Soçi’de Saray’a bir tuzak mı kuruldu?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Soçi’de Saray’a bir tuzak mı kuruldu?

13.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Suriye’de askeri işler çok çok tehlikeli bir aşamaya geldi... Cumhurbaşkanı askeri gücü ön plana alan açıklamalarıyla ve Suriye’ye sürekli askeri güç sevkıyatıyla adeta topyekûn bir savaşa hazırlandığımız imajı yaratıyor. Ortağı da Şam’a çığlıkları basıyor!

Şu giderek daha net ortaya çıktı ki Suriye’de (dahası Ortadoğu’da) onurlu ve emperyalist güçlerden arındırılmış bir işbirliği ve barışın bu iktidar döneminde yapılması adeta imkânsızlaştı. Düşman yaratmak ve işleri iyice çıkmaza sokmakla büyük bir ustalık gösteriyor iktidar. Ve sonuçta durmadan evlatlarımızı şehit ve kurban veriyoruz. Bu çıkmazdan kurtulmamız gerekir.

Niye Soçi’de evet dedi iktidar?

Türkiye ile Rusya arasında 16 Eylül’de imzalanan Soçi Mutabakatı’yla Türkiye iki önemli sorumluluk altına girdi.

1) İdlib eyaleti sınırlarından 15-25 km. kadar içeride silahlardan-teröristlerden arındırılmış bir (tampon) bölge kurulacak ve bu bölgede HTŞ çatısı altındaki örgütler ağır silahlarını teslim edecekler..

2) 2018 yılı sonuna kadar, İdlib bölgesinde terör örgütünün elinde olan ve Şam’ı Halep’e bağlayan  M-5 otoyolu ile Lazkiye-Halep arasındaki M-4 otoyolunun İdlib kısmında ulaşım özgür olacaktı. Yani buraları HTŞ’den arındırılacaktı.

3) Türkiye de 12 gözlem kulesi kurarak anlaşmanın uygulanmasını kontrol edecekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin bu anlaşmanın altına imza koydular.

Anlaşma uygulanamıyor

Fakat Ankara ilk iki maddeyi 2018 sonuna kadar hayat geçiremedi. Aradan koca bir yıl daha, 2019 da geçti. Söz konusu yerler hâlâ HTŞ denetiminde. HTŞ zaten bu anlaşmayı reddetmişti. Bu durumda Ankara’nın HTŞ’ye karşı zor kullanması veya onları tehditle ikna etmesi gerekiyordu.

Ankara bunu yapmayı gerekli veya politikasına uygun görmedi veya yapamayacağını gördü.

Sonuçta Ankara da, HTŞ de Şam ve Esat’a düşmandı!

Anlaşmadan sonra HTŞ hem Rus hem Suriye’ye karşı arada sırada saldırılarını sürdürdü. Suriye ve Rusya HTŞ’yi İdlib’e doğru sürmeye başladı.

Anlaşma 2008 sonunda çökmüştü

Çünkü koşulları yerine getirilmemiş ve çöpe dönüşmüştü.

Suriye ve Rusya’nın anlaşmada yer alan iki otoyolun serbestliğini sağlamaya ve HTŞ’yi temizlemeye yönelik yönelik harekâtı, iktidar açısından Soçi Mutabakatı’nı çökertirken Suriye ve Rusya açısından ise Soçi Mutabakatı’nın gereği yerine getiriliyordu. Cumhurbaşkanı’nın Soçi’de kurulan masaya saygı gösterilmesini istemesinin, yaşananlar karşısında bir anlamı bulunmuyor.

İmza koyarken ne düşündüler?..

Soçi Mutabakatı’na geri dönersek: Cumhurbaşkanı bu anlaşmaya imza koyarken yukarıdaki iki maddenin gereğini yerine getireceğine inanıyor muydu, yoksa “imzayı atalım, nasıl olsa biz bildiğimizi okur, İdlib’in dokunulmazlığını sağlar ve durumu de fakto sürekli hale getiririz. Nasıl olsa askeri kulelerimiz ve askeri gücümüz var bölgede,” diye mi düşündü. Pratiğe bakarsak, öyle gözüküyor!

Bu iki maddeyi uygulamayacaksan, İdlib’de Şam’ karşı bir özerk yapı oluşturmak niyetini her politik analist görür ve sezer.

