Hrant Dink: ABD doktor değil!
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Hrant Dink: ABD doktor değil!

26.04.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hrant Dink bir söyleşisinde şu soruyu sormuştu: “Ermeniler, Türklere yönelik büyük travma yaşıyor. Türkler ise Ermenilere yönelik paranoya yaşıyor. Tam klinik vakalar... Kim tedavi edecek? Fransız Senatosu’nun kararı mı? ABD Senatosu’nun kararı mı? Kim reçeteyi verecek? Kim bizim doktorumuz?”

Dink, sorusunun yanıtını da şöyle vermişti: “Ermeniler Türklerin doktoru, Türkler de Ermenilerin doktoru... Bunun dışında ilaç, doktor ve çözüm yok”

Ve Hrant Dink, başka ülkelerin soykırım tartışmasına girmesine de şöyle itiraz ediyordu: “Dünyaya diyorum ki: Senin Ermeni soykırımını tanımış olman ya da tanımamış olman, benim için beş para ifade etmez.”

ERMENİSTAN’IN İLK BAŞBAKANININ SAPTAMASI

Ermenistan’ın ilk başbakanı Ohannes Kaçaznuni’nin 1923’te yazdığı rapor, tarihsel olarak konuyu yerli yerine oturtuyor.

Kaçaznuni özetle “ ‘Denizden denize Ermenistan projesi’ gibi emperyalist bir talebe kapıldıklarını, bu yönde kışkırtıldıklarını”, bu hedefle “Ermenilerin, Müslüman nüfusu katlettiğini” ve bu nedenle “Türklerin aldığı tehcir kararının doğru ve uygun olduğunu” belirtiyor.

Nitekim, sonraki yıllarda Hrant Dink başta, bazı aydınlar da bu saptamayı vurguladılar hep; tarihsel olarak Ermenilerin Türklere karşı kullanıldığını savundular. Hatta Hrant Dink, bir tarihsel benzerliğe dikkat çekerek Kürtleri de aynı oyuna gelmemeleri için uyardığı konuşmalar yaptı.

1915’E SAPLANMA SORUNU

Emperyalist devletler, dün Ermenileri Türklere karşı kışkırttıkları gibi, bugün de parlamentolarında “soykırım” kararları alarak bu meseleyi kaşımayı sürdürüyorlar.

Oysa soykırım bir hukuk kavramıdır, suçtur. Soykırım kararını hükümetler ve parlamentolar değil, ancak mahkemeler verebilir. Hukuk literatürüne “Perinçek-İsviçre Davası” diye giren AİHM kararında açıkça cumhurbaşkanlarının, parlamentoların ve hükümetlerin soykırım konusunda hüküm vermeye yetkili olmadığı belirtilmiştir.

O nedenle Biden’ın “soykırımı” tanımasının hukuken hiçbir anlamı yoktur; ancak siyaseten önemlidir; ABD’nin Türkiye’ye düşmanlığını göstermektedir.

1915’i kaşımak, ne Türklerin ne de Ermenilerin yararınadır, bir tek emperyalistlerin çıkarınadır. O nedenle 1915’e saplanıp kalınmamalıdır. Hrant Dink bu uyarıyı çokça yapmıştır: “Ermenilere sesleniyorum. 1915’e takılıp kalmayın. Kendinizi dünyadaki insanların soykırımı kabul edip etmemesine zincirlemeyin. Bu tarihsel bir acı mıdır? Atalarımız yaşadı. Anadolu’da hoş bir laf vardır: ‘Acıyı onurla sırtlayıp taşımak’. Yaygara yapmadan, patırtıya vermeden sırtla, taşırsın.”

Ve Hrant Dink, az ya da çok acı demeden, Ermenilerin de Türklerin de o yıllarda acı çektiğini belirtmiştir. Çünkü Hrant Dink tarihsel gerçekliğe bağlı kalarak Ermenilerin de Türkleri öldürdüğü gerçeğini dile getirmiştir.

TARİHSEL GERÇEKLİK

1915’te, hatta 1877 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren bölgede yaşananlar karşılıklı kırımdır. 1915’te alınan tehcir kararı ise Kaçaznuni’nin de saptadığı gibi, savaşın ihtiyacı olan doğru bir karardır.

Kuşkusuz tehcir sırasında pek çok suç işlenmiştir, o suç konusu uygulamalar nedeniyle ölümler yaşanmıştır. Ancak bu, ortada “etnik nefrete dayalı bir soykırım” olduğunu göstermez. Zira tehcir, savaşın ihtiyacı olduğu için uygulanmıştır; tüm Ermenileri kapsamamıştır, pek çok yerde Ermeniler yerlerinde kalmıştır.

Uygulamadaki suçların da olabildiğince hesabı sorulmuştur. Hükümet, yollardaki katliamlardan sorumlu olanları idam etmiştir. Bunun “etnik nefrete dayalı bir soykırım” olmadığının bir diğer göstergesi de 18 Aralık 1918 tarihli kararnameyle Ermenilerin evlerine dönebileceğinin ilan edilmesiydi...

ABD ‘İNSANLIK SOYKIRIMI’ YAPTI

ABD’nin derdi Ermeninin iyiliği değildir; dün Çarlık Rusyası ve İngilizler nasıl Ermenileri Türklere karşı kullandılarsa, bugün de ABD ve AB emperyalistleri soykırım üzerinden yine Ermenileri Türkiye’ye karşı kullanmak istiyorlar.

ABD doktor değildir! Geçmişi en kirli devlettir: Kızılderililerden Vietnamlılara, Güney Amerika yerlilerinden Araplara milyonlarca insanı katletti; “insanlık soykırımı” yaptı. Dünyada “insan hakkı” diyecek en son devlettir ABD!

Emperyalizme anladığı dilden yanıt verilmelidir: İşe S-400’lerin çalıştırılması ve İncirlik Üssü’nün kapatılmasıyla başlanmalıdır!

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025