Sanat Kurumu 78. yaşını sürüyor
Ayşegül Yüksel
Son Köşe Yazıları

Sanat Kurumu 78. yaşını sürüyor

11.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara merkezli Sanat Kurumu koronavirüs salgını döneminde etkinliklerine zorunlu olarak ara vermişti. Şimdiyse toparlanma dönemini yaşıyor. Günümüzde 78. yaşını sürmekte olan bu derneğin tarihçesi, ülkemizde kültür ve sanatı destekleme adına yapılan girişimlerin, toplumun kültürsüzleşme süreçlerinde nasıl olumsuz yönde etkilendiğinin göstergesini oluşturuyor. 

Sanat Kurumu’nun yeni başkanı Onur Sezer’in aktardığı belgelere göre kuruluşun başlangıç tarihi 1948 yılını göstermektedir. Başkent Ankara’da sanat ortamının gelişmekte olduğu bir dönemdir bu: Halkevlerinde kültür-sanat hareketinin etkin olduğu, amatör tiyatroculuğun desteklendiği, Halkevlerinde sahnelenen yapıtların tiyatroya katkı sağladığı ve kurumdan yetişen birçok sanatçının ülkemize hizmet verdiği, Devlet Konservatuvarı mezunu tiyatro sanatçılarının Tatbikat Sahnesi temsillerinin 1947’de Küçük Tiyatro sahnesine geçmesiyle tiyatro olayının zenginleştiği, 1949’da açılacak olan Devlet Tiyatrosu’nun kuruluş hazırlıklarının yapıldığı, resim sergilerinin sıkça düzenlendiği, sanat üretimine kucak açan bir süreçtir kısacası. İlk adı Sanatsevenler Kulübü olan kuruluşun resmi tarihi 26 Ocak 1948 olarak belgelenmektedir. Yeni kurulan bu kulübün balolar düzenlediği bilinir. 1949’da Ankara Palas’ta yapılan baloda yılın başarılı sanatçılarına armağanlarının verileceği gazetelerde haber olarak geçmektedir. 

Ankara’nın aynı zamanda bir kültür-sanat başkenti olması hedefini benimseyen kuruluş 1952 yılında dernek statüsüne geçer ve adı Sanatsevenler Derneği olarak değişir; 1967’de ise “kamu yararına dernekler” arasına girer ve 1980’de Sanat Kurumu adını alır. 

SANAT KURUMU’NDA EVRELER

Kuruluşun ilk lokali (1955) Yenişehir’de, Gazeteciler Cemiyeti’nin alt katındadır. Açılışı bir konserle yapılan kuruluşun etkinlikleri, kültürsanat tartışmaları, konferanslar ve sergilerle sürer. 1964- 65 döneminde Türkiye’nin Ankara’da oyun sunmuş tüm topluluklarını kapsayan “tiyatro ödülleri” verilmeye başlanır. Bu ödülleri 1983’te “plastik sanatlar ödülleri” izler. 1979 yılında Ankara’nın ilk kitap fuarı Türkiye Yazarlar Sendikası ile yapılan ortak çalışmayla gerçekleştirilir. 

Sanat Kurumu etkinliklerine 1977 yılında katılan bir eleştirmen olarak kültürsanat bağlamındaki toplumsal değişime birinci elden tanıklık ettiğimi söyleyebilirim. Kızılay’da Sakarya Caddesi’nin girişindeki eski Piknik Lokantası’nın bitişiğinde bulunan lokal zemin altı kattaydı. Bu dar uzamda, bir oyunun tartışmasının yoğun bir izleyici kalabalığı tarafından saatlerce izlendiği günler olmuştur. Toplumun -siyasal açıdan huzursuz bir dönem yaşanmasına karşın- kültür hareketlerini yakından izlediği 1970’lerde (12 Mart dönemi) insanların birbirini dinlediği, kendi düşüncesini düzgün bir Türkçeyle dillendirdiği bir tartışma ortamı vardı. 1980’lerde (12 Eylül dönemi) Sanat Kurumu lokali Ataç Sokak’a taşındığında ise kültür-sanat hareketine ilgi duyanlar azalmış, bir aşamada da yok olmuştu sanki. (Bir oyunu tartışacak konuşmacılar olarak izleyicileri bir saat beklediğimizi, kimse gelmeyince de etkinliğin iptal edildiğini anımsarım). İnsanlar birbirini dinlemez olmuştu. Ayrıca özel televizyonların Türkçe kullanımındaki özensizliği sonucunda artık “Ağzı olan konuşuyor”du. 

