Suriye’yle normalleşmede İran karşıtlığının amacı
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Suriye’yle normalleşmede İran karşıtlığının amacı

05.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye gazetesinin önceki günkü manşet haberi dikkat çekiciydi: “Suriye’de Ordu Ayarı.”

Gazetenin iddiasına göre “Türkiye ile normalleşmeye karşı çıkan Batı ve İran, Esad’ı devirmeye çalışıyormuş, Tahran Suriye ordusuna baskısını artırmış, Esad’a son 1.5 ayda iki suikast girişi olmuş, bu suikast girişimlerini atlatan Esad da bazı generalleri tasfiye etmiş.”

Fantastik bir film senaryosu gibi ve ilgi çekici ama elbette doğru değil.

ABD İLE İRAN SURİYE VE IRAK’LA ÇARPIŞIYOR

Gazetenin iddiasına göre “Türkiye ile normalleşmeye karşı çıkan Batı ve İran, Esad’ı devirmeye çalıştı.”

Burada Batı dediği ABD olmalı. Peki ABD ve İran, aynı cümlede, Esad’ı devirmeye çalışınca, işbirliği yapmış olmuyor mu? Peki bu mümkün mü?

Çünkü tersine ABD ve İran çatışıyor. Üstelik sadece Suriye’de değil, Kuzey Irak’ta da çatışıyor. Dahası ABD’nin Suriye operasyonlarının nedenlerinin başında da Suriye’nin İran’la ilişkisi yatıyordu. İran-Suriye bağı, Hizbullah/Lübnan etkisi demekti ve bu da İsrail’in çıkarlarına aykırıydı çünkü.

Hatta ABD, Suriye operasyonlarının çeşitli evrelerinde, İran’ın Suriye’den çıkarılması halinde, siyasi çözüm olabileceği mesajları bile vermişti.

NORMALLEŞMEYE İRAN DEĞİL ABD-İSRAİL KARŞI

Tamam, ABD Türkiye ile Suriye’nin normalleşmesine karşı. Bunu açıkça ilan da ettiler. ABD Dışişleri Sözcüsü Ned Price’ın Moskova’daki üçlü savunma bakanları görüşmesi sorusuna yanıtı şöyle oldu: “Beşşar Esad’ı eski durumuna döndürmek için ilişkilerini iyileştiren veya destek veren ülkeleri desteklemiyoruz” (AA, 4.1.2022).

Peki İran’ın Türkiye ile Suriye normalleşmesine karşı olduğunun dayanağı ne? Hiç!

Çünkü tersine İran, Türkiye ile Suriye’nin normalleşmesini savunuyor. Dahası Rusya ve İran’ın Türkiye’yle kurdukları üçlü Astana Platformu’nun temel konusu bile bu.

Moskova ve Tahran, Ankara ve Şam normalleşsin diye uğraşıyor. Nitekim Astana Platformu’nun zirve sonuç bildirileri bu temenniyle dolu.

Kuşkusuz, müttefikler arasında bile çelişkiler olur ama iki müttefikten birinin diğerine karşı kendi düşmanıyla işbirliği yaptığını iddia edebilmek ne yazık ki haberciliği aşıyor!

İSRAİL SURİYE’Yİ VURDU, İRAN’I HEDEF ALDI

İran Suriye’nin dostudur, müttefikidir. İran’ın desteği, Suriye’nin Atlantik baskısı karşısında direnebilmesini kolaylaştırdı. Atlantik cephesinde yer alan Türkiye’nin bu süreçte pozisyon değiştirmesi ve Esad’la anlaşması, İran’ın da çıkarınadır.

Bunun tersini savunmak hem doğru değildir hem de sağlıklı normalleşmeyi torpilleyen bir tutumdur. Hem devlet hem de iktidar cephesi içerisinde İran konusunda, konu ettiğimiz haberdeki yaklaşımı benimseyenler olduğunu biliyoruz. Bu fantastik haberi de o nedenle konu ediniyoruz zaten. Ve bu amaçla dikkati esasa çekmek istiyoruz.

İran’ın Türkiye-Suriye normalleşmesine karşı çıktığının iddia edildiği süreçte üç önemli olay yaşandı:

1) İsrail, Suriye’ye saldırdı, Şam havalimanını füzelerle vurdu (Cumhuriyet, 2.2.2022).

2) İsrail basınına göre, İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a olası bir saldırı için bütçe artışı talep etti (TRT Haber, 2.2.2022).

3) İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.

Yani İran’ın Türkiye-Suriye normalleşmesini önlemek için Batı’yla işbirliği içinde Esad’ı devirmeye çalıştığının iddia edildiği, yani okların İran’a yöneltildiği süreçte, İsrail Suriye’yi vuruyor ve İran’ı hedef alıyordu!

Yazarın Son Yazıları

Erdoğan’ın ‘meşruiyet’ müttefikleri

AKP’nin 24 yıldır iktidarda kalabilmesinin nedenlerinden biri “muhalefet partilerinin başarısızlığı”ysa bir diğeri de Erdoğan’ın muhalefet liderlerini sıra sıra kendine müttefik yapabilme becerisidir.

Devamını Oku
04.10.2025
Hangi yeni sayfa?

Erdoğan’ın 6 yıl sonra Beyaz Saray’da kabul edilmesi, Washington’ın “geniş Ortadoğu’da” Ankara’dan beklentileri nedeniyleydi.

Devamını Oku
02.10.2025
Bahçeli’nin TRÇ çelişkileri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın ABD ziyaretinin hemen öncesinde dile getirdiği TRÇ önerisini, Türkgün gazetesinde yayımlanan üç günlük söyleşiyle ayrıntılandırdı.

Devamını Oku
29.09.2025
Trump’la zirvenin maliyeti

İktidarın “küresel ve bölgesel olarak yeni diplomatik sayfalar açacak” diyerek müjdelediği Erdoğan-Trump zirvesinin, Türk halkına siyasi ve ekonomik maliyetinin ağır olacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın Netanyahu’dan farkı ne?

Başlıktaki çok önemli soru bir canlı yayın kazasına uğrayınca, ne yazık ki mevcut siyasal iklimde bir soruşturmaya dönüştü.

Devamını Oku
25.09.2025
Trump’ın Bagram amacı

Çin Emperyalist ABD’nin, terörle mücadele, Afgan halkına özgürlük ve demokrasi getirme yalanıyla Afganistan’ı işgal ederken de asıl amacı Çin’di, Orta Asya’ya yerleşerek Çin’i kontrol edebilmekti, Çin ile Rusya’nın arasına yerleşmekti.

Devamını Oku
22.09.2025