Erdoğan’ın Değerlendirmesi Üzerine
Olayların Ardındaki Gerçek
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın Değerlendirmesi Üzerine

20.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

31 Mart yerel seçimlerinden sonra, Erdoğan ilk geniş değerlendirmesini 17 Nisan’daki AKP grup toplantısında yaptı.

Erdoğan konuşmasında dört ana nokta üzerinde durdu.

  • “Demokrasimizin bir sandık sınavından daha başarıyla çıkmasını sağladık” diyerek seçimlerin sakin geçtiğini belirtti.
  • Yerel iktidar, merkezi iktidar ayrımı yapmanın yanlış olduğuna işaret etti ve Türkiye’de tek bir iktidar vardır o da cumhurbaşkanı ve kabinesidir” dedi.
  • “Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez” dedi. Partiyi “eleştiri ve özeleştiri maskesi altında hırpalamaya” müsaade etmeyeceğini belirtti.
  • Seçimlere katılımın düşük olduğunu, AKP’li küskün seçmenin seçim sandığına gitmediğini belirterek Cumhur İttifakı’nın seçim kaybını da bu katılım düşüklüğüne bağladı.

Bu değerlendirmede, enflasyonun dar gelirli çoğunluk üzerindeki etkisine yeterli önem verilmemiştir. Oysa seçimlerde yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve emeklilerin durumu çok önemli rol oynamıştır. 31 Mart seçimlerinde yaklaşık 13 milyon seçmenin sandığa gitmediği anlaşılmaktadır. Erdoğan bu sayıya 3 milyon geçersiz oyları da ekleyerek sayının 16 milyona ulaştığını belirtti. Milli iradenin sandığa tam yansımadığını ileri sürdü. Erdoğan bu kitlenin AKP seçmeni olduğunu, eğer bu 16 milyonun sandığa gitseydi Cumhur İttifakı’nın kesinlikle sandıktan zaferle çıkacağı değerlendirmesini yapıyor.

Bu değerlendirme Türkiye’nin toplumsal hareketinden ve gerçeklerden uzaktır. Bir siyasal iktidar, seçim sonuçlarını iyi değerlendirmez ve gerçekdışı dayanaklarla seçim sonuçları hesabını kendi lehine olarak sonuçlandırırsa en büyük siyasal hatayı yapar.

Aslında Türkiye’nin en önemli bölgelerindeki büyük illeri kazanan CHP’nin başarısı “sandığa gitmeyen seçmen” ve “3 milyona yakın geçersiz oy” noktalarına indirgenip değersizleştirmeye çalışılıyor. AKP böylesine gerçeklerden uzak değerlendirmelerle, siyasal yönden büyük hata yapıyor.

31 Mart yerel seçimleri, Türk siyasal hayatında çok önemli bir dönüm noktasıdır. AKP siyasal iktidarı yıpranma noktasına gelmiştir. Milletin sandığa gidişini ya da gitmeyişini titizlikle ve nesnel ölçülerle değerlendirmek gerekir. Siyasetçi, seçimlerde ortaya çıkan milli iradeyi küçümser ve gerçeklerden uzaklaşırsa daha büyük seçim yenilgilerine olanak hazırlıyor demektir.

Yazarın Son Yazıları

Karar ve genel analiz

Aylardır üzerinde çok şey konuşulan Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı belli oldu. Asliye mahkemesi, CHP davasını 24 Ekim tarihine erteledi.

Devamını Oku
16.09.2025
Son hukuksal mücadelenin analizi

19 Mart’ta İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutuklanması CHP’ye karşı açılan savaşın bir dönüm noktasıydı.

Devamını Oku
07.09.2025
CHP halktan koparılmak isteniyor

AKP bugünkü karmaşık siyasal ortamda CHP’nin kendi içine dönmesini ve halk kitleleriyle temasının kesilmesini, Ankara’ya dönmesini, Anadolu’yla ve halkla ilişkilerini kesmesini istiyor.

Devamını Oku
03.09.2025
Çerçioğlu olayı ve CHP

İki kez milletvekilliği, dört dönem Aydın Büyükşehir Belediye başkanlığı yapan Özlem Çerçioğlu, CHP etiketiyle 25 yılı bulan siyasal yaşamında 180 derecelik bir yön değişikliği yaparak geçen hafta AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
18.08.2025
Devlet Sisteminde Çöküş

Türkiye’de çetelerin hemen her alanda faaliyet gösterdiği biliniyor. Son yıllarda çetelerin ekonomik alanları aşarak her türlü diploma, üniversite ve ehliyet yolsuzluğuna girdiği de ortaya çıktı.

Devamını Oku
12.08.2025
Komisyon ve CHP

Devlet Bahçeli’nin Meclis’te DEM Parti grubuna yakınlaşması ile başlayan süreç geçen hafta partilerin komisyona gönderecekleri milletvekillerinin belli olması ile son noktaya ulaştı. Ancak çözülmemiş birçok konu ortada duruyor.

Devamını Oku
04.08.2025