Derneğin Gençlik Parkı’ndaki eski nikâh dairelerinden birinde konuşlandırıldığı günlerde geriye -arası epeyce seyrekleşmiş- söyleşiler ve ödül törenleri kalmıştı. Ne ki Gençlik Parkı’ndaki son uzamından Melih Gökçek belediyesi tarafından çıkartılan Sanat Kurumu o günden sonra, seçici kurul toplantıları ya da ödül törenleri yapmak için bile başka kuruluşların birkaç saatlik konuğu oluyordu. 2020’de salgın nedeniyle kültür-sanat etkinlikleri kısıtlanınca ödüller de verilemez oldu. 

Dileğimiz, sanatsever üyelerinin ve yöneticilerinin özverili savaşımıyla ayakta duran, ülkemizdeki en eski kültür-sanat kuruluşlarından biri olan Sanat Kurumu’nun öncelikle bir çalışma ve etkinlik uzamına kavuşturulması ve geleneksel etkinliklerine ivme kazandırmasıdır. Yeni yönetim ekibinin coşkulu girişimlerinin ve araştırma, inceleme, arşiv oluşturma çalışmalarının köklü sonuçlara ulaşması yolunda umutluyuz.

Yazarın Son Yazıları

Tiyatroların iletişim alışkanlıkları

70 yıllık tiyatro seyircisi ve 50 yılı aşkın süredir aralıksız yazan bir eleştirmen olarak tiyatrolarla iletişim kurma üstüne düşündüğümde geçmiş yılları özlüyorum.

Devamını Oku
23.09.2025
12 Eylül’ün savurduğu sonbahar yaprakları

12 Eylül döneminin tiyatro eleştirisi çoğunlukla sahne olaylarındaki özensizliğe karşı çıkmaktadır. Bu aşamada gazetelerdeki kültür sanat sayfalarının küçülmeye, eleştiri yazılarının azalmaya başladığı görülür.

Devamını Oku
09.09.2025
Ferhan ve Müjdat gündemimizde

Ferhan Şensoy’u 31 Ağustos 2021’de 70 yaşındayken yitirmiştik. Yeni yapılan “Ferhangi Bir Yaşam” belgeseli seyircisiyle buluşmayı bekliyor. Müjdat Gezen ise 82 yaşında ve bir hafta önce hakkındaki soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrıldı.

Devamını Oku
26.08.2025
Metin Sözen: Anadolu’yu kucaklamıştı

Değerli bilimadamı Prof. Dr. Metin Sözen’i 1 Ağustos’ta yitirdik. Yaşamını ülkemizin doğal, tarihsel, kültürel değerlerine sahip çıkılmasına adamış, yüce gönüllü bir insandı.

Devamını Oku
12.08.2025
Genco’ya ikinci mektup

Sevgili Genco, Sen gideli bir yıl oldu. Zaman çabuk geçiyor. İlk mektubumda (Cumhuriyet, 13.08.2024) ardında bıraktığın görsel-işitsel belgelerden söz etmiştim: Sanat yaşamın boyunca oluşturduğun sesli kitapları, fotoğraflarınla yorumladığın şiirleri, çevirilerini, plak ve kasetlerinde kayıtlı müzik çalışmalarını...

Devamını Oku
29.07.2025
Memet Baydur’un diyecekleri var

Okuduğunuz başlığı bir başka yazımda da kullanmıştım. Ölümünün üstünden 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın, Memet Baydur’un bizlere diyecekleri sürüyor

Devamını Oku
15.07.2025