8 Mart ve kadın grevi
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

8 Mart ve kadın grevi

07.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Toplumca çok zor günlerden geçiyoruz. Dar ve sabit gelirli birçok kesim, uzun süredir yaşadığımız ağır ekonomik ve sosyal sorunlardan alabildiğine etkileniyor. Acılar, sıkıntılar, zorluklar adeta kördüğüm olup, başta kadınlar olmak üzere pek çok yurttaşımızın yüreklerinde düğümleniyor!

Yaşanan zorluklar ekonomiden siyasete, eğitimden sosyal yaşama hayatın tüm alanlarına uzanıyor Olumsuzluklardan en çok etkilenen ve sıkıntıyı en çok yaşayanlar da ailenin temel direği olan kadınlar oluyor. Bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, oldukça ağır ve zorlu yaşam koşullarında karşılıyoruz.

8 MART’IN TARİHSEL ÖYKÜSÜ

8 Mart’ın geçmişe uzanan tarihsel hikâyesinde de yaşanmış acılar var… 1857 yılının 8 Mart’ında ABD’nin New York kentinde toplanan kadın işçiler, 10 saatlik iş günü ve eşit işe eşit ücret talebiyle direniş başlatırlar. Kadınlar günü, işte bu direnişte yanarak ölen 129 kadın tekstil işçisinin anısını yaşatmayı hedefler. 1910 yılında Kopenhag’da dünyanın çeşitli ülkelerinden bir araya gelen kadın temsilcileri, 8 Mart’ı ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kabul ederler. 1975 yılında da Birleşmiş Milletler tarafından ‘Dünya Kadınlar Günü’ resmileştirilir.

Dünyada bu denli köklü geçmişi bulunan 8 Mart’ın, ülkemizin kadınları ile buluşması hiç de kolay olmamıştır. 8 Mart’ın ülkemizde bilinmesi, tanınması ve kitleselleşmesinde, geçmiş dönemlerin ilerici ve emekçi kadınlarının büyük çabaları / emekleri vardır. 

DİSK VE EMEKÇİ KADIN GÜNÜ

Tıpkı 1 Mayıs’ın olduğu gibi, 8 Mart’ın da ülkemizde bilinmesi, yerleşmesi ve kitleselleşmesinde; Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) önemli payı ve katkıları var. DİSK, geçmişte olduğu gibi günümüzde de 8 Mart’a ve kadın mücadelesine sahip çıkıyor. DİSK’li kadın emekçiler, tüm kadınları 7 Mart’ta iş bırakmaya; fabrikadan, atölyeden, ofisten, plazadan, belediyeden, hastaneden, okuldan, evden çıkarak alanlarda buluşmaya davet ettiler.

DİSK Genel İş EMAR’ın ‘Kadın Emeği’ raporuna göre; her 10 kadından sadece 3’ü çalışıyor ve yalnızca 1’i sendikalı. Çalışan kadınların yüzde 20’ye yakını yarı zamanlı çalışıyor. 10 milyona yakın kadın, çeşitli nedenlerle çalışma hayatına katılamıyor. İşte tüm bu nedenlerle, DİSK’li emekçi kadınların çağrısını önemsiyoruz. Bizce bu tavır ve çağrı, 8 Mart’ın evrensel anlamı, tarihçesi ve emekçi kimliği ile de çok örtüşüyor.

KADINLARIN GREVİ

“Ne iş yapıyorsak, nerede olursak olalım işimizi bırakıp meydanlarda buluşacağız” diyen DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu; İzmir’de yaptığı çağrıda, kadın grevinin taleplerini şu şekilde özetliyor: “Eşit işe eşit ücret birinci talebimiz. İkincisi İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkıyoruz; ILO’nun 190 sayılı sözleşmesinin onaylanması için mücadele veriyoruz. Üçüncüsü de görünmeyen emeğimiz dediğimiz bakım yükünün kamusal, sosyal politikalarla kadınların üzerinden alınmasını istiyoruz. Atölyede, plazada, evde, belediyede, hastanede her neredeysek işimizi bırakıyoruz ve 7 Mart’ta greve çıkıyoruz.”

