Öcalan, Ramazan, Altaylı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Öcalan, Ramazan, Altaylı

17.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok. İşte bu yüzden belki de kimse ne çözene ne çözüme inanıyor!

Hani tarihte her şey iki kez tekrar eder ya... İlki trajedi, ikincisi komedi. İmralı’daki görüşme notları sızınca DEM Parti’den hızlı bir açıklama geldi. Metnin tahrif edilmiş olduğu söylendi. 28 sayfalık notları okudum. Diyelim gerçekten tahrif edildi. O halde bile açık bir gerçek ortada duruyor: İmralı’da Öcalan ile PKK yöneticilerinin temas kurmasına izin verilmiş! Üstelik hem yüz yüze hem de uzaktan bağlantıyla.

İşte tam da bu sırada Adalet Bakanlığı’na Silivri’den giden bir dilekçe konuşuluyordu. İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Ramazan Gülten’den bahsediyorum. Hakkında rüşvet aldığına dair tek bir delil olmayan Gülten, 26 Nisan’dan beri özgürlüğünden mahrum.

Daha önce hikâyesini anlatmıştım. Bu seferki konu ise doğmak üzere olan çocuğu.

37 haftalık kız bebeğin, normal doğum tarihi 6 Ağustos. Sağlıklı doğarsa adı Maya olacak bebek, doktor raporlarına göre “riskli gebelik” durumunda. İşte bu yüzden, Ramazan Gülten iki kez cezaevi idaresine, bir kez de savcılığa doğum izni talebinde bulundu, reddedildi. Şimdi de Adalet Bakanlığı’na yazdı.

Gülten’in dayanağı, 2012 yılında getirilen, kamuoyunda “Haberal düzenlemesi” olarak bilinen yönetmelik. Ergenekon kumpasında tutuklanan Mehmet Haberal’ın ölüm döşeğindeki annesini ziyaret edebilmesi için oluşan kamuoyu baskısı sayesinde, Meclis, “mahpus yakınlarının yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hallerinin bulunması halinde yakınlarını ziyaret edebilme” düzenlemesi yapmıştı. İşin ilginç yanı, aynı pakette bir de “Öcalan düzenlemesi” gelmişti. Buna göre, hükümlü örgüt liderlerinin avukatları aracılığıyla örgüt yönetmesi durumunda avukat görüşü engellenebiliyordu.

Devir değişti.

İktidar, Öcalan ile yeni çözüm sürecini başlattı. Sırf Öcalan için getirilen görüş yasağı bitti. Yetmedi... Adalet bakanı, yakın zamanda “Mevzuata uygun değil” dediği halde, Öcalan’a videolu mesaj imkânı sağlandı. Yetmedi... Açığa çıkan notlara göre, örgütünü ikna etsin diye fiziki ve görüntülü görüşme imkânı sağlandı. Fakat bu kez, 13 yıl önceki pakette yer alan hak, sırf İBB’de çalışan memur Ramazan Gülten’e verilmiyor. Belki adalet bakanı yine “Mevzuata uygun değil” diyecek. Ama herhalde birileri de “Öcalan hangi mevzuatla yapıldı” diye sorar.

SARAÇHANE RÖPORTAJINA BERAAT

Evet, yasalar yazılı metinlerdir. Öte yandan yaşam yazının sınırlarını zorlar. Bu yüzden hukuk, içtihatlarla sınanır. Hukukçulara hep tavsiye edilir: Mahkeme kararlarını okuyun. Nitekim Anayasa Mahkemesi de emsallere rağmen gerekçesiz karar yazan hâkimlerin kararlarını hukuksuz bulmuş.

Mesele Fatih Altaylı...

Gazeteci Altaylı, Osmanlı sultanlarına gönderme yaptığı cımbızlanmış konuşması gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla 21 Haziran’dan bu yana içeride.

Önümde iki ayrı mahkeme kararı duruyor. İlki 26 Haziran tarihli, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin.

