Sahte kanser ilacı, sahte raporlar ve sis bulutları
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Sahte kanser ilacı, sahte raporlar ve sis bulutları

03.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Başlarken

Cumhuriyet...

Bu hayatta varoluş ilkelerimizin kalesi. 

Burada olmaktan onur ve gurur duyuyorum. 

Sorumluluğumun farkındayım ve kaybedecek hiç zamanımız yok.

Bugün sizlere bedenimizi nasıl bir rant düzenine soktuklarını anlatacağım. 

Başlayalım...


Kanser günümüzün en tehlikeli ve ölümcül, kısmen çaresi olmayan hastalıklarından. Çok yönlü bir mücadele gerekir. En başta ilaç tedavisi gerekir değil mi?

Peki ya bu amansız mücadelede kullanılan ilaç sahte çıkarsa?

Nasıl sahte ilaç olur demeyin. Hem de devlet kurumları eli ile hastalara verilen sahte kanser ilacı ortaya çıktı. 

Rapor tarihi: 17.10.2019.

Rapor no: SA/13-FG/10.

Raporu düzenleyen kurum: Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Müfettişliği...

Başlık: “İclusig” isimli sahte ilaçlar hakkında suç duyurusu raporu... 

Müfettiş raporunda söz konusu sahte ilacın SGK ve TEB’e satıldığı ifade edildi.

“ICLUSIG”, lösemi yani kan kanserinin son aşamasında kullanılan “Ponatinib” etken maddeli bir ilaç. Bu ilacın geliştiricisi ARIAD adlı bir firma. TAKEDA isimli firma ise bu şirketi 2017 yılında satın alıyor. Avrupa’ya INCYTE adlı firma aracılığı ile satılıyor. İlacın Türkiye resmi satıcısı ise GEN İlaç.

Türkiye’de sistem şu şekilde işliyor...

Doktor, Türkiye’de olmayan ilacı reçeteye yazar. Hasta bu reçeteyi TİTCK’nin yetkilendirdiği TEB (Türk Eczacılar Birliği) veya SGK İbni Sina tedarik birimine sunar. Bu iki kurum reçete ve hastanın raporunu TİTCK’ye gönderir. TİTCK de ilacı araştırır, uygun görür ise yurtdışı ilaç tedarik listesine ekler. 

İlacın alım işlemleri TEB ve İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nce yapılır. Hasta ilacı alınca geri ödeme süreci başlar. 

Sonuçta bir ilacı tedarik ederken devreye giren resmi kurumlar bunlar.

İşte bahse konu ICLUSIG adlı ilaç, izin verilmiş ve geri ödeme listesinde olan bir ilaç.

Belki de yüzlerce insanın hayata tutunmak için kalan son umudu...

SGK, 2018’de “Yurtdışından İlaç Temini” kapsamında ICLUSIG adlı ilacı almak için çeşitli firmalardan fiyat teklifi istiyor. Ancak ilacı resmi dağıtıcısı olan GEN İlaç yerine çeşitli ecza depolarından tedarik ediyor. 

SGK içerisinden bir kaynak, alınan ilaçların sahte olabileceğini yetkili firmaya bildiriyor ve bu konuda fotoğraflar gönderiyor.

Firma, fotoğrafları inceliyor.

Hemen yazışmalar başlıyor.

SGK tarafından alınan ilaçların üzerindeki “Parti No: 25A19E09” ve “Parti No: PR072875” kodlu ilaçların sahte olduğunu Kasım 2018’de SGK yetkililerine bildiriliyor.

Cevap alamayınca bu sefer 12 Aralık 2018 tarihinde TİTCK yetkilisi Fatih Tan, SGK Genel Sağlık Müdürü Mustafa Özderyol ve İlaç Daire Başkanı Dilek Yılmaz’ı ziyaret ederek durumu anlatıyorlar.

Firma yetkilileri 14 Aralık 2018 tarihinde konu ile ilgili bu sefer resmi başvuru yapıyor. 

SGK ise verdiği yanıtta, “Biz Sağlık Bakanlığı laboratuvarında analiz yapacağız. İlaçları karantinaya aldık” diyor. Firma da “İlaçları verin biz analiz yapalım size” diyor. 

Ancak kurum ilaçları vermiyor.

Bu sırada ilaçlar ile ilgili yurtdışında da gelişmeler yaşanmaya başlıyor. Türkiye’de faaliyette olan Kuzey Pharma adlı bir firma İsviçre’de ruhsatlı olan ecza deposuna bahse konu ilacı satmaya çalışıyor. 