Emekçi kadınların bu yılki 8 Mart’ı sahiplenme ve kutlama kararlılığını, eylemliliğini selamlıyoruz. ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’, başta emekçi kadınlar olmak üzere tüm kadınlarımıza kutlu olsun!

***

Ege kırsalında kadın

Ege’de kadınların sosyal yaşamda ve aile ekonomisi içinde önemli ağırlığı var. Kadınlar, kırsal kesimdeki tarımsal üretim faaliyetlerinde de başı çekiyorlar. Aile ziraatında ve özellikle hayvancılık uğraşısında asıl yükü onlar üstleniyor. Giderek hayat büyük ölçüde kadınların omuzlarında yükseliyor.

ÜRETİMDE KADINLAR VAR

Kırsaldaki kadınlar, ailelerini ayakta tutmanın ve olumsuzluklara teslim olmamanın bayraktarlığını yapıyorlar. Zorluklar içinde özverileriyle hayatı yeniden yaratıyorlar. Sonuçta, bu gerçekliğin ayırdında olan herkese adeta şapka çıkartıp, ‘iyi ki bu hayatta kadınlar var’ dedirtiyorlar.

Sevgili eşim iletişimbilimci Prof. Dr. Ferlâl Örs’ün, geçmişte İzmir’in yoksul semtlerinde yaptığı ‘Yoksulların İletişimi - Yoksulların Penceresinden Yaşama Bakış’ ve Ege Bölgesi kırsalında gerçekleştirdiği ‘Kırsal Kesimde İletişim’ konulu alan araştırmalarında; iletişimdeki gelişmelerin, yeniliklerin, gerek kent yoksullarına ve gerekse kırsal kesimdeki kadınlara kadar ulaştığı ortaya çıkmıştı. Günümüzde bu sürecin daha da hızlandığını ve yaygınlaştığını gözlemliyoruz.

KENT ÇEPERLERİNDE KADIN

Anadolu’nun dört bir yanından göçle gelip, büyük kentlerin çeperlerinde yerleşen ve kendilerine yeni dünyalar kuran yoksul kadınlar; artık emeklerini, becerilerini, yaratıcılıklarını birleştirip ekonomik bir değere ve kazanca dönüştürüyorlar. Bu gelirleriyle ailelerini ayakta tutmanın ve üretime, hayata aktif biçimde katılmanın güzelliğini yaşıyorlar. Aslında ülkemizin kadın nüfusu içinde ev kadınları önemli bir çoğunluk oluşturuyor.

Genellikle tutucu aile ortamlarında yetişen kadınların, içinde bulundukları dar çemberi kırmaları; toplumsal ve siyasal aydınlanma bakımından da önem taşıyor. Ülkemizin temel problemleri olan yoksulluğun ve karanlığın aşılmasında, kadının ve özellikle de ev kadınlarının üretime, toplumsal hayata aktif katılımı öne çıkıyor.

KADIN EMEĞİ VE YARATICILIĞI

Bu gelişmeler, kadının konumunu ve özellikle de ev kadını olarak tanımlanan geniş toplumsal kesimin günlük yaşamdaki rolünü doğrudan etkiliyor ve değiştiriyor. Son dönemde yerel yönetimlerin de gayreti, çabası, yol göstermesiyle oluşan ve giderek sayıları artan kadın kooperatifleri, dayanışma inisiyatifleri ve semt merkezleri; değişim sürecini daha da tetikleyip hızlandırıyor.

Bu değişimde, kırsaldaki ve kent çeperlerindeki kadınların ve özellikle de ev kadınının ekonomik ve sosyal hayata katılımı başat rol oynuyor. Kadın, ekonomik olarak kendi ayakları üstünde durdukça, emeğini değerlendiriyor ve yaratıcılığını geliştiriyor.

