Çanakkale ruhu
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Çanakkale ruhu

25.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çanakkale’de konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: “Malazgirt’ten Çanakkale’ye Kürt ve Türk ittifakının geçmişteki ortak mücadelesine uygun bir süreç olmasını istiyoruz”, “Bir çözüm olacaksa Çanakkale ruhuna uygun bir çözüm olmalıdır, kapsayıcı olmalıdır” demiş.

Tarihsel açıdan olanlar doğru ama “ittifak” tanımlaması yanlış! İşin doğrusu:

[Malazgirt Muharebesi’ne Kürtlerin katıldığını belirten en eski kaynak olan Sıbt İbnü’l-Cevzi’nin “Mir’âtü’z-Zaman Fi Tarihi’l-Ayan” adlı eseri muharebeden yaklaşık 150 yıl sonra yazılmıştır. İbnü’d-Devâdâri ve Ahmed bin Mahmûd ise muharebeden çok sonra 16. yy’da yaşamış tarihçilerdir. Muharebenin yaşandığı dönemde yaşamış ve olaylara tanık olmuş hiçbir Romalı, Arap, Süryani veya Ermeni tarihçi Malazgirt Muharebesi’ne Kürtlerin katıldığından bahsetmemiştir. Bu sebeple birçok modern tarihçi, Selçuklu Devleti’ne bağlı ve haraç ödeyen Mervani Kürt emirliğinin savaşa mecburen asker göndermiş olabileceğini ancak Kürtlerin muharebeye ya hiç katılmadıklarını ya da katılmış olsalar dahi savaşın kaderine etki edemeyecek kadar az sayıda olduklarını belirtmiştir.1]

Diyelim ki Alpaslan yardımına koşan Kürt aşiretlerinin 50 bin (!) suvarisi sayesinde Malazgirt Savaşı’nı kazandı. Selçuklu Devleti’ni ortaklaşa mı kurdular? Oysa Alparslan’ın oğlu Sultan Melikşah, elinde bulunduğu ülkelerde idari taksimat yaparken Kürtlerin bulundukları bölgeye de Kürdistan adını vermişti. Daha sonra, Yavuz Sultan Selim zamanında İdrisi Bitlisi sayesinde Osmanlı İmpartatorluğu’nun vassalı oldular. Bay Bakırhan, Çanakkale Savaşı sırasında sanki bağımsız bir Kürt devleti varmış gibi konuşmakta. Her Osmanlı uyruğu gibi Kürtler de zorunlu olarak savaşa katıldılar. Sanki bir bağımsız devletleri varmış da Çanakkale’ye gönüllü katılmışlar gibi...

Çanakkale Savaşı’na katıldığın için böbürleniyorsun ama “ayrılık”, “özerklik” ve “federasyon” hallerinin simgesi olan “anadilde öğretim hakkı” istiyorsun! Cumhuriyet anayasasında kendine bir koltuk istiyorsun. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Allah aşkına biraz devletler hukuku okuyun! Benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü Açılım Masalı”nı (Tekin Yayınları, 2015) okuyun. Türkiye Cumhuriyeti, yaşadığımız ortamda, Kürtlere vatandaşlıktan fazla bir sıfat veremez. Şu günlerde çıkar yol arayan R.T. Erdoğan bile.

Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olup Cumhuriyetin kimlik ve pasaportuna sahip olan Kürt kardeşlerimiz lütfen beni bağışlasınlar, bu yazdıklarım, DEM Parti’nin eşbaşkanı olup bunun bilincinden yoksun Tuncer Bakırhan’la ilgilidir. Kendi üzerlerine alınmasınlar.

Avrupa Birliği’nin uluslararası hukuk niteliğine sahip “Türkiye için Katılım Ortaklığı” metnini bir kez daha her vatandaşın bilgisine sunacağım:

“Kültürel çeşitliliğin sağlanması ve kökenlerine bakılmaksızın bütün vatandaşların kültürel haklarının güvence altına alınması. Bu hakların kullanılmasını engelleyen her türlü yasal hüküm -eğitim alanındakiler de dahil olmak üzerekaldırılmalıdır.” (“Ensure cultural diversity and guarantee cultural rights for all citizens irrespective of their origin. Any legal provisions preventing the enjoyment of these rights should be abolished, including in field of education.”)

Ama Kürt kökenli Cumhuriyet vatandaşları “eşit vatandaşlık” haklarından yararlanıyorlar mı yararlanmıyorlar mı? Sorun burada! Tuncer Bakırhan bu konuda ne düşünüyor, bunu söylemeli. Bir eşitlik yoksa bunu ne Malazgirt ne de Çanakkale savaşlarına katılmış olmak ortadan kaldırabilir! Tarihte kimse kimseye borçlu değildir. Vatandaşlar arasında bugün eşitlik var mı, yok mu? Sorun bu!

Çanakkale Savaşı’na sadece Osmanlı uyruğu Kürtler katılmadı. Bunu başa kakmak ayıptır. Çanakkale Savaşı’na Arnavutlar, Lazlar, Ermeniler, Araplar, Boşnaklar, Pomaklar, Kıptiler, Süryaniler ve daha başkaları da katıldı. İster gönüllü, ister gönülsüz olsunlar, Osmanlı vatandaşı olarak katılmak zorundaydılar. “Çanakkale ruhu”nda payları vardır.

Bu nedenle “Malazgirt’ten Çanakkale’ye Kürt ve Türk ittifakı”ndan söz etmek, doğru bir tanım değil: Bir tarafta Osmanlı Devleti, öte tarafta önce vassal, sonra vatandaş olan Kürtler var. Bilmem anlatabildim mi? Anlaşılsa çok iyi olur!


1 Tarihin Arka Odası’nda “Malazgirt’te Kürtler var mıydı” tartışması 16 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. (Vikipedi)

Yazarın Son Yazıları

Gündelik hayat ve kuralları

Uzun süredir, gündelik hayatın türlüsüyle, sağlık işleriyle, bilgisayarımla, internetle, telefon santralcılarıyla, sekreterlerle başım hiç de hoş değil.

Devamını Oku
05.10.2025
Yürrü kerreste müdürü

Mersin’de, çocukluğumda, o zamanlar adı Bozkurt olan caddenin üzerindeki Büyük Çıkmaz Sokak’ta (artık çıkmaz değil) otururduk.

Devamını Oku
03.10.2025
Düşman bile yapmaz

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğal zenginlikleri ve tarihi mirasıyla dünya çapında ilgi gören Muğla’nın, rant uğruna tehdit altında olduğunu söyledi.

Devamını Oku
30.09.2025
Müslüman birey yoktur*

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle...

Devamını Oku
28.09.2025
Zırva tevil götürmez (2)

Zırvalıkla ilgili ilk yazıyı 29 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet gazetemizde yayımlamıştım.

Devamını Oku
26.09.2025
RTE ne yapmak istiyor?

Basından bir haber: “Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’deki sarayında toplandı. Saat 14.30 sıralarında başlayan ve iki saat süren toplantıda, PKK’nin sembolik silah bırakma töreni ve Meclis’te komisyon kurulması çalışmalarıyla devam eden süreç, orman yangınları ve Gazze gibi başlıklar görüşüldü. Toplantının ardından konuşan Erdoğan, CHP’ye seslenerek ‘Siyasette pek çok şeyin kazası olur ama süreci yokuşa sürmenin affı olmaz. Süreç, özellikle ana muhalefet partisi için geçmiş günahlarına kefaret olabilecek bulunmaz bir fırsattır’ dedi.”

Devamını Oku
23.09.2025