Firma ilaç hakkındaki şüpheli işlemleri bildiği için alımı yapmıyor, durumu İsviçre İlaç Denetleme Kurumu SWISSMEDIC’e bildiriyor.

30 Kasım 2018’de ise yine Türkiye’de faaliyette olan ELITE Ecza Deposu adlı firma İsviçre’deki FARMA MONDO adlı firmaya altı kutu sahte ilacı satıyor. 

İsviçre’deki firma satın aldığı ilacın bir kutusunu Arjantin’e satıyor. İlaç hakkında şikâyet oluşunca ürünü geri çağırıyor. Bunun üzerine SWISSMEDIC ilaçlara el koyuyor ve analizini yapıyor.

İşte her şey burada anlaşılıyor...


DEDEKTİF GİBİ ÇALIŞTI

SWISSMEDIC yaptığı analizinde ilacın etken maddesi PONATINIB içermesi gerekirken sadece PARASETAMOL içerdiğini tespit ediyor.

Yani kanserle mücadelede kullanılan direnç artırıcı ilaç aslında basit bir ağrı kesici çıkıyor.

TAKEDA durumu Türk yetkili makamlarına bildiriyor. Ayrıca SWISSMEDIC, 10 Ocak 2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nı da bilgilendiriyor. Tüm bilgi ve belgeleri de bakanlığa ulaştırıyor.

SWISSMEDIC aynı zamanda durumu WHO-Dünya Sağlık Örgütü’ne de bildiriyor. Dünya Sağlık Örgütü sahte ilaç raporunu 31 Ocak 2019 tarihinde tüm üye ülkelere bildiriyor ve ürün hakkında “acil global uyarı” yayımlıyor.

Dünya Sağlık Örgütü uyarı yazısı yazdı. 

TAKEDA dedektif gibi çalışıyor. 

Türkiye’deki bu ilacı pazarlayan ve satan firmaların peşine düşüyor. Aynı firma, Tekiner Ecza Deposu adlı firmadan bahse konu ilacı alıyor. Kendisi de ilacı analiz ediyor ve sonuç SAHTE! 

Bu ürünü satan 10 firma tespit ediyorlar. Durumu SGK ile görüşüyor. SGK’nin sahte ilaçları RAD/SBA adlı ecza deposundan, onların da “Filamex” isimli bir İngiliz firmasından aldığı bilgisine ulaşıyorlar. Ancak bu bilgiyi güvenilir bulmuyor.

İlaç firması, firma sahiplerini ve adreslerini de araştırıyor. RAD ECZA Deposu’nun sahibinin Metin Güzel,
Sanera İlaç’ın sahibinin Barış Çetiner, şubeleri SBA’nın da Metin Güzel tarafından temsil edildiğini tespit ediyorlar.

Barış Çetiner 2011-2014 yıllarında “Ozay Ecza Deposu”nda çalışmış. Ozay Ecza Deposu 2014’te ABD’de sahte AVASTIN/ALTUZAN davasında yargılanan ve sahipleri ABD’de ceza alan firma.

2016’da Ozay Ecza Deposu’nun yüzde 60 hissesini de Ukrayna vatandaşı Bronyslava Kmhıl adlı biri alıyor.

Çok isim olduğunun farkındayım. Ama hepsi işin göbeğinde duruyor. 

Sonuç olarak... 

Bahse konu firmalar, Ümraniye/Şerifali’de, aynı adresteler.


SGK 1.3 MİLYON AVRO ÖDEDİ

Bu olaylar yaşanırken bizim kurumlar ne yapıyor diye merak ediyorsunuz değil mi?

Anlatayım.

Firmanın birçok kez yaptığı uyarı ve resmi başvurularından sonra bakanlık tarafından müfettiş görevlendiriliyor.

Yetkilendirilen müfettiş SGK’ye yazı yazarak sahte ilaçların temin edilip edilmediğini, temin edildiyse firma bilgilerini ve belgelerini istiyor. Ayrıca ilaç hakkındaki analizleri, orijinal ilaç ve sahte ilaçlardan numune de istiyor. Bu yazışmalar ve cevaplar 2019 Şubat ayına kadar sürüyor.

İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü 1 Şubat 2019’da müfettişlere cevap veriyor. Sahte diye nitelendirilen “25A19E09” ve “PR072875” parti no.lu ilaçları İlaç Denetim Dairesi Başkanlığı Analiz ve Kontrol Laboratuvarı’na teslim ettiğini bildiriyor.

