‘Can Atalay’ın serbestliği benim şahsi meselemdir’
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Can Atalay’ın serbestliği benim şahsi meselemdir’

14.11.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu kadar basittir olay. Gezi’dir konu. Ve “Nasıl olur da birkaç ağaç kesilmesi, ve Gezi Parkı’nda yapacağımız bir Osmanlı yapısına baldırı çıplak birkaç kişinin başlattığı protesto bir yangın gibi yayılır ve Türkiye çapında bana bir isyana dönüşür”...

Bütün mesele, kabul edilemez olan budur. Bunun intikamı gerek. İlk mahkemede ne bir delil ne bir suç vardır ve normal mahkeme beraat verir. Nasıl olabilir bu? Derhal iktidarın adamlarından yeni bir heyet kurulur ülke çapındaki isyanın tüm ceremesini Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay, Tayfun Kahraman ve Mücella Yapıcı’nın çekmesi sağlanır. Tabii bu isyana bir de finansör gereklidir. Patron Osman Kavala!...

O hiç serbest kalamaz. Dört yılı aşkın haksız hukuksuz özgürlüğü sanki ebedi olarak hapishane demirlerine kelepçelenmiş... Mücella Hanım nasıl oldu da o parmaklıklardan dışarı sızdı, sorusunu kendisine sormuştur ama bir fire kabul edilebilirdir. Bunu mahkemenin nasıl bağımsız ve özgür olduğunun delili olarak da kullanılabilir.

Gelelim Can Atalay’a!

Gezi’nin ağır suçlularından biri olan Atalay’ı demir parmaklıklardan kurtarmak için “şahsi mesele”ye bir kumpas kurulur: Milletvekili gösterilir, seçilir. Bu kurnazlığı Saray yer mi? “Şahsi melese” delinmek istenmektedir.

Meclis çoğunluğu nasılsa onlardadır. “Emir komuta” zinciri seçilmiş milletvekiline sahip çıkma iradesini göstermesi zaten beklenemez. Kişi hukuku yoktur, seçenin hukuku vardır. Anayasa Mahkemesi kılı kırk yarar ve daha önceki kararlarına uygun milletvekilinin hak gaspına uğradığını saptar. Sonuç Atalay’ın milletvekili hakkının iadesi ve serbest bırakılması kararıdır. Kararın hemen Resmi Gazete’de yayımlanıp Atalay’ın serbest bırakılması gerekirken...

“Şahsi mesele” birden Anayasa Mahkemesi’nce delinmekle karşı karşıya kalmıştır.

Tabii ki “şahsi mesele”nin delinmesini önleyici barikatlar daha önce kurulmuştur.

Barikat çalışıyor...

Mahkeme bu beni değil Yargıtay’ı ilgilendirir, der. “Şahsi mesele” söz konusu olduğunda tabii ki akan sular durur ne Anayasa Mahkemesi ne de Anayasa takılır. Zaten daha önceki pratikte görülmüştür ki barikat mahkemeler Anayasa Mahkemesi de kim havasındalar.

Yargıtay da Anayasa Mahkemesi de nedir, ben ondan üstünüm, suç işlemektedir diyerek hem Anayasa Mahkemesi yargıçlarının yargılanmasını ister hem de Meclis’e meydan okur.

Yani bütün sorun, Anayasa Mahkemesi mi üstündür, yoksa “şahsi mesele” mi, kilidindedir.

En üstün yargı ve hukuk ne

Şüphesiz ki “şahsi mesele” en üstün tek yargıdır. Onun üstünde bir yargı olabileceği kimsenin aklına bile gelmemelidir.

Anayasa Mahkemesi bunu öğrenememiş midir?!

Geçerli olan hukuk değil, “şahsi mesele”dir.

Her şeye muktedir olan.

Hiyerarşinin en tepesinde ne varsa geçerli hukuktur...

Şimdi bundan ikinci bir yağ çıkarılıyor: Anayasa Mahkemesi gerekli midir?

