Genco Erkal ile açık havada tiyatro
Ayşegül Yüksel
Son Köşe Yazıları

Genco Erkal ile açık havada tiyatro

12.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son beş altı yıl dışında baharın ve açık havanın tadını hiç çıkaramadım. Çevreme bakmaksızın oradan oraya durmadan koştururken ağaçlar filizlenir, bahar çiçekleri açar, sonra meyveye durur ve ben, çoğumuz gibi, ancak yaz tatili aşamasına gelince gözümü açabilirdim. Zaman uçmuş, kiraz mevsimi geçmiş, şeftaliler olgunlaşmış olurdu. Baharın müjdecisi güzelim frezyalardan bir demet alıp eve getirebildimse ne nimet...

Oysa artık dersten çıkıp derse girmeyi bıraktığım son yıllarda, baharın habercilerinin yolunu gözler oldum. Hangi ağaç önce çiçeğe bürünür, güller ne zaman filizlenir, leylak kokusu ne zaman havaya dolar, sardunya çiçekleri ne zaman çıldırır, hepsinin yakın izleyicisiyim. Bir de uzayıp giden pandemi bunalımı olmasa...

‘GENCO’ BELGESELİ

Bahar deyince tiyatroların durumu, baharda/yazın açık havada tiyatro deyince de Genco Erkal düştü aklıma. Geçenlerde sağlık sorunu nedeniyle oyunlarına ara verdiğini duyurmuştu. Umarım kısa sürede Dostlar Tiyatrosu yapımlarıyla yine sahnede olacak. Yönetmenliğini Selçuk Metin’in, senaristliğini Genco Erkal’ın yaptığı, yapımcılığını ENKA Sanat’ın üstlendiği “Genco” başlıklı belgesel film geçen yıl gündeme gelmiş, büyük ilgi uyandırmıştı. Bu belgeselde hem anlatıcı hem oynayan konumunda olan ve Dostlar Tiyatrosu’yla yaşadığı sanat serüvenini özyaşamöyküsüyle iç içe geçirerek anlatan Erkal, bir türlü yerleşik bir sahneye sahip olamayan topluluğunun, İstanbul’da Tünel ile Şişli arasındaki salonlarda 50 yıl boyunca durmadan yer değiştirdiğini, bu tiyatroların bir bölümünün kapandığını, yıkıldığını ya da yok edildiğini dillendirirken büyük tutkusunun, Anadolu’nun antik dönemlerinde olduğu gibi “açık uzam”da oyun sunmak olduğunu bir kez daha yineler.

GENCO ERKAL’IN ‘AÇIK HAVA TİYATROSU’ DÜŞÜ

Anımsayacağınız gibi, Genco Erkal’ın İstanbul’un iki ayrı semtinde, iki “açık hava tiyatrosu” uzamı oluşturma girişimi olmuştur. İlkinde Eminönü’ndeki Ali Paşa Han “Yaşamaya Dair” oyununa sahne olmuş, ikincisi ise Moda’da Kadıköy Lisesi bahçesindeki Mahmut Paşa Konağı’nın girişinin ve bazı katlarının dekor olarak kullanıldığı açık hava sahnesinde “Güneşin Sofrasında: Nâzım ile Brecht” oyunuyla gerçekleşmişti. Çeşitli gerekçeler öne sürülerek sürekli olması engellenen bu iki tiyatro uzamı tiyatromuzun belleğindedir. 

Ne ki Genco Erkal, pandemi kısıtlamalarının egemen olduğu 2020 baharından bu yana, gerek İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in çeşitli semtlerindeki açık hava uzamlarında (üstü açık gösteri merkezlerinde, parklarda, dahası otopark alanlarında) pek çok kez oyun sunmuştur. Aynı dönemde oyun sunduğu bu tür uzamların bazıları ise Anadolu’nun Çanakkale, Altınoluk, Ören, Edremit, Ayvalık, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Datça, Efes Selçuk’tan Antalya, Alanya, Mersin, Adana, Antakya’ya uzanan coğrafyasında yer alır. Erkal, “Genco” belgeselinde yıkılmış, yok edilmiş kapalı kent salonlarındaki nice zorlu yıllardan sonra, düşünü gerçekleştirmekte, doğayla bütünleşmiş bir antik tiyatroda oyun sunduktan sonra sahne uzamından ayrılıp yollara düşmekte, gözden yitene dek, tek başına dakikalarca yürüyerek özgür bir insan/sanatçı olmanın mutluluğunu sonsuzlukla buluşturmaktadır.

