Eskimeyen, eksilmeyen...

Eskimeyen, eksilmeyen...

24.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bildik atasözlerindendir; “Eskiye rağbet olsaydı bitpazarına nur yağardı.” Genellikle insanların eskiyenin yerine, yeniyi tercih ettiklerini anlatmak için kullanılır. Son haftaların tartışması iktidarın “yeni Türkiye” vurgusu olunca, haliyle bu söz insanın aklına geliveriyor. Artık kullanılamayacak kadar bozulmuş bir eşya, mal açısından “yeni” kavramı kuşkusuz önemli. Tabii burada eskinin yerine “yeni” olarak neyin konulacağı konusu kritik. Felsefeden teknolojiye eski olmadan yeniye geçme gibi bir durum da pek olası değil, genellikle atılımların arasında bilgi birikimi saklıdır. Hele bir de konu ülkenin kurucu değerleri, evrensel demokrasi ve hukuk ilkelerine bağlılık olunca bu eski/yeni kavramını bir değil, milyon kez durup düşünmek gerekiyor. Ne de olsa “Demokrasi bir tramvaydır, zamanı gelince ineriz” düşüncesinin yanlışlığı eski, yeni fark etmiyor.

YÜZ YILLIK TECRÜBE

Atatürk liderliğinde, sadece coğrafyasında değil, dünyada saygınlık uyandıracak şekilde ilerici, aydınlıkçı bir bakış açısıyla 1923’te kurulan ülkemiz, zaman içinde gerici zihniyetlerden ikinci cumhuriyetçilere, demokratik yönetim hedefini iktidar için baltalamaya çabalayanlardan ülkeyi bölme heveslilerine dek pek çok kez “eski/yeni” tartışmasına girdi. Yani bu topraklar her “yeni”nin iyi olmayacağını bilecek yüz yıllık tarihsel tecrübeye sahip. Bugün yönetimde olanlar, öncülleri gibi demokratik sistemin verdiği haklarla buraya geldi.

“Eski” denilerek küçümsenmeye çalışılanın ne olduğu konusu, özellikle küresel sistemde yaşanan çatırdama, öngörülemezlik döneminde ülkemizin istikrarı, güvenliği açısından kritik. Elbette geçmişten ders almak, doğru yönde ilerlemek gerek, ki böylelikle günümüz ve gelecek için daha kuvvetli stratejiler hedefinde ilerlenebilsin. Bu da güçlü parlamenter sistemle birlikte demokratik ilkeler çerçevesinde, egemen, bağımsız yapıyla ilerlemeyi içerir. Hep diyoruz, hükümetler katılımcı demokrasilerde seçimle gelir ve gider. Hükümet olarak gelip sonsuz iktidarda kalmaya, “rejim” olma arayışıyla kurucu ayarlar üzerinde oynamaya çalışmak ise bir ülkenin geleceği için en büyük risklerdendir. Muhalefete yönelik baskılara, toplumun farklı kesimlerinden gelebilecek eleştirel çıkışlara karşı adliye koridorlarını sopa olarak göstermek ise kutuplaşma iklimini beslemekten başka bir işe yaramaz.

Türkiye’nin “yeni”si nedir sorusunun yanıtı önemlidir. Yirmi yılı aşkın iktidar süresine bakınca günümüz karnesi ekonomiden yargıya, kadına-çocuğa şiddetten, eğitim, sağlık ve tarıma dek uzanan ağır sorunlarla doludur.

Tek bir Türkiye Cumhuriyeti vardır. Atatürk’ün izinde, demokratik, laik, hukuk ilkeleri hedefinde yol alan, akılbilimden yana bütün bir Türkiye’dir. Siyaseten bakarsak “Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” sözü de olsa olsa yeni Osmanlıcılık, ümmetçilik hayali kuranlar için söylenebilir.

BORÇ SARMALI

Büyük ve güçlü Türkiye hedefi için söylemlerin ve gerçeklerin birbiriyle örtüşmesi gerekiyor. Gerçeklerimizin başında ağır ekonomik krizin olduğu sır değil. Ama iktidar gündem değişikliği ile bunu konuşturmama arayışında. Çizmeye çalıştıkları pembe tablo ise yine geçen hafta gündeme yansıyan haberlerle birlikte uçtu gitti... Temmuz-Eylül 2024 dönemini kapsayan “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”na göre, borcu olanların oranı yüzde 57. Borç sarmalıyla birlikte gençlerin durumu da zorlu. “Yeni” Türkiye “apartman üniversiteler” bolluğunu yaşarken TÜİK’in verilerine göre, ne eğitim ne de istihdamda yer alan genç sayısı 2 milyon 614 bin.

Bu arada iktidarın tam destek verdiği “kardeşimiz” denilen yeni Şam yönetiminin de adımları zikzaklı... Şam’daki geçici yönetim işbaşı yapmasının ardından Türkiye’den girecek mallar için gümrük vergisinde büyük artışa gitmiş, tepkiler üzerine indirim kararı gelmişti. Geçen hafta ise Suriye’den vize açıklaması gündeme yansıdı. Suriye’ye gitmek isteyenlere duyurulur; Türk vatandaşlarına üç aylık vize 150 dolarmış. Aman olsun kardeşiz, biz sınırları açık tutalım...

Yazarın Son Yazıları

Ne aldık, ne verdik bilinmezliği...

Beyaz Saray zirvesinden neler çıktı diye günlerdir yorumlar, açıklamalar birbirini takip ediyor.

Devamını Oku
29.09.2025
CHP delegesi mesajını verdi

Özgür Özel liderliğindeki CHP yönetimi, “Darbeye, kayyuma hayır” sloganlı dünkü olağanüstü kurultayla güven tazeledi.

Devamını Oku
22.09.2025
Seçmeni duymak gerek

Sinirler gergin. Sandık iradesine karşı kayyumcu siyaset aklıyla birlikte ekonomi de bu toz duman arasında kırılganlığına yenilerinin eklenmesi tedirginliğinde.

Devamını Oku
15.09.2025
Bugünün çalınan gündemi eğitim

Demokrasilerde seçme ve seçilme özgürlüğünü, milletin iradesini gösterdiği sandığı yok sayarsanız ne olur?... Güçler ayrılığı ilkesindeki denge gibi sandıktan çıkan sonuca tüm kurumların anayasal haklar çerçevesinde uyup saygı göstermesindeki ince ayar kaçarsa yönetim sistemi nereye evrilir?

Devamını Oku
08.09.2025
Şam siyaseti...

Suriye’de gerilim artıyor. Sahadaki parçalı bulutlu yapının kullanışlı ortamı zaten olabileceklerin sinyalini uzun süredir veriyordu.

Devamını Oku
01.09.2025
Meydanlar acil eylem planı bekliyor

CHP’ye yönelik operasyonlar hız kesmiyor. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de geçen hafta itibarıyla zorunlu posta adresi “Silivri” yapılanlar arasına katıldı. Son operasyonlarla CHP’nin 16 belediye başkanı ile onlarca çalışma arkadaşı ve yakınları cezaevinde.

Devamını Oku
25.08.2025