Taksim Anıtı-1 Mayıs Meydanı-Gezi Parkı paranoyası
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Taksim Anıtı-1 Mayıs Meydanı-Gezi Parkı paranoyası

03.05.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

İstanbul’da yaşayan yüz binlere 1 Mayıs Bayramı’nda kâbus yaşatıldı. İşlerine, hastalarına, randevularına yetişmek için çırpınanlar, sorunlarını çözebilecek yollara ulaşamadılar. Doğrusunu isterseniz ara sokalardaki yolları, Taksim’e kaçabileceklere kapatmak üzere görevlendirilen, en daracık, en küçücük sokaklarda bile kurdurulmuş barikatların arkasında çalışan polisler de en azından sivil vatandaşlarımız kadar mağdur, soğukta titreşerek nöbet tutmak zorunda kaldılar.

Kişisel yüz yüze tanıklıklarım öğlen saatleri sonrasına sarkmış olsa da sabahın alacakaranlığından sonrasından gece yarısına kadar gitmek zorunda oldukları yerlere ulaşmak için çırpınan vatandaşlarımız, kuşkusuz bizler de içinde olmak üzere, sokaklar arasında başıboş çırpınıp durmak zorunda kaldılar. Kartal’da Türk-İş’in, Kadıköy’de CHP’nin şemsiyesinde, güçlü sendikal örgütler ile demokratik örgütlenmelerin topluca buluştukları kitleler bir tek, yağmur altında ıslanmış olsalar da onurlu, evlerine dönüş yollarında, mutlu mutlu sevinçlerini karşılaştıkları yolcular, tanıdıkları kişilerle paylaştılar.

Yenikapı’dan aktarma yaptığım Hacıosman’a kadar gidecek metronun ilk istasyonu olan İstanbul Üniversitesi durağının hemen ardından, 4. Levent istasyonu anonsunu duyunca önce “Sürücü yine yanlış ses kasetini koymuş” diye düşünmüştüm. Yanımdaki paniklemiş yabancı yolcuları rahatlatmak üzere uyarmak istemiştim ki ayakta tren içinde bir o tarafa bir bu tarafa koşturan, aralarında konuşan yolcuların dertleşmelerine takılmış oldum. Birkaç kez aynı hatlarda gidip gelmiş ancak gidecekleri yerler için çıkış yolu bulamadıklarını öğrenmiş oldum.

Yanımdaki yabancılara da utancımızı, ayıbımızı açıklamaktansa “Üzülmeyin 4. Levent istasyonu çevresinde de çok güzel alışveriş merkezleri var. Bugünü oralarda geçirin” demeyi seçtim.

2000’li yıllar sonrasında yaşadığımız, tek adam rejiminin zikzaklı 1 Mayıs siyasetlerinde sıkışınca kısa süreli açma, çoğunluklu kapatma uygulamalarından deneyimli kaderime razı oldum.

***

Gayrettepe’ye kadar gidecek bir otobüse tıkış tıkış atlayarak inişte hemen Cumhuriyet gazetesi kimlik kartımı çıkardım. Barikatlarla her yönden kapatılmış yollardan görevli polislere kimliğimi göstererek geçiş izni istedim. “Yasak kesinlikle gazeteciler için de geçerli” açıklaması ile yüzleştim. Arka yollardan kavşaktaki ünlü Trump AVM’nin önüne kadar ulaşmam zorunluymuş. Aslında Profilo işçileri direnişinden de ara sokakları bildiğimi sanıyordum. Kazın ayağı öyle değilmiş.

Gençlerin bir biçimde en küçük ara sokaklardan bile hızla toparlanıp bir yerlerden fırlayabileceklerine yönelik öylesine ağır uyarılar yapılmış olmalı ki daracık, kargacık burgacık her sokağın her yanı barikatlar ile görevli polis kalabalıklarına teslim edilmişti. Oraya koştur, buraya koştur, çıkış yollarını sorgula, ulaşmam saatlerimi aldı.

Gazeteye benzer zorluklara ulaşabilmiş sınırlı sayıda, elbette şanslarına evleri yakınlarda olanlar, yoğun haberleri toparlamanın yükünü üzerlerine almışlardı. Şehrin çoklu yolları, semtleri İstanbul kapalı cezaevine dönüştürülmüştü. Bu uygulamanın gece yarısına kadar devam etmesine tanıklık ettik.

Sizce paranoyayı yaşatanlar mutlu olmuşlar mıdır? Yoksa Pirus zaferi yaşamış olabilirler mi? Son karar halkımızın çoğunluğunun olacak.

Yazarın Son Yazıları

Oğulları, babaları rehin alan vicdan...

Güncel, kişisel bir aileye dönük özel savunma yapmak durumuna düşmek istemiyorum.

Devamını Oku
04.10.2025
Sabahın köründe herkes yaşam derdinin peşinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, özel davet eden “dostum Trump” görüşmelerinin kapı arkasının kuşkusuz dedikoduları ağır basacaktır. İlk çıkarımlar, yorumlardan öğrenilebildiği kadarı ile Rusya’dan gelen enerjiden vazgeçilmesi dayatması ağır basmakta. Cumhurbaşkanımızın koşulları içinde; “Midyat’a pirince gidilirken eldeki bulgurun uçup gitmesi” gibi bir tablo ile yüz yüze kalınmış.

Devamını Oku
30.09.2025
Trump’ın cumhurbaşkanı üzerinden Türkiye’yi yönetme programı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleri, Dolmabahçe görüşmeleri üzerinden gündeme geldiği gerçekliği yalanlanmadı.

Devamını Oku
27.09.2025
Trump’ın ipi ile kuyuya inilir mi?

Sonuçta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beklediği davetin tarihi de Özel’in önceden duyurduğu doğrultuda Beyaz Saray tarafından dünya kamuoyuna da ilan edilmiş oldu.

Devamını Oku
23.09.2025
Evdeki hesap çarşıya uymuyor

Ülkemiz içindekiler için de geçerli olmak üzere, dünya çapında yaşanmakta olan gelişmelerin bütününe dönük baktığımızda, yaşananları özetlemeye dönük bana en uygun gelen başlığın “Evdeki hesap çarşıya uymuyor” olduğunun altını çizmek istedim.

Devamını Oku
20.09.2025
CHP’ye yargı kıskacı: Vatandaşı çaresiz bırakma düşü

En garip olanı da onlar adına Suriye politikalarında başı çeken, İçişleri Bakanları Hakan Fidan ile tam tersi anlamlar çıkan açıklamalarının sonunu hiç duyamıyoruz.

Devamını Oku
16.09.2025