Yaşar Kemal’e adanan bayram

Yaşar Kemal’e adanan bayram

28.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı. Heyecan verici bir gündü. Konuşmalar, açıkoturumlar sonunda sayın Özgür Özel’in gelip Dil Derneği’ni ve ödül alanları kutlaması, o ilgili kalabalık seyirciyle kucaklaşması ve yaptığı konuşmalar, bütün olayı taçlandırdı.

En iyisi baştan başlayayım.

ANIMSATMALAR

Bilenler bilir. Bilmeyenlere anımsatayım:

Atatürk’ün 1932’de dernek olarak kurduğu, Türk Dil Kurumu (TDK), 12 Eylül faşist darbeden sonra yasa değişiklikleriyle Ata’nın mirası yok sayılarak kapatılmıştı. Yeniden açıldığında ise aydınların, hukukçuların tepkilerine karşın adeta resmi daire oldu, hükümete bağlandı. Devrim ilkelerine bağlı olanlar TDK’den ayrılıp Dil Derneği’ni kurdu. Dernek, Sevgi Özel başkanlığında çalışmalarını dolu dizgin sürdürmekte.

93. Dil Bayramı, Anıtkabir’e saygı sunumuyla başladı. Ertesi gün ise biraz müzik, biraz dans ve açış konuşmalarını izleyen iki açıkoturumla sürdü. İlki “Yaşar Kemal, Dil ve Sanat” başlıklı, Feyza Hepçilingirler, Metin Turan ve benim katıldığım; ikincisi “Basın Dili” açılımlı, Korkmaz Alemdar’ın, Barış Terkoğlu ve Hilal Köylü’nün katıldığı oturumlardı. Pazar gününüzü açıkoturum konuşmalarına boğmak istemem. Umarım bunları Dil Derneği yayınlar.

YAŞAR KEMAL VE RUH HALİMİZ

Gün boyu Yaşar Kemal edebiyatının ve dilinin tüm özellikleri vurgulandı:

Sadece yerel değil, evrensel geleneksel kültürün kaynaklarıyla beslenmesi... Sözlü kültür aracılığıyla toplumun hafızasını bize taşıması... Doğayı edebiyatın öznesi kılması, romanlarında baş karakter yapması... Tarih, coğrafya, ekoloji tutkunluğu... Çevre bilincini yüceltmekteki öncülüğü üstlenmesi... Ressam olmadan dil aracılığıyla resim yapması... Müzisyen olmadan dilde muhteşem bir müzik, bir ses, bir ritim yaratması... 700 yıllık birikimi bugünle bütünlemesi... Zorbalığı yenmek için güç vermesi... Sınıf kavgası... Haksızlığa, sömürüye, ayırımcılığa karşı mücadelesi...

Kıpır kıpır bir dinleyici kitlesi vardı. Ruh halimizi en iyi açıklayan, bence Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Baban Gökçeli’nin ödül kabul konuşması oldu. Yaşar Kemal’den yaptığı alıntılarla konuşmasını onun sözleriyle bitirdi: “Yaşam umutsuzluktan umut üretmektir. İnsan umutsuzluktan umut üreterek bugüne kadar gelmiştir” diyerek mücadele ruhumuzu ve umudu tazeledi.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YAKTIĞI ATEŞ

Bu Dil Bayramı’nda, Ayşe Baban, DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu (Ödülünü işçi sınıfı adına aldı), Kadem Özbay, Çiğdem Ülker’e onur ödüllerini Özgür Özel verdi. Dilek İmamoğlu, gün boyu duruşmalarda olduğundan kendi ödülünü daha sonra alacak.

Özgür Özel’in kapanış törenine katılması ve yaptığı konuşma ortalığı tutuşturdu. O coşku, o sevgi kucaklaşması görülecek bir şeydi. Bir insan elinde tek not olmadan, Dil Derneği’nin tarihçesinden başlayıp, Türkçemizden, Cumhuriyet Devrimlerinden, edebiyattan geçip günümüzün gerçekleri üzerine bu denli düzgün, bu denli derli toplu nasıl konuşabilir diye tüm dil uzmanları, edebiyatçılar bile şaştı durdu!

