Türk Dünyası Müzik Topluluğu
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Türk Dünyası Müzik Topluluğu

06.04.2025 10:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsanları birleştirme, ortak duygular oluşturma açısından bence en etkili sanat dalı müziktir. Müzik coşku yaratır. Aynı müziğe el çırpan insanlar birbirlerine el kaldırmazlar. 

MÜZİK KARDEŞLİĞİ

Aynı milletten olan, aynı türkülerle, şarkılarla büyümüş olanlar hayat boyu birbirlerini yakın hissederler, ülkelerinden uzakta olduklarında çocukluklarının şarkılarını ağlayarak dinlerler. Müzik aralarında fikir ayrımı olan kişileri de birleştirir. Bu konudaki unutulmaz örnek Grieg’in müziğidir. 

Edward Grieg Ibsen’in Peer Gynt adlı tiyatrosuna bir sahne müziği bestelemişti. Eser Paris’te ilk kez seslendirilecekti. O günlerde Avrupa’yı ikiye bölmüş olan Dreyfus davası vardı. Yöneticiler ve büyük halk kitleleri Dreyfus’un suçlu olduğuna, sanatçılar ise suçsuzluğuna inanıyorlardı. Grieg de Dreyfus’un suçsuz olduğuna inanıyordu, Dreyfus’un suçlu olduğuna inanan büyük bir izleyici kitlesi ise besteciyi bu görüşünden ötürü protesto etmek için salonu doldurmuştu. Grieg konseri başlatmak için batonunu kaldırdığında izleyiciler kitle halinde yuh çektiler, ıslık çaldılar. Besteci batonunu indirdi. Bu durum pek çok kez tekrarlandıktan sonra izleyicilerin yorulmasını fırsat bilen besteci müziği aniden başlattı. Pikolo flüt çalmaya başlayınca salondan çıt çıkmadı. Eserin birinci bölümü bittiğinde, arada alkışlanmayacağını bildikleri halde izleyiciler dayanamayıp alkışladılar, eserin sonunda tekrar çalınmasını istediler. Ben bu olayı şöyle yorumluyorum: Bütün sanat dalları bir vitamin gibi toplumların bünyesini güçlendirir ancak müzik vitaminden fazla bir şeydir, adeta dil altı ilaçtır, etkisini anında gösterir.         

TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ

Sovyetler Birliği, “Türk diye tek bir millet yoktur, Asya’da birbirleriyle ilişkisi olmayan ülkeler vardır” diyerek Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Tataristan, Kırgızistan, Kazakistan, Yakutistan (aslında Saha ülkesi) benzeri adlarla ülkeler kurdu. (Ülkemizde hâlâ Sovyet kalıntısı bu temelsiz düşünceyi savunanlar, tarihte Türk diye devasa bir millet olmadığını iddia edenler vardır.)  

Prof. Dr. Tahir Çağatay, Türkmenistan doğumlu büyük bir Türk milliyetçisiydi. Ankara Üniversitesi DTCF’den emekli olmuştu. Çağatay Hoca hayatı boyunca Sovyetler’in dağılmasını, Asya’daki Türklerin bağımsızlıklarına kavuşmalarını bekledi. Ne yazık ki bunu göremedi. O öldükten sonra Sovyetler dağıldı. Ancak Çağatay Hoca ölmeden önce “Yakında Sovyetler dağılacak, o zaman Asya’da, ‘Sizler farklı milletlersiniz’ denilen ve birbirleriyle irtibatları kesilen Türk Cumhuriyetleri, dillerinin, müziklerinin, danslarının aynı olduğunu görecekler ve aslında tek bir millet olduklarını anlayacaklardır” demişti. Nitekim öyle oldu. 

TÜRK DÜNYASI MÜZİK TOPLULUĞU

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Ankara Türk Dünyası Müzik topluluğu var. Türk dünyasının dört bir yanından seslendirdikleri eserleri defalarca coşkuyla izledim. Topluluğun sanat yönetmeni Cem Gürdal’dır. Topluluk 19 saz, sekiz ses, beş de dans sanatçısından oluşmaktadır. 

