Festivalde üç Shakespeare oyunu
Ayşegül Yüksel
Son Köşe Yazıları

Festivalde üç Shakespeare oyunu

05.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

28. İstanbul Tiyatro Festivali 22 Ekim’den bu yana sürüyor. 19 Kasım’da noktalanacak olan etkinlikte 19 oyun İstanbul’un çeşitli sahnelerinde sunuluyor. Oyunlar arasında her yıl olduğu gibi bu yıl da Shakespeare’in yapıtları dikkat çekiyor. Bu yılki Shakespeare oyunlarının özelliği, hepsinin yabancı topluluklarca sunulması ve önemli yönetmenlerin imzasını taşıyor olması. Söz konusu oyunlar “Hamlet”, “Macbeth” ve “III. Richard.” 

Bu yapıtlar İstanbul Tiyatro Festivali’nde ve Türk sahnelerinde pek çok kez yer almıştır. Yine de biletleri en çabuk tükenen oyunlar. Çünkü Shakespeare okur ve izleyicileri, aynı oyunun her yeni yapımında, oyunun karakterlerini ve olay dizisini merak ettikleri için tiyatroya koşmuyor. Seyirciyi ilgilendiren, yeni bir yapımda, zaten iyi bildiği Shakespeare oyununun nasıl yorumlandığıdır. 

Erişilmez bir sahne büyücüsüdür Shakespeare. Oyunlarını bezediği görselişitsel renklerin ürettiği anlamlar, onu 400 yılı aşkın süredir tiyatronun gündeminde tutuyor. Shakespeare’inkinden çok farklı kültürlere sahip ülkelerde yaşayanlar bile büyük ozanın insanoğlunu evrensel kavrayışıyla çizerek yarattığı dünyada bir yer buluyor kendilerine. 

Oyunların içerdiği zengin boyutları, sahnede değerlendirerek tüketmek olanak dışı olduğu için tıpkı ünlü bir müzik yapıtını icra edecek ustanın yorumu nasıl merak ediliyorsa, bir Shakespeare oyununu sahneleyen yönetmenin ve topluluk oyuncularının çalışması da aynı düzeyde ilgi çekiyor. Festivalde izleyeceğimiz üç Shakespeare yapımı da seyirciye özel birer şölen sunmayı muştuluyor. 

GERÇEĞİ ARARKEN KENDİNİ DE ARAYAN HAMLET

Romanya’nın dünyaca tanınmış 165 yıllık tiyatro topluluğu Marin Sorescu Ulusal Tiyatrosu ve İngiliz Cheek by Jowl topluluğunun ortak yapımı olan “Hamlet”, çağımızın en orijinal yönetmenlerinden biri olarak nitelenen, Cheek by Jowl kurucularından Declan Donellan’ın ve Nick Ormerod’un imzasını taşıyor. Bu uluslararası topluluğun tüm yapımlarında olduğu gibi, Donellan’ın rejisini sahne tasarımıyla Nick Ormerod destekliyor. 7-8 Kasım tarihlerinde saat 20:00’de DasDas’ta yer alacak oyunu Rumen topluluğunun sanatçıları yorumluyor. Marin Sorescu Ulusal Tiyatrosu 1994’ten bu yana Uluslararası Shakespeare Festivali’ni gerçekleştiriyor. 

“Shakespeare hepimizi anlatmıyor, tek tek her birimizi anlatıyor” diyen yönetmen Donellan, intikam, yozlaşma ve ölümlülük izlekleriyle öne çıkan “Hamlet” oyununun kahramanını, gerçeği ararken kendini de aradığı bir düşünsel ortamda yorumluyor. Rumence oynanan oyun Türkçe üstyazılı olarak sunuluyor. 

