İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

22.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Geçen cuma günü Saraçhane Parkı’ndaydım. Hayır, nefes almak için değil, mümkünse nefes vermek için. Belediyelerde tutuklananların aileleri, Dilek İmamoğlu öncülüğünde, Aile Dayanışma Ağı adıyla düzenli olarak toplanıyordu. Her buluşmada ailelerden bazıları yaşadıklarını anlatıyordu.

Hapishanelerde iki yılım geçti. Demir kapının her açılışında, “Dışarıdakine bir şey mi oldu” endişesinin yükselişini biliyorum. Öte yandan; dışarıdaki evlat, eş, anne-baba olmanın hapislikten daha zor olduğunu da...

Katılanların elinde, gazeteci Yavuz Oğhan’ın yazdığı, geliri içeridekilerin ailelerine bırakılan Millete Emanet kitabı vardı. Açıklamadan sonra onların yaşadıklarını dinledim.

Image

Fotoğraf: Evrim Kepenek

HAPİSTE İLK EVLİLİK YILDÖNÜMÜ

İlk sözü Medya AŞ Genel Müdürü Pınar Türker’in annesi Kadriye Hanım aldı. Kızının, Düzce’deki cezaevinde 16 kişilik koğuşta kaldığını, bazen 25 kişiye kadar çıktığını anlattı: “8-10 gün yer yatağında yattı, eşyaları poşetteydi. Ziyaret için Beykoz’dan Düzce’ye 2 buçuk saatte gidiyoruz. Pınar’ın iki çocuğu da operasyon olduğunda reşit değildi. Biri şu an 8. sınıfta. Çocuklar psikoloğa gitmeye başladı.” Türker’in yaşlı babasının, görüşlerde uğultudan hiçbir şey duyamadığını, “Sen bana anlatırsın” dediğini söyleyen Kadriye Hanım konuşurken, eşi gözleri dolu dolu dinliyordu.

Derken...

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Hanım devam etti: “Hakan, gençlik kollarından bu yana CHP’de siyaset yapıyor. Hayatını partiye adamış. Tanıdığımda hayatında hiç tatil yapmamıştı. Onunla ilgili içim rahat, Hakan cebinde kalan son 100 lirayı bile sokaktaki çocuklara verir.”

Yeni evlilermiş. İlk yıldönümleri 1 Ekim. Gözde Hanım, “Bu gidişle hapishanede kutlayacağız” diyor.

KENDİ TESLİM OLDU

İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun eşi Özge Hanım operasyon sabahını unutmuyor: “Kapıyı açtığımda iki kamera ile eve girdiler. Ev halindeydik. Mahremiyetimize daldılar. Çocuğum şeker hastası. O sabahtan sonra, 15-20 gün şekeri 500-600’den aşağı inmedi. Bir eve giriyorsanız evde hasta mı var çocuk mu var bakılamaz mı?”

CHP PM Üyesi Baki Aydöner’in eşi Dilara Hanım, polis eve geldiğinde tekmiş: “Operasyondan önceki gün Ankara’da PM toplantısı vardı. O gün de Düzce mitingi. Baki, Ankara’dan Düzce’ye geçecekti. Otelde kaldığı, nerede olduğu belli. Ama eve geldiler. O sırada ben tektim. Daha önce karakol bile görmemiştik. (Bu sırada ağlıyor) Baki duyunca hızla İstanbul’a geldi. Ellerimizle teslim ettik. Ama bu iyi niyetin bir karşılığı yok. Gözaltında sıraya dizip görüntüleri servis ettiler.”

Baki Aydöner’in kardeşi de belediye operasyonlarında tutuklanmış. Birinin görüş günü salı, öbürünün perşembe. Aile; iki kardeş ve iki cezaevinde birden süreci geçirmeye çalışıyor.

Esenyurt Belediyesi memuru Ali Fuat Baycan’ın annesi Teslim Hanım, haftada bir kez yapılan telefon görüşmesinde yaşadıklarını anlatıyor: “Oğlum 9 aydır tutuklu. Daha bir kez bile telefon kopmadan konuşamadık.”