11 Şubat 2019’da analiz yapılıyor. “İlaçlar sahte değil” raporu veriliyor.

Müfettişler analizlerin tamamlandığını ancak konuyla ilgili incelemenin devam ettiğini 15 Şubat 2019 tarihinde haber veriyor. 

İlaçların soruşturma bitene kadar hastalara dağıtılmaması talimatı veriliyor.

TAKEDA İlaç ise bu sefer savcılığa ve Emniyet’e suç duyurusunda bulunuyor.

SGK aldığı ilaç hakkında bilgileri müfettişlere ulaştırıyor. Fakat bir şey eksik... Müfettişlerin ısrarla istediği tedarikçi firma bilgilerinin verilmediği ortaya çıkıyor.

Günler bir bir geçiyor.

SGK İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü, müfettişlerin istediği belgeleri 22 Şubat 2019 tarihinde, ilacı satın aldığı SBA Pharma adlı firmadan talep etmiş. 8 Mart’ta da müdürlüğe ulaşan belgeleri müfettişlere ulaştırmışlar.

Yanisi şu... SBA’dan kanser tedavisinde kullanılan ilaç alınırken mevzuata aykırı şekilde, alınması gereken hiçbir belge alınmamış, istenilmemiş.

Müfettişler Kıbrıs’ta kurulu olan SBA Pharma adlı firmadan “25A19E019” ve “PR072875” parti numaralı ICLUSIG isimli ilaçların temin edildiğini, ilaçların kaynağı olarak da Kazakistan’da bulunan “KAZUNIONPHARM COM LTD” adlı firmanın gösterildiğini tespit etmiş.

Bu firma da Türkiye’de RAD Ecza Deposu tarafından temsil ediliyor. Yetkili olarak Barış Çetiner gözüküyor. Evrakların incelenmesinde SBA Pharma adlı firmanın SGK’ye ilaçları sattığı ve yetkilinin Onur Tokel gözüktüğünü tespit etmişler.

Peki... SGK, SBA Pharma ve RAD Ecza Deposu adlı firmalardan evrak ve belge görmeden ne kadar sahte ilaç almış dersiniz? 

15 Mg olandan 120 kutu, 45 Mg olandan 160 kutu. Peki ne kadar bedel ödemiş? 1 milyon 312 bin 500 Avro. Yani güncel kur ile 26 milyon Türk Lirası. Bu sadece iki ay içerisinde alınan ilaç bedeli.

Nasıl aynı isimler etrafında hep dönüyoruz. Kurulu düzen diye kastettiğim işte bu.

Devam edelim...

Bir de bunun TEB yani Türk Eczacılar Birliği kısmı var. TEB aynı firmalara 45 mg için 12 kez, 15 mg için kez beş sipariş vermiş ve toplamda 62 kutu ilaç almış. Karşılığında da 508 bin 200 Avro ödemiş.

Bahse konu Kazakistan firmasını araştırdım. Şirket faal bir firma değil. Üç kurucusu var. Jumanaliyev Talgat Orazbekoviç, Petrenko Roman Aleksandroviç ve Nurgaliev Nurlan Yermekbaeviç. Nurlan adlı kişi yetkili.

Emniyet Genel Müdürlüğü 27 Şubat 2019 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na yazı yazıyor. Kendilerine iletilen dilekçeye istinaden savcılık-kolluk görüşme tutanaklarını sunuyor ve dilekçede yer alan hususlar ile ilgili inceleme yapılması neticesinde düzenlenecek raporun iletilmesini istiyor.

TAKEDA firması ise analizler yapılmış olmasına rağmen ilaçların sahte olduğu ile ilgili ısrarını sürdürüyor ve sahte ilaçları satan başka firmaları da tespit ettiğini resmi yazı ile bildiriyordu. 

Bu firmaların exporters.sg Facebook ve Linkedin gibi internet platformlarından bu ilaçları sattığını belgeleri ile ilgililere iletiyordu.

Müfettişler Mayıs 2019 tarihinde TAKEDA adlı firmadan iki orijinal numune istiyor firma teslim ediyor. Müfettişler, İbni Sina’ya 30 Mayıs 2019 tarihinde yazıyı yazıyor ve “Merkezin deposunda mahfuz bulunan ilaçlardan birer kutu numunenin analiz edilmek maksadıyla müfettişliğe teslim edilmesini” istiyor.

İstiyor ama dinleyen kim?

