Hakikati aramak...
Dikmen Gürün
Son Köşe Yazıları

Hakikati aramak...

14.11.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İstanbul seyircisi yakından tanır Theodoros Terzopoulos’u... 1992 yılında İstanbul Tiyatro Festivali’nde Bakkhalar’la başlayan buluşma uzun yıllar devam etti, ediyor ve sanırım daha da edecek boğazın iki yakasında.

Boğazın iki yakası” diyorum çünkü geçtiğimiz hafta, DasDas’ın düzenlediği İO Uluslar arası Tiyatro Festivali’nde Theodoros Terzopoulos’un yazdığı ve yönettiği “İO” adlı oyunu izledik. Mitolojide Inakhos’un kızı İo’nun Yunanistan’dan Trakya’ya, Asya’ya ve nihayet Nil kıyılarına uzanan acılı yolculuğu bir başka renge, bir başka boyuta bürünüyor Terzopoulos’un kısa ama yoğun metninde. 45 dakika süren bir ağıt aslında bu vurucu oyun. Aglaia Pappas’ın gözlerinden, dilinden, sesinden, kısıtlı beden kullanımından seyirciye yansıyan güçlü ve yalın bir oyunculuk... İo’nun dizeleri Terzopoulos’un bizzat sahnede yer alarak yaktığı ağıtlarla bütünleşince mitoloji sınırlarının çok ötesinde farklı bir yolculuğa çıkıyor seyirci. Günümüze sıçramalar yapıyor İo’nun yolculuğu: “Bombalar uçuşuyordu/ ışık hızından çok daha hızlı/ Kesif bir duman/ yanmış kemiklerden oluşan/ Gece, ahlaken doğru olur mu bu canavarlığı gizlemek diye merak etti/ Sonra kararını verdi/ Gökyüzünün ta tepesinde asılı kalacaktı/ Her şeyleri elinden alınanların son varlığı/ Sessizlik çöktü ve bir merdiven de olmayınca/ Olanca ağırlığıyla düştü, kurşun gibi...” Bu yolculuk Filistin’de yaşanan vahşete, şiddete, ölüme ve de dünyanın suskunluğuna bir ağıt olarak yankılanıyor. Sadece Filistin mi? Aslında dünyanın her yanında yaşanan acımasızlığa bir gönderme... 

‘BARBARLIK DÖNGÜSÜ’

Theodoros Terzopoulos antik Yunan dünyasının zengin imgeleri arasından dolaşırken alışılagelmiş kalıpları kıran ve farklı beden diliyle düşün dünyası arasında güçlü köprüler kuran bir yönetmen. Tragedyanın rütüelistik yapısı içinde şiddetin boyutlarını irdeleyen çağdaş yorumları onun tiyatrosunun satırbaşlarını oluşturuyor. İO da böylesi bir hesaplaşma.

Gösteri öncesi, Studio Oyuncuları Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı Verda Habif’in moderatörlüğünde yaptığı konuşmada Terzopoulos: “İnsanlara meta muamelesi yapıldığı günümüzün küreselleşmiş ortamında nefretin dilini deneyimliyoruz. Sürekli bir savunma ve saldırı halindeyiz. Kendimizi sürekli olarak ‘öteki’nden, ‘yabancı’dan, ‘farklı olan’dan koruyoruz. Onu ortadan kaldırmak, yaşamsal alanından yoksun bırakmak, yeryüzünden silmek istiyoruz!” Bu süreci “barbarlık döngüsü” olara tanımlıyor ve de şu soruyu soruyor: “Çağdaş tiyatro, 21. yüzyılda şekillenen insanlık durumuna ilişkin kaygıları ifade etme potansiyeline sahip mi? Tiyatro sosyal, varoluşsal, politik, ontolojik yansımalar için açık, demokratik bir alan, farklılıkların çoğulluğunun bir arada var olduğu bir laboratuar olarak var olabilir mi? Toplumsal travmayı dikkate almadan diller, ekoller, ulusal gelenekler, dönemler ve eğilimler arasında köprü kurabilir miyiz ?” Ve tartışmaya açık bu soruların cevabını bizlere bırakıyor Theodoros Terzopoulos çarpık bir dünya düzeninde çöküşün kaçınılmazlığını vurgularken...

Yazarın Son Yazıları

Ses Tiyatrosu ve Beyoğlu çağrışımları...

Geçtiğimiz günlerde ENKA Sanat sponsorluğunda Porte Film yapımı olarak hayata geçen; yönetmenliğini Selçuk Metin’in, senaristliğini Zeynep Miraç’ın, görüntü yönetmenliğini Emre Okur’un ve müziklerini Cem Öğet’in yaptığı Ferhangi Bir Yaşam belgeselini izledik ENKA Açık Hava Tiyatrosu’nda.

Devamını Oku
30.09.2025
Seçkin bir kalem: Seçkin Selvi

Ödülün benim için önemli olan ikinci anlamı da sosyal yaşamın her alanında var olması gereken eleştirinin, Demokles’in kılıcına hedef olan bir siyasi kimlik kazandığı günümüzde, eleştirinin ve eleştirmenin onurlandırılmasıdır. Onurlandım, gururlandım, çok teşekkür ederim.

Devamını Oku
16.09.2025
Ferhan Şensoy gideli beri...

31 Ağustos 2021: Ferhan Şensoy’un aramızdan ayrıldığı tarih. O gideli beri sıklıkla bugün aramızda olsaydı, ülke olarak içine düştüğümüz bu kaosu acaba nasıl yorumlardı diye düşünürüm.

Devamını Oku
02.09.2025
Robert Wilson: Geriye dönüp bakmak

31 Temmuz 2025’te, dünyanın sayılı tiyatro insanlarından biri olan yönetmen Robert Wilson New York’ta yaratıcı çalışmalarının tohumlarını attığı, genç sanatçılara alan açtığı Water Mill Center’da, evinde vefat etti.

Devamını Oku
05.08.2025
Sevda Şener Hoca’ma saygı ve sevgi ile...

Prof. Dr. Sevda Şener 22 Temmuz 2014 tarihinde, 86 yaşında vefat etti.

Devamını Oku
22.07.2025
Bu nasıl bir ortam?

“Saygı” sözcüğünün içerdiği anlamlar, kapsadığı alanlar yok oluyor sanki birer birer. Başka ne olması beklenir ki zaten böylesi karanlık bir ortamda?

Devamını Oku
08.07.2025