MHP, Soros’un partisi değildir
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

MHP, Soros’un partisi değildir

28.10.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Balık hafızalı” diyerek küçümsüyorsun. Oysa yalan. Balıkların da diğer canlılar gibi hafızaları var. Öğrendiğini depolayabilen her canlı gibi, zamanı gelince hatırlıyor. Dün ne yediğini unutan insan ise aslında kendi çaresizliğini balığa yoruyor.

Her şeyi konuştuk. Ama Kavala’nın neden yargılandığı eksik kaldı. Öyle ya, ceza kanununda “Sorosçuluk” diye bir suç yok. Haliyle suçlama da bu değil. O, “Gezi olaylarını finanse ettiği” iddiasıyla tutuklandı. Yıllarca yargılanıp beraat edince diğer dosyalar devreye sokuldu.

Yargı kulislerinden dinledim. Bir meslektaşı, Kavala’ya beraat kararı veren hâkimlerden birine “Neden ceza vermedin” diye sormuş. O da “Tek bir delil bile görmedim” demiş. Gezi’nin kaynağının Kavala olduğu, belli ki yaratılan bir efsane.

MHP GEZİ’DE NEREDEYDİ?

Malum, Bahçeli, salı günü mevzu üzerine konuştu. Kavala’nın vatandaşlıktan çıkarılması önerisini getirirken şu ifadeleri kullandı: “Kavala, Soros’un kuryesidir. Kavala, Gezi Parkı olaylarının finansörü, azmettiricisi, kışkırtıcısıdır.” 

İşte bu sözleri okuyunca “Yanlış mı hatırlıyorum” dedim. Gezi Parkı eylemlerinde kimi zafer işareti yapanlar, kimi yumruk kaldıranlar vardı. Zaman zaman aralarında bozkurt sembolleri de seçiliyordu. Bu yan yanalığa ilişkin sayısız fotoğraf ve slogan görmüştüm.

Anormal de değil. Polis raporlarına göre, 80 ilde (Bayburt hariç) en az 3 milyon 600 bin kişi sokağa çıktı. Milyonlarca insan ise evlerinden eylemlere destek verdi. Gezi’yi, sosyalistlerden “Antikapitalist Müslümanlar”a kadar, Erdoğan’a karşı olan farklı eğilimdeki kitleler oluşturuyordu. O dönem bu toplamın içinde, muhalefetteki MHP’nin tabanı da vardı. HDP’nin o günlerde AKP ile çözüm sürecinde olması da MHP’nin durduğu yeri kolaylaştırıyordu.

Gelelim asıl meseleye...

Arşivleri açıp baktım. Hafızam yanılmamış. MHP açık bir şekilde Gezi Parkı eylemlerine destek vermiş. Eylemlere yönelik polis müdahalesini eleştirmiş. Gezi’yi “dış mihrak”la açıklayan Erdoğan’ı da ağır bir dille hedef almış.

Olayların kırılma günü olan 31 Mayıs’ta, MHP adına, grup başkanvekili Oktay Vural şunları söylemiş:

Bu ülkenin askerini, polisini öldürenler karşısında gözlerini bağlayan hükümet, bugün Gezi Parkı’nda ‘Ağaçlara dokunmayın’ diyenlere biber gazı sıkıyor, çadırları yakıyor. Böyle bir zorbalık olur mu?

Nitekim aynı gün, MHP’nin resmi hesabından “direngeziparkı” etiketiyle yapılan paylaşımda, polis müdahalesi eleştirildi. Bahçeli’nin ağzından “Gezi Parkı’nda yaşanan gelişmeler Türk milletini rahatsız etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Partinin genel başkan yardımcısı Semih Yalçın, 2 Haziran’da yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Tahammülsüzlüğün, hoşgörüsüzlüğün, antidemokrat ve diktacı eğilimlerin odağı haline gelen iktidar partisi, ülkeyi tehlikeli bir kutuplaşmaya sürüklemektedir. Oysa sokağa dökülen binlerce insanın çığlığına kulak vermek, halkın tepkilerini anlamaya çalışmak, iktidarların görevidir. İktidarların vazifesi, sokakları savaş alanına çevirmek, kendi insanına biber gazı ve gaz bombalarıyla eziyet etmek değildir.

‘GEZİ PARKI İYİ BİR CEVAP’

Bahçeli, hadiselerin ardından düzenlediği ilk grup toplantısında da (4 Haziran 2013), o dönem başbakan olan Erdoğan’ı hedefe koydu. “İktidarın bugüne kadarki tutum ve tercihleri, ceberut eğilimleri Taksim’de ters tepmiş ve kabaran toplumsal dirençle karşılaşmıştır” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

Gezi Parkı’na dozerlerle girilmesi, buna karşı koyanlara sert muameleler gösterilmesi toplumsal infialin ilk kıvılcımını tutuşturmuştur. Sabaha karşı düzenlenen polis baskınları, yaka paça yapılan gözaltılar, biber gazlı müdahaleler, insanlıkla bağdaşmayan şiddet sahneleri Gezi Parkı’nı kâbusa çevirmiştir.”

