Müzik özgürleştirir

Müzik özgürleştirir

10.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Sahnede tam 104 çocuk. Hepsi beyazlar içinde. Yaşları 7 ila 13 arası. Seçme sınavıyla seçilmişler. Mart ayından bu yana koro müziği eğitimi almışlar. Ve şimdi karşımdalar, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun sahnesindeler. Görüntüleri bile insana işte geleceğimiz dedirten güzellikte ve umut vaat edici.

3-6 Temmuz tarihlerinde İstanbul’un farklı yerlerinde, İBB Kültür ve İBB Orkestra’nın düzenlediği 24 koro ve 852 koristin katıldığı İstanbul Koro Festivali vardı.

İSTANBUL’UN ÇOKSESLİLİĞİ

Açılışta İBB Kültür Daire Başkanı Volkan Aslan İstanbul’un çoksesliliğine, çok renkliliğine dikkati çektiğinde, bu festival yolculuğunu halen hapiste tutulan Ekrem başkan ve Mahir Polat’la başlattıklarını onlarla güçlendiğini anlattığında ortalık alkıştan inledi, salon ayağa kalktı!

Şef Tolga Gülen’in yönetiminde İstanbul Çocuk Korosu hem Türkçe hem farklı dillerde harika bir sınav verdi. Sadece sesleriyle değil, beden dilleri, devinimleri ve coşkularıyla muhteşem bir deneyim yaşattılar. Festivalin diğer katılımcıları Koro İstanbul, Aydın Doğan Güzel Sanatlar Lisesi Korosu, Odeon Oda Korosu’ydu.

Konser öncesi fuayede koşuşan cıvıl cıvıl çocuklara sordum, niye koroya katıldıklarını. Çoğu “Sevdiğim için” dedi. Ama ikinci en çok aldığım yanıt şu oldu: “Şarkı söylemek özgürlüktür!”

İstanbul’un geleceği olan çoksesli çocukları kutluyor, İBB Kültür’e teşekkür ediyorum.

CAZ ANLATILARI

İKSV’nin 32. Caz Festivali dolu dizgin devam ediyor. İki akşam iki muhteşem sesten caz anlatıları dinledim. İkisi de Swiss Otel’in bahçesindeydi.

İlkinden başlıyorum: Jazzmeia Horn genç Amerikalı bir sanatçı. Üç yaşından beri şarkı söylermiş, okul yıllarında girmediği ve kazanmadığı yarışma kalmamış. Üç kez Grammy adaylığı olmuş. Caza yenilikçi bir tavır getirmiş.

Hakkında bildiklerim bunlardı. Konser boyunca daha çok bilgilendim, zenginleştim, büyülendim ve konserin sonunda herkes gibi ben de ayağa fırlayıp dans etmeye başladım.

Jazzmeia, her şeyden önce muhteşem bir öykü anlatıcısı. Dünya halini, kadınlık, annelik durumunu, güncel yaşamını anlatıyor. Ancak anlatırken sesini kullanış biçimiyle tüm önyargılara, kalıplaşmış düşüncelere, baskıya, yasaklara isyan ediyor. Daha doğrusu meydan okuyor. Caza yeni boyutlar katıyor.

“Freedom”- Özgürlükle herkesi avucunun içine aldı. Özgürlük hepimize lazımdı. “Bana ne söyleyeceğimi, ne giyeceğimi, ne düşüneceğimi söyleyemezsin” dediğinde... “Asla vaz geçme, diren” dediğinde tüm hissiyatımıza tercüman oluyordu.

Horn’a, piyanoda Joel Holmes, basta Ameen Saleem ve davulda Ryan Sands eşlik etti. “Müzik asla karanlığa geçit vermez” düsturundan sonra hepimiz kendimizi daha iyi hissettik ve adeta “Her şey çok güzel olacak” diye (elbet İngilizce) onunla birlikte tempo tutup dans ettik.

JAMES BALDWİN’İ CAZLA ANMAK

Besteci, vokalist, şair, bas ve klavye ustası “asi ve yenilikçi stil sahibi sanatçı” Meshell Ndegeocello bu yılın başında “en iyi alternatif caz albümü” dalında Grammy Ödülü kazanmıştı. Beni bu konsere sürükleyen, Grammy Ödülü kazanmış olması değildi. Bu ödülü James Baldwin’in “The Fire Next Time” (Bir Daha Sefere Ateş) adlı kitabından hareketle bestelediği ve James Baldwin’e adadığı “No More Water: The Gospel of James Baldwin” adlı albümüydü.