Yerine getiremeyecekleri bir anlaşmaya imza koyarken, yukarıdaki düşünceye destek olarak şunu da düşünmüşler miydi:

‘Oldubitti’ye ret

“Ruslar ile alış verişteyiz, S-400’leri aldık (onları ne yapacağımız belli değil henüz!), Nükleer santralı verdik, NATO ve ABD’nin ateş püskürmesine rağmen böylesi bir askeri ve siyasi işbirliği anlaşmasına imza attık, ortık onlar da İdlib’de bizim yaratmak istediğimiz oldu bittiye rıza gösterirler...”

Pratiğe bakıldığında planın böyle kurulduğu gözüküyor.

Oysa, Şam ve Rusya için Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğü her şeyden daha önemliydi. Bundan taviz vereceklerini kim düşünmüşse, dış politikadan zerre haberdar değil demektir.

Ayrıca bizim her açıdan, ekonomik olarak da Rusya’ya muhtaç olduğumuzu hesap edemeyecek kadar...

ABD hesabı

Geldiğimiz nokta kötüdür.

Suriye’ye binlerce asker tank ağır silah yığmak ve Suriye Ordusunu geldiği noktadan geri püskürtme hesapları büyük bir savaş demektir. Hele Amerika’nın şimdi bu savaşı kışkırtmak için Ankara’ya gelmesi, Türkiye’yi tamamen son derece bağımlı bir hala getirir.

Yapılacak tek şey, sınırımızın hemen önünde bir askeri tampon oluşturmak: Göçe ve teröristlerin ülkeye girmesine karşı.. Hiçbir “mülteci” içeri sokulmamalıdır.

Ülkemizin güvenliği ve bekası için..

Yazarın Son Yazıları

Bir fotoğrafın düşündürdükleri: Kimse yanılsamaya kapılmasın

Meclis’in açılış resepsiyonunda cumhurbaşkanının iyi bir halkla ilişkiler girişimi ile siyasi parti liderlerini davet ederek verdiği gülücüklerle dolu toplu fotoğraf en önemli tartışma konusu oldu.

Devamını Oku
05.10.2025
Nobel Barış Ödülü merakı ile boşa koşan adam

Netahyahu-Trump’ın baş başa hazırladığı plan kime yarar...

Devamını Oku
02.10.2025
Büyük yoksullaşma ve çöküşün anatomisinden paylaşımlar

Ülkede hiç bu kadar büyük yoksul kitleler ve giderek daha az sayıda büyük zenginler yaratılmamıştı.

Devamını Oku
30.09.2025
ABD karşısında tarih boyunca hep kaybettik, çünkü...

Çok şey konuşuldu cumhurbaşkanının ABD ziyareti üzerine.

Devamını Oku
29.09.2025
Tunç’un bağımsız tarafsız yargısı Gökçeklere neden işlemiyor?

Haftada birkaç kez her ciddi karın ağrısı hukuk olayı ortaya çıktığında, “Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsız ve tarafsızdır...

Devamını Oku
28.09.2025
İptalciler mi daha hukuksuz, AKP yargısı mı... Ve yarı hiyerarşisine reddiye

Dün komik olaylar yaşandı.

Devamını Oku
25.09.2025
Kongre gri alanları ve operasyonel sözde muhalefeti bitirdi

Hukuku, yargıyı tamamen elinde tutan, yargıçları mahkemeleri atayan, farklı karar veren mahkemeleri dağıtan, dahası beğenmediği yargıçları üstelik rütbesini düşürerek sürgüne gönderen, AKP’li avukatları yargıç yaparak İstanbul’da CHP 38. kongresini iptal ettirerek üstelik onlara mutlak butlan (kongreyi yok sayma) kararı aldırmaya çalışan iktidar değil, sanki bizzat CHP’nin kendisi...

Devamını Oku
22.09.2025
Temiz bir iktidar hayal değil, bu ülke bunu çoktan hak etmiştir

Anlamakta zorluk çekiyorum.

Devamını Oku
21.09.2025
Devlet partisi belediyeleri tuzakla ele geçiriyor: İkinci aşama

İsmail (Saymaz) iyi slogan üretti: “Ya AKP rozeti takacaksın ya da kelepçe”.

Devamını Oku
18.09.2025
Bütün parasını ‘mutlak butlan’a yatıranlar kaybetti

Kayyum kararı olasılığı bende yüzde 50 idi. Saray’ın CHP’yi dağıtma kararlılığı burada yüksek rol oynuyordu.