“Sevgi Özel ile soydaşlığımızı, kendi deyimiyle ‘emmioğlu’ seviyesine çıkarmak suretiyle sürekli ilişki halindeyiz. Dil Derneği tabii hepimizin üzerine titremesi gereken, bulunduğumuz tüm pozisyonlarda sahip çıkmamız gereken bir dernek ve bizim çok önem verdiğimiz bir yapı. Biz Türk Dil Kurumu’nun gerçek yapısının bugünkü Dil Derneği olduğunu düşünüyoruz” diyerek başladı.

Dil Derneği’ne emek vermiş olan Bahriye Üçok’tan Mustafa Ekmekçi’ye, Gülten Akın’dan Haldun Özen’e, Cevat Geray’dan Orhan Asena’ya ve nicelerine teşekkür etti.

İç politikaya değindi: “İddianameleri yargılanmak için değil, iftiracıları yargılamak için bekliyoruz.” (Konuşmanın tümünü internette bulursunuz.)

Dış politikayı değerlendirdi: “Bir yanda Trump’tan aferin almaya koşup bir yanda TRÇ ittifakı tarifi yapanların iktidarının ömrü kalmadı.”

“Gerekirse ölümü göze alacağız, bu ülkeyi bir daha kurtaracağız” diye bitirdi.

Bir tören böyle geçti. Özgür Özel bir kez daha içimizdeki umudu coşturdu.

***

NOT: Bugün Büyükada’da saat 16.00’da İBB’nin düzenlediği “Kadın Emeği Günleri” Şenliğinde konuşmacıyım. Yolu düşenleri sohbete beklerim… 

Yazarın Son Yazıları

Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet suç işliyor!

Diyanet İşleri Başkanlığı suç işliyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Tiyatro durakları...

Adaletten eğitime, sağlıktan beslenmeye, her şeyin sahtesine, zehirlisine mahkûm edildiğimiz, yalanlarla kuşatıldığımız şu günlerde kimi alanlarda hakikatle, sahici olanla karşılaşmak iyi geliyor insana.

Devamını Oku
14.08.2025
Bodrum’un markasına dönüşen bale festivali

Son yıllarda adeta Bodrum’un kültür markasına dönüşen Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nden söz edeceğim.

Devamını Oku
10.08.2025
Algılamanın sınırsızlığı

20. ve 21. yüzyıl tiyatrosuna damgasını vuran dâhi Robert Wilson tedavi olmak istemeyerek New York Long Island’da kurmuş olduğu Watermill Eğitim ve Üretim Merkezi/okul/ müze/kültür merkezinde son ana dek çalışarak 31 Temmuz’da öldü.

Devamını Oku
07.08.2025
Türkiye’nin Aydınlık Yüzü / Belleğimizin Bekçisi: Metin Sözen

Metin Sözen: (24 Mayıs 1936, Harput, Elazığ-31 Temmuz 2025, İstanbul)...

Devamını Oku
03.08.2025
Herkes için sanat: Anadolu Sergileri

Yılın belki de en sıcak gününde deniz kıyılarını bırakıp Milas’ta kapalı bir mekânda bir sergi görmeye gideceğimi söyleseler pek inanmazdım.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir dokunuşa bin ah!

“Ayakucumda deniz, kaynayarak yanan bir zümrüt, sonra mavi, sonra menekşe, ne var ki üzerine tuzla buz edilmiş milyonlarca ayna parçaları yağmış, alev alev yanıyor, çakıyor, çakıntıdan göz alıyor.”

Devamını Oku
27.07.2025
Tüm iyilerin Altan ağabeyi

Altan Öymen aramızdan ayrılıp sonsuzluğa göçerken bile hepimize bir ders verdi...

Devamını Oku
24.07.2025
Bodrum’da doludizgin sanat

Ah bilmez değilim. Bu başlığı okur okumaz delirdiğimi sanacaksınız...

Devamını Oku
20.07.2025
Günler geçerken...

Pınar Kür... Edebiyatımızın cesur kadınlarından biri daha sonsuzluğa göçtü.

