Depremin ortaya çıkardığı hastalık
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Depremin ortaya çıkardığı hastalık

27.02.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Milletler de insanlar gibi hastalanırlar mı? Tedavi için ilaç ararlar mı? En çok pandemide konuştuk. Biriyle bütün hastalıklar suyun üstüne çıkıyordu. Bünyenin zayıf düşmesi tetikliyor, birikmiş rahatsızlıklar görünür oluyordu.

Deprem, milletin yaşadığı en büyük felaketse o da bize bütün sorunlarımızı gösterdi. Ekonomik krizimiz, kurumlarımızın yıkılmış olması, hukuki çöküşümüz, mülteci politikalarındaki hatalar... Hatta Suriye meselesi bile...

Baştan söyleyeyim, Türkiye, Erdoğan’ın yanlış Esad politikasının sonucu olarak afeti daha derinden hissetti. Hatta elinin kolunun bağlanmasının nedenlerinden biri de Suriye kriziydi.

KOMUTAN AĞLADI

Şöyle anlatayım... Geçen hafta, eski asker Ahmet Zeki Üçok’la deprem meselesini konuştuk. Askerin depremlere müdahalesi konusunda çalışıyor, danışmanı olduğu İYİ Parti için bir politika oluşturmaya uğraşıyordu. En önemlisi elbette ilk 48 saatti. TSK’nin elinin kolunun nasıl bağlandığını anlattı. “2010 yılına kadar Türkiye’nin uyguladığı bir sistem vardı, bundan vazgeçildi” diyen Üçok, TSK’nin devre dışı bırakılarak bütün yetkilerin AFAD’da toplandığını anlattı. “Emir komuta zinciri, Ankara’dan Adıyaman’a ulaşıncaya kadar ne yazık ki iki gün geçti” diyen Üçok, ilginç bir iddiada bulundu: “Benim şöyle bir duyumum var. 2. Ordu Komutanı, bir an önce depreme müdahale etmemiz lazım demiş. Beklemede kalalım denilince üzüntüden ağlamış.”

AKP ASKERİ TASFİYE ETTİ

AKP’nin FETÖ ile birlikte gerçekleştirdiği kumpaslar sürecinde, EMASYA Protokolü’nü ve buna bağlı olarak DAFYAR’ı (Doğal Afet Yardım Planları) iptal ettiğini hatırlattı. Üçok, DAFYAR’ın önemini şöyle anlattı:

“TSK’nin bölük komutanlığı seviyesine kadar, her türlü afette, hiçbir yerden emir beklemeksizin neler yapacağının planıdır. Her askeri birlik, kendi güvenliğini sağladıktan sonra, hemen mahallinde hangi adrese gideceği, hangi bölgede çadır, fırın, hastane kuracağı, nerenin güvenliğini ele alacağı, kamyon, TIR, kepçe, vinç gibi hangi sivil araçların birliğin emrine gireceği ve nerelerde kullanılacağı, arama kurtarmaya kimlerin hangi araçlarla katılacağı, intikal planları...”

AKAR’IN LİYAKATİ

Üçok, depremden sonra, Hulusi Akar’ın da liyakatinin tartışmaya açılması kanısında: “Akar tümgeneralken, devre arkadaşlarıyla beraber terfi edememiş bir askerken bir yıl sonra, sonuncu sıradan korgeneral olmuş. Herkes TSK geleneklerine göre emekli olmasını beklerken; kendisinden başarılı, kıdemli ve liyakatli olan altı korgeneral, Balyoz-Ergenekon-Askeri Casusluk gibi kumpas davaları ile emekli edilince, önü açılıp orgeneral olmuş. O da yetmemiş, Genelkurmay başkanı yapılmış birisi. Hal böyle olunca da emrindeki askerlerin 251 vatandaşımızı şehit ettiği, Cumhuriyet tarihimizin en başarısız Genelkurmay başkanı olarak tarihe geçti. Ama iktidar, ne yazık ki bu başarısızlıkları görmezden gelip kendisini milli savunma bakanı yaptı. Depremde de kötü sınav vererek Cumhuriyet tarihimizin en başarısız milli savunma bakanı olmaya aday olmuştur.”

AÇIKLAMA UZUN SAYI KISA

Üçok, Akar’ın açıklamasının bir kandırmaca olduğu kanısında: “Bakanın açıklaması çok uzun ama ilk 48 saatte sahaya sürdüğü askeri birliklerin sayısı çok kısa. Sadece iki tugay, beş uçak, iki helikopter, üç çıkarma gemisi ve iki fırkateynden ibaret. 2. Ordu’nun hangi birliklerinin katıldığını bile sayamamış.” Deprem bölgesinde her ilde en az 5 bin civarında asker olduğunu düşünürsek en az 50 bin asker mevcut. Ama Akar’ın ilk açıklamasına göre 3 bin 500 asker, bütün deprem bölgesinde göreve çıktı.

