ŞİÖ küresel güç mücadelesi sahnesinde
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

ŞİÖ küresel güç mücadelesi sahnesinde

17.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) Semerkant Zirvesi, Türkiye açısından da Asya açısından da küresel güç mücadelesi açısından da tarihi bir zirve oldu.

Türkiye açısından bir başlangıç oldu: Türkiye, 2012 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü’nün “Diyalog Ortağı Statüsü”nü almıştı. Diyalog ortakları, karar alma ve imza atma yetkileri olmasa da toplantılara katılabiliyordu. Ancak Türkiye o statüyü aldığından beri hiçbir zaman ŞİÖ zirvelerine cumhurbaşkanı düzeyinde katılmamıştı. Erdoğan’ın 10 yıl sonra 2022’de Semerkant Zirvesi’ne katılması bir ilk oldu. Ancak bu ilk, Erdoğan’ın iç/dış politik niyetlerinden bağımsız olarak, Türkiye açısından çok önemli gelişmedir.

Nitekim Erdoğan zirvede ŞİÖ üyelerine, “Güvenlikten ekonomiye, enerjiden ulaşıma, tarımdan turizme kadar her alanda işbirliğine hazırız” diyerek Türkiye’nin bu örgüte ilgisini ortaya koymuş oldu. Umarız Türkiye önce gözlemci, ardından da tam üye olarak ŞİÖ’deki yerini alacaktır.

ŞİÖ GENİŞLİYOR

Semerkant Zirvesi’nde İran tam üyelik belgesini imzaladı. 1996’da Çin, Rusya, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan tarafından Şanghay Beşlisi olarak kurulan örgüt, Özbekistan’ın katılımıyla 2001’de Şanghay İşbirliği Örgütü’ne dönüştü, 2017’de Hindistan ve Pakistan’ın katılımıyla sekiz üyeye genişledi, 2022’de de İran’la birlikte dokuz üyeye ulaştı.

Ancak genişleme kararı alan örgütün hızla Asya’nın bütününe yayılacağı görülüyor. Zira İran’ın tam üyelik belgesini imzaladığı saatlerde Mısır da Diyalog Ortağı Statüsü alıyordu. Mısır’a, geçen yılki zirvede, Suudi Arabistan ve Katar’la birlikte Diyalog Ortağı Statüsü verilmesi kararlaştırılmıştı.

Zirve öncesi yapılan ikili ve üçlü görüşmelerde, Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında da imzalar atıldı: Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu anlaşması imzalandı ve Çin-Moğolistan-Rusya ekonomik koridorunun geliştirilmesi kararlaştırıldı.

BÜYÜK GÜÇ SORUMLULUĞU

Zirvede yapılan ikili görüşmelerin en önemlisi, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmeydi.

Putin’in Tayvan konusunda Çin’e, Şi’nin de Ukrayna konusunda Rusya’ya destek mesajları verdiği ikili görüşmenin ana odağını, liderlerin “çok kutupluluğa” işaret etmeleri oluşturdu.

Şi Cinping’in şu mesajı ise Çin-Rusya ortaklığının küresel sorumluluğunu ortaya koyuyordu: “Tarihi değişimlerin yaşandığı bir dünyada Çin, büyük güçlerin sorumluluğuyla kaosa karşı istikrarı sağlamak için Rusya ile birlikte çalışmaya ve kılavuz rolü oynamaya hazırdır.”

Şi’nin Çin-Rusya ortaklığının büyük güç sorumluluğuna işaret ettiği bu açıklaması, aynı zamanda ikilinin liderliğini yaptığı ve genişleyen ŞİÖ’nün de küresel güç mücadelesi sahnesine çıkmış olmasını müjdeliyordu.

ŞİÖ ORTAK TERÖR LİSTESİ OLUŞTURACAK

Zirve sonrasında yayımlanan Semerkant Deklarasyonu’nda öne çıkan mesajlar ise şunlardı:

- Üye ülkeler, savunma ve güvenlik alanında işbirliğinin daha da geliştirilmesinde mutabık.

- Üye ülkeler, iç işlerine müdahalenin ve terörist, aşırılıkçı ve radikal grupları menfaat uğruna kullanmanın kabul edilemez olduğunu not eder.

- Üye ülkeler, bilişim sektörünün askerileştirilmesine şiddetle karşıdır.

- Üye ülkeler, DTÖ bünyesinde reforma gidilmesi çağrısı yapmaktadır.

- Üye ülkeler, karşılıklı anlaşmalarda ulusal para birimlerinin payını kademeli olarak artırmaya yönelik hazırlanan yol haritasını kabul etti.

- Üye ülkeler, ortak bir terör listesi oluşturacaklar.

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025