‘Asgari’ tuzağına karşı tek yol sendika!
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

‘Asgari’ tuzağına karşı tek yol sendika!

28.12.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’de 15 milyona yakın çalışan bir aydır asgari ücretle yattı asgari ücretle kalktı. 

Sonunda masadan kalkan işçi temsilcilerine rağmen, Çalışma Bakanlığı ve işverenin birlikte karar verdiği 8 bin 506 TL’lik ücret açıklandı. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bakanı Vedat Bilgin’e göre sendikaların 8 bin TL’nin geçilmesini istememesine rağmen fedakârlık yapıp bu ücret belirlendi.

Dünyada asgari ücret bir işçinin ailesi ve çocuklarıyla gıda, konut gibi ihtiyaçlarını karşılayacak minimum ücret olarak tanımlanıyor. Türkiye’de ise bekâr bir işçi üzerinden hesaplanıyor. 

Avrupa’da toplam ücretli çalışanların yüzde 4’ünü oluşturan asgari ücretle çalışan oranı ise Türkiye’de yüzde 10 yakın çalışanlar da dahil edildiğinde yüzde 60’ı buluyor. 

Yani neredeyse asgari ücret ortalama ücret olmuş durumda. Prof. Dr. Aziz Çelik bu nedenle bu duruma “asgari ücret tuzağı” diyor.

Bu durumdan kurtuluşun tek yolu ise sendika ve toplusözleşme. Tuzaktan çıkış yolunun bu olduğunu Çalışma Bakanı Bilgin de kabul ediyor ki şunları söylüyor:

- Türkiye’de birinci önceliğimiz işveren karşısında emekçilerimizin hukukunu korumaktır. Sendikacılığın dersini anlatmış bir hoca olarak sendikacılığı destekliyorum. 

- Biz sosyal politikaları uygulamaya devam edeceğiz. Toplusözleşme kurumsal bir sosyal politika aracıdır. Bunların güçlenmesi lazım.

Türkiye’de sendikalı olmak ateşten gömlek demek. 15 milyon çalışanın 2.2 milyonu sendikalı. Bu işçilerin yüzde 60’tan fazlası da kamuda çalışıyor. 

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun raporlarına göre Türkiye sendikal haklar açısından dünyada en kötü 10 ülke arasında yer alıyor.

Asgari ücret belirleme komisyonuna alınmayan Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Başkanı Arzu Çerkezoğlu’na işçilerin istemediği asgari ücret artışını ve bakan Bilgin’in sendikaya destek sözünü sordum.

TEK KİŞİ BELİRLİYOR

Çerkezoğlu asgari ücretin bir ortalama ücret ve bir tuzak haline gelmesinin nedenini her şeyin sendikalaşmayı engellemek üzerine kurulu olmasına bağlıyor. 

Toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece düşük olmasının milyonları asgari ücrete veya civarında bir ücrete mahkûm ettiğini söylüyor.

“Bu koşullar altında asgari ücret de iktidarın elinde, siyasi amaçlar için kullanılan bir araca dönüşüyor. Milyonlarca işçinin ve ailesinin ekmeği tek bir kişinin kararına bırakılıyor” diyor. 

Bakanın sendikaların 8 bin TL’den fazla istemediği iddiasına ise şu yanıtı veriyor:

“Önemli olan milyonların ücret seviyesi haline gelen asgari ücretin, hükümet ve işverenler tarafından tek taraflı olarak belirlenmesi, beraber açıklanması, üstelik beraber savunulmasıdır.”

Çerkezoğlu, “9 milyon kayıt dışı çalışanı ne olacak” soruma da şu yanıtı veriyor: 

- Türkiye’de kayıt dışı çalışmak zorunda bırakılan ve asgari ücrete bile ulaşamayan milyonlar var. Asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesinin bir sebebi de kayıt dışına mahkûm edilenler. 

- Bizler bunun da bilinçli bir politika olduğunun farkındayız. Türkiye’de çalışma hayatındaki kuralsızlık ve denetimsizlik, ücretleri baskı altına almaya yönelik bilinçli politikaların sonucu. 

- Bilinçli kuralsızlık ve kasıtlı denetimsizliğin ortadan kalkması için ücretleri baskı altına almaya yönelik politikaların değişmesi lazım.

- Sendikalı, toplusözleşmeli çalışma hayatı hem mümkün hem de şart diyoruz.

GREV YASAKLAYAN ZİHNİYET BU

- Sayın bakanın sendikayı desteklemek şöyle dursun grevleri yasaklamaya yeminli, üstelik grev yasaklamakla övünen bir zihniyet ile karşı karşıyayız. 

- Grevleri engellemek demek işçileri asgari ücret ve asgari ücret civarında ücrete mahkûm etmek demektir. Ve ülkemizi yöneten zihniyet bununla övünüyor. 

- DİSK’li olmak en yaygın işten çıkarma gerekçelerinden biri haline geldi. Bu hukuksuzluğu önlemek için bakanlık ne yapıyor. En hafif ifade ile bu hukuksuzluklara göz yumuyor. 

- Bizler atılması gereken pratik adımları ve gerekli mevzuat değişikliklerini defalarca sayın bakan başta olmak üzere siyasi iradeye ilettik. 

Hükümet sendikaların açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırına inanmıyor. Bağımsız kuruluşların yüzde 180’leri bulan enflasyon oranına inanmıyor. Asgari ücretin ortalama ücreti artıracağını iddia ediyor. 

Ekonomi politikalarını işverene yönelik belirlediğini açıkça söyleyen hükümetten “sendikaların güçlenmesi”ni beklemek ne kadar inandırıcı olur!

Yazarın Son Yazıları

Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

Devamını Oku
29.09.2025
Keşke ıssız kalsaydı! Yassıada hukuk dışı kaldı

Yassıada ve Sivriada, sit alanı statüsünden çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından adaların imar oranı yüzde 5’ten yüzde 65’e çıkarıldı. Böylece ada, yapılaşmaya açıldı.

Devamını Oku
22.09.2025
Ezilen halk bu oyunu bozar

Bugün gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bölmeyi amaçlayan, siyasal niyeti gün gibi ortada olan uydurma bir davaya çevrilecek.

Devamını Oku
15.09.2025
Binde 5 değil binlerce hayat

“20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk defa bu kadar çaresizim. Mağaza kapanınca işçiler dağıldı. Çoğu genç, kredi borçları var. Ne yapacaklar bilmiyorum.” İzmirli bir ayakkabı ustası söylüyor bu sözleri.

Devamını Oku
25.08.2025
Kıyamete adım adım

Bundan 26 yıl önce 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin yıldönümüydü dün. Gölcük’ten Sakarya’ya, Yalova’dan İstanbul’a yaşanan bu depremde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Devamını Oku
18.08.2025
Ataköy de karot kıskacında

İstanbul’un önemli kentleşme örneklerinden biri olan ve bir açık hava müzesi diye nitelenen Ataköy 1. Kısım, izinsiz karot alınarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Devamını Oku
04.08.2025