Devamını Oku
17.07.2025
Hikmet Çetinkaya

Yaş almanın en kötü yanı eşiniz, dostunuz, arkadaşlarınız, meslektaşlarınız hepsi gidiyor.

Devamını Oku
13.07.2025
Müzik özgürleştirir

Sahnede tam 104 çocuk. Hepsi beyazlar içinde. Yaşları 7 ila 13 arası...

Devamını Oku
10.07.2025
Ölmek ya da ölmemek

...Behçet Necatigil hocanın “Kitaplarda Ölmek” şiirini düşünüyorum 2 Temmuz’dan beri...

Devamını Oku
06.07.2025
Yanmadan aydınlığa çıkmak...

2 Temmuz 1993. Madımak katliamı. Dün müydü? Bugün mü? Yoksa yarınımız mı?..

Devamını Oku
03.07.2025
Yaşanabilir bir ülke

Üç gün boyunca “Nâzım’dan Kazım’a Bir Volkan’dır Karadeniz” etkinliğindeydim. Rize’nin Fındıklı ilçesiyle Hopa arasında, hırçın dalgalarla yüksek dağlar arasında; yeryüzünün belki de en muhteşem doğasındaydım.

Devamını Oku
29.06.2025
Bütün ülkenin suyu ısındı

Başdanışman haykırdı: “Altaylııı senin suyun ısındı!” Ve hooop trol saldırısı, aradan 48 saat geçti ya da geçmedi evine baskın gözaltı, tutuklama, ver elini Silivri...

Devamını Oku
26.06.2025
Nefret suçları

Hiç unutmadım. 80’lerde 12 Eylül faşist darbeden sonraydı...

Devamını Oku
22.06.2025
Aydınlanma işçisi Attilâ İlhan

Attilâ İlhan’ın doğum günüydü 15 Haziran. Tam yüz yaşını doldurdu...

Devamını Oku
19.06.2025
Eyüp semalarında Nâzım

Haziran ayı boyunca ülkemin birçok yerinde Nâzım Hikmet anıldı.

Devamını Oku
15.06.2025
Kötülükle iyilik çatışması

Sabah oldu. Uyandınız. Aklınıza ve yüreğinize düşen ilk şey: Acaba bugün ne kötülüklere uyanacağız...

Devamını Oku
12.06.2025
Türkçem konuşuldukça...

3 Haziran Nâzım Hikmet’i sonsuzluğa uğurladığımız gündü. Yine herkes onu dilediği gibi andı.

Devamını Oku
05.06.2025
Antalya’da caz var

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Akra Caz Festivali sona erdi.

Devamını Oku
01.06.2025
Oya Başak ya da yaşama sevinci

Geçen cumartesi akşamından beri ülkemde hayat biraz daha renksiz, daha gri, daha acımasız, daha zor, daha hoyrat.

Devamını Oku
29.05.2025
Gerçeği arama tutkusu

Dalga denizde olur. Karadaki kötülük dalgaları. Birinci dalga yetmedi. İkinci, üçüncü dalga yetmedi. Dördüncü, beşinci derken...

Devamını Oku
25.05.2025
Günlerin getirdiği...

Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim.

Devamını Oku
22.05.2025
Moskova’dan sevgiler

Moskova’da hava günlük güneşlik. Uluslararası Moskova Üniversitesi’ndeyim. Üniversitenin dev sahnesi kırmızı ve beyaz çiçeklerle donatılmış. Burası siyasal bilgiler fakültesinin sahnesi, ortada uzun bir masa ve kocaman kuyruklu bir piyano.

Devamını Oku
18.05.2025
Fikri takip

Gazetecilikte “fikri takip” önemlidir. Sadece gazetecilikte mi? Hayır. Her alanda, her konuda. Yani, bir sorunu, meseleyi sonuna dek takip etme, bilgilenme, bilgiyi paylaşma demek.

Devamını Oku
15.05.2025
Anneler Günü düşünceleri, duyguları...

Anneler Günü düşünceleri, duyguları...

Devamını Oku
11.05.2025