Avrupa’ya yeni fırsat penceresi
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Avrupa’ya yeni fırsat penceresi

13.09.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Uzun bir dönemdir tartışılıyordu. İtalya’nın eski başbakanı ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) eski başkanı Mario Draghi’nin raporuyla resmileşti. Avrupa, teknoloji inovasyonunda ve dijital dönüşümde yetersiz kaldı. 

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Asya’daki ülkelerle kıyaslandığında verimsiz ve daha az rekabetçi.

Avrupa’nın araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarındaki düşüş, dijital beceri eksiklikleri üzerine kurulduğu temelleri sarsıyor. 

Draghi’nin raporunda bu durumu düzeltmek için kapsamlı reformlara ihtiyaç olduğu ve siyasetçilerin cesur adımlar atması gerektiği vurgulanıyor. 

Yani Avrupa kökten bir değişimin eşiğinde. Ancak bunun kolay olmayacağı da ortada. 

Sağ politikacıların gücünü artırdığı, Avrupa Birliği’ne karşı olanların oranlarının arttığı bir ortamda sorun gerçekten ciddi ve büyük.

AB üyelerinin özellikle Almanya’nın en az 800 milyar Avro olarak telaffuz edilen yatırımı gerçekleştirmesi mümkün mü?

Bu sürecin etkileyeceği hatta etkilemeye bile başladığı ülkelerden biri Türkiye. İhracatının yüzde 50’sini AB’ye yapan, otomotiv, tekstil gibi kilit sanayi kollarında bağımlılığı çok yüksek olan ve teknoloji alanında kendisinin de yetersiz kaldığı Türkiye ne yapacak? 

Ne yapmalı?

İŞ DÜNYASI HAREKETE GEÇSİN

Sinan Ülgen, AB’yi yıllardır takip eden Ekonomi ve Dış Politikalar Merkezi’nin (EDAM) direktörü. Rapordaki gerçeklerin Türkiye’ye etkilerini ona sordum. Raporda yer alan saptamaların sürpriz olmadığını söylüyor Ülgen. Hatta sorunların açık ve net olarak dile getirilmesi, AB ülkelerinde olumlu karşılanmış. Saptamalar, öneriler olumlu bulunmuş. 

AB liderlerinin hemen harekete geçip geçmeyeceklerini ise en önemli soru işareti olarak belirtiyor.

Tartışma yaratan en kilit konu ortak borç enstrümanı geliştirmek. AB’nin lokomotif ülkesi Almanya’nın bu konuya sıcak bakmadığını anlatıyor. Durum umutsuz gibi. Ancak AB’nin varlık sorununa dönüşen bu dönemden birlik halinde çıkabileceğini de vurguluyor ve “tek pazara geçiş, tek paraya geçiş” dönemlerini hatırlatıyor. 

Türkiye’ye gelince... 

Türkiye’nin Ar-Ge, teknolojik yetersizlik gibi konularda AB’den de kötü durumda olduğunu söyleyen Ülgen’e göre “Türkiye için ciddi bir fırsat penceresi” açılmış durumda.

Ancak Türkiye’nin en kısa zamanda harekete geçmesi gerektiğini söylüyor. Gelişen sanayisi, tedarik zincirlerine ulaşım ve verimlilik alanlarında ciddi bir çözüm ortağı olabileceğini AB’ye anlatması gerektiğini ekliyor. Bu iletişimi ise kamudan çok iş dünyası örgütlerinin üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.

“İş dünyası artık yeni ev ödevleri ve yaklaşımlar oluşturmalı” diyor. 

AB, Türkiye’nin en önemli ticari partneri. Bir kavşakta. Türkiye’de iktidar ise sonu nereye varacağı belli olmayan Rusya, Çin, Hindistan gibi ülkelerin oluşturduğu BRİCKS gibi alternatifler yaratmak peşinde.

İhracatımızın 3.5, ithalatımızın ise 45 milyar dolar olduğu Çin ya da yedi ayda toplam dış açığın tamamına yakınını (yüzde 97.6’sını) oluşturan BRİCKS ülkeleriyle denge nasıl değişecek bilen var mı?

Yoksa “onlar ortak, biz pazar” mı olacağız!

Yazarın Son Yazıları

Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

Devamını Oku
29.09.2025
Keşke ıssız kalsaydı! Yassıada hukuk dışı kaldı

Yassıada ve Sivriada, sit alanı statüsünden çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından adaların imar oranı yüzde 5’ten yüzde 65’e çıkarıldı. Böylece ada, yapılaşmaya açıldı.

Devamını Oku
22.09.2025
Ezilen halk bu oyunu bozar

Bugün gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bölmeyi amaçlayan, siyasal niyeti gün gibi ortada olan uydurma bir davaya çevrilecek.

Devamını Oku
15.09.2025
Binde 5 değil binlerce hayat

“20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk defa bu kadar çaresizim. Mağaza kapanınca işçiler dağıldı. Çoğu genç, kredi borçları var. Ne yapacaklar bilmiyorum.” İzmirli bir ayakkabı ustası söylüyor bu sözleri.

Devamını Oku
25.08.2025
Kıyamete adım adım

Bundan 26 yıl önce 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin yıldönümüydü dün. Gölcük’ten Sakarya’ya, Yalova’dan İstanbul’a yaşanan bu depremde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Devamını Oku
18.08.2025
Ataköy de karot kıskacında

İstanbul’un önemli kentleşme örneklerinden biri olan ve bir açık hava müzesi diye nitelenen Ataköy 1. Kısım, izinsiz karot alınarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Devamını Oku
04.08.2025