Hulusi Akar ve Allah korkusu
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Hulusi Akar ve Allah korkusu

04.10.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Eski Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Eğitimin amacı bilgi değildir; Allah korkusu ve kuldan utanmaktır” buyurmuş. Buyurmaz mı, buyurur. Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Başkanlığı yapmış adam!

Ben de İzmir’in Bornava’sında bulunan 57. Topçu Er Eğitim Tugayı’nda, gündelik “Tadat”ta, en kıdemli yedek teğmen olarak davudi sesimle komutanlara tekmil vermek için, “Elli Yedinci Tugaaayyy!” diye haykırdığım zaman beş binlik tugay “Rappp!” diye esas duruşa geçerdi. Öylesine kusursuz askerdim ki bundan etkilenen komutan tezkere bırakmamı bile tavsiye etmişti. Ben de hatırı kalmaması için “Bırakırsam Genelkurmay başkanı olabilir miyim?” diye sormuştum. Meğer ancak düz albay olabilirmişim...

Askerlik insanda alışkanlık yapıyor. Terhis olup Fransızca öğretmeni sıfatımla okula dönünce, iş değişti. Derse ilk girdiğim sınıfta bir gürültü bir şamata. Fransızca “Taisez-vous!!!” (Susun!) diye gürledim ama takan yok! Öğrenciler bir süre sonra kendi istekleriyle sustular. Ben de anlamam gerekeni anladım.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Eğitimin amacı bilgi değildir; Allah korkusu ve kuldan utanmaktır” sözlerini Genelkurmay başkanı olarak söyleseydi, yedek teğmen olarak susardım. Ama artık iş değişti, ikimiz de siviliz. Kendisine “Saçmalamayın Hulusi Bey, bilmediğiniz işlere karışmayın!” derim!

Eğitimin amacı bilgi vermek (edinmek) değilmiş, Allah korkusunu öğrenmek ve kuldan utanmakmış... Bu kadar saflık olur! Adam cinayet işleyip namaz kıldığını söylüyor. Bu eylemde, “Allah korkusu ile kuldan utanmak nerede paşam?!”

Kestirmeden Vikipedi’ye soruyorum. “Eğitimin amacı nedir?” Cevap: “Eğitimin genel amacı, yetişmekte olan çocukların ve gençlerin, topluma sağlıklı ve verimli bir biçimde uyum sağlamalarına yardım etmektir. Bu uyumun gerçekleştirilebilmesi için, bireylerin ilgi ve yetenekleri, eğitim yoluyla son sınırına kadar geliştirilir ve davranışları eğitimin amaçları doğrultusunda değiştirilir.”

Felsefi ağırlıklı bir başka yanıt da şöyle: “Eğitim, yeni yetişen kuşaklara kültür aktarımı ile kültürün genişletilmesini ve derinleşmesini amaçlar. Bütün bilgi alanına toplumun kültürü adı verilir. Ancak söz konusu bilgi alanı, deniz dibindeki inciler gibi ‘düşünülmüş ve söylenmiş en iyi şeyler’den oluşur. İnsan, eğitime ihtiyaç duyan tek varlıktır.”

Suyun sıfır derecede donması ve yüz derecede kaynaması ile bir üçgenin iç açılarının 180 derece olması gerçeğiyle ne ilişkisi var sözlerinizin? Su, 2 hidrojen ve 1 oksijenin bir araya gelmesiyle oluşuyormuş. Ancak genelde bu atomların 3’ü bir araya gelip de suyu oluşturmuyorlarmış, daha ziyade, daha kolay oluşabilen karbonmonoksit ile hidrojenin tepkimeye girmesiyle su oluşuyormuş. Bu da hidrojen ve oksijende yıldızların çekirdeklerinde, füzyon tepkimesiyle oluşuyormuş.

Seni gidi Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz su! Sakın sivil Hulusi Akar Bey, “Bu Allah’ın işi!” demesin. Kendisine muarızların cevabı hazır: “Üç din kitabında da dünyanın düz olduğu yazıyor, oysa yuvarlak!” diye çıkışırlarsa Hulusi Bey ne cevap verecek? Hulusi Bey, ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğrenimde öğrendiği bilimsel bilgi ile değil de “Allah korkusu ve kuldan utanma” öğrenerek general olmuş meğer.