Yazının üzerinden 60 gün geçmesine rağmen SGK olumlu veya olumsuz cevap vermiyor. Bunun üzerine 2019 yılı başında konu ile ilgili ayrıca tahkikat yürüten Ankara Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçiliyor ve sözlü bilgi veriliyor. Bunun üzerine Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nden polisler İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü’ne gidip ilacı alıyorlar.

Düşünün değerli okurlar. Çürüme işte tam da budur.

Müfettişler tutanak ile alınan ilaç numunelerini hem donanımı hem de bilgi birikimi açısından köklü olan Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Laboratuvarı’na 5 Eylül 2019 tarihinde gönderiyor. 

Üniversite altı gün sonra analiz sonucunu açıklıyor. Yapılan analizde ilaçların Ponatinib isimli etken maddeyi hiç içermediği, sadece parasetamol içerdiği tespit ediliyor.

Yani TAKEDA adlı firmanın ve İsviçre Denetleme Kurumu’nun analiz sonuçları ile aynı çıkıyor: İlaç sahte.

O zaman bu durumda ilk analiz raporunun sahte olduğu durumu ortaya çıkıyor.

Müfettişler hemen “İlaçlar sahte değil” raporu düzenleyen kişiler hakkında açıklama istiyor. Bu konuda üç kişinin ifadesi alınıyor ve ifadeler birebir aynı.


İNSAN SAĞLIĞIYLA OYNADILAR

Bu süreç yaşanırken SABİM’e bu sefer bir başvuru geliyor. Adana’da Bülent Dokuyucu adlı bir yurttaş annesi Asiye Dokuyucu’nun lösemi hastası olduğunu, kullanması gereken ilaçları için Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başvurduklarını, form doldurduklarını, bir hafta sonra İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nden ilaçların geldiğini, ilaçları kullanmaya başladıklarını ve yaklaşık 10-15 gün sonra annesinde oluşan halsizlik şikâyeti ile hastaneye gittiklerini, burada yapılan incelemeden sonra yurtdışından temin edilen ve annesinin kullandığı ilaçlardan birinin sahte olduğunu öğrendiklerini, bu nedenle konunun incelenmesinin istenildiğini söylüyor.

Raporlarda Asiye Dokuyucu’nun da sahte ilacı kullandığı belirtildi. 

Ne yazık ki yurttaşlarına ilaç temin etmekle görevli kurumlar ilaç çetelerinden sahte ilaçlar almış. Kamu büyük zarara uğramış ve insan sağlığı ile oynanmış.

Sahte ilaçlar, sahte analiz raporları, olayı kapatmaya çalışan kurum yetkilileri... Tüm süreç müfettiş raporu ile savcılığa 17 Ekim 2019 tarihinde teslim edildi.

Sonrasında birden soruşturmanın üzerine sis bulutları çöktü. Dava açıldı mı, takipsizlik kararı verildi mi, yoksa dosya uykuya mı yatırıldı belli değil. 

Sürecin devamını takip, yurttaşların hakkını aramaya devam edeceğim...

Yazarın Son Yazıları

Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025
Sahte Sayıştay denetçisi!

Haber böyle. Kimdir bu kişi diye araştırdığınızda ise muhteşem bir katalog ve fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Bu kişi gerçekten Sayıştay amblemi bulunan bir araçla gelmiş.

Devamını Oku
23.09.2025
Futbola da soruşturma başlatıldı

Bugün sizlere iki durumdan bahsedeceğim...

Devamını Oku
20.09.2025
Bu kadar öğrenci ve öğretmen ne olacak

“Bu firma sigara ihracatı yapıyor gibi gözüküyordu. Dolayısıyla ürettiği sigarayı ihraç ediyordu ancak sigaralar ya tekrar getiriliyor ya da ihraç edilmiş gibi gösterilip iç piyasaya dağıtılıyordu. Yasal olarak elde ettikleri KDV iadesini de mahsup ediyorlardı. Mahsubu ise Awox isimli teknoloji şirketinin ithalat işlemlerinde ödenecek vergi tutarına kullanılıyordu.”

Devamını Oku
16.09.2025
Cevabını herkesin bildiği soru

Paraya ihtiyacınız oldu ve bankadan kredi almaya gittiniz.

Devamını Oku
13.09.2025
Çürümenin fotoğrafı

Türkiye son yıllarda büyük bir yıkım sürecinden geçiyor.

