Hasan Âli Yücel’e saygıyla...
Dikmen Gürün
Son Köşe Yazıları

Hasan Âli Yücel’e saygıyla...

04.03.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1938-1946 yılları arasında Milli Eğitim bakanımız olan Hasan Âli Yücel salt o yılların değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dönemlerinin unutulmaz isimlerinden biridir. Yaptıklarıyla, yazdıklarıyla, söyledikleriyle her daim saygıyla ve sevgiyle hatırlanacaktır. Hatırlanmalıdır da. Sadece eğitim sistemimiz değil, tüm sistemlerimiz bilinçli olarak itildikleri uçurumların kenarlarında sağa sola savrulurken; hatırlamanın çok ötesinde, özümsenmelidir, sindirilmelidir Hasan Âli Yücel’in eylemleri ve söylemleri. 

TERCÜME BÜROSU

26 Şubat 1961 vefat ettiği yıl. Sözü fazla uzatmadan bu değerli eğitimcimizin İş Bankası Kültür Yayınları’ndan 1956 yılında çıkan İyi Vatandaş, İyi İnsan kitabının 8. basımını alıyorum elime. Kültüre dair söylediklerine bir kez daha bakıyorum. 

“Kültür tabirinin en doğru anlamı, fert şuurunun zamanda ve mekânda insanlık için elde ettiği bilgi ve duygudaki derinlik ve genişliğinde görünür. Kültür; ne sadece bilgi, ne de ezberlenip tekrar edilmiş tecrübe formülleridir. Kültür, bütün bu bilgilerin ve tecrübelerin insan ruhunda ve zekâsında hazmedilmiş, benimsenmiş, öz varlığa sinmiş halidir. Garp medeniyetinin ‘hümanizma’ adıyla eski Yunan medeniyetinden alıp bugüne kadar getirdiği anlayış, buna işaret eder. Bizim kanaatimizce kaynağı ve pınarı eski Yunan’la tahdit etmeyip daha arkalara ve başka diyarlara gitmek, nerede insan ruhunun kendine göre mana taşıyan bir izi ve eseri varsa onları da içine alarak en geniş kavramıyla hümanizmayı bütün insanlığı kucaklayan bir anlayış halinde görmek lazımdır.” İşte 1941 yılında Tercüme Bürosu Hasan Âli Yücel tarafından bu amaçla kurulur bakanlık içinde. Kendi deyişiyle Eflatun’un “Diyalogları” yanında Konfüçyüs’lerin, Mevlana’ların, Sadi’lerin eserleri çevrilerek “Türk şuuruna doğar”. 

VE SONRASI

Türk Hümanizmi kitabının yazarı Prof. Dr. Suat Sinanoğlu, 1946 yılında Hasan Âli Yücel’in siyasi nedenlerle istifasının ardından, yeni milli eğitim bakanı tarafından Tercüme Bürosu çalışmalarının yokuşa sürüldüğünden söz eder. İlerleyen yıllarda, 1966’da kapatılmıştır Tercüme Bürosu. Aslında, toplumca hiç de yabancısı olmadığımız uygulamalardan bir örnektir bu olay. Ama ne güzel ki 1956 yılında, İş Bankası’ndan aldığı güçle Hasan Âli Yücel tarafından kurulan “İş Bankası Kültür Yayınları” bünyesinde bugün de “Hasan Âli Yücel Klasikleri” başlığı altında onun başlattığı bu çeviri geleneği sürdürülmektedir. Bu kitapların başında 23 Haziran 1941’de maarif vekili olarak yazdığı Önsöz’ün yer alması ayrıca önemlidir. Bir kıymet bilirlik örneğidir.

KÖY ENSTİTÜLERİ

Yine elimde aynı kitap İyi Vatandaş İyi İnsan... Bu sefer de Köy Enstitülerine yöneliyorum. 

“Memleketimize gelen bütün yabancı uzmanların Köy Enstitülerini faydalı, hatta bütün dünya için örnek bir eğitim ve öğretim ocağı olarak görüp göstermelerinin sebebi bu okullarda bilginin yaşam faaliyeti ve ihtiyaçlarından çıkarılması, ortak ve beraber bir hayatın gerçek şartları içinde, sosyal ve ekonomik çevreye uyularak canlı bir eğitim verilmesi idi. Ne bilgi bir süs ne tavır ve hareket bir gösteriştir. Hepsi hayat içindir. Köy Enstitüleri köyden gelen temiz Türk çocuklarına bu prensibin gerçekleşmesi imkânını sağlıyordu. Yabancılar bu cihetleri gördüler ve takdirle söylediler. Aydınlarımızın bir kısmı ve bazı maarifçilerimiz, bu müesseseleri bir kere bile görmeden, yakından incelemeden, eksikleri varsa düzeltecek yerde onları yıktılar. Ezbercilik, yalnız öğretim metodumuz değil, çok kere sosyal davranışlarımızdır.” 

Düşünüyorum; 1946 itibarıyla Köy Enstitülerinin mimarları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un yolları siyasetçiler tarafından kesilmeseydi ve 1951’de Demokrat Parti iktidarında kapatılmasaydı, bugün durduğumuz nokta ne kadar farklı olurdu. Ve Hasan Âli Yücel’i Köy Enstitülerine dair söyledikleriyle bir kez daha saygıyla anıyorum.

Yazarın Son Yazıları

Ses Tiyatrosu ve Beyoğlu çağrışımları...

Geçtiğimiz günlerde ENKA Sanat sponsorluğunda Porte Film yapımı olarak hayata geçen; yönetmenliğini Selçuk Metin’in, senaristliğini Zeynep Miraç’ın, görüntü yönetmenliğini Emre Okur’un ve müziklerini Cem Öğet’in yaptığı Ferhangi Bir Yaşam belgeselini izledik ENKA Açık Hava Tiyatrosu’nda.

Devamını Oku
30.09.2025
Seçkin bir kalem: Seçkin Selvi

Ödülün benim için önemli olan ikinci anlamı da sosyal yaşamın her alanında var olması gereken eleştirinin, Demokles’in kılıcına hedef olan bir siyasi kimlik kazandığı günümüzde, eleştirinin ve eleştirmenin onurlandırılmasıdır. Onurlandım, gururlandım, çok teşekkür ederim.

Devamını Oku
16.09.2025
Ferhan Şensoy gideli beri...

31 Ağustos 2021: Ferhan Şensoy’un aramızdan ayrıldığı tarih. O gideli beri sıklıkla bugün aramızda olsaydı, ülke olarak içine düştüğümüz bu kaosu acaba nasıl yorumlardı diye düşünürüm.

Devamını Oku
02.09.2025
Robert Wilson: Geriye dönüp bakmak

31 Temmuz 2025’te, dünyanın sayılı tiyatro insanlarından biri olan yönetmen Robert Wilson New York’ta yaratıcı çalışmalarının tohumlarını attığı, genç sanatçılara alan açtığı Water Mill Center’da, evinde vefat etti.

Devamını Oku
05.08.2025
Sevda Şener Hoca’ma saygı ve sevgi ile...

Prof. Dr. Sevda Şener 22 Temmuz 2014 tarihinde, 86 yaşında vefat etti.

Devamını Oku
22.07.2025
Bu nasıl bir ortam?

“Saygı” sözcüğünün içerdiği anlamlar, kapsadığı alanlar yok oluyor sanki birer birer. Başka ne olması beklenir ki zaten böylesi karanlık bir ortamda?

Devamını Oku
08.07.2025