Konserlerde Cem Gürdal Türk dünyasının yırları (türküleri, ezgileri, şarkıları) hakkında zengin açıklamalarda bulunmaktadır. Yırları ve bunlar hakkındaki açıklamaları nasıl öğrendiğini sorduğumda Gürdal, Sovyetler dağılınca Türk dünyası yırlarını taşıyan plakların pazarlara düştüğünü söyledi. Bu plaklarla başlayarak Türk cumhuriyetlerine yaptığı gezilerde gerek ezgi gerekse içerik hakkındaki bilgisini geliştirdiğini belirtti. Kendisi Türk dünyası ezgileri ve genelde folkloru hakkında engin bilgiye sahiptir. 

Cem Gürdal TRT Avaz’da “Bizim Yırlar” isimli çok başarılı haftalık bir program da yapmaktadır. Türk Dünyası Müzik Topluluğu solistlerinden olan Çiğdem Gürdal da değerli müzik ustası Göksel Baktagir’in ve Şennur Dinleyen’in icraları ve sunumlarıyla TRT Müzik’te Ahenk adlı başarılı konser programını icra etmektedir. Bu programda unutulmaz olmuş ve unutulmayacak şarkılar sergilenmektedir.    

TÜRK DÜNYASI VE BEN

Türk dünyasına ilgim temelde coğrafya kaynaklıdır. Horasan’dan gelen atalarım Erzurum’un Horasan ilçesine yerleşmişlerdir. Anadolu’daki tüm kadim toplulukların genetik mirasını taşımamın yanı sıra babaannem bir Ahıska Türküydü. Dahası bir Türk kültür milliyetçisi olan Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü annemin hocası olmuştu. Köprülü’nün ışığı bana kadar ulaşmıştır. Türk dünyasına yönelik duygusal ilgimin yanı sıra Atatürk’ün, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuştur” sözü de Batı Sanatına ve bizim sanatımıza ilgi duymamın temel nedenidir.

* Bu yazı bir buçuk ay önce hazırlanmıştır. Cem Gürdal tarafsız bir kişi.
8 Mart konserinde izleyicilere "Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nüzü kutlarım" dedi. Size iletmek istedim.

Yazarın Son Yazıları

Don Kişot anne babalar ve siyasiler

Çocukların masa başı etkinlikleri, sokak oyunları, maalesef artık eskide kalmaya başladı, onların yerini dijital dünyanın oyunları aldı. Çocuklarının tabletlerin, bilgisayarların başından kalkmasını, eskisi gibi yaşamalarını isteyen anne babalara, bu yüzden “Don Kişot anne babalar” diyebiliriz.

Devamını Oku
05.10.2025
Helikopter anne babalar ve yöneticiler

Çocuğun ihtiyaçlarını gidermek kaygısıyla sürekli etrafında dolaşan ebeveynler için kullanılan bir kavramdır, “helikopter anne babalar”. Böyle yetişen bir çocuk bonzai gibidir. Gerektiği gibi yetişemez, güdük kalır ve sürekli bakıma gereksinim duyar.

Devamını Oku
28.09.2025
Kazan, kazan, kazandır

Kazan-kazan anlayışı çoğu kez adil görünse de üçüncü tarafların kaybı pahasına işlediğinde hem doğaya hem topluma zarar veriyor. Bu durumda önerim kazan-kazan yerine “kazan-kazan-kazandır” ilkesinin benimsenmesidir.

Devamını Oku
21.09.2025
Kanunlar kimin için?

Bir devletin kanunları söz konusu olduğunda bu kanunların üç temel şey için mevcut olduğunu düşünebiliriz. Birincisi, kanunlar onları yapanlar ve ülkeyi yönetenler içindir. İkinci olarak “kanunlar kanunlar” içindir görüşü vardır. Üçüncü görüş ise kanunların insanlar için olduğu inancıdır. Gelin tüm bu yaklaşımları inceleyelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Hüseyin Gürtunca

Ankara’da Cumhuriyet Lisesi’nde edebiyat öğretmenlerimizden birisi de Hüseyin Gürtunca’ydi. Kendisi, Cumhuriyet’in aydınlığından ışık almış, aydınlığıyla Cumhuriyet gençlerini aydınlatan hocalarımızdandı. Bizim derslerimize girmedi ama onun bir cümlesini unutmadım. Bugün kendisinden söz etmemin nedeni bu cümlesidir.

Devamını Oku
07.09.2025
Bilgi denizinde susuzluk

Bilgi denizinde susuzluk

Devamını Oku
24.08.2025