***

İzmir’de ilk 8 Mart’lar

İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin toplumsal mücadele tarihinde, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün ve kadın eylemlerinin önemli izleri var. Örneğin İzmir’de toplanan İktisat Kongresi’ne katılan ve bir asır önce kadın emeği ile ilgili talepleri seslendiren İzmirli kadın emekçilerin hikâyesini geçen ay köşemizde aktarmıştık.

İLK KİTLESEL KUTLAMA 1976’DA

1970’li yıllarda da 8 Mart’ın bilinmesi, yerleşmesi ve kitlesel kutlanmasında, İzmirli ilerici / emekçi kadınlar önemli rol oynamıştır. İzmir’deki ilk kitlesel 8 Mart kutlaması, 1976 yılında, Karataş semtinde, Kız Lisesi karşısındaki, şimdi yıkılmış olan Site sinemasında yapıldı. 1977 8 Mart kutlaması Konak’ta Çınar sinemasında, 1978 8 Mart’ı Kültürpark içindeki büyük bir salonda çok sayıda kadının katılımı ile gerçekleşti.

Salonlarda yapılan bu kutlamalarda, kadınların kendi hazırladıkları tiyatro oyunu, müzik korosu gibi sosyal ve kültürel çalışmalar sahneye taşınır ve sergilenirdi. Bu tür kültürel çalışmalarda emekçi kadınlar bizzat kendileri görev üstlenirlerdi.

EMEKÇİ VE İLERİCİ KADINLAR

İzmir ve Ege’deki ilk kitlesel 8 Mart kutlamalarında, genellikle fabrikalardan ve işçi semtlerinden katılan sendika üyesi emekçi kadınların ağırlıklı olduğunu biliyoruz. O dönemdeki 8 Mart kutlamalarında da, başta eşit işe eşit ücret olmak üzere daha çok çalışma hayatı ile ilgili taleplerin öne çıktığını görüyoruz.

12 Eylül öncesi dönemde, 8 Mart’ın İzmir’de en görkemli ve kitlesel kutlanışı ise 1979 8 Mart’ında oldu. Kadınlar o yılki kutlamalara, İzmir’in birçok semtinde toplantılar düzenleyerek hazırlandılar. 8 Mart’ta Konak’ta, o yıllarda ‘Tarla’ olarak anılan alanda toplanan kadınlar; başlarındaki kırmızı çatkılarıyla ve boyunlarındaki kırmızı fularlarıyla, alanı adeta bir ‘gelincik tarlası’na dönüştürdüler. Oradan başlayıp Cumhuriyet alanına kadar süren görkemli ve yığınsal bir yürüyüşle 8 Mart’ı coşkuyla kutladılar.  

Yazarın Son Yazıları

Halk silkeleniyor!

İktidarın muhalif belediyeleri yönetsel açıdan kuşatması ve mali olarak silkelemesinin faturası doğrudan halka çıkıyor. Muhalif belediye başkanlarınca yönetilen kentlerde yaşayanlar, bu silkelemelerden alabildiğine etkileniyorlar.

Devamını Oku
03.10.2025
Derin yoksulluk

Ülkemizde büyük çoğunluğun temel gündemini ekonomik sorunlar oluşturuyor.

Devamını Oku
30.09.2025
Toprağıma, zeytinime dokunma!

Ege’de çevre sorunları ile birlikte çevre mücadelesi de büyüyor. Özellikle Muğla yöresinde kömür ve maden çıkarma amaçlı doğaya müdahaleler sürüyor. Ege’nin simge ağacı zeytin başta olmak üzere tarım ve orman alanları zarar görüyor. Verimli tarım toprakları yok ediliyor.

Devamını Oku
26.09.2025
‘Ev-Genç’liler!