Gördünüz mü, yargı birbirine giriyor, demek ki yeni anayasa gereklidir...

Yersen...

Yazarın Son Yazıları

Bir fotoğrafın düşündürdükleri: Kimse yanılsamaya kapılmasın

Meclis’in açılış resepsiyonunda cumhurbaşkanının iyi bir halkla ilişkiler girişimi ile siyasi parti liderlerini davet ederek verdiği gülücüklerle dolu toplu fotoğraf en önemli tartışma konusu oldu.

Devamını Oku
05.10.2025
Nobel Barış Ödülü merakı ile boşa koşan adam

Netahyahu-Trump’ın baş başa hazırladığı plan kime yarar...

Devamını Oku
02.10.2025
Büyük yoksullaşma ve çöküşün anatomisinden paylaşımlar

Ülkede hiç bu kadar büyük yoksul kitleler ve giderek daha az sayıda büyük zenginler yaratılmamıştı.

Devamını Oku
30.09.2025
ABD karşısında tarih boyunca hep kaybettik, çünkü...

Çok şey konuşuldu cumhurbaşkanının ABD ziyareti üzerine.

Devamını Oku
29.09.2025
Tunç’un bağımsız tarafsız yargısı Gökçeklere neden işlemiyor?

Haftada birkaç kez her ciddi karın ağrısı hukuk olayı ortaya çıktığında, “Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsız ve tarafsızdır...

Devamını Oku
28.09.2025
İptalciler mi daha hukuksuz, AKP yargısı mı... Ve yarı hiyerarşisine reddiye

Dün komik olaylar yaşandı.

Devamını Oku
25.09.2025
Kongre gri alanları ve operasyonel sözde muhalefeti bitirdi

Hukuku, yargıyı tamamen elinde tutan, yargıçları mahkemeleri atayan, farklı karar veren mahkemeleri dağıtan, dahası beğenmediği yargıçları üstelik rütbesini düşürerek sürgüne gönderen, AKP’li avukatları yargıç yaparak İstanbul’da CHP 38. kongresini iptal ettirerek üstelik onlara mutlak butlan (kongreyi yok sayma) kararı aldırmaya çalışan iktidar değil, sanki bizzat CHP’nin kendisi...

Devamını Oku
22.09.2025
Temiz bir iktidar hayal değil, bu ülke bunu çoktan hak etmiştir

Anlamakta zorluk çekiyorum.

Devamını Oku
21.09.2025
Devlet partisi belediyeleri tuzakla ele geçiriyor: İkinci aşama

İsmail (Saymaz) iyi slogan üretti: “Ya AKP rozeti takacaksın ya da kelepçe”.

Devamını Oku
18.09.2025
Bütün parasını ‘mutlak butlan’a yatıranlar kaybetti

Kayyum kararı olasılığı bende yüzde 50 idi. Saray’ın CHP’yi dağıtma kararlılığı burada yüksek rol oynuyordu.

Devamını Oku
16.09.2025
Kurultayda oy devşirme, yasa ve etik sorun üzerine

Dünkü yazımda kurultaylarda menfaat karşılığı delegenin oyunu almak konusunda yazdıklarımla ilgili eleştiriler aldım.

Devamını Oku
15.09.2025
Olağanüstü kurultaya onayı durdurmak mümkün mü?

Yarın gözler Ankara’daki mahkemenin vereceği kararda.

Devamını Oku
14.09.2025
‘Muhalefeti dönüştürme görevimizi de adım adım yerine...’

“Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken muhalefeti dönüştürme görevimizi de adım adım yerine getirmekten kaçınmayacağız.

Devamını Oku
09.09.2025
Büyük çöküşün anatomisi: Toplumsal yıkımın diğer boyutları (2)

2026’da ücretlinin alım gücü muhtemelen daha da eriyecek. Neden? Yıl sonu enflasyon, MB tahmini üst bandında, yüzde 29 gerçekleştiği takdirde, 6 aylık enflasyon yüzde 10.57 gerçekleşecek.

