Kılıçdaroğlu’nun Moskova’ya mesajının anlamı
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu’nun Moskova’ya mesajının anlamı

29.04.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Batı’daki soru şu: Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığında Türkiye, yeniden Atlantik’e çapalanır mı?

Rusya’daki soru şu: İktidar değişikliği, Türkiye’nin Rusya’ya karşı izlediği siyasetlerde kapsamlı değişikliğe yol açar mı?

Baştan görüşümü belirteyim: Türkiye’de bir iktidar değişikliği dış politikada köklü bir değişikliğe neden olmaz. İki nedenle: 

1) Türkiye’nin çıkarları bunu gerektiriyor.

2) Çok kutupluluk, çok taraflılık doğuruyor.

ARTIK ATLANTİKÇİLİK MÜMKÜN DEĞİL

Millet İttifakı’nın olası Dışişleri Bakanı Ünal Çeviköz’ün bir röportajında dile getirdiği “Rusya’ya Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hatırlatacağız” tutumunu eleştirdiğim 18 Mart 2022 tarihli “Rusya’ya karşı NATO’culuk seçim kazandırmaz” başlıklı makalede üç görüş dile getirmiştim.

1) Rusya’ya karşı NATO’culuk ve Amerikancılık, Türkiye’nin (kamuoyu araştırmalarına da yansıdığı gibi) siyasal iklimiyle örtüşmez. 

2) Rusya’ya karşı Amerikancılık, dünya gerçekliğiyle bağdaşmaz. Atlantik Yüzyılı’ndan Asya-Pasifik Yüzyılı’na geçiliyor, çok kutuplu bir dünya inşa oluyor, AB bile ABD’den stratejik özerklik arayışında.

Böyle bir dünyada Rusya’ya “NATO üyesi olmayı” anımsatmanın, bırakın Türkiye’ye avantaj sağlamasını, tersine ekonomiden siyasete onlarca zararı olacaktır.

3) Yeni iktidar, istese de “Rusya’ya karşı NATO üyeliğini hatırlatma” ölçeğinde Batıcılık/Atlantikçilik yapamaz, yapamayacak.

Ve bu üç görüşten hareketle de şu öneriyi yapmıştım: “Dolayısıyla, değiştiremeyeceğiniz politikalar için ‘değiştiririm’ mesajı vererek kazanacağınız seçimi riske atmayın.”

KILIÇDAROĞLU: RUSYA’YLA İŞBİRLİĞİ TÜRKİYE’NİN ÇIKARINA

Neyse ki o tarihten bu yana Çeviköz ya da bir başka CHP’linin “Rusya’ya NATO üyesi olduğumuzu anımsatma” düzeyinde bir çıkışı olmadı.

Hatta, o söylemi dengelemeyi gözeten kimi açıklamalar da geldi. Ve nihayetinde Kılıçdaroğlu bu konuda son noktayı doğrudan Moksova’ya mesaj vererek koydu.

Şöyle ki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Moskova’da düzenlenen “Seçimler öncesinde Türkiye” konulu bir toplantıya, görüşlerini ortaya koyan bir mektup gönderdi (Mektubun tamamı için bakınız: Hasan Aksay, T24, 26.4.2023).

Kılıçdaroğlu’nun mesajları şöyle:

1) “Türkiye olarak, Rusya’yla görüş farklılıklarımıza rağmen iyi ilişkiler kurabilmiş bir siyasi geleneğin mirasçılarıyız. Bunu Atatürk ve İnönü dönemlerinde başardık. Bu geleneği devam ettireceğiz.

2) “Benim cumhurbaşkanlığımda ve Millet İttifakı’nın iktidarında Türkiye-Rusya ilişkilerinin bugünkü durumundan farklı bir seyir izleyeceğine yönelik dünya basınında çıkan haberlere değinmek isterim. İktidarımızda her zaman Türkiye’nin çıkarlarını savunacağız. Türkiye-Rusya ilişkilerinin sağlıklı ve itibarlı devamı Türkiye’nin çıkarınadır.”

3) “Dünyadaki Rusya karşıtı yaklaşımları doğru bulmuyoruz.”

4) “Ekonomik ve siyasi ilişkileri geliştireceğiz. Tahıl koridoru anlaşmasını sürdüreceğiz. Montrö Sözleşmesi’nin eksiksiz uygulanmasına devam edeceğiz. Mevcut işbirliğini güçlendireceğiz.”

Böylece başta belirttiğimiz Batı’daki ve Rusya’daki sorular, yanıtlarını bulmuş oldu: Türkiye, çok kutupluluğun inşa olduğu bir dünyada, çok taraflı dış politika izleyecek, Türk-Rus işbirliği devam edecek.

Not: Yeni iktidarın önündeki en önemli sorun NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in “Ukrayna’nın geleceği NATO’dadır. Bütün müttefikler bunda hemfikir” sözleriyle işaretini verdiği tehlikedir!

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025