Katar’ın güvenliğine imza, Karadeniz’in güvensizliğine dava
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Katar’ın güvenliğine imza, Karadeniz’in güvensizliğine dava

09.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarı, Türkiye’yi Körfez emirlikleri için fırsat kapısı haline getirdi. Öyle ki Katar Dışişleri Bakanı Es - Sani, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısında gayet açık bir şekilde “Türkiye’nin yaşadığı ekonomik zorluklardan çıkacak fırsatlara baktıklarını” söyleyebildi!

ASKERDEN SONRA POLİS DE KATAR’A 

Ortak basın toplantısı sırasında bir gazetecinin Çavuşoğlu’na “Katar’a mali destek talep etmek için mi geldiniz” diye sorması ve bu sorudan sonra TRT’nin canlı yayını kesmesi tabloyu yeterince özetliyor. O özet şudur: AKP para arıyor; Katar ve BAE ise bu fırsat karşılığında satın alabilecekleri kârlı ve ucuz kuruluş... Ek olarak Katar güvenlik de satın almak istiyor. 

AKP’nin açtığı askeri üssün devamı değil sadece Katar’ın talebi; ondan da fazlası. Emir, Katar’da düzenlenen 2022 Dünya Kupası finallerinde Türk polisinin görevlendirilmesini de satın aldı. Finaller boyunca 3 bin 250 Tük polisi Katar’da görevlendirilecek (Hürriyet, 8.12.2021).

KATAR’IN GÜVENLİĞİNİ TÜRKİYE’YLE EŞ TUTAN ANLAYIŞ

Öyle ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da aynen şöyle söyleyebiliyor: “Katar’ın güvenlik ve istikrarını kendi ülkemizinkinden ayrı tutmuyoruz.”

“Stratejik müttefiklikte” bile müttefikinizin güvenliği sizin güvenliğinizle eş önemde değilken, Erdoğan’ın eş tutabilmesi, ekonomi krizinin çaresizliğidir. Dövize, dolara ihtiyaç, Katar’ın güvenliği ile Türkiye’nin güvenliğini eşitlemiş oldu iktidar katında!

Benzerini Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da dile getirdi. “Katar ve Türkiye, kederde ve kıvançta bir ve beraber olan iki ülkedir” dedi (5.12.2021).

Oysa çok değil, 24 saat önce Katar Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı pozisyon almıştı. Katar Petrolleri, Amerikan ExxonMobil ile birlikte Rumların 5. parsel ilan ettiği bölgede doğalgaz arayacaktı. Türk Dışişleri ise bunu kınıyordu. 

Yalnız tepki “güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı tutmadığımız” Katar’a değil, Rumlaraydı. Türkiye, lisans verdiği için Rumları kınıyordu, o lisansı alan Katar’ı değil!

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ’Nİ SAVUNMAYA DAVA 

Katar’ın güvenliği AKP nezdinde Türkiye’nin güvenliğinden ayrı tutulmazken ve AKP iktidarı, Katar’ın güvenliği için Türk askerini ve polisini seferber etmişken içeride bir başka gelişme yaşandı eşzamanlı... 

104 emekli amiralin Montrö Sözleşmesi’nin önemiyle ilgili kamuoyunu bilgilendiren metni, 180 sayfalık bir iddianameye konu edildi ne yazık ki. Erdoğan’ın talimatıyla başlayan kampanyanın sonucunda hazırlanan iddianame, “emekli amirallerin TSK mensuplarını hükümete karşı harekete geçirme amacı güttüğünü” iddia ederek haklarında 12 yıl hapis istiyor! 

Bu sadece bir hukuk faciası değildir; ondan öte, Türkiye’nin kuruluş/inşa anlaşmalarını savunmayı cezalandırma çabasıdır, sonuçları itibarıyla Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili sözleşmeleri savunmayı suç kapsamına alma girişimidir!

“Katar’ın güvenliğini Türkiye’nin güvenliğinden ayrı tutmuyoruz” diyen iktidarın, Karadeniz’in ve Türkiye’nin güvenliği bakımından kritik önemde olan Montrö Sözleşmesi’ni savunan bir kamuoyu bilgilendirme metnini cezalandırmaya çalışması ibretliktir. 

Hele de ABD’nin Ukrayna ve Karadeniz cephesi üzerinden Rusya’ya geniş çaplı düşmanlık yürüttüğü şartlarda. Zira Montrö Sözleşmesi, Karadeniz’in güvenliği bakımından Türkiye ve Rusya’nın da güvenliğinin teminatıdır.

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025