Aileler bu süreçte Mextup diye bir uygulama keşfetmişler. Online metinlerin çıktısını mektup olarak teslim eden uygulama sayesinde yazılı iletişim çabuklaşmış.

ELİNİZE NOT YAZAMAZSINIZ

Eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun eşi Tuba Torun, diğer tutuklular Silivri’den sürgün edilirken Erdoğdu’nun 3 saat kabinden çıkarılmadığını anlatıyor. Erdoğan’ın 30 yıl önceki yargılanma koşullarıyla kendilerininkini karşılaştırıyor.

İPA Başkanı Buğra Gökce’nin hapiste evlendiği eşi Filiz Hanım, sabah televizyonu açtığında operasyon haberi gördüğünde moralinin bozulduğunu, iyi haberlerle motive olduğunu aktarıyor. Ailelerin buluşmasının, birbirlerini anlayarak tedavi ettiğini söylüyor. Buğra Gökce belediye lojmanında yaşadığı halde, önce o dönem nişanlı olduğu Filiz Hanım’ın evi basılmış. O da 15 yaşındaki oğlunun yaşadığı korkuyu unutmuyor. İlk görüş anısını dinledim. Buğra Bey’e neler anlatacağını eline not almış. Ancak cezaevi girişinde “Elinize not yazamazsınız” diye uyarılmış, sildikten sonra girmesine izin verilmiş. “Artık aklımda tutmaya çalışıyorum” diyor.

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in eşi İlknur Hanım da oradaydı. İlknur Hanım sadece eşinin değil, oğlunun, eşinin kardeşinin, eşinin yeğeninin tutuklandığını hatırlattıktan sonra, “Ailede bir ben bir kızım Zeynep dışarıda kaldık” diyor. 26 yaşındaki oğlu Mustafa’nın Silivri’de olduğunu söyleyen İlknur Hanım, evladına hasretini anlatırken hüzünlüydü.

HEM ANNESİ HEM BABASI

İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in eşi, sabah beşte evleri basıldığında çocuğunun halini unutamıyor: “14 yaşında, LGS’ye hazırlanıyordu. Uyanıp polisi görünce kafasına yorganı çekmişti, kıpırdayamıyordu. Gözlerinde çaresizliği gördüm.” Evde ne zaman bir şey bozulsa çocuğunun “Babam olsa yapardı” dediğini anlatırken, gülümsemesi bir anda hüzne dönüşüyor: “Kandıra Cezaevi’ne götürülürken eşim 4 saat kelepçeli kalmış. Bunu hiç unutmuyor. Tekrar kelepçe takılmasın diye hastalanınca hastaneye bile gitmiyor.”

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpayın eşi, Alpay’ın daha önce alınıp bırakıldığını, kaçmadığını ancak ikinci kez alınınca “kaçma şüphesi”yle tutuklandığını anlatıyor: “İkisinde de lojmanın kapısına polis gelince haberimiz oldu. Eşim giyinip salonda kapıyı çalmalarını bekledi.”

Çıkarken arkamdan gelen ses sayesinde Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in oğlu Yağız ile tanıştım. Hem annesi hem babası tutuklanmıştı. Yurtdışında yüksek lisans yapan kardeşi okulu bırakmak zorunda kalmıştı. 15 yaşındaki kardeşinin hayatı altüst olmuştu. Kendisi de genç bir gazeteci adayı olarak birçok şeyden vazgeçmiş, ailesini bir arada tutmaya çalışıyordu. Bin kilometre ötedeki Adana ile Silivri arasında gitgelli bir düzen kurmaya çalışıyordu.

Öğrendiğime göre, CHP’li belediyelerde 189 mahpus ailesi var. İçlerinde en uzun tutuklu olan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukat kızı Seraf, en öndeki isimlerden. Ancak yakını hapiste de olsa aileler korkuyor. Bir kısmı bu yüzden buluşmalarda görünmemeyi seçiyor. Buluşmalara katılan aileler ise “Gelsinler, çekinmesinler, dayanışalım, birbirimizi iyileştirelim” çağrısında bulunuyor. Hemen hepsinin ortak talebi, MHP liderinin çağrısıyla aynı: Bir an önce iddianameleri yazılsın, tutuksuz yargılama yapılsın.