Devamını Oku
16.09.2025
Kurultayda oy devşirme, yasa ve etik sorun üzerine

Dünkü yazımda kurultaylarda menfaat karşılığı delegenin oyunu almak konusunda yazdıklarımla ilgili eleştiriler aldım.

Devamını Oku
15.09.2025
Olağanüstü kurultaya onayı durdurmak mümkün mü?

Yarın gözler Ankara’daki mahkemenin vereceği kararda.

Devamını Oku
14.09.2025
‘Muhalefeti dönüştürme görevimizi de adım adım yerine...’

“Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken muhalefeti dönüştürme görevimizi de adım adım yerine getirmekten kaçınmayacağız.

Devamını Oku
09.09.2025
Büyük çöküşün anatomisi: Toplumsal yıkımın diğer boyutları (2)

2026’da ücretlinin alım gücü muhtemelen daha da eriyecek. Neden? Yıl sonu enflasyon, MB tahmini üst bandında, yüzde 29 gerçekleştiği takdirde, 6 aylık enflasyon yüzde 10.57 gerçekleşecek.

Devamını Oku
08.09.2025
CHP yeniden diriliyor ve alanlardaki yüksek enerjinin niteliği

Özgür Özel ve arkadaşları, aylardır iktidarın CHP’ye ve CHP’li belediyelere karşı elindeki hukuk enstrümanlarıyla yaptığı saldırılara karşı direnişin kalesi rolünde.

Devamını Oku
07.09.2025
Kural yok, hukuk devrildi. Kendi oyununu kurma zamanı

Ülkenin yönetim kuralları vardır. Bu kuralları anayasa ve yasalar belirler.

Devamını Oku
04.09.2025
Büyük çöküşün halka yansımaları: Derinleşen toplumsal yıkım

Dedik ki biraz daha geri gidersek 2017-2018’de başlayan 2020’den itibaren de giderek derinleşen büyük çöküşün millete, satın alma gücüne maliyeti, servet transferi ve yoksullaşma konusunda da her geçen ay arttığına ilişkin çok veri var.

Devamını Oku
02.09.2025
En az 250 milyar dolar kanatlandıysa... Bakın sonuçlarına...

Dünkü yazımda kur korumalı mevduat belasının veya muazzam servet transferinin Merkez Bankası kasasından 4 yıl içinde 60 milyar doları para babalarının ceplerine havalandırdığını ancak bunun kümülatif bir dizi başka milyarlarca doları hesap dışı tuttuğunu yazmış ve bunun hesabını kim yapacak ve kim verecek diye sormuştum.

Devamını Oku
01.09.2025
Aydınlatılmayı bekleyen büyük olay: 60 milyar mı yoksa 1 trilyon dolar mı kayıp...

Merkez Bankası açıkladı ya, kur korumalı mevduat ucubesinin veya halkın servetinin para babalarının cebine akıtılması sürecinin sona erdiğini...

Devamını Oku
31.08.2025
İktidar cepte keklik değil... Yeni şeyler, ‘bir şey yapmalı’!

Kulaklarımda Moğollar’ın şarkısı çınlıyor...

Devamını Oku
28.08.2025
‘AK Partililer yeni parti kuracak’

Komik bir başlık bugün için değil mi? Bugün hiçbir AKP’linin veya parti içindeki ekiplerden birinin böyle bir işe soyunacağını düşünmek şüphesiz abesle iştigal etmektir. İktidarı kaybetmeleri halinde böyle iddialar gündeme gelir mi, bilemem.

Devamını Oku
26.08.2025
15 Eylül'de ne olur: Karar mı, sürüncemede bırakmak mı?

15 Eylül, CHP’nin üzerinde Demokles’in kılıcının sallandığı tarih.

Devamını Oku
25.08.2025
Belediye devşirmeleri, deha ve Pirus zaferi

Saray, CHP’li belediyeleri soruşturma bahanesiyle kıskaca alırken buna paralel yerel seçimleri kazanan belediye başkanlarını ve belediye meclislerinde çoğunluğu devşirme politikasını devreye soktu ya, bu politika bazı Saray biatçılarınca büyük deha olarak isimlendirilmeye başlandı.

Devamını Oku
24.08.2025
MHP iktidara zarar verir mi, Bahçeli geri adım mı attı?

Bu konuda çok söylenti dolaşıyor...

