Dini eğitim bakanı

Dini eğitim bakanı

21.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Belki de hata bendedir. Hangi nedenle olduğunu da açıklayamıyorum. Ama kişilerle kamu otoriteleri arasındaki ihtilafları çözen Danıştay’dan çağdaş Türkiye özlemleriyle uyumlu bir karar -daha doğrusu ara karar- çıkması beni çok sevindirdi. Konu dünkü Cumhuriyet’in manşetindeydi:

“Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın gerici müfredatı nasıl hazırladığını sordu” üst başlığından sonra “Perde kalkacak” deniyordu.

Haber ilginçti çünkü Türkiye’yi çağdaşlaştıran “laiklik” ilkesine düşman bir kafaya teslim edilen Milli Eğitim Bakanlığı’nı “dini eğitim bakanlığına” çeviren, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” isimli gerici “öğretim izlencesi”nin çağdaş ve laik eğitim ilkelerine aykırı olduğunu ileri süren Laiklik Meclisi’nin Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açtığı “iptal” davasının Danıştay 8. Daire’de önemli bir aşamaya ulaştığını bildiriyordu.

Aytunç Ürkmez imzalı haberden aktarıyorum:

Anlaşılan 8. daire, “şeffaf olmaması nedeniyle tepki çeken hazırlık sürecinde bilimsel değerlendirme raporlarının, ihtiyaç analizlerinin vb. bilgi ve değerlendirmelerin” kendilerine gönderilmesini talep etmiş.

Bu önemlidir. Zira dini eğitim bakanı Yusuf Tekin, konunun kamuoyuna yansıdığı ilk tarihlerden itibaren, kendi deyimiyle “yeni müfredat” çalışmaları sırasında başta bilim insanları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin görüşlerinin alınacağını ifade etmişti.

Ama yeni “öğretim izlencesi”, geride kalan eğitim yılının başında ilkokul, ortaokul ve liselerin birinci sınıflarında uygulanmaya başlamıştı.

Dini eğitim bakanının tüm eğitim sistemini imam hatip okullarıyla eşitlemeyi amaçladığı bilindiği için hem bu uygulama hem de bu uygulamanın bir ön adımı olan ÇEDES (Çevreme duyarlıyım, değerlerime sahip çıkıyorum) projesi uygulamaya konmuştu. Çocuklara cami temizletme, sınıfa taklit tabut getirip çocuklara bir ölü ardından yapılacak şeyleri öğretme ve sınıflara Diyanet İşleri’nden görevlendirilmiş imam, vaiz, müezzin gibi diyanet personeli sokma ile hayata geçirilmeye başlanmıştı. 

Daha önce de yazdığımı anımsıyorum: Laik Cumhuriyetin karşısındaki en büyük ve somut tehlike, dini eğitim bakanı Yusuf Tekin ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tır. Birinin camileri siyasi bir amaca yönlendirmesi ile ötekinin okulları gericileştirme çabaları aynı hedefe yöneliktir.

İşin ilginç yanı her ikisi de yaptıklarını kendilerine hak olarak görmektedirler. Ama okullara temizlikçi temin etmeden ders yılına başlamış olmak, küçücük yavrulara okulda bir öğün bedava yemek vermemek, eğitim kalitesini yükseltememek, kalite ölçen uluslararası karşılaştırmalarda, eğitim düzeyimizin yüz kızartacak düzeyde bulunması, tüm bunların yanında öğretmenlerin yetersiz maaş yüzünden geçinemez hale gelmeleri, okullarda öğretmen ihyacı varken, diplomalı genç öğretmenlerin boş bekletilmeleri dini eğitim bakanı Yusuf Tekin için belli ki bir sorun teşkil etmemektedir.

Kendi laiklik anlayışını savunurken Erzurum’un ve Şırnak’ın en muhafazakâr kesimlerinde yaşayan yurttaşlarımızın laiklik anlayışını ölçüt alan ve kendisinin politikacı olmadığını unutup Rize’nin Güneysu ilçesinde yapılan AKP ilçe kongresine katılarak orada siyasi nutuk çeken Yusuf Tekin’den ne beklenebilir ki?

Yazarın Son Yazıları

Bir o kalmıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisi bu defa geçmişte yaptığı gezilere kıyasen çok daha büyük gürültüye yol açtı.

Devamını Oku
04.10.2025
Küstahlık...

Mesleki bir alışkanlık mıdır, yanlış bir göreneğin bir türlü terk edilememesi midir, bilmiyorum.

Devamını Oku
27.09.2025
Nihayet gitti...

O koltukta sekiz yıl oturdu ve gitti.

Devamını Oku
20.09.2025
Karışık kafalar

Çoğumuz gibi önceki gün benim de kafam karıştı.

Devamını Oku
13.09.2025
Bir CHP hikâyesi

Büyük Atatürk’e ve CHP’ye gönül vermiş hiç kimse önümüzdeki gibi bir karanlığı yaşayacağımızı düşünmemiştir.

Devamını Oku
06.09.2025
Cumhuriyetin iki düşmanı...

Bakanlığının yanılmıyorsam ilk ayı idi.

