Fırtınaya beş kala
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Fırtınaya beş kala

11.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

CHP, her 9 Eylül’de kuruluş yıldönümünü kutluyor. Normal de... 9 Eylül 1923 tarihinde, Meclis Grubu tarafından oylandıktan sonra, İçişleri Bakanlığı’na verilen kuruluş dilekçesi ile kuruldu. 11 Eylül’de de Atatürk ilk genel başkan seçildi.

Ancak Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun, uzun yıllar boyunca bundan fazlası olduğunu işledi. Evet, CHP ilk kurultayını 15 Ekim 1927’de toplamıştı. Ancak Atatürk kurultayın açılış konuşmasında bir düzeltme yapmıştı. “Bu kurultay birinci değil, ikinci kurultayımızdır” demiş ve CHP’nin ilk kurultayının 4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi olduğunu söylemişti. Atatürk’ün vurguladığı, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği’nin kuruluşunun aslında CHP’nin tarihin rahmine düştüğü an olduğu gerçeğiydi. Bu kadar da değil... 10 Mayıs 1931’de CHP sonraki kurultayını yaptı. Atatürk orada da bu gerçeğin altını çizdi: “Bizim kongremiz, bundan 12 yıl önce Sivas’ta bir mektep dershanesinde yapılmıştır.” Nitekim kongre, ertesi gün Cumhuriyet gazetesinde “CHF üçüncü büyük kongresi dün açıldı” başlığıyla manşet oldu.

Sonuçta...

Alev Coşkun’un ısrarlı tezi artık CHP’de de kabul gördü. CHP, 106 yıl önceki Sivas Kongresi’ni ilk kongre, 102 yıl önceki dilekçeyi ise resmi kuruluş kabul ederek 4-9 Eylül haftasını “Kuruluş Haftası” diye kutlayacak.

TARİHİN HATIRLATTIĞI MİSYON

Basit bir tarih tartışması gibi görünse de bu durum günümüze dair bir şey de söylüyor. Zira Atatürk’ün vurgusu, CHP’ye geçmiş çizmek değil gelecek yaratmak için yapılmıştı. Kurtuluş Savaşı’nın bittiği günün ilk yıldönümünde İçişleri Bakanlığı’na kuruluş dilekçesi veren Atatürk, “1919’da Sivas’ta kurulduk” hatırlatmasıyla, CHP’nin aynı zamanda Milli Mücadele ile bağını vurguluyordu. Belki de daha fazlası... CHP, işgali kabul etmeyenlerin, Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyenlerin, İstanbul’daki saray merkezli ihanete karşı duranların, Sevr’i yırtan Lozan’a yürüyenlerin, hem iç savaşı hem dış savaşı kazananların örgütlü olduğu partiydi. Elbette resmi kuruluştan bir ay sonra Cumhuriyeti kuran parti oldu. Laiklikten ekonomik kalkınmaya, alfabeden kadın haklarına, eğitimden hukuk devrimlerine kadar yapan parti de oydu.

İşte bu tablo, CHP’ye hiçbir partinin sahip olamayacağı bir özellik kazandırıyor. Evet, AKP 23 yıldır iktidar olabilir. Evet, halihazırdaki diğer partiler aldıklarıalacakları oylarla hükümet kurabilir. Ancak CHP’nin sahip olduğu bir özellikten hep mahrum kalır: Kurtuluş ve kuruluş partisi olmak. CHP’nin kendisinin bile kimi zaman oy almak kimi zaman ittifak kurmak adına uzak durduğu bu misyon hep gelir onu bulur. Kendisinin unuttuğu yerde tarih ona kurucu parti misyonunu hatırlatır.

ERDOĞAN’IN CHP PLANI

CHP’nin iç kavgalarından, kurultay tartışmalarından, liderliğinin mahkemeye taşınmasından bağımsız söylüyorum: Bugünlerde CHP’yi tartışıyor olmamız tesadüf değil. Zira CHP içi aktörlerin niyeti, hedefi, geleceği ne olursa olsun Erdoğan’ın da bir CHP planı var. 23 yıldır Cumhuriyetin kurumlarını birer birer yıkan, devrimleriyle ısrarlı bir hesaplaşmaya giren, tebaadan yurttaşa dönüşerek haklarına kavuşan milleti hukuki ve siyasi olarak güvencesizleştiren Erdoğan; kurucu iradeyle son hesaplaşmasını CHP’nin bugünü üzerinden yapmaya hazırlanıyor. Tam da Türkiye imparatorluğu lafları ortalarda dolaşırken, tam da sınırların genleşmesinden bahsedilirken, tam da Türk-Kürt-Arap ittifakı tezi işlenirken, tam da yeni anayasa ve vatandaşlık tanımı yeniden yapılırken, tam da Meclis üyeleri İmralı’ya doğru yola çıkmaya hazırlanırken...

Varoluş sözleşmesini feshetmek gibi: Kurucu ilkeleri, kurucu felsefeyi, kurucu değerleri dönüştüren Erdoğan, son kertede kurucu iradeyi topyekûn ortadan kaldıracak bir hesap yapıyor. CHP’yi siyasetin dışına itmeye, bölünmeye zorlamaya, eski bir derneğe-tabela partisine dönüştürmeye, zaten kendisinin bile zaman zaman tartıştığı kurucu misyonu taşıyamayacak hale dönüştürmeye niyetleniyor. Devletin zor aygıtı olan kolluk, devletin amentüsü olması gereken hukuk, devleti ayakta tutacak bürokrasi Erdoğan’ın amacına zorunlu hizmet ediyor. Erdoğan’ın hedefi CHP’yi şunun ya da bunun yönetmesi değil; CHP’nin yönetemez ve yönetilemez olması.