Geçmiş dönemlerde siyasal ve toplumsal alanlarda gençlikten söz edilirken usa önce “Dev-Genç” gelirdi.

Devamını Oku
23.09.2025
Üreticiye darbe üstüne darbe!

İçinde bulunduğumuz aylar, Ege’nin tarım kesiminde hasat dönemidir.

Devamını Oku
19.09.2025
Siyasal direniş

Ülke ve halk olarak çok ilginç günlerden geçiyoruz.

Devamını Oku
16.09.2025
İktidar, İzmir’e kör ve sağır!

Ülkemiz genel anlamda zor ve zorlu bir dönemden geçiyor. Başta siyasal ve toplumsal gerginlikler olmak üzere, pek çok sorun halkı olumsuz etkiliyor. Ekonomik-sosyal sorunların dayanılmaz ağırlığı, yurttaş çoğunluğunun günlük yaşamını adeta bir cendereye dönüştürüyor.

Devamını Oku
12.09.2025
Yeniden kurtuluş ve kuruluş

Bugün 9 Eylül İzmir’in kurtuluş günü

Devamını Oku
09.09.2025
‘Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru...’

Güz döneminin başlangıcı olan eylül ayını doğrusu çok severiz. Yaz aylarının aşırı sıcağından, rehavetinden, tatil havasından çıkışı ifade eder.

Devamını Oku
05.09.2025
Barış arayışı ve mücadelesi

30 Ağustos Ulusal Bağımsızlık Günü ile 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü ardı ardına kutladık. Ulusal Kurtuluş Savaşı ile bağımsızlığını kazanmış ve Cumhuriyeti kurmuş bir ülkenin yurttaşları olarak ulusal bağımsızlık ve barış günlerini birlikte kutluyor ve ortaklaşa sahipleniyoruz.

Devamını Oku
02.09.2025
İzmir Fuarı, Cumhuriyetin halk okuluydu

İşte yine İzmir’in “fuar günleri” geldi. Bizler, İzmirliler olarak bir İzmir Enternasyonal Fuarı’na (İEF) daha ulaşmanın sevincini yaşıyoruz.

Devamını Oku
29.08.2025
‘Daima Demokrasi’

Dünyada otoriter liderler arttıkça ve otoriterlik tırmandıkça, demokrasinin değeri-önemi daha iyi anlaşılıyor.

Devamını Oku
26.08.2025
Aydın’da yeni dönem

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den istifa edip iktidar partisine geçmesinin yankıları sürüyor.

Devamını Oku
22.08.2025
Emek vurgunu!

Ülkemizde emeğiyle, alın teriyle geçinmek zorunda olan geniş toplumsal kesimler, en zor ve zorlu dönemi yaşıyorlar.

Devamını Oku
19.08.2025
‘Üzüm bizim canımız...’

‘Üzüm bizim canımız...’

Devamını Oku
15.08.2025
CHP'de örgütsel yenilenme

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) kongreler-kurultay süreci başlıyor.

Devamını Oku
12.08.2025
CHP, Ege’de yeni döneme hazırlanıyor

CHP, Ege’de yeni döneme hazırlanıyor

Devamını Oku
08.08.2025
Mağduristan!

Bu iktidar döneminde, toplumda geniş kapsamlı mağduriyetler oluştu ve çok sayıda mağdur yaratıldı. Türkiye bir bakıma mağdurlar ülkesi oldu ve adeta “Mağduristan”a dönüştü! Üstelik son yıllarda mağduriyetler ve mağdurlar daha da artıyor.

Devamını Oku
05.08.2025
‘Susuz Yaz’

‘Susuz Yaz’

Devamını Oku
01.08.2025
Emekçinin, emeklinin çığlığı!

Ülkemizde ekonomik ve sosyal koşullar giderek ağırlaşıyor. Emekçiler ve emekliler için yaşam her geçen gün daha da çekilmez hale geliyor. Dar gelirli ve yoksul yurttaşlar, hayatın zorlukları ile başa çıkmakta zorlanıyorlar.