Karardan aktarayım. 26 Mart’ta, Saraçhane’deki eylemlerde, kendisine mikrofon uzatılan vatandaş, o anın heyecanıyla konuşmuş: “Ben buradan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenmek istiyorum, AK Parti cumhurbaşkanına... Anadolu coğrafyası çok insan gördü, çok padişah gördü, çok imparatorluk gördü, kimi imparatorluklara burası mezar oldu, kimi padişahlara da mezar oldu. Darbe oldu, Adnan Menderes burada asıldı. Yani ben biraz daha açık konuşmak istiyorum. Yani bu coğrafya çok deliler gördü. Sayın cumhurbaşkanımız artık bırakın. Bak bırakmadığınız sürece halk daha da çok ayaklanacak. Halk ayaklandığı gün siz de zorla düşeceksiniz.”

38 saniyelik videonun yayınlanmasından sonra vatandaş tutuklanmış. Kendisini mahkemede sözlerinin kırpıldığını söyleyerek “Kendi aklımca cumhurbaşkanımıza tavsiyelerde bulunmak istedim” diyerek savunmuş.

Mahkeme, tehdit suçunun oluşabilmesi için doğrudan kastın olması gerektiğini söyleyerek beraat ve tahliye kararı vermiş. Devletin tazminat ödemesini de kayda geçirmiş.

ALTAYLI’YA UYGULANMAYAN KARAR

Mahkeme bu kararı verirken bir emsal karara dayanmış. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26 Ekim 2023 tarihli kararına. İstinafın da geçen ocak ayında onadığı o karar, 2022 yılında Menemen ilçesindeki sokak röportajında mikrofon uzatılan, ardından gözaltına alınan vatandaş hakkında. Mikrofon başında tartışan vatandaşların arasındaki sanık, mahkeme kararına göre tartışmada şunu söylemiş: “Sen merak etme, Erdoğan’ı da asacaklar. Onlar da yargılanacak. Öyle bir şey yok abi. Erdoğan da yargılanacak. Senin zihniyetin bitecek dayı.” Mahkeme, iki vatandaşın karşılıklı atışması sırasında söylenen sözlerin, doğrudan doğruya cumhurbaşkanını tehdit etmek için söylenmediğine dayanarak beraat kararı vermiş.

Fatih Altaylı’nın programda söyledikleriyle karşılaştırılamayacak kadar ağır ve açık bu sözlerin beraat almasının nedeni var. Zira tehdit suçlaması için, mağdura yönelik doğrudan fiziki ya da cinsel saldırı kastıyla söylenmiş sözler olması ve bunun da karşı tarafta korku oluşturması gerekiyor. Bu açık hukuk deneyimi Altaylı’ya uygulanmadığı gibi, 29 saniyelik cımbızlanmış sözlerden tutuklanan Altaylı’nın birkaç saatte hazırlanabilecek iddianamesi neredeyse bir aydır hazırlanamadı!

Size sırf savcıları eleştiriyor diye 64 gündür 40 kişilik adli koğuşta iddianame bekleyen gazeteci Furkan Karabay’dan bahsedebilirim. Hastalıkla ilgili mevzuatlara rağmen hapishaneyle hastane arasında gidip gelen Murat Çalık’tan ya da Ayşe Barım’dan söz edebilirim. Tahliye olduğu halde başka dosya gerekçesiyle hapishaneye gönderilen Esenyurt Belediye başkanından söz edebilirim.

Yüzlerce, binlerce insan...

Eleştirdiğimiz ve daha iyi olmasını istediğimiz kanunlar ya da yönetmelikler uygulansa bile ülke rahatlayacak. Belli ki ülkenin Hakkâri’den Edirne’ye kadar önce vatandaşlarına açılım yapmaya ihtiyacı var. Gelgelelim, “süreç” diyenler ne hukuk ne özgürlük istiyor.

Özgürlük iki dudaktan kurtulduğu gün bilekte kelepçe ayakta pranga olmayacak.