Devamını Oku
30.08.2025
Turp savaşı

Son mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan “turp savaşı”, en azından benim anımsayabildiğim 80 yıllık siyasi geçmişimiz boyunca hiç görmediğim boyutlara ulaştı.

Devamını Oku
16.08.2025
Yoğun bakımdayız...

Bir an, hafızanızdaki makarayı geri sarın.

Devamını Oku
09.08.2025
Diplomasi bu mu?

Kendisini güçlü hisseden devletlerin sesi hemen her zaman üst perdeden çıkar.

Devamını Oku
02.08.2025
Bir dosta vefa borcu...

Duygular bayatlamaz. Vefa duygusu da öyledir: Altan’ı kaybedeli bugün bir hafta doluyor.

Devamını Oku
26.07.2025
Neyimiz doğru ki!?

Adalet ve Kalkınma Partisi, kan kardeşinden daha yakın müttefiki olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteğiyle, uzun süredir TBMM’den geçirmek için verdiği öneriyi kabul edip yasalaştırdı.

Devamını Oku
19.07.2025
Ormanlar yanarken

Daha temmuzun ortasına bile ulaşamadık. Ama günlerdir kamuoyunu İzmir, Muğla, Antalya, Hatay, Aydın, Manisa, Sakarya’da çıkan orman yangınları işgal ediyor.

Devamını Oku
12.07.2025
Hem bağımlı hem taraflı...

Ebubekir Şahin Bey’in başında bulunduğu “RTÜK mezbahası” önceki gün yine giyotinini eline aldı ve kurbanlık koyun diye baktığı üç televizyon kanalına “Bu son! Bir kere daha canımızı sıkarsanız bu giyotin kellenize inecek” uyarısını yaptı.

Devamını Oku
28.06.2025
Biz kobay değiliz!

Gerçi hiçbir günün sabahı o günün akşamına uymayan bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
21.06.2025
Gözümüz aydın (!)

Artık sadece iç politikalarda değil, dış politikada da -biz değil, gelişmiş dünya- şeffaflık aşamasına gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
14.06.2025
Bunlar yalan mı?

Bir kısmını sevdiğim, takdir ettiğim, bazılarından hazzetmediğim 19 aydın birkaç gün önce ortak imzalarıyla kamuoyuna bir bildirge yayımladılar.

Devamını Oku
07.06.2025
Keşke sırf alay etseler...

Bağımsız bir anlayışla yayın yapan televizyon kanalları (onlar da üçü geçmiyor), akla mantığa yatmayan bir durumla karşılaşınca, siyasi iktidarı göstererek “Aklımızla alay ediyorlar” diyorlar ya..

Devamını Oku
31.05.2025
Anayasa demişken

Macaristan dönüşü Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere, müjde mi vermek istedi, yoksa onların hep birlikte ayağa kalkıp “Hayır sayın cumhurbaşkanım! Bizi bırakıp da gidemezsiniz!” diye feryat etmelerine mi tanık olmak istedi, bilemiyoruz.

Devamını Oku
23.05.2025
PKK’nin palavraları

Ne tuhaf günlerden geçiyoruz farkında mısınız?

Devamını Oku
17.05.2025
Özgürlük engellenemez

Özgürlük engellenemez

Devamını Oku
10.05.2025
Nereden nereye?

Nereden nereye?

Devamını Oku
03.05.2025
İdrak olmayınca...

İdrak olmayınca...

Devamını Oku
26.04.2025
Böyle başa böyle tıraş

Böyle başa böyle tıraş

Devamını Oku
19.04.2025
İyi ki yanılmışım

İyi ki yanılmışım

Devamını Oku
12.04.2025
RTÜK’ün mubassırlığı

RTÜK’ün mubassırlığı

Devamını Oku
05.04.2025
Nasıl biter?

Nasıl biter?

Devamını Oku
29.03.2025
Bir dost uyarısı...

Bir dost uyarısı...

Devamını Oku
22.03.2025
Kafam karışık

Kafam karışık

Devamını Oku
15.03.2025
Neden o kadar çok?

Neden o kadar çok?

Devamını Oku
08.03.2025
Açıklama geldi

Açıklama geldi

Devamını Oku
01.03.2025
Bir ‘yeni Türkiye’ hikâyesi...

Bir ‘yeni Türkiye’ hikâyesi...

Devamını Oku
22.02.2025
Y. Tunç nerede yaşıyor?

Y. Tunç nerede yaşıyor?

Devamını Oku
15.02.2025
Yine teğmenler...

Yine teğmenler...

Devamını Oku
08.02.2025
Ne geç ne de erken

Ne geç ne de erken

Devamını Oku
01.02.2025
Bunun neresi kader?

Bunun neresi kader?

Devamını Oku
25.01.2025
Teğmenler

Teğmenler

Devamını Oku
18.01.2025
Gazeteci bayramı

Gazeteci bayramı

Devamını Oku
11.01.2025
Hesabı açıkta yapalım

Hesabı açıkta yapalım

Devamını Oku
04.01.2025
Durumumuz bu!

Durumumuz bu!

Devamını Oku
28.12.2024
Dini eğitim bakanı

Dini eğitim bakanı

Devamını Oku
21.12.2024