Devamını Oku
21.08.2025
FETÖ'nün ruhu oralarda dolaşıyor

Düşünün geceyarısı hapishaneye adeta baskın yapıyorlar.

Devamını Oku
19.08.2025
Komisyon uyduruk mu gerçek mi... Zulmü durdurur mu?

Adım adım ilerliyorlar. MHP’de bir Alevi raporu hazırlanıyormuş. Bahçeli de bir külliye yaptırıyor.

Devamını Oku
18.08.2025
Ekonomik olarak ülkeyi batırana bu teveccüh neden acaba?

Evet aslında sorulması gereken temel soru budur Aydın’dan Çerçioğlu AKP’ye iltica etti.

Devamını Oku
17.08.2025
Hayal kurmamak gerekir... CHP’ye notlar

İktidar savaşı, daha doğrusu otoriter bir rejimin muhalefete karşı iktidarda kalma savaşı, normal bir demokratik sürecin parçası olmadığı ve iktidarı bırakmaya direndiği için çok sert geçer.

Devamını Oku
14.08.2025
Tıp/sağlık ve hukuk ülkenin belkemiğidir ama...

Bu üç konu da ülkenin en önemli alanlarıdır ve bir ülke veya devletin fil ayaklarını oluşturur. Devlet bu üç konuda da toplumu yüksek nitelikli yapmakla görevlidir, devletin varlık konusundan bahsediyoruz.

Devamını Oku
11.08.2025
Hukuk programında 4 bin kısıtlama ve özelleştirmeye teşvik...

Son üç yazım niteliksiz eğitim üzerineydi.

Devamını Oku
10.08.2025
Diplomaları kaldıralım, eşitlikçi toplum yaratalım...

Adam çırpınıyor, kısa sürede içinde hayatına 2’si doktora, 4’ü yüksek lisans (çoğu eşzamanlı), hukuk, biyomedikal artık Allah ne verdiyse sığdırmış.

Devamını Oku
07.08.2025
İktidar saydamlıkla değil otoriterlikle hedeflerine koşacak...

Önce bunları saptayalım: AKP’nin baş düşmanı CHP’dir. Tasfiye etmesi gereken partidir.

Devamını Oku
05.08.2025
Bilim üretemezsen köle olursun. Liyakatsizlik ve niteliksizlik ülkeyi bitiriyor

Dünyada tüm yenilikler, hemen her konuda tüm yeni bilgiler, tıp bilimi-tedavi-sağlık olsun, biyoloji olsun, fizik-evren olsun, Ay-Güneş artık hayalinize ne gelirse hepsi üniversitelerden araştırma enstitülerinden büyük laboratuvarlardan çıkmıştır.

Devamını Oku
04.08.2025
Akademinin yıkımı sadece bir sonuç... Çürümüşlüğün...

Murat (Ağırel), çetelerin isteyen herkese Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun olmuş gibi diploma ayarladıklarını yazdı.

Devamını Oku
03.08.2025
Diploma konusu ve ekranda gerçekleri çarpıtmak

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal gerekçelerini doğru bulduğunu söyleyen bir AKP ekranı yüzü ile karşılaştığım son bir programda söyledikleri bir trajediydi.

Devamını Oku
31.07.2025
Filistin: Ankara’nın kaçırdığı büyük fırsat

Araya orman yangınları zorunluluktan girdi, pazar günkü Filistin yazımın iki önemli noktası yarım kalmıştı.

Devamını Oku
29.07.2025
Bu yıl 3 bine yakın yangın... Neden? Bakışları değiştirelim...

Silopi’de 25 Temmuz günü ölçülen sıcaklık ilk kez 50.5 derece oldu. Bu ülkemiz için bir sıcaklık rekoru.

Devamını Oku
28.07.2025
Bu ne biçim dünya ki...

Hayır, hiçbir şey normal olamaz. Siyonist katiller, yiyeceklere hücum eden Filistinli erkek ve kadınları makineli ile tarıyor. Her gün...

Devamını Oku
27.07.2025
Üçü bir arada ve peş peşe: Ulus devletin önemi

İlki cumhurbaşkanından geldi, PKK’nin silah bırakma gösterisinden sonra yaptığı konuşmada. Türk-Kürt-Arap ittifakıdan bahsetti.

Devamını Oku
24.07.2025
Bir önemli ve simge müzeye ağıt

Yakında buldozerlerle dört bir yandan girerek bir hafta içinde tuzla buz ederler...

Devamını Oku
22.07.2025