Yazarın Son Yazıları

Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025
Koca savcılığın dokunmadığı patronlar

Dünya, Sezen Aksu şarkısındaki gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz.

Devamını Oku
28.07.2025
Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Devamını Oku
24.07.2025
Davutoğlu partisindeki istifalara ne dedi?

Aslında benim sorum yeni çıkan o kitapla ilgiliydi...

Devamını Oku
21.07.2025
Öcalan, Ramazan, Altaylı

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok.

Devamını Oku
17.07.2025
Domates, biber, patlıcan!

“Demokrat adam”, “demokrat bulmadığı” adama “Ya demokrat ol ya döverim” demiş.

Devamını Oku
14.07.2025
Herkesi başka tartan kantar

Aynı kantar seni başka onu başka tartıyor...

Devamını Oku
10.07.2025
Söyleyin Timur haksız mı? 

Kimin haklı olduğunu söz belirler sanırsın, oysa hak çoğu zaman güç ile dağıtılır. Size bu satırları gazeteci arkadaşım Timur Soykan hakkındaki mahkeme kararını beklerken yazıyorum. 

Devamını Oku
07.07.2025
Teğmenler kararı nasıl değiştirildi

Zaman, anı bir atom yoğunluğunda biriktiriyor. Ne kolay konuşup geçiyoruz. Sanki her yeni olay bir eskisini dibe bastırarak unutturuyor.

Devamını Oku
03.07.2025
Hapiste bebeğini bekleyen Ramazan’ın öyküsü

Çokluğun adaleti yokluğun üzerine kurulmuştur. İBB dosyasında üç tip tutuklu var...

Devamını Oku
30.06.2025
Seve seve değil soya soya büyüyen sistem

Tarih, insan deneyimlerinin toplamından daha fazla bir şeydir.

Devamını Oku
26.06.2025
Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım.

Devamını Oku
23.06.2025
İran’dan çıkan savaş dersleri

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir” diyor general Clausewitz...

Devamını Oku
19.06.2025
Adalar sapığı nasıl yakalandı

Suçla, suçlu arayarak değil, suçun peşinden giderek hesaplaşılır. Konu siyasi olunca, ihale olunca, parti olunca günlerce televizyonlarda konuşuluyor. Tutuklama üstüne tutuklama yapılıyor. Gelgelelim, konu siyasallaştırılamayacaksa ancak üçüncü sayfada yer buluyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Tövbelerden darbelere bir garip hikâye

Tövbe insanı kendinden korur ancak insanı insandan korumaz.

Devamını Oku
12.06.2025
Biz seni anladık Nihat abi

Dünya delilerin cehennemidir.

Devamını Oku
09.06.2025
Erdoğan'ın duvarlara astığı sözün hapisteki sahibi

Her bayram, insan hafızasına verilmiş bir ödüldür.

Devamını Oku
05.06.2025
‘Cinnet geçiren bakan’ın mesajı

Yerin altında olan, suretini başka biçimlerde de olsa gösteriyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Ey mahpus Türk gençliği!

Şair Can Yücel, Adana Cezaevi’nde gördüğü gençleri 42 yıl önce yazmış, gazetemiz Cumhuriyet’e yollamıştı...

Devamını Oku
29.05.2025
Koskoca Sülüman’a değil dolandırıcıya inandılar

Sanki birileri, “Olsa da suçlu olmasa da aksini söyleyen bile suçlu” diyor!

Devamını Oku
26.05.2025
10 yıldır kanayan yara

Bir yara kaç yıl kanar? İnsan bir ağrıyı ne kadar sırtında taşır?

Devamını Oku
22.05.2025
Aklımı tutamadım kafatasımda

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Devamını Oku
19.05.2025
Boğaziçi’ndeki şeriat kalkışmasının mesajı

Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı.

Devamını Oku
15.05.2025
Susmayan askerin çevrildiği kapı

Susmayan askerin çevrildiği kapı

Devamını Oku
12.05.2025
Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Devamını Oku
08.05.2025
Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Devamını Oku
05.05.2025