ÖZEL TİYATROLARIN BAHAR/YAZ ÇALIŞMALARI BEREKETLİ OLSUN 

Daha önce de pek çok kez yazdım, yaz ayları sıcak geçen toprakların insanları olduğumuz için, akşam/gece serinliğinde sunulan gösterileri oldum olası severiz. İstanbul’da padişahların açık hava şenliklerinden yaza denk gelen ramazan dönemlerinin sokağa taşmış Direklerarası gösterilerine, Göksu Çayırı’ndaki gösteri ve eğlencelerden Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’na, birçok kent ve kasabamızdaki (oyunların da sergilendiği) yazlık sinemalara dek, açık havada seyir geleneğimiz sürmektedir. Bu nedenle, özellikle İstanbul’daki özel tiyatrolar geçen yaz kentin pek çok semtinde oyun sunmuştur. Pandemi sürdüğüne göre, bahar ve yaz döneminin tiyatro gösterileri yine çoğunlukla açık hava uzamlarında yer alacağa benzer. Aydınlatma ve ısıtma masrafları ve salon kiraları açısından devletin kolaylık yapmadığı özel tiyatrolar, açık hava gösterilerine belki de geçen yıldan daha çok önem verecekler. Ya sonrası... Yine yoğun savaşım gerekecek...

Genco Erkal’a geçmiş olsun.

Yazarın Son Yazıları

Tiyatroların iletişim alışkanlıkları

70 yıllık tiyatro seyircisi ve 50 yılı aşkın süredir aralıksız yazan bir eleştirmen olarak tiyatrolarla iletişim kurma üstüne düşündüğümde geçmiş yılları özlüyorum.

Devamını Oku
23.09.2025
12 Eylül’ün savurduğu sonbahar yaprakları

12 Eylül döneminin tiyatro eleştirisi çoğunlukla sahne olaylarındaki özensizliğe karşı çıkmaktadır. Bu aşamada gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının küçülmeye, eleştiri yazılarının azalmaya başladığı görülür.

Devamını Oku
09.09.2025
Ferhan ve Müjdat gündemimizde

Ferhan Şensoy’u 31 Ağustos 2021’de 70 yaşındayken yitirmiştik. Yeni yapılan “Ferhangi Bir Yaşam” belgeseli seyircisiyle buluşmayı bekliyor. Müjdat Gezen ise 82 yaşında ve bir hafta önce hakkındaki soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldı.

Devamını Oku
26.08.2025
Metin Sözen: Anadolu’yu kucaklamıştı

Değerli bilimadamı Prof. Dr. Metin Sözen’i 1 Ağustos’ta yitirdik. Yaşamını ülkemizin doğal, tarihsel, kültürel değerlerine sahip çıkılmasına adamış, yüce gönüllü bir insandı.

Devamını Oku
12.08.2025
Genco’ya ikinci mektup

Sevgili Genco, Sen gideli bir yıl oldu. Zaman çabuk geçiyor. İlk mektubumda (Cumhuriyet, 13.08.2024) ardında bıraktığın görsel-işitsel belgelerden söz etmiştim: Sanat yaşamın boyunca oluşturduğun sesli kitapları, fotoğraflarınla yorumladığın şiirleri, çevirilerini, plak ve kasetlerinde kayıtlı müzik çalışmalarını...

Devamını Oku
29.07.2025
Memet Baydur’un diyecekleri var

Okuduğunuz başlığı bir başka yazımda da kullanmıştım. Ölümünün üstünden 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın, Memet Baydur’un bizlere diyecekleri sürüyor

Devamını Oku
15.07.2025