Devamını Oku
29.07.2025
Tarıma, tarımcıya vuran vurana!

Tarıma, tarımcıya vuran vurana!

Devamını Oku
25.07.2025
İktidarın açmazı

Siyasi iktidar, son dönemde izlediği politikalarla, başta kendi tabanı olmak üzere tüm seçmenlerin kafasını karıştırıyor.

Devamını Oku
22.07.2025
Belediyelerde yaşananlar üstüne

Belediyelerde yaşananlar üstüne

Devamını Oku
18.07.2025
Göstergelerin gösterdiği

Ülkeler ve toplumlar için yaşanan dönemin ekonomik ve sosyal göstergeleri büyük önem taşır.

Devamını Oku
15.07.2025
CHP’yi kuşatma, ayrıştırma ve itibarsızlaştırma operasyonu

CHP’yi kuşatma, ayrıştırma ve itibarsızlaştırma operasyonu

Devamını Oku
11.07.2025
Sistem ve yönetememe krizi

Son dönemde ülkemizde yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların temelinde sistem krizi var.

Devamını Oku
08.07.2025
İklim ve maden yasaları, orman yangınları... Ekolojik sistem alarm veriyor!

Başta İzmir ve çevresinde olmak üzere, Ege bölgemizde ve ülkenin birçok yerinde ardı ardına orman yangınları çıkıyor.

Devamını Oku
04.07.2025
100. gün

İstanbul’un seçilmiş büyükşehir belediye başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlatılan operasyonda 100 gün geride kaldı.

Devamını Oku
01.07.2025
İzmir iş dünyasının ekonomi-politiği

İzmir iş dünyasının ekonomi-politiği

Devamını Oku
27.06.2025
Japonya izlenimleri

Uzun süredir Japonya ile ilgili haberleri ilgiyle izliyor ve bu ülkeye gitmeyi planlıyorduk. Nihayet bu düşüncemizi hayata geçirdik. Japon toplumunu oldukça farklı bulduk. Kendilerine has özgün yanları olan ilginç bir kültür dokuları var.

Devamını Oku
24.06.2025
Yerelden merkezi iktidara yürümek ve Manisa örneği

Yerelden merkezi iktidara yürümek ve Manisa örneği

Devamını Oku
20.06.2025
Manisa’nın Ferdi’si...

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i, talihsiz biçimde kaybettiğimiz günlerde yurtdışındaydık.

Devamını Oku
17.06.2025
Tarımda daha zor dönemlere hazır olmalıyız

Tarımda daha zor dönemlere hazır olmalıyız

Devamını Oku
13.06.2025
Oligarşi ve oligarklar

Oligarşi, geçmişte yoğun eylemsel siyasi dönemleri yaşamış kuşakların belleklerinde yer etmiş ve kulaklarında ses bırakmış bir kavram.

Devamını Oku
10.06.2025
Kıyı kentleri ve belediyeleri yaza hazır mı?

Kıyı kentleri ve belediyeleri yaza hazır mı?

Devamını Oku
06.06.2025
Halkın gündemi

Ülkemiz yeni bir bayramı karşılamaya hazırlanırken toplumun önemli çoğunluğu ekonomik sorunların burgacında kıvranıyor.

Devamını Oku
03.06.2025
İzmirli mağdur edilmesin

İzmirli mağdur edilmesin

Devamını Oku
30.05.2025
Sol buluşma

Geçtiğimiz hafta içinde, dünya solu, CHP’nin ev sahipliğinde İstanbul’da buluştu.

Devamını Oku
27.05.2025
Belediyeleri kuşatmak!

Belediyeleri kuşatmak!

Devamını Oku
23.05.2025
‘Gençlik gelecek, gelecek gençlik’

19 Mayıs 1919, bundan tam 106 yıl önce, ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın başladığı gündür.

Devamını Oku
20.05.2025