Devamını Oku
06.09.2025
Savcıları bile kandırmaya kalkıştılar

Dolandırıcılık dediğimiz şey genelde sıradan vatandaşın bir telefonla tuzağa düşmesiyle sınırlı kalır. Ama bu kez tablo bambaşka.

Devamını Oku
02.09.2025
Sahte kanser ilacı ürettiler: İstenen ceza şaşırttı!

Depo baskınında 2 milyar TL değerinde ilaç bulunurken sanıklar hakkında sadece bir yıldan beş yıla kadar hapis istenmesi şaşkınlık yarattı.

Devamını Oku
31.08.2025
'Berlin büyükelçiliği' dolandırıcılığı

İnsanlığın bir toplum olarak var olduğu dönemlerden bu yana aradığı iki şey var...

Devamını Oku
30.08.2025
Milyarlık yarım adaya 20 bin lira bedel

Daha önce yine bu köşeden, Hazine arazilerinin sahte evraklar ile işbirlikçi avukatlar aracılığıyla ele geçirildiğini yazmıştım. Bu dosyaları takip ediyorum ve çok ilginç gelişmeler var, yakında yazacağım.

Devamını Oku
26.08.2025
E-imza skandalı ve uyuşturucu ticareti

Bir önceki yazımda, devlet hastanesi ve özel hastanelerdeki doktorların çalınan e-imza tokenleri ile ilgili düzenlenen iddianameden bahsetmiştim.

Devamını Oku
23.08.2025
Ölü doktorla sahte reçete

Bakın bir çete, depremde ölmüş olan doktorların hesaplarıyla reçete düzenleyip uyuşturucu etkisi olan ilaçları satmış. Çetenin içerisinde eczacılar da var doktorlar da... Bakın 1301 reçete ve 585 bin kapsül yeşil reçeteli haptan bahsediyoruz. İddianamesine ulaştım.

Devamını Oku
19.08.2025
Bu açıklamalar AKP’deki hizipleşmeler içindi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, eski AKP MKYK Üyesi avukat Mücahit Birinci’ye yönelik açıklamaları gündeme damga vurdu.

Devamını Oku
16.08.2025
Türk öğrenciler yasal olmayan yollarla düzenlenmiş belgelerle fakültelere girdi: Sahte pasaport skandalı

Kasım 2024’te CİMER’e ulaşan ihbara göre yüzlerce Türk öğrenci sahte yabancı pasaportlarla üniversitelere özellikle de tıp ve hukuk fakültelerine kayıt yaptırdı.

Devamını Oku
11.08.2025
Diploma skandalında yeni perde

Türkiye, bir haftadır sahte diploma, sahte ehliyet ve sahte belgelerin ortaya çıkmasıyla sarsılıyor.

Devamını Oku
09.08.2025
Sahte diploma sistemi

Bu köşeyi takip eden okurlarım hatırlarlarsa sahte diplomalar, sertifikalar ve ehliyet çeteleri ile ilgili onlarca yazı yazdım. En son 28.09.2024 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleşen diploma skandalını yazmıştım.

Devamını Oku
05.08.2025
Neslim Güngen’i hatırlar mısınız

Dilan Polat’ı malum sektöre sokmasıyla bilinen fenomen Neslim Güngen’i hatırlayanlar vardır.

Devamını Oku
02.08.2025
Ormanlar yanarken uçaklar satılıyor

“Orman yangınları mevsiminde” her yıl yüreğimiz yanarken gökyüzüne umutla baktığımız yangın söndürme uçaklarının akıbeti, ne yazık ki ticari ve hukuki bir çıkmaza saplanmış durumda.

Devamını Oku
29.07.2025
Ölüm serbest, sorumluluk yasak

Bu ülkede insanlar ölüyor. Her gün, her ay, her yıl. Ve ölümlerin çoğu kader değil, ihmal.

Devamını Oku
26.07.2025
‘Zabıt kâtibi’ soruşturmaları kapattı

Bir adliye düşünün...

Devamını Oku
22.07.2025
Zeydan Karalar ve dosyadaki çelişkiler

Zeydan Karalar, güneşin yüz bin parçaya bölündüğü topraklarda doğmuş bir adamdır.

Devamını Oku
19.07.2025
‘Barış’ diye diye gelen tasfiye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beklenen “kritik” açıklamasını yaptı. “AK Parti, MHP ve DEM; biz, en azından üçlü olarak bu yola beraber yürümeye karar verdik.”

Devamını Oku
15.07.2025
Görgüsüzlükle kurulan saltanat

Dilan Polat davasının bir duruşması daha geride kaldı.

