Üsküdar'a geçmek
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Üsküdar'a geçmek

07.03.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

İnatçı Keraban (Kéraban le Têtu), Fransız yazar Jules Verne’in kaleme aldığı, 1883 yılında yayımlanmış macera romanıdır.

Konusu II. Mahmut döneminde, Osmanlı sınırları içindeki topraklarda geçer. İstanbul, Trakya, Balkan kıyıları ile Anadolu’nun, Gürcistan, Ukrayna ve Rusya’nın Karadeniz sahilleri romanın geçtiği mekânlardır. Olaylar, çok inatçı ve eski kafalı İstanbullu bir tütün tüccarı olan Keraban Ağa’nın başından geçenler çevresinde oluşur.

Hollandalı tütün tüccarı Van Mitten ile uşağı Bruno bir ramazan günü İstanbul’a gelirler. Herkes oruçlu olduğu için İstanbul kenti, terk edilmiş bir şehir görüntüsündedir. Van Mitten ile Bruno, İstanbul’da dolaştıktan sonra Jan Van Mitten’in arkadaşı olan İstanbullu tüccar Keraban Ağa ile buluşurlar. Birlikte, ağanın Üsküdar’daki konağına akşam yemeğine gitmek üzere yola çıkarlar. Ancak tam da o gün boğazda karşıdan karşıya geçen tekneler için yeni vergi konmuştur. Keraban Ağa 10 paralık bu vergiyi ödememeye kararlıdır. Bunun için de Üsküdar’a Kırım ve Kafkasya üzerinden dolaşarak gitmeye karar verir. Van Mitten ile uşağı Bruno’yu da yanına alarak atlı araba ile bir ay sürecek bir Karadeniz yolculuğuna çıkar. Keraban Ağa, demiryolu gibi yeni ulaşım yollarını ve deniz tuttuğu için mecbur kalmadıkça denizyolunu kullanmayı reddetmektedir. Şaşırtıcı olaylarla geçen yolculuğun ardından İstanbul’a varılmasıyla roman son bulur.

Ekrem İmamoğlu’nu inatçılığı ve kararlılığı ile inatçı Keraban’a benzetiyorum. Ama İmamoğlu, tutucu Keraban’ın tersine çağının çağdaşı, geniş ufuklu bir siyasetçi. Konu Üsküdar’a geçmek ya burada durup R.T. Erdoğan’ı anımsamamız gerekiyor.

Anımsayalım: 20 Ocak 2017’de beşte üç oy sayısı 330’u aşarak 339 oy toplayan anayasa değişikliği teklifi Meclis’ten geçerek referandum kararı verildi. Ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), oylamalar sırasında gizli oy kullanılması gerekirken açık oy kullanılması gibi çeşitli usulsüzlükler yaşandığını ileri sürdü. Ama anayasa ve yasalara uymamak çoktan AKP için bir yöntem olmuştu.

Anımsayalım: Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan 2017 tarihinde anayasa referandumu sonuçları üzerine basın toplantısı düzenledi. Daha sonra Huber Köşkü önünde toplananlara seslendi.“Şimdi bazı televizyonlarda falan, aç tavuk kendini buğday ambarında sanarmış ya, bu neticeyi küçümsemeye gayret edenler var. Boşuna uğraşmayın, atı alan Üsküdar’ı geçti haberiniz yok” dedi ama bu aynı zamanda anlambilime göre bir yolsuzluk itirafıdır.

Ekrem İmamoğlu atı almadan, köprü üzerinden Üsküdar’a geçecek. Kendisini birkaç kez İstanbul’da yenen İmamoğlu şimdi cumhurbaşkanı adayı. Yedi canlı sanki: Vuruyorsun vuruyorsun, bana mısın deyip derhal ayağa kalkıyor. Son konuşmalarından birinde “ecel”den söz ederek ebediyen iktidarda kalma niyetini ilan eden Erdoğan, İmamoğlu’nun artık CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olduğunu öğrenince iyice “bozuldu”. Ve dönüp onu cumhurbaşkanı adayı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e saldırdı. Basından aktarıyorum:

[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen genişletilmiş il başkanları toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sert sözlerle yüklendi.

Erdoğan, “Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum. Ordunun komuta kademesine laf atma yetkisi sende değildir. Ayağını denk al, almazsan denk getirmesini biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf edemezsin. Haddini bileceksin” ifadelerini kullandı.

‘CHP’DEN YAMYAMLIK FIŞKIRIYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürdü. Erdoğan, “Kurultaylarından tahsillerine kadar elinize açtığınız her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk veyahut da yamyamlık fışkırıyor” dedi.

Erdoğan, ana muhalefet cephesindeki tartışmaların seçmenler tarafından da takip edildiğini belirtti. “Bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor: ‘Sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz? Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi düşürdüğünüz halden hiç mi utanmıyorsunuz?’ Sayın Özel çıksın bunlara cevap versin” şeklinde konuştu.]

Tam anlamıyla bir bozgun ve ricat konuşması: “Ayağını denk al, almazsan denk getirmesini biz biliriz.” Ne demek? Özgür Özel’e ne yapacaksınız da ayaklarını denk getireceksiniz? Ayaklarını mı yoksa belini mi kıracaksınız?

İktidarın açtığı davalar yüzünden Ekrem İmamoğlu’nun toplam 27 yıl hapsi isteniyormuş. İmamoğlu artık resmen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve büyük bir olasılıkla seçimi kazanacak! Mahkeme bir cumhurbaşkanı adayını hapse mahkûm ederse bunun hesabı dünyaya nasıl verilir? Atı almadan, seçilerek Üsküdar’a geçecek!

Yazarın Son Yazıları

Gündelik hayat ve kuralları

Uzun süredir, gündelik hayatın türlüsüyle, sağlık işleriyle, bilgisayarımla, internetle, telefon santralcılarıyla, sekreterlerle başım hiç de hoş değil.

Devamını Oku
05.10.2025
Yürrü kerreste müdürü

Mersin’de, çocukluğumda, o zamanlar adı Bozkurt olan caddenin üzerindeki Büyük Çıkmaz Sokak’ta (artık çıkmaz değil) otururduk.

Devamını Oku
03.10.2025
Düşman bile yapmaz

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğal zenginlikleri ve tarihi mirasıyla dünya çapında ilgi gören Muğla’nın, rant uğruna tehdit altında olduğunu söyledi.

Devamını Oku
30.09.2025
Müslüman birey yoktur*

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle...

Devamını Oku
28.09.2025
Zırva tevil götürmez (2)

Zırvalıkla ilgili ilk yazıyı 29 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet gazetemizde yayımlamıştım.

Devamını Oku
26.09.2025
RTE ne yapmak istiyor?

Basından bir haber: “Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’deki sarayında toplandı. Saat 14.30 sıralarında başlayan ve iki saat süren toplantıda, PKK’nin sembolik silah bırakma töreni ve Meclis’te komisyon kurulması çalışmalarıyla devam eden süreç, orman yangınları ve Gazze gibi başlıklar görüşüldü. Toplantının ardından konuşan Erdoğan, CHP’ye seslenerek ‘Siyasette pek çok şeyin kazası olur ama süreci yokuşa sürmenin affı olmaz. Süreç, özellikle ana muhalefet partisi için geçmiş günahlarına kefaret olabilecek bulunmaz bir fırsattır’ dedi.”

Devamını Oku
23.09.2025