(Bilenler bilir James Baldwin “bizden biriydi”. Gülriz SururiEngin Cezzar Tiyatrosu’nda “Düşenin Dostu” oyununu sahnelediğinde onun asistanlığını yapmıştım, yakın dostum olmuştu. Bugün o ekipten sadece Ali Poyrazoğlu ve ben hayatta kaldığımızdan Baldwin’in İstanbul yıllarını öğrenmek isteyen her araştırmacı kapımızı çalar!)

Konser boyunca eşsiz yazar James Baldwin’i ve onun mücadelesini andık. Geçen yıl 100 yaşını dolduran Baldwin’in mücadelesi, özgürlük ve eşitlik savaşı günümüz dünyasında hâlâ çok güncel. Sadece ABD’de değil dünyanın her yerinde. Beyaz ırkçılığının siyah Amerikalılara karşı öfke ve nefretini; siyahların kimlik arayışını dile getirdiği eser, Baldwin’in mirasıydı. Ve şimdi o miras bize caz tınılarıyla, rock, funk, soul, hip-hop ve deneysel tınılarla geri geliyordu.

Abraham Rounds (davul, vokal), Chris Bruse (gitar), Jake Sherman (org) ile etkileyici sesi ve fiziğiyle Justin Hicks (vokal) sanatçıya eşlik ederken karanlığın aydınlığa müzikle çıkacağı inancını pekiştiriyorlardı. Caz Festivali 17 Temmuz’a dek sürüyor. Kaçırmayın!

Yazarın Son Yazıları

Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025
Edremit Kitap Fuarından...

Edremit Kitap Fuarı’ndayım...

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet suç işliyor!

Diyanet İşleri Başkanlığı suç işliyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Tiyatro durakları...

Adaletten eğitime, sağlıktan beslenmeye, her şeyin sahtesine, zehirlisine mahkûm edildiğimiz, yalanlarla kuşatıldığımız şu günlerde kimi alanlarda hakikatle, sahici olanla karşılaşmak iyi geliyor insana.

Devamını Oku
14.08.2025
Bodrum’un markasına dönüşen bale festivali

Son yıllarda adeta Bodrum’un kültür markasına dönüşen Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nden söz edeceğim.

Devamını Oku
10.08.2025
Algılamanın sınırsızlığı

20. ve 21. yüzyıl tiyatrosuna damgasını vuran dâhi Robert Wilson tedavi olmak istemeyerek New York Long Island’da kurmuş olduğu Watermill Eğitim ve Üretim Merkezi/okul/ müze/kültür merkezinde son ana dek çalışarak 31 Temmuz’da öldü.

Devamını Oku
07.08.2025
Türkiye’nin Aydınlık Yüzü / Belleğimizin Bekçisi: Metin Sözen

Metin Sözen: (24 Mayıs 1936, Harput, Elazığ-31 Temmuz 2025, İstanbul)...

Devamını Oku
03.08.2025
Herkes için sanat: Anadolu Sergileri

Yılın belki de en sıcak gününde deniz kıyılarını bırakıp Milas’ta kapalı bir mekânda bir sergi görmeye gideceğimi söyleseler pek inanmazdım.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir dokunuşa bin ah!

“Ayakucumda deniz, kaynayarak yanan bir zümrüt, sonra mavi, sonra menekşe, ne var ki üzerine tuzla buz edilmiş milyonlarca ayna parçaları yağmış, alev alev yanıyor, çakıyor, çakıntıdan göz alıyor.”

Devamını Oku
27.07.2025
Tüm iyilerin Altan ağabeyi

Altan Öymen aramızdan ayrılıp sonsuzluğa göçerken bile hepimize bir ders verdi...

Devamını Oku
24.07.2025
Bodrum’da doludizgin sanat

Ah bilmez değilim. Bu başlığı okur okumaz delirdiğimi sanacaksınız...

Devamını Oku
20.07.2025
Günler geçerken...

