Erdal Atabek’in yamacında 58 yıl
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Erdal Atabek’in yamacında 58 yıl

31.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türk Tabipleri Birliği’nin, Dr. Erdal Atabek’in başkanlığında, çok güçlü bilim insanlarımızın da desteğinde, sağlık hizmetlerinin paranın tuzağından kurtarılıp halkın sağlığı için çalıştırılması savaşımının başlatılması yılı 1966. Benim de Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlamamla çakışmıştı. TTB yönetimin belirlediği öncelikler çerçevesinde Erdal Atabek’in önce Cumhuriyet gazetesinin 2. sayfasında yayımlanan makalelerinden, halk sağlığı açısından acil önceliklerin, sorunların, nedenleri ile nasıl önlemler alınması gerektiğinin ilk bilgilendirilmelerini okuyorduk.

Arkasından, oda merkezinde yapılan çeşitli etkinliklerle, söz konusu önceliklerin sağlık hizmetlerinde gerçekleştirilebilmeleri ile ortaya çıkacak, “halktan yana, halk için sağlık hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesinin olmazsa olmaz” koşullarının ülke çapında yaygınlaştırılmasının çalışmalarına tanıklık ediyorduk. TTB ile Cumhuriyet gazetesi arasındaki birkaç yüz metrelik yakınlık, doğal iletişimin güçlenmesine katkı sağlıyordu.

“Sağlık hizmetlerinde, halktan yana, halk için” seferberlik elbette toplumsal uyanışı güçlendirdiği ölçekte, Dr. Erdal Atabek’le öncülük yapan kadroları, çıkar odaklarının hedef tahtasına oturtuyordu. Yargılanmalar, tutuklanmalar, bireysel saldırıya hedef olanların içinden, yaşamlarını yitirenler bile oluyordu. Kaldı ki halk sağlığı için savaşım veren kadroların kimlik yapıları gereği, toplumsal, siyasal çok fazla, çok farklı örgütlülük yanları da söz konusuydu.

***

Dr. Erdal Atabek, dönemin baro başkanı Orhan Apaydın da içlerinde olmak üzere, çok fazla eğitimci, sanatçı, hukukçu, yazar ile birlikte barış davasının en uzun soluklu, olumsuz koşullarda hapis yatan kadroları içinde yer almışlardı. Sağlık üzerinden, en üst bürokratik görevlere de yükseltilme gereği duyulmuş, sevgili doktorumuz, yazarımız Erdal Atabek’in, tahliyesi sonrası ilk karşılaşmamızda paylaştığı ilkelerine duyduğum saygıyı paylaşmalıyım.

Geçmişine, savunduğu değerlere ters düşmemek üzere, daha da yozlaştırılmış bir düzende, mesleğini yapamayacağının altını çiziyordu. Birikimlerini kitaplara yansıtmanın ötesinde, ikili ihtisas yapabilmiş olmasından da yararlanak aile rehberliği, danışmanlık sınırları içinde kalmayı seçiyordu. Kaçınılmaz Cumhuriyet Aydınlanmacıları kuşağından yetişmiş birey olmanın sorumluluğu içinde de bu yolda savaşım verme kararlılığında bileniyordu.

Cumhuriyet Vakfı’nın Berin Nadi-İlhan Selçuk işbirliğinde kurulması sonrası süreç içinde ise İlhan Selçuk’un öncülüğünde kurulan, Cumhuriyet okurlarının içinde oldukları, Cumhuriyet’in kültür kooperatifi, Koop-C içinde de doğrudan bu görevi sürdürdü.

***

Mustafa Kemal’in devrimci önderliğinde, yoksul Anadolu toprakları koşullarında öne çıkmış, Cumhuriyetin ortak kimlikli üretim ve kültür kooperatiflerinin yeniden ilk kurulan örneklerinden biri olan Koop-C’nin İlhan ağabeyden sonrası yıllarında, Dr. Erdal Atabek, daha bir anlamlı kurumlaşma için çok özel arayışların, çabaların içine girdi. Doğan Kuban Hoca’yı simge isim olarak vermekle yetinip Cumhuriyet kuşağından kurulmuş üretim-kültür kooperatiflerinin değerlerini, başarılarını bilen çok fazla Aydınlanmacı ile ilişki içinde oldu. Ne yazık ki ülkemizin günümüz dönem koşullarında, o değerlerini bir bir kaybediyoruz.

İlhan Selçuk, Erdal Atabek’in aramızdan ayrılmaları sonrası, Koop-C’nin genç yönetim kadroları büyük bir sorumluluğu üstlenmek zorundalar. Bayrağın yere düşmesine izin vermemek noktasındalar. Onları sevmek, bıraktıkları yoldan yürümek işte böyle bir şey.

Yazarın Son Yazıları

Oğulları, babaları rehin alan vicdan...

Güncel, kişisel bir aileye dönük özel savunma yapmak durumuna düşmek istemiyorum.

Devamını Oku
04.10.2025
Sabahın köründe herkes yaşam derdinin peşinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, özel davet eden “dostum Trump” görüşmelerinin kapı arkasının kuşkusuz dedikoduları ağır basacaktır. İlk çıkarımlar, yorumlardan öğrenilebildiği kadarı ile Rusya’dan gelen enerjiden vazgeçilmesi dayatması ağır basmakta. Cumhurbaşkanımızın koşulları içinde; “Midyat’a pirince gidilirken eldeki bulgurun uçup gitmesi” gibi bir tablo ile yüz yüze kalınmış.

Devamını Oku
30.09.2025
Trump’ın cumhurbaşkanı üzerinden Türkiye’yi yönetme programı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleri, Dolmabahçe görüşmeleri üzerinden gündeme geldiği gerçekliği yalanlanmadı.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın ipi ile kuyuya inilir mi?

Sonuçta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beklediği davetin tarihi de Özel’in önceden duyurduğu doğrultuda Beyaz Saray tarafından dünya kamuoyuna da ilan edilmiş oldu.

Devamını Oku
23.09.2025
Evdeki hesap çarşıya uymuyor

Ülkemiz içindekiler için de geçerli olmak üzere, dünya çapında yaşanmakta olan gelişmelerin bütününe dönük baktığımızda, yaşananları özetlemeye dönük bana en uygun gelen başlığın “Evdeki hesap çarşıya uymuyor” olduğunun altını çizmek istedim.

Devamını Oku
20.09.2025
CHP’ye yargı kıskacı: Vatandaşı çaresiz bırakma düşü

En garip olanı da onlar adına Suriye politikalarında başı çeken, İçişleri Bakanları Hakan Fidan ile tam tersi anlamlar çıkan açıklamalarının sonunu hiç duyamıyoruz.

Devamını Oku
16.09.2025