Devamını Oku
08.09.2025
CHP yeniden diriliyor ve alanlardaki yüksek enerjinin niteliği

Özgür Özel ve arkadaşları, aylardır iktidarın CHP’ye ve CHP’li belediyelere karşı elindeki hukuk enstrümanlarıyla yaptığı saldırılara karşı direnişin kalesi rolünde.

Devamını Oku
07.09.2025
Kural yok, hukuk devrildi. Kendi oyununu kurma zamanı

Ülkenin yönetim kuralları vardır. Bu kuralları anayasa ve yasalar belirler.

Devamını Oku
04.09.2025
Büyük çöküşün halka yansımaları: Derinleşen toplumsal yıkım

Dedik ki biraz daha geri gidersek 2017-2018’de başlayan 2020’den itibaren de giderek derinleşen büyük çöküşün millete, satın alma gücüne maliyeti, servet transferi ve yoksullaşma konusunda da her geçen ay arttığına ilişkin çok veri var.

Devamını Oku
02.09.2025
En az 250 milyar dolar kanatlandıysa... Bakın sonuçlarına...

Dünkü yazımda kur korumalı mevduat belasının veya muazzam servet transferinin Merkez Bankası kasasından 4 yıl içinde 60 milyar doları para babalarının ceplerine havalandırdığını ancak bunun kümülatif bir dizi başka milyarlarca doları hesap dışı tuttuğunu yazmış ve bunun hesabını kim yapacak ve kim verecek diye sormuştum.

Devamını Oku
01.09.2025
Aydınlatılmayı bekleyen büyük olay: 60 milyar mı yoksa 1 trilyon dolar mı kayıp...

Merkez Bankası açıkladı ya, kur korumalı mevduat ucubesinin veya halkın servetinin para babalarının cebine akıtılması sürecinin sona erdiğini...

Devamını Oku
31.08.2025
İktidar cepte keklik değil... Yeni şeyler, ‘bir şey yapmalı’!

Kulaklarımda Moğollar’ın şarkısı çınlıyor...

Devamını Oku
28.08.2025
‘AK Partililer yeni parti kuracak’

Komik bir başlık bugün için değil mi? Bugün hiçbir AKP’linin veya parti içindeki ekiplerden birinin böyle bir işe soyunacağını düşünmek şüphesiz abesle iştigal etmektir. İktidarı kaybetmeleri halinde böyle iddialar gündeme gelir mi, bilemem.

Devamını Oku
26.08.2025
15 Eylül'de ne olur: Karar mı, sürüncemede bırakmak mı?

15 Eylül, CHP’nin üzerinde Demokles’in kılıcının sallandığı tarih.

Devamını Oku
25.08.2025
Belediye devşirmeleri, deha ve Pirus zaferi

Saray, CHP’li belediyeleri soruşturma bahanesiyle kıskaca alırken buna paralel yerel seçimleri kazanan belediye başkanlarını ve belediye meclislerinde çoğunluğu devşirme politikasını devreye soktu ya, bu politika bazı Saray biatçılarınca büyük deha olarak isimlendirilmeye başlandı.

Devamını Oku
24.08.2025
MHP iktidara zarar verir mi, Bahçeli geri adım mı attı?

Bu konuda çok söylenti dolaşıyor...

Devamını Oku
21.08.2025
FETÖ'nün ruhu oralarda dolaşıyor

Düşünün geceyarısı hapishaneye adeta baskın yapıyorlar.

Devamını Oku
19.08.2025
Komisyon uyduruk mu gerçek mi... Zulmü durdurur mu?

Adım adım ilerliyorlar. MHP’de bir Alevi raporu hazırlanıyormuş. Bahçeli de bir külliye yaptırıyor.

Devamını Oku
18.08.2025
Ekonomik olarak ülkeyi batırana bu teveccüh neden acaba?