Bahçeli, 6 Haziran’da, MYK’sini ve il başkanlarını topladı. Ardından bu tutumunu sürdürdü:

“Hükümetin baskı, eziyet ve zorbalıklarına; her şeyi belirleme ve tayin etme saplantılarına; kimseyi dinlemeyen, anlamayan ve aldırmayan antidemokratik sapmalarına Taksim Gezi Parkı’ndan iyi bir cevap verilmiştir.

Bahçeli’nin de MHP’nin de Gezi Direnişi’ne verdiği ısrarlı destek, dönemin medyasından okunabiliyor. 18 Haziran’daki grup toplantısında, Gezi’nin bir çevre duyarlılığı ile başladığını hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

Şüphesiz konunun, Taksim Gezi Parkı’na yapılacak yeni düzenlemeleri ve inşası planlanan Topçu Kışlası’nı aşan çok boyutu vardır. Başbakan’ın otoriter dili, bildik despotları aratmayacak davranışları tepkilerin hedefindedir.”

SOROS DEĞİL, ERDOĞAN

Devamında yaptığı konuşmada ise olaylardaki şiddet eylemlerinin Erdoğan’ın bilinçli stratejisi olduğunu iddia etti:

Ve Gezi Parkı ateşini belirli bir seviyede tutmak için yapılan AKP kontrollü ve güdümlü, derin ellerin de devrede olduğu bir operasyondur. Bu gelişmeler ışığında kanaatimiz odur ki Başbakan Erdoğan’ın toplumsal tansiyonu ve kanamayı belirli bir sınırda tutarak sürmesini istediği anlaşılmaktadır. Bu ihtimali kesinlikle yabana atmamak lazımdır.

Bu kadar değil...

Bahçeli o günlerde sokağa da çıktı. Bir dizi miting kararı alan Bahçeli, meydanlarda da Erdoğan’ı hedef aldı, Gezi’deki söylemleri sahiplendi.

İşin ilginci, o dönem Gezi’ye uyguladığı şiddet nedeniyle Batı tarafından eleştirilen Erdoğan’a, bugünün aksine bir tepki de Bahçeli’den gelmişti:

Başta Almanya olmak üzere, küresel ölçekteki birçok ülkeyle görünüşte Gezi Parkı üzerinden, gerçekte ise bölgesel konulardaki fikir ve yaklaşım farklılıklarından dolayı ters düşmüştür. Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin başına musibetleri bir bir çekmektedir. Bu şahsın bereketi çoktan bitmiştir.

HDP’YE ‘ÇEKİLDİLER’ ELEŞTİRİSİ

İşin ilginci, Gezi olayları nedeniyle Erdoğan, MHP’yi eleştirip “Teröristlerle kol kola girdiler” deyince MHP’den çok sert tepki gördü. Genel başkan yardımcısı Semih Yalçın, şunları söyledi:

Erdoğan, her çıkan olayın arkasında MHP parmağı, MHP desteği aramaktadır. Gezi olayları hakkındaki gerçekleri ve Gezi’de ölenlerle ilgili halkın tepkilerini saptırarak MHP’nin teröristlerle ittifak yaptığı, kol kola girdiği yalanına sığınmaktadır. (...) Bu kadar yalan ve iftirayı bir araya getirebilen bir başbakanın akıl sağlığı hakkında şüphelerimiz giderek kuvvetlenmektedir.

Meselenin bir ayrıntısı daha var ki MHP, Gezi’de HDP’nin olmasını değil, olmamasını bir eleştiri konusu yapıyordu. Semih Yalçın, 20 Haziran’da şu ifadelerle bakış açılarını anlattı:

Gezi Parkı eylemleri dolayısıyla bölücü başı tarafından kulakları çekilen PKK/BDP temsilcileri, başlangıçta yer aldıkları sokak hareketlerinden çekilmiştir. Amaçları, ayrılıkçı adımlarını sürdürebilmek ve aldıkları mesafeden geri düşmemek için, AKP tarafından kendilerine verilen sözler yerine getirilinceye kadar fazla gürültü çıkarmadan pusuda beklemektir.

MHP’nin resmi sitesine, bugün “Gezi Parkı” yazıldığında, tam 75 duyuru sizi karşılıyor. 58 tanesi, ittifak öncesinde, Gezi eylemlerini öven, destek veren açıklamalar. İttifak sonrasındaki 17 tanesi ise Erdoğan’ın yanından Gezi’yi eleştiriyor. Bunu da Gezi’den beş yıl sonra yapmaya başlıyor.

Soros, adı üstünde paradan para kazanan bir kapitalist. Önce sosyalist rejimleri yıkmaya çalıştı. Ardından emperyal politikalara karşı kendi kurumlarını korumaya çalışan ulusal devletleri hedefine koydu. Sosyalistler ve ulusalcılar, bu nedenle “Sorosçuluk” ile nedeni anlaşılır bir siyasi mücadele verdi.

