Rusya’ya karşı NATO’culuk seçim kazandırmaz
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Rusya’ya karşı NATO’culuk seçim kazandırmaz

18.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Politico’ya konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, iktidar olduklarında nasıl bir dış politika uygulayacaklarını anlatmış. AB’den İsveç-Finlandiya’nın NATO üyeliğine kadar bir dizi dış politika konusunda, özetle AKP iktidarından daha Batıcı bir çizgi izleyeceklerini ortaya koymuş.

Fakat tüm bu sözlerinin içinde asıl vahim olanı şu: “Rusya ile yaptığımız görüşmelerde kesinlikle eşitler arasında bir ilişki arayacağız, ancak Rusya’ya Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu da hatırlatacağız.”

Rusya’ya karşı NATO’culuk yapmanın başından her türlü eşitler arası ilişki kurma olanaklarını yok edeceği gerçeği bir yana, bu söz hem Türkiye’nin hem de dünyanın gerçeklerinden kopukluğa işaret ediyor.

ÇOK KUTUPLU YENİ DÜNYADA ESKİ DÜNYACILIK YANLIŞI

“Rusya’ya karşı NATO üyesi olduğunu hatırlatmak”, pratikte Rusya’ya karşı NATO’ya, daha da somutlarsak ABD’ye dayanmak demektir.

Oysa Rusya’ya karşı NATO’culuk ve Amerikancılık, Türkiye’nin siyasal iklimiyle örtüşmez. CHP Genel Başkan Yardımcısı Çevizöz’e, halkın ABD’ye, Batı’ya, NATO’ya nasıl baktığını ortaya koyan kamuoyu araştırmalarını dikkatle incelemesini öneriyorum. Elbette Macaristan’da Orban’a karşı ittifak oluşturanların nasıl Batıcılık yaparak seçimi kaybettiğini incelemesinde de ek yarar var.

Diğer yandan bu sözler, iktidar adayı partinin dış politika sorumlusunun dünyanın gerçeklerini de iyi göremediğini ortaya koyuyor. Nedir o gerçekler? Çok kutupluluk, çok taraflılık, ekonominin ve onu izleyerek siyasetin ağırlık merkezinin Atlantik’ten Pasifik’e kayması, Atlantik yerine Asya-Pasifik yüzyılına giriliyor olması ve tüm bunlara paralel olarak yeni uluslararası ilişkiler düzeninin inşası...

Somutlarsak: Çin’in Suudi Arabistan ile İran’ı barıştırabildiği, Çin’in inisiyatifiyle Asya, Avrupa ve Afrika’nın Kuşak ve Yol ile bağlandığı, Çin ve Rusya’nın Asya’yı Şanghay İşbirliği Örgütü ile bir araya getirebildiği, BRICS ile küresel ekonominin lokomotifine geçilen yeni dünya...

Böyle bir dünyada Rusya’ya “NATO üyesi olmayı” anımsatmanın, bırakın Türkiye’ye avantaj doğurabileceğini sanmak, tersine ekonomiden siyasete onlarca zararı var.

ABD KONGRESİ’NİN GÖRDÜĞÜ GERÇEK

Aslında Ünal Çeviköz’ün sözlerinin, gerçeğe dönüşebilme olasılığı bakımından da geçerliliği yok. Çünkü yeni iktidar, istese de “Rusya’ya karşı NATO üyeliğini hatırlatma” ölçeğinde Batıcılık yapamaz, yapamayacak!

Şu iddiayla söylüyorum: BOP Eşbaşkanı Erdoğan’ı bile belli ölçülerde Asya’ya yönelten ekonomik ve siyasi gerçeklik, Kılıçdaroğlu’nu haydi haydi Asya’ya yöneltecektir. Kaldı ki Suriye başta pek çok konuda, Kılıçdaroğlu Erdoğan’dan daha bölgecidir.

Bu gerçeği ABD de görüyor. ABD Kongre Araştırma Servisi, güncellenmiş 15 Şubat 2023 tarihli “Türkiye: Arka Plan ve ABD İlişkileri” raporunda tam da bu soruyu inceliyor: “Türkiye’de farklı bir cumhurbaşkanı 2023 seçimlerini kazanıp iktidara gelirse, bazı politika değişiklikleri mümkün olabilir mi?”

Yanıtını da şöyle veriyor: “Türkiye’de halk ve siyasi kesimin çoğu arasında yaygın milliyetçi duygular nedeniyle, yeni bir cumhurbaşkanı ülkenin güvenliğiyle ilgili konularda Türk politikasını değiştirmekte zorlanabilir.”

Dolayısıyla, değiştiremeyeceğiniz politikalar için “değiştiririm” mesajı vererek kazanacağınız seçimi riske atmayın.

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025