Evet aslında sorulması gereken temel soru budur Aydın’dan Çerçioğlu AKP’ye iltica etti.

Devamını Oku
17.08.2025
Hayal kurmamak gerekir... CHP’ye notlar

İktidar savaşı, daha doğrusu otoriter bir rejimin muhalefete karşı iktidarda kalma savaşı, normal bir demokratik sürecin parçası olmadığı ve iktidarı bırakmaya direndiği için çok sert geçer.

Devamını Oku
14.08.2025
Tıp/sağlık ve hukuk ülkenin belkemiğidir ama...

Bu üç konu da ülkenin en önemli alanlarıdır ve bir ülke veya devletin fil ayaklarını oluşturur. Devlet bu üç konuda da toplumu yüksek nitelikli yapmakla görevlidir, devletin varlık konusundan bahsediyoruz.

Devamını Oku
11.08.2025
Hukuk programında 4 bin kısıtlama ve özelleştirmeye teşvik...

Son üç yazım niteliksiz eğitim üzerineydi.

Devamını Oku
10.08.2025
Diplomaları kaldıralım, eşitlikçi toplum yaratalım...

Adam çırpınıyor, kısa sürede içinde hayatına 2’si doktora, 4’ü yüksek lisans (çoğu eşzamanlı), hukuk, biyomedikal artık Allah ne verdiyse sığdırmış.

Devamını Oku
07.08.2025
İktidar saydamlıkla değil otoriterlikle hedeflerine koşacak...

Önce bunları saptayalım: AKP’nin baş düşmanı CHP’dir. Tasfiye etmesi gereken partidir.

Devamını Oku
05.08.2025
Bilim üretemezsen köle olursun. Liyakatsizlik ve niteliksizlik ülkeyi bitiriyor

Dünyada tüm yenilikler, hemen her konuda tüm yeni bilgiler, tıp bilimi-tedavi-sağlık olsun, biyoloji olsun, fizik-evren olsun, Ay-Güneş artık hayalinize ne gelirse hepsi üniversitelerden araştırma enstitülerinden büyük laboratuvarlardan çıkmıştır.

Devamını Oku
04.08.2025
Akademinin yıkımı sadece bir sonuç... Çürümüşlüğün...

Murat (Ağırel), çetelerin isteyen herkese Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun olmuş gibi diploma ayarladıklarını yazdı.

Devamını Oku
03.08.2025
Diploma konusu ve ekranda gerçekleri çarpıtmak

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal gerekçelerini doğru bulduğunu söyleyen bir AKP ekranı yüzü ile karşılaştığım son bir programda söyledikleri bir trajediydi.

Devamını Oku
31.07.2025
Filistin: Ankara’nın kaçırdığı büyük fırsat

Araya orman yangınları zorunluluktan girdi, pazar günkü Filistin yazımın iki önemli noktası yarım kalmıştı.

Devamını Oku
29.07.2025
Bu yıl 3 bine yakın yangın... Neden? Bakışları değiştirelim...

Silopi’de 25 Temmuz günü ölçülen sıcaklık ilk kez 50.5 derece oldu. Bu ülkemiz için bir sıcaklık rekoru.

Devamını Oku
28.07.2025
Bu ne biçim dünya ki...

Hayır, hiçbir şey normal olamaz. Siyonist katiller, yiyeceklere hücum eden Filistinli erkek ve kadınları makineli ile tarıyor. Her gün...

Devamını Oku
27.07.2025
Üçü bir arada ve peş peşe: Ulus devletin önemi

İlki cumhurbaşkanından geldi, PKK’nin silah bırakma gösterisinden sonra yaptığı konuşmada. Türk-Kürt-Arap ittifakıdan bahsetti.

Devamını Oku
24.07.2025
Bir önemli ve simge müzeye ağıt

Yakında buldozerlerle dört bir yandan girerek bir hafta içinde tuzla buz ederler...

Devamını Oku
22.07.2025