Pınar Kür... Edebiyatımızın cesur kadınlarından biri daha sonsuzluğa göçtü.

Devamını Oku
17.07.2025
Hikmet Çetinkaya

Yaş almanın en kötü yanı eşiniz, dostunuz, arkadaşlarınız, meslektaşlarınız hepsi gidiyor.

Devamını Oku
13.07.2025
Müzik özgürleştirir

Sahnede tam 104 çocuk. Hepsi beyazlar içinde. Yaşları 7 ila 13 arası...

Devamını Oku
10.07.2025
Ölmek ya da ölmemek

...Behçet Necatigil hocanın “Kitaplarda Ölmek” şiirini düşünüyorum 2 Temmuz’dan beri...

Devamını Oku
06.07.2025
Yanmadan aydınlığa çıkmak...

2 Temmuz 1993. Madımak katliamı. Dün müydü? Bugün mü? Yoksa yarınımız mı?..

Devamını Oku
03.07.2025
Yaşanabilir bir ülke

Üç gün boyunca “Nâzım’dan Kazım’a Bir Volkan’dır Karadeniz” etkinliğindeydim. Rize’nin Fındıklı ilçesiyle Hopa arasında, hırçın dalgalarla yüksek dağlar arasında; yeryüzünün belki de en muhteşem doğasındaydım.

Devamını Oku
29.06.2025
Bütün ülkenin suyu ısındı

Başdanışman haykırdı: “Altaylııı senin suyun ısındı!” Ve hooop trol saldırısı, aradan 48 saat geçti ya da geçmedi evine baskın gözaltı, tutuklama, ver elini Silivri...

Devamını Oku
26.06.2025
Nefret suçları

Hiç unutmadım. 80’lerde 12 Eylül faşist darbeden sonraydı...

Devamını Oku
22.06.2025
Aydınlanma işçisi Attilâ İlhan

Attilâ İlhan’ın doğum günüydü 15 Haziran. Tam yüz yaşını doldurdu...

Devamını Oku
19.06.2025
Eyüp semalarında Nâzım

Haziran ayı boyunca ülkemin birçok yerinde Nâzım Hikmet anıldı.

Devamını Oku
15.06.2025
Kötülükle iyilik çatışması

Sabah oldu. Uyandınız. Aklınıza ve yüreğinize düşen ilk şey: Acaba bugün ne kötülüklere uyanacağız...

Devamını Oku
12.06.2025
Türkçem konuşuldukça...

3 Haziran Nâzım Hikmet’i sonsuzluğa uğurladığımız gündü. Yine herkes onu dilediği gibi andı.

Devamını Oku
05.06.2025
Antalya’da caz var

Bu yıl sekizincisi düzenlenen Akra Caz Festivali sona erdi.

Devamını Oku
01.06.2025
Oya Başak ya da yaşama sevinci

Geçen cumartesi akşamından beri ülkemde hayat biraz daha renksiz, daha gri, daha acımasız, daha zor, daha hoyrat.

Devamını Oku
29.05.2025
Gerçeği arama tutkusu

Dalga denizde olur. Karadaki kötülük dalgaları. Birinci dalga yetmedi. İkinci, üçüncü dalga yetmedi. Dördüncü, beşinci derken...

Devamını Oku
25.05.2025
Günlerin getirdiği...

Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim.

Devamını Oku
22.05.2025
Moskova’dan sevgiler

Moskova’da hava günlük güneşlik. Uluslararası Moskova Üniversitesi’ndeyim. Üniversitenin dev sahnesi kırmızı ve beyaz çiçeklerle donatılmış. Burası siyasal bilgiler fakültesinin sahnesi, ortada uzun bir masa ve kocaman kuyruklu bir piyano.

Devamını Oku
18.05.2025
Fikri takip

Gazetecilikte “fikri takip” önemlidir. Sadece gazetecilikte mi? Hayır. Her alanda, her konuda. Yani, bir sorunu, meseleyi sonuna dek takip etme, bilgilenme, bilgiyi paylaşma demek.

Devamını Oku
15.05.2025
Anneler Günü düşünceleri, duyguları...

Anneler Günü düşünceleri, duyguları...

Devamını Oku
11.05.2025