor, danışmanı görevini yapıyor, o nedenle konumuz onlar değil; konumuz beyaz yakalılar.

Asgari ücret tartışmasında büyük sermaye danışmanlarının yukarıda özetlediğimiz operasyonel tezlerine en büyük destek beyaz yakalılardan geliyor. “Asgari ücrete zam enflasyonu artırır, maaşlarımızın alım gücü zayıflar, asgari ücretle maaşımız arasındaki makas kapanır” diyerek emekçinin zammına fiilen karşı çıkıyorlar. Tıpkı büyük sermaye grupları gibi...

Peki nasıl oluyor da sermaye ile beyaz yakalı, emekçi karşısında aynı çizgide olabiliyor? İşte konumuz bu ve yanıtı, “hegemonya” kavramında... Hegemonya, egemen sınıfın kendi ideolojisini alt sınıflara “rıza yoluyla” kabul ettirmesidir.

Beyaz yakalı, sermaye sınıfının ideolojisinin üstünlüğünü kabul etmiş ve mavi yakalıya karşı o ideolojinin çıkarını savunabilir hale gelmiştir.

Beyaz yakalı, patronunun neden çok kâr yaptığını sorgulamaz ama mavi yakalının alacağı zammı sorgular. Beyaz yakalı, patronunun servet artışının neden vergilendirilmediğini sorgulamaz ama mavi yakalının alacağı zam gözüne batar.

Oysa, beyaz yakalılık tam bir aldatmacadır; sermaye sınıfı ona temiz bir yaka vererek payelendirmiş, kendisini mavi yakalıdan üstün görmesini sağlayarak yanına çekmiştir.

Oysa, beyaz yakalılar ya da orta sınıf, finans kapital düzende kadük bir sosyo ekonomik tabakadır. Çünkü orta sınıflar da hızla yoksullaşmaktadır. Yani beyaz yakalar mavileşmektedir.

O nedenle mesele orta sınıfın, alt sınıfla kapanan gelir makasında sorumluyu doğru saptaması ve ona göre siyaseten konumlanabilmesidir. Mavi yakalı, beyaz yakalının en büyük müttefikidir.

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025