‘MACBETH’ HEM ZAMANSIZ HEM ÇAĞDAŞ BİR GERÇEKÜSTÜ DÜNYADA

1961’de Avusturya İmparatorluğu zamanında kurulan Sırbistan Ulusal Tiyatrosu’nun sunduğu “Macbeth”, uluslararası üne sahip çok ödüllü Shakespeare yönetmeni Nikita Milivojevic’in görsel ve işitsel açıdan büyüleyen yorumuyla sunuluyor. Milivojevic, Belgrad Uluslararası Tiyatro Festivali direktörü ve Sırbistan Shakespeare Festivali’nin kurucusu olan, yabancı ülkelerde de oyun sahneleyen bir tiyatro ustası. 

12 ve 13 Kasım saat 20:00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sunulacak oyunun odağında “rüya” olgusu yer alıyor. Macbeth’in karanlık bilinçaltına bir çeşit yolculuk söz konusu. Sırpça sunulacak oyun Türkçe üstyazılı. 

SHAKESPEARE’İN EN ‘KÖTÜ ADAM’I RİCHARD

İstanbul Tiyatro Festivali’nde en sık izlediğimiz yönetmenlerden biri olan Thomas Ostermeier bu yıl Schaubühne Berlin yapımı “III. Richard” oyunuyla 18- 19 Kasım 20:00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde karşımıza çıkıyor. Ezber bozan bir yönetmen olarak bilinen Ostermeier’in hayranlarından olsanız da olmasanız da yaptığı işlerin kafanızı ve çenenizi yorduğu gerçeği yadsınamaz. Bu kez Richard karakteriyle birlikte kötülüğün derinliklerinde yol almaya hazır olmamız bekleniyor. 

2012’de Hamlet karakteriyle festival seyircisini selamlayan büyük oyuncu Lars Eidinger bu kez Richard’ı komik yanları ve trajik yalnızlığıyla yorumlayarak Shakespeare’in bu en “kötü adam”ını çekici kılıyor. Arasız olarak 150 dakika süren oyun Almanca. Türkçe üstyazılı olarak sunuluyor. 

İzleyip göreceğiz.

Yazarın Son Yazıları

Tiyatroların iletişim alışkanlıkları

70 yıllık tiyatro seyircisi ve 50 yılı aşkın süredir aralıksız yazan bir eleştirmen olarak tiyatrolarla iletişim kurma üstüne düşündüğümde geçmiş yılları özlüyorum.

Devamını Oku
23.09.2025
12 Eylül’ün savurduğu sonbahar yaprakları

12 Eylül döneminin tiyatro eleştirisi çoğunlukla sahne olaylarındaki özensizliğe karşı çıkmaktadır. Bu aşamada gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının küçülmeye, eleştiri yazılarının azalmaya başladığı görülür.

Devamını Oku
09.09.2025
Ferhan ve Müjdat gündemimizde

Ferhan Şensoy’u 31 Ağustos 2021’de 70 yaşındayken yitirmiştik. Yeni yapılan “Ferhangi Bir Yaşam” belgeseli seyircisiyle buluşmayı bekliyor. Müjdat Gezen ise 82 yaşında ve bir hafta önce hakkındaki soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldı.

Devamını Oku
26.08.2025
Metin Sözen: Anadolu’yu kucaklamıştı

Değerli bilimadamı Prof. Dr. Metin Sözen’i 1 Ağustos’ta yitirdik. Yaşamını ülkemizin doğal, tarihsel, kültürel değerlerine sahip çıkılmasına adamış, yüce gönüllü bir insandı.

Devamını Oku
12.08.2025
Genco’ya ikinci mektup

Sevgili Genco, Sen gideli bir yıl oldu. Zaman çabuk geçiyor. İlk mektubumda (Cumhuriyet, 13.08.2024) ardında bıraktığın görsel-işitsel belgelerden söz etmiştim: Sanat yaşamın boyunca oluşturduğun sesli kitapları, fotoğraflarınla yorumladığın şiirleri, çevirilerini, plak ve kasetlerinde kayıtlı müzik çalışmalarını...

Devamını Oku
29.07.2025
Memet Baydur’un diyecekleri var

Okuduğunuz başlığı bir başka yazımda da kullanmıştım. Ölümünün üstünden 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın, Memet Baydur’un bizlere diyecekleri sürüyor

Devamını Oku
15.07.2025