Devamını Oku
12.07.2025
Kim bu Aziz İhsan Aktaş?

Son dönemlerde sıkça duyuyoruz bu ismi. Savcılık iddiasına göre bu kişi suç örgütü lideriymiş. Suç örgütü lideri olarak gözaltına alınıp tutuklandı. Tutuklandıktan sonra şirketleri için konkordato istedi ancak kabul edilmedi. Sonra etkin pişmanlıktan yararlandı ve rüşvet verdiği isimleri açıkladı. Tam da bu esnada tesadüf konkordato talebi kabul edildi! Beyanlarıyla seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar gözaltına alındı, tutuklandı. Belediye yönetimleri el değiştirdi.

Devamını Oku
08.07.2025
Yangınların çaresi kamulaştırma

Ormanlarımız, yüreğimiz, ciğerimiz yanıyor. Hatay, Manisa, Antalya ve İzmir...

Devamını Oku
05.07.2025
Kolay para yok!

Hesabını kiraya vermek, özgürlüğünü ipotek etmektir. Yasadışı bahis ve kumar, bu ülkenin en derin yaralarından biri. Uyuşturucu kadar tehlikeli, hatta ondan daha yaygın bir bataklık.

Devamını Oku
01.07.2025
Ne zaman adam oluruz

Fatih Altaylı... Tutuklama furyasının son mağduru da o oldu. Herkes biliyor ki uzun zamandır tutuklamak için bahane arıyorlardı ve tutuklandı.

Devamını Oku
28.06.2025
2.5 milyar TL’lik vurgun

Bugün sizlere çok çarpıcı bir dosyadan bahsedeceğim. 2 kişinin mağdur, 46 kişinin şüpheli olduğu bir iddianame var elimde. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu hazırlamış. Teknik ve delil anlamında gayet iyi hazırlanmış bir iddianame. Emniyet güçleri de işlerini şahane yapmış.

Devamını Oku
24.06.2025
Umay Nine Ağacı

Yine geldik, toprağın sesini duymayanların, bu ülkeyi tanımayanların çıkardığı bir yasaya.

Devamını Oku
21.06.2025
Yazık bu ülkenin emekçilerine

Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Bunu yaşayarak, okuyarak, dinleyerek, görerek her gün yeniden ve yeniden anlıyorum. Sadece hukuki zorluktan bahsetmiyorum. Türk halkı büyük bir ekonomik sınav veriyor. Zengin olmak için değil, adeta hayatta kalmak için savaşıyor. Gelin anlatayım...

Devamını Oku
17.06.2025
Ferdi Zeyrek ile kazadan iki gün önce konuştum

Ferdi Zeyrek... Eski belediye başkanına yaklaşık yüzde 30 oy fark atarak “75 yıl sonra Manisa’yı CHP’ye kazandıran” başkan.

Devamını Oku
14.06.2025
Ümit Özdağ sanık sandalyesinde

Yarın İstanbul Silivri’de sadece bir siyasetçi değil, bir fikir yargılanacak.

Devamını Oku
10.06.2025
Bu hukuk mu, hesaplaşma mı karar verin

Türkiye, son yıllarda en garip hukuk süreçlerinden birine daha tanıklık ediyor...

Devamını Oku
07.06.2025
AKP’li belediyelerdeki ihaleler neden araştırılmıyor

Gün geçmiyor ki sabah uyandığımızda şafak operasyonları yapılmamış olsun...

Devamını Oku
03.06.2025
Ankara Adliyesi’nde neler oluyor

Uzun zamandır insanlar güven bunalımı yaşıyor. Özellikle de yargıya kimse güvenemiyor.

Devamını Oku
31.05.2025
Kalbi alınan İngiliz kadına ne oldu

Önceki yazımda, Beth Martin isimli İngiliz vatandaşının ülkemize geldikten sonra hayatını kaybettiğini ve sonrasında İngiltere’ye götürülmesinin ardından başlayan tartışmaları yazmıştım.

Devamını Oku
27.05.2025
İngiliz turistin kalbi nerede

Bugün size rahatsız edici bir olayı anlatacağım. Belki yazım yayımlanana kadar Türkiye’nin gündemine oturacak fakat ben bu satırları yazdığımda henüz pek gündem olmuş değildi.

Devamını Oku
24.05.2025
Sinyaliniz varsa suçlusunuz!

İnsan dönüp bakıyor da... Ne hale geldik, diyor.

Devamını Oku
20.05.2025