Mahşer günleri
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Mahşer günleri

19.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazıyı yazmaya değerli ve genç yoldaşım Zülâl Kalkandelen’in 3 Eylül 2025 günlü Cumhuriyet’te yayımlanan “Ortadoğu kazanı fokurduyor” başlıklı yazınında yer alan Cengiz Çandar’la yapılan söyleşiden aktardığı şu bölümü okuyunca karar verdim: “Bölgedeki vatandaşların sorunlarına sınıf mücadelesi ve sermayenin emek sömürüsü açısından bakmayan ama yıllardır Öcalan’ın serbest kalması için kampanyalar düzenleyen HDP/DEM yöneticileri gibi meseleyi kişiselleştirip indirgeyen bir yaklaşım bu.”

Cengiz Çandar gazete yazarlığımda kim bilir kaç kez konu olmuştur yazılarıma. Benim gözümde bağlı eşeğin bile emanet edilmeyeceği bir adamdır. Zülâl Kalkandelen’in sözünü ettiği söyleşiyi okudum. Şu anda DEM milletvekili olan kişi (Cengiz Çandar) “Öcalan bir gün ‘umut hakkı’nı kullanarak hapisten çıkarılmalıdır. O zaman Türkiye’de Kürt sorununun gerçekten çözüldüğünü göreceğiz” diyor.

Buna göre demek ki Türkiye’nin Apo’dan başka bir sorunu yokmuş gibi. Ama daha önce Kürt sorununun çözümü için çeşitli yollar bulunduğunu da belirtmiş... Bunlar “Türkiye anayasasında değişiklik yapılması, anadilde eğitim hakkı, vatandaşlığın yeniden tanımlanması ve seçilmiş yöneticiler ile yerel yönetimlere kayyum atanmasının önlenmesi...” imiş.

Yerel yönetimlere kayyum atanması, atanmaması RTE iktidarının yetki ve sorumluluğunda olan bir şey. Ben karışmam. Ama Cengiz Çandar’ın öteki “cahilce” isteklerine karışırım.

Anayasada değişiklik yapılmasını istiyor ama bu değişikliğin ne(ler) olduğunu söylemiyor DEM milletvekili Cengiz Çandar. Söylemesi ve bizleri irşat etmesi ve çok değerli (!) fikirlerinden bizi yararlandırması gerekirdi. Nedense bunu yapmıyor. Belki de hasisliğinden...

“Kürt” sözcüğü, olgusu ya da kavramının anayasaya neden, niçin ve nasıl girmesini istiyor? Sözünü ettiği anayasa, adı Türkiye Cumhuriyeti olan devletin vatandaşları için kaleme alınmış ve TBMM tarafından onaylanmış bir metindir. Bu metne göre vatandaşlıkta etnisite, vatandaşlık bağlamında yer alan bir öğe değildir. Etnisitesine (Türk, Kürt, Laz, Roman, Çerkez, Pomak, Boşnak...) bakılmadan tamamı yasa bakımından Türktür. Anayasayada Kürtler de “üst kimlik” şemsiyesi altında Türktür. Pasaportlarında ve kimliklerinde, kendileri istemese de Türk oldukları yazar. Bu kimlik ve pasaport olmaksızın “var” olamazlar!

Örneğin Fransa yasalarına göre “Fransız (Fransa) vatandaşı kimdir” sorusunun yanıtı anayasalarında şöyle yazar: “Premièrement, un citoyen est une personne qui jouit des droits civils et politiques au sens de l’article 3 de la Constitution et qui contribue à l’exercice de la souveraineté nationale. Deuxièmement, un citoyen se définit par les droits et les devoirs auxquels il est soumis.”

“İlk olarak vatandaş anayasanın 3. maddesine göre vatandaşlık haklarına sahip olan ve ulusal egemenliğin uygulanmasına katkıda bulunan kişidir. İkinci olarak vatandaşlık kişinin bağlı olduğu haklar ve görevlerle tanımlanır.”

Bu tanımlamada “Fransız”ı çıkar yerine “Türk” yaz Türkiye vatandaşlığını da tanımlamış olursun.

Fransa’da da Türkiye’de de ve dünyanın bütün ülkelerinde birçok etnik kökenli vatandaş vardır ama bu etnik kökenler “devlet vatandaşlığı” tanımında yer lan “Türk ve Türklük” “üst kimlik”in içinde yer alır.

Cengiz Çandar TC anayasasının değiştirilmesini istemeden önce Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin anayasalarına bakması gerekirdi. Yukarıda yer alan Fransız vatandaşlığı tanımı benden armağan olsun. Ama bu işler tembellikle olmaz. TBMM üyeliğinden alınan maaşı hak etmek için kafayı kullanıp yoracaksın, özellikle TC anayasasını ezberleyeceksin.

Yazarın Son Yazıları

Gündelik hayat ve kuralları

Uzun süredir, gündelik hayatın türlüsüyle, sağlık işleriyle, bilgisayarımla, internetle, telefon santralcılarıyla, sekreterlerle başım hiç de hoş değil.

Devamını Oku
05.10.2025
Yürrü kerreste müdürü

Mersin’de, çocukluğumda, o zamanlar adı Bozkurt olan caddenin üzerindeki Büyük Çıkmaz Sokak’ta (artık çıkmaz değil) otururduk.

Devamını Oku
03.10.2025
Düşman bile yapmaz

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğal zenginlikleri ve tarihi mirasıyla dünya çapında ilgi gören Muğla’nın, rant uğruna tehdit altında olduğunu söyledi.

Devamını Oku
30.09.2025
Müslüman birey yoktur*

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle...

Devamını Oku
28.09.2025
Zırva tevil götürmez (2)

Zırvalıkla ilgili ilk yazıyı 29 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet gazetemizde yayımlamıştım.

Devamını Oku
26.09.2025
RTE ne yapmak istiyor?

Basından bir haber: “Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’deki sarayında toplandı. Saat 14.30 sıralarında başlayan ve iki saat süren toplantıda, PKK’nin sembolik silah bırakma töreni ve Meclis’te komisyon kurulması çalışmalarıyla devam eden süreç, orman yangınları ve Gazze gibi başlıklar görüşüldü. Toplantının ardından konuşan Erdoğan, CHP’ye seslenerek ‘Siyasette pek çok şeyin kazası olur ama süreci yokuşa sürmenin affı olmaz. Süreç, özellikle ana muhalefet partisi için geçmiş günahlarına kefaret olabilecek bulunmaz bir fırsattır’ dedi.”

Devamını Oku
23.09.2025