Hulusi Bey! Bilimsel bilgi kişisel (bireysel) değil evrenseldir. Dinsel inanç ise bireysel olup evrensel değildir. İki kere iki dünyanın her yerinde 4 eder ama sizin inancınız, Rusya, Çin, Japonya ve Güney Amerika’da bireysel tercih olarak yaşamaktadır. Ahlak sahibi insan ne Allah’tan korkar ne de kuldan utanır. Sizinle birlikte saf tutan dolandırıcılar, vergi kaçakçıları, emek sömürücüleri, beşli ya da onlu çetelerin Allah’tan korkma ve kuldan utanma “stilleri”, söyler misiniz, nasıldır ve nedir acaba?

Siz kuşkusuz, R.T. Erdoğan’ın söyleyişiyle (telaffuzuyla), bir has Müslüüümannnsınız elbette! Dindaşlarınızın tamamının gerçekten Allah’tan korktuğuna, kuldan utandığına kefil olabilir misiniz?

Dünyada dinlerin dağılımı yüzde ve sayı olarak şöyleymiş: 2.2 milyar Hıristiyan (yüzde 32), 1.6 milyar Müslüman (yüzde 23), 1 milyar Hindu (yüzde 15), 500 milyon Budist (yüzde 7) ve 14 milyon Yahudi (yüzde 0.2). Bunlara ek olarak Afrika, Amerika, Asya ve Avustralya’da geleneksel dinlere inanan 400 milyon kişi (yüzde 6) varmış.

Sosyolog Ariela Keysar ve Juhem Navarro-Rivera’nın ateizm üzerine çok sayıda küresel araştırma incelemesine göre, dünya çapında 450 ila 500 milyon pozitif ateist ve agnostik varmış.

Sayın Hulusi Akar’a bir soru: Ülkemizdeki nüfusun binde kaçı ateist ya da agnostik acaba? Siz bu işlere kafa yormayın, aynasızların (polis demiyorum) dayak attığı grevdeki sendikalı işçilerle ilgilenin. O zaman, Allah’tan korkmaya ve kuldan utanmaya hakkınız olur! Ha bir de şu var: Hapishane nüfusunun yüzde kaçı inançlı, yüzde kaçı inançsız?

Yazarın Son Yazıları

Gündelik hayat ve kuralları

Uzun süredir, gündelik hayatın türlüsüyle, sağlık işleriyle, bilgisayarımla, internetle, telefon santralcılarıyla, sekreterlerle başım hiç de hoş değil.

Devamını Oku
05.10.2025
Yürrü kerreste müdürü

Mersin’de, çocukluğumda, o zamanlar adı Bozkurt olan caddenin üzerindeki Büyük Çıkmaz Sokak’ta (artık çıkmaz değil) otururduk.

Devamını Oku
03.10.2025
Düşman bile yapmaz

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğal zenginlikleri ve tarihi mirasıyla dünya çapında ilgi gören Muğla’nın, rant uğruna tehdit altında olduğunu söyledi.

Devamını Oku
30.09.2025
Müslüman birey yoktur*

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle...

Devamını Oku
28.09.2025
Zırva tevil götürmez (2)

Zırvalıkla ilgili ilk yazıyı 29 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet gazetemizde yayımlamıştım.

Devamını Oku
26.09.2025
RTE ne yapmak istiyor?

Basından bir haber: “Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’deki sarayında toplandı. Saat 14.30 sıralarında başlayan ve iki saat süren toplantıda, PKK’nin sembolik silah bırakma töreni ve Meclis’te komisyon kurulması çalışmalarıyla devam eden süreç, orman yangınları ve Gazze gibi başlıklar görüşüldü. Toplantının ardından konuşan Erdoğan, CHP’ye seslenerek ‘Siyasette pek çok şeyin kazası olur ama süreci yokuşa sürmenin affı olmaz. Süreç, özellikle ana muhalefet partisi için geçmiş günahlarına kefaret olabilecek bulunmaz bir fırsattır’ dedi.”

Devamını Oku
23.09.2025