ÜÇ ASKERDEN BİRİ SINIR DIŞINDA

Üçok’un yaptığı hesaba göre TSK’deki mevcut askeri personelin üçte biri Suriye ve Irak operasyonlarında. Üçok, “Bu birliklerimiz en muharip ve hareket kabiliyetine sahip birliklerimiz. Şüphesiz ki ülke sınırları içinde olsalardı daha etkin olarak deprem felaketine müdahale edebilirlerdi. Buradan çıkan sonuç, Suriye meselesinin çözümlenmesinin ne kadar hayati olduğu” diyor. 

Deprem bize bir kez daha gösterdi ki Suriye krizi çözülmeden, Şam’la barışmadan, iki ülke sınırını askeri sorunlardan kurtarmadan, afetlere müdahale etmek bile zor. Adım atılmazsa millet de komutanlar da daha çok ağlayacak!

“İnsanın başı ağrımayagörsün, bütün organlar acıdan payını alır” diyor Cervantes. Bir hastalıktan kurtulunca, bütün vücudumuzu acılardan kurtaracağız.

Yazarın Son Yazıları

Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025
Koca savcılığın dokunmadığı patronlar

Dünya, Sezen Aksu şarkısındaki gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz.

Devamını Oku
28.07.2025
Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Devamını Oku
24.07.2025
Davutoğlu partisindeki istifalara ne dedi?

Aslında benim sorum yeni çıkan o kitapla ilgiliydi...

Devamını Oku
21.07.2025
Öcalan, Ramazan, Altaylı

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok.

Devamını Oku
17.07.2025
Domates, biber, patlıcan!

“Demokrat adam”, “demokrat bulmadığı” adama “Ya demokrat ol ya döverim” demiş.

Devamını Oku
14.07.2025
Herkesi başka tartan kantar

Aynı kantar seni başka onu başka tartıyor...

Devamını Oku
10.07.2025
Söyleyin Timur haksız mı? 

Kimin haklı olduğunu söz belirler sanırsın, oysa hak çoğu zaman güç ile dağıtılır. Size bu satırları gazeteci arkadaşım Timur Soykan hakkındaki mahkeme kararını beklerken yazıyorum. 

Devamını Oku
07.07.2025
Teğmenler kararı nasıl değiştirildi

Zaman, anı bir atom yoğunluğunda biriktiriyor. Ne kolay konuşup geçiyoruz. Sanki her yeni olay bir eskisini dibe bastırarak unutturuyor.

Devamını Oku
03.07.2025
Hapiste bebeğini bekleyen Ramazan’ın öyküsü

Çokluğun adaleti yokluğun üzerine kurulmuştur. İBB dosyasında üç tip tutuklu var...

Devamını Oku
30.06.2025
Seve seve değil soya soya büyüyen sistem

Tarih, insan deneyimlerinin toplamından daha fazla bir şeydir.

Devamını Oku
26.06.2025
Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım.

Devamını Oku
23.06.2025
İran’dan çıkan savaş dersleri

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir” diyor general Clausewitz...

Devamını Oku
19.06.2025
Adalar sapığı nasıl yakalandı

Suçla, suçlu arayarak değil, suçun peşinden giderek hesaplaşılır. Konu siyasi olunca, ihale olunca, parti olunca günlerce televizyonlarda konuşuluyor. Tutuklama üstüne tutuklama yapılıyor. Gelgelelim, konu siyasallaştırılamayacaksa ancak üçüncü sayfada yer buluyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Tövbelerden darbelere bir garip hikâye

Tövbe insanı kendinden korur ancak insanı insandan korumaz.

Devamını Oku
12.06.2025
Biz seni anladık Nihat abi

Dünya delilerin cehennemidir.

Devamını Oku
09.06.2025
Erdoğan'ın duvarlara astığı sözün hapisteki sahibi

Her bayram, insan hafızasına verilmiş bir ödüldür.

Devamını Oku
05.06.2025
‘Cinnet geçiren bakan’ın mesajı

Yerin altında olan, suretini başka biçimlerde de olsa gösteriyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Ey mahpus Türk gençliği!

Şair Can Yücel, Adana Cezaevi’nde gördüğü gençleri 42 yıl önce yazmış, gazetemiz Cumhuriyet’e yollamıştı...

Devamını Oku
29.05.2025
Koskoca Sülüman’a değil dolandırıcıya inandılar

Sanki birileri, “Olsa da suçlu olmasa da aksini söyleyen bile suçlu” diyor!

Devamını Oku
26.05.2025
10 yıldır kanayan yara

Bir yara kaç yıl kanar? İnsan bir ağrıyı ne kadar sırtında taşır?

Devamını Oku
22.05.2025
Aklımı tutamadım kafatasımda

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Devamını Oku
19.05.2025
Boğaziçi’ndeki şeriat kalkışmasının mesajı

Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı.

Devamını Oku
15.05.2025
Susmayan askerin çevrildiği kapı

Susmayan askerin çevrildiği kapı

Devamını Oku
12.05.2025
Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Devamını Oku
08.05.2025
Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Devamını Oku
05.05.2025