Hastalığımızın ilacı belki bir başkasının acısını anlamaktadır.

Yazarın Son Yazıları

Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025
Koca savcılığın dokunmadığı patronlar

Dünya, Sezen Aksu şarkısındaki gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz.

Devamını Oku
28.07.2025
Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Devamını Oku
24.07.2025
Davutoğlu partisindeki istifalara ne dedi?

Aslında benim sorum yeni çıkan o kitapla ilgiliydi...

Devamını Oku
21.07.2025
Öcalan, Ramazan, Altaylı

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok.

Devamını Oku
17.07.2025
Domates, biber, patlıcan!

“Demokrat adam”, “demokrat bulmadığı” adama “Ya demokrat ol ya döverim” demiş.

Devamını Oku
14.07.2025
Herkesi başka tartan kantar

Aynı kantar seni başka onu başka tartıyor...

Devamını Oku
10.07.2025
Söyleyin Timur haksız mı? 

Kimin haklı olduğunu söz belirler sanırsın, oysa hak çoğu zaman güç ile dağıtılır. Size bu satırları gazeteci arkadaşım Timur Soykan hakkındaki mahkeme kararını beklerken yazıyorum. 

Devamını Oku
07.07.2025
Teğmenler kararı nasıl değiştirildi

Zaman, anı bir atom yoğunluğunda biriktiriyor. Ne kolay konuşup geçiyoruz. Sanki her yeni olay bir eskisini dibe bastırarak unutturuyor.

Devamını Oku
03.07.2025
Hapiste bebeğini bekleyen Ramazan’ın öyküsü

Çokluğun adaleti yokluğun üzerine kurulmuştur. İBB dosyasında üç tip tutuklu var...

Devamını Oku
30.06.2025
Seve seve değil soya soya büyüyen sistem

Tarih, insan deneyimlerinin toplamından daha fazla bir şeydir.

Devamını Oku
26.06.2025
Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım.

Devamını Oku
23.06.2025
İran’dan çıkan savaş dersleri

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir” diyor general Clausewitz...

Devamını Oku
19.06.2025
Adalar sapığı nasıl yakalandı

Suçla, suçlu arayarak değil, suçun peşinden giderek hesaplaşılır. Konu siyasi olunca, ihale olunca, parti olunca günlerce televizyonlarda konuşuluyor. Tutuklama üstüne tutuklama yapılıyor. Gelgelelim, konu siyasallaştırılamayacaksa ancak üçüncü sayfada yer buluyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Tövbelerden darbelere bir garip hikâye

Tövbe insanı kendinden korur ancak insanı insandan korumaz.

Devamını Oku
12.06.2025
Biz seni anladık Nihat abi

Dünya delilerin cehennemidir.

Devamını Oku
09.06.2025
Erdoğan'ın duvarlara astığı sözün hapisteki sahibi

Her bayram, insan hafızasına verilmiş bir ödüldür.

Devamını Oku
05.06.2025
‘Cinnet geçiren bakan’ın mesajı

Yerin altında olan, suretini başka biçimlerde de olsa gösteriyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Ey mahpus Türk gençliği!

Şair Can Yücel, Adana Cezaevi’nde gördüğü gençleri 42 yıl önce yazmış, gazetemiz Cumhuriyet’e yollamıştı...

Devamını Oku
29.05.2025
Koskoca Sülüman’a değil dolandırıcıya inandılar

Sanki birileri, “Olsa da suçlu olmasa da aksini söyleyen bile suçlu” diyor!

Devamını Oku
26.05.2025
10 yıldır kanayan yara

Bir yara kaç yıl kanar? İnsan bir ağrıyı ne kadar sırtında taşır?

Devamını Oku
22.05.2025
Aklımı tutamadım kafatasımda

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Devamını Oku
19.05.2025
Boğaziçi’ndeki şeriat kalkışmasının mesajı

Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı.

Devamını Oku
15.05.2025
Susmayan askerin çevrildiği kapı

Susmayan askerin çevrildiği kapı

Devamını Oku
12.05.2025
Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Devamını Oku
08.05.2025
Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Devamını Oku
05.05.2025