Gezi, MHP’nin o yıllarda ifade ettiği gibi, ülkenin gidişatına “yeter” diyenlerin buluştuğu bir halk hareketiydi. Bahçeli’nin geçen salı günü söylediği gibi kökü Sorosçu bir eylem olsaydı, eminim MHP o gün de başka şeyler söylerdi.

Geçmişi hatırlayanlar olmasaydı, dünü istediğin gibi yazmak ne kolay olurdu. Çok şükür insanın yetmediği yerde, insanlığın hafızası birikmeye devam ediyor.

Yazarın Son Yazıları

Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025
Koca savcılığın dokunmadığı patronlar

Dünya, Sezen Aksu şarkısındaki gibi: Masum değiliz, hiçbirimiz.

Devamını Oku
28.07.2025
Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Devamını Oku
24.07.2025
Davutoğlu partisindeki istifalara ne dedi?

Aslında benim sorum yeni çıkan o kitapla ilgiliydi...

Devamını Oku
21.07.2025
Öcalan, Ramazan, Altaylı

Memlekette “süreç bayramı” var. Gelgelelim “hukuk ve özgürlük bayramı” yok.

Devamını Oku
17.07.2025
Domates, biber, patlıcan!

“Demokrat adam”, “demokrat bulmadığı” adama “Ya demokrat ol ya döverim” demiş.

Devamını Oku
14.07.2025
Herkesi başka tartan kantar

Aynı kantar seni başka onu başka tartıyor...

Devamını Oku
10.07.2025
Söyleyin Timur haksız mı? 

Kimin haklı olduğunu söz belirler sanırsın, oysa hak çoğu zaman güç ile dağıtılır. Size bu satırları gazeteci arkadaşım Timur Soykan hakkındaki mahkeme kararını beklerken yazıyorum. 

Devamını Oku
07.07.2025
Teğmenler kararı nasıl değiştirildi

Zaman, anı bir atom yoğunluğunda biriktiriyor. Ne kolay konuşup geçiyoruz. Sanki her yeni olay bir eskisini dibe bastırarak unutturuyor.

Devamını Oku
03.07.2025
Hapiste bebeğini bekleyen Ramazan’ın öyküsü

Çokluğun adaleti yokluğun üzerine kurulmuştur. İBB dosyasında üç tip tutuklu var...

Devamını Oku
30.06.2025
Seve seve değil soya soya büyüyen sistem

Tarih, insan deneyimlerinin toplamından daha fazla bir şeydir.

Devamını Oku
26.06.2025
Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım.

Devamını Oku
23.06.2025
İran’dan çıkan savaş dersleri

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir” diyor general Clausewitz...

Devamını Oku
19.06.2025
Adalar sapığı nasıl yakalandı

Suçla, suçlu arayarak değil, suçun peşinden giderek hesaplaşılır. Konu siyasi olunca, ihale olunca, parti olunca günlerce televizyonlarda konuşuluyor. Tutuklama üstüne tutuklama yapılıyor. Gelgelelim, konu siyasallaştırılamayacaksa ancak üçüncü sayfada yer buluyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Tövbelerden darbelere bir garip hikâye

Tövbe insanı kendinden korur ancak insanı insandan korumaz.

Devamını Oku
12.06.2025
Biz seni anladık Nihat abi

Dünya delilerin cehennemidir.

Devamını Oku
09.06.2025
Erdoğan'ın duvarlara astığı sözün hapisteki sahibi

Her bayram, insan hafızasına verilmiş bir ödüldür.

Devamını Oku
05.06.2025
‘Cinnet geçiren bakan’ın mesajı

Yerin altında olan, suretini başka biçimlerde de olsa gösteriyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Ey mahpus Türk gençliği!

Şair Can Yücel, Adana Cezaevi’nde gördüğü gençleri 42 yıl önce yazmış, gazetemiz Cumhuriyet’e yollamıştı...

Devamını Oku
29.05.2025
Koskoca Sülüman’a değil dolandırıcıya inandılar

Sanki birileri, “Olsa da suçlu olmasa da aksini söyleyen bile suçlu” diyor!

Devamını Oku
26.05.2025
10 yıldır kanayan yara

Bir yara kaç yıl kanar? İnsan bir ağrıyı ne kadar sırtında taşır?

Devamını Oku
22.05.2025
Aklımı tutamadım kafatasımda

Kurda “Kuzuyu neden yiyorsun” diye sormuşlar. Sebep aramaya zaman kalmıyor, demiş.

Devamını Oku
19.05.2025
Boğaziçi’ndeki şeriat kalkışmasının mesajı

Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı.

Devamını Oku
15.05.2025
Susmayan askerin çevrildiği kapı

Susmayan askerin çevrildiği kapı

Devamını Oku
12.05.2025
Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Ayşe Barım hakkında konuşmamız lazım

Devamını Oku
08.05.2025
Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Mahkemeyle ‘telef edilmiş’ siyasetçi

Devamını Oku
05.05.2025