Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

29.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

“Bugün, fikir üreten bir fabrika kurmaya karar verdik...” Gerçekten de TÜSİAD, sermayenin örgütlü biçimde sahneye çıktığı o tarihten itibaren Türkiye’nin ekonomi ve siyaset dünyasında hep etkin oldu.

Kimi zaman cesur bildirilerle kimi zaman da liberal politikaların öncüsü olarak Türkiye ekonomisinin yönünü belirleyen aktörlerden biri haline geldi. 12 Eylül sonrasında Özal reformlarının arkasında, Avrupa Birliği sürecinde yükselen seslerin en önünde hep TÜSİAD vardı.

AKP iktidarı ile ilişkiler ilk yıllarda görece yumuşak seyretse de her genel kurul, her rapor açıklaması yeni bir gerilime yol açtı. Otoriterleşme arttıkça TÜSİAD’ın her eleştirisi “düşmanlık” olarak damgalandı. “Milli ve yerli sermaye” söylemiyle giderek daha fazla dışlandı.

Bu gerilimin dönüm noktası ise 13 Şubat’taki genel kurul oldu. Burada dile getirilen sert eleştirilerin ardından TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında iki ayrı suçtan dava açıldı.

İddianamede, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla beşer yıl altışar aya kadar hapis cezası talep edildi.

Turan ve Aras gözaltına alındı, ardından yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İlk duruşma mayısta yapıldı. İkinci duruşma ise 23 Eylül’deydi. Ancak karar çıkması beklenirken mahkeme heyetinde yaşanan hâkim değişikliği nedeniyle duruşma 20 Ocak 2026’ya ertelendi.

TURAN BIRAKIYOR

Bu tarih dikkat çekici çünkü ocak ayında TÜSİAD seçimli genel kurulunu yapacak. Turan’ın görev süresi iki dönem kuralı gereği sona eriyor. Ömer Aras’ın ise iki yıllık süresi doluyor. Fakat ortada yine garip bir tablo var: Seçime dört ay kalmış olmasına rağmen “önceden belirlenmiş başkan adayı” yok. Yaptığım görüşmelerde bunun için çok erken olduğu özellikle vurgulanıyor.

Bir zamanlar iş dünyasının en prestijli koltuğu olan TÜSİAD başkanlığı, son 20 yılda giderek “ateşten gömlek” haline geldi. Bugün ise hükümetin baskıcı tavrı ve yargı tehdidi nedeniyle kimse bu göreve talip olmuyor.

Vergi cezaları, soruşturmalar, ihalelerden dışlanma ihtimali... Sermayenin temsilcileri gönüllü bir suskunluğa zorlandı zorlanıyor! Orhan Turan ve Ömer Aras hakkında açılan dava da en sert mesaj niteliğinde: “Hizaya gelin, yoksa sıra size de gelir.”

Ve sonuç: TÜSİAD yine başkanını seçmekte zorlanıyor. Bir zamanlar siyasetin dengelerini değiştiren, ekonomiye yön veren o örgüt, bugün sessizlik üreten bir fabrikaya dönüşmüş durumda. 

Türkiye’nin istihdamında, ihracatında en büyük paya sahip patronların susturulmasının, korkutulmasının bedelini onlar mı ödüyor yoksullaşan ülke mi?

İlgili Konular: #tüsiad

Yazarın Son Yazıları

Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

Devamını Oku
29.09.2025
Keşke ıssız kalsaydı! Yassıada hukuk dışı kaldı

Yassıada ve Sivriada, sit alanı statüsünden çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından adaların imar oranı yüzde 5’ten yüzde 65’e çıkarıldı. Böylece ada, yapılaşmaya açıldı.

Devamını Oku
22.09.2025
Ezilen halk bu oyunu bozar

Bugün gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bölmeyi amaçlayan, siyasal niyeti gün gibi ortada olan uydurma bir davaya çevrilecek.

Devamını Oku
15.09.2025
Binde 5 değil binlerce hayat

“20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk defa bu kadar çaresizim. Mağaza kapanınca işçiler dağıldı. Çoğu genç, kredi borçları var. Ne yapacaklar bilmiyorum.” İzmirli bir ayakkabı ustası söylüyor bu sözleri.

Devamını Oku
25.08.2025
Kıyamete adım adım

Bundan 26 yıl önce 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin yıldönümüydü dün. Gölcük’ten Sakarya’ya, Yalova’dan İstanbul’a yaşanan bu depremde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Devamını Oku
18.08.2025
Ataköy de karot kıskacında

İstanbul’un önemli kentleşme örneklerinden biri olan ve bir açık hava müzesi diye nitelenen Ataköy 1. Kısım, izinsiz karot alınarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Devamını Oku
04.08.2025