FİLMİN SONUNU DEĞİŞTİRECEK OLANLAR

Her seferinde daha ne olabilir diye konuşuyoruz ya...

Belki yılgınlıktan belki saflıktan; kitleler iyi olanı diliyor, duymak istiyor. Oysa ortadaki tabloyu anlamak için uçları görmek gerekiyor. Durum şu ki devletin içinde devletin gücünü kullanan bir grup; CHP’yi bir suç örgütü olarak tanımlamayı, partiyi resmen kapatmayı, genel başkanını hapsetmeyi düşünecek kadar gözünü karartmış durumda.

Filmin sonunu değiştirecek olan ise üzerine senaryo yazılanlardan başkası değil. Anadolu’nun sokaklarında, İstanbul’un varoşlarında, okulda ya da işyerinde kuşatma altında, 1919 ruhunu göğsünde bir bayrak gibi taşıyanları kastediyorum. Onlar CHP deyince “kariyer siyaseti”ni anlamıyor, belediye ihalesi düşünmüyor, inşaat ruhsatının ya da iştirak şirket kadrosunun aracısı saymıyor. Altı oka baktığında kurtuluşun ve kuruluşun iradesini görüyor. Türkiye muhalefet adına fırtınalı bir döneme girerken, gemiyi kurtaracak rotayı onlar çizecek, stratejiyi onlar belirleyecek, zaferin şarabını ya da yenilginin baldıranını onlar içecek. Kaybederlerse kaybeden sadece CHP olmayacak. Seçimsiz demokrasiye, anayasasız devlete, yıkılmış bir rejime mahkûm edilmiş Türkiye olacak.

Geçmişin gölgesini bir yük olmaktan ancak geleceği yaratanlar çıkarabilir.

Yazarın Son Yazıları

Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025
Koca savcılığın dokunmadığı patronlar

Dünya, Sezen Aksu şarkısındaki gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz.

Devamını Oku
28.07.2025
Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Devamını Oku
24.07.2025
Davutoğlu partisindeki istifalara ne dedi?

Aslında benim sorum yeni çıkan o kitapla ilgiliydi...

Devamını Oku
21.07.2025
Öcalan, Ramazan, Altaylı

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok.

Devamını Oku
17.07.2025
Domates, biber, patlıcan!

“Demokrat adam”, “demokrat bulmadığı” adama “Ya demokrat ol ya döverim” demiş.

Devamını Oku
14.07.2025
Herkesi başka tartan kantar

Aynı kantar seni başka onu başka tartıyor...

Devamını Oku
10.07.2025
Söyleyin Timur haksız mı? 

Kimin haklı olduğunu söz belirler sanırsın, oysa hak çoğu zaman güç ile dağıtılır. Size bu satırları gazeteci arkadaşım Timur Soykan hakkındaki mahkeme kararını beklerken yazıyorum. 

Devamını Oku
07.07.2025
Teğmenler kararı nasıl değiştirildi

Zaman, anı bir atom yoğunluğunda biriktiriyor. Ne kolay konuşup geçiyoruz. Sanki her yeni olay bir eskisini dibe bastırarak unutturuyor.

Devamını Oku
03.07.2025
Hapiste bebeğini bekleyen Ramazan’ın öyküsü

Çokluğun adaleti yokluğun üzerine kurulmuştur. İBB dosyasında üç tip tutuklu var...

Devamını Oku
30.06.2025
Seve seve değil soya soya büyüyen sistem

Tarih, insan deneyimlerinin toplamından daha fazla bir şeydir.

Devamını Oku
26.06.2025
Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım.

Devamını Oku
23.06.2025
İran’dan çıkan savaş dersleri

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir” diyor general Clausewitz...

Devamını Oku
19.06.2025
Adalar sapığı nasıl yakalandı

Suçla, suçlu arayarak değil, suçun peşinden giderek hesaplaşılır. Konu siyasi olunca, ihale olunca, parti olunca günlerce televizyonlarda konuşuluyor. Tutuklama üstüne tutuklama yapılıyor. Gelgelelim, konu siyasallaştırılamayacaksa ancak üçüncü sayfada yer buluyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Tövbelerden darbelere bir garip hikâye

Tövbe insanı kendinden korur ancak insanı insandan korumaz.

Devamını Oku
12.06.2025
Biz seni anladık Nihat abi

Dünya delilerin cehennemidir.

Devamını Oku
09.06.2025
Erdoğan'ın duvarlara astığı sözün hapisteki sahibi

Her bayram, insan hafızasına verilmiş bir ödüldür.

Devamını Oku
05.06.2025
‘Cinnet geçiren bakan’ın mesajı

Yerin altında olan, suretini başka biçimlerde de olsa gösteriyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Ey mahpus Türk gençliği!

Şair Can Yücel, Adana Cezaevi’nde gördüğü gençleri 42 yıl önce yazmış, gazetemiz Cumhuriyet’e yollamıştı...

Devamını Oku
29.05.2025
Koskoca Sülüman’a değil dolandırıcıya inandılar

Sanki birileri, “Olsa da suçlu olmasa da aksini söyleyen bile suçlu” diyor!

Devamını Oku
26.05.2025
10 yıldır kanayan yara

Bir yara kaç yıl kanar? İnsan bir ağrıyı ne kadar sırtında taşır?

Devamını Oku
22.05.2025
Aklımı tutamadım kafatasımda

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Devamını Oku
19.05.2025
Boğaziçi’ndeki şeriat kalkışmasının mesajı

Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı.

Devamını Oku
15.05.2025
Susmayan askerin çevrildiği kapı

Susmayan askerin çevrildiği kapı

Devamını Oku
12.05.2025
Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Devamını Oku
08